Wordpress Themes
Nis 30

Kurban bayramında aşırı besin tüketimi sonucunda karşılaşılacak sağlık sorunlarını; kardiyoloji, endokrinoloji ve diyet uzmanları, kurban kesimi sırasında çocukların yaşayabileceği psikolojik problemleri ise psikoloji uzmanları değerlendirdi.

“Kurban Bayramı’nı hastanede geçirmeyin!”

Kalp hastalıkları açısından yüksek risk altında olan ya da kalp hastalığı tanısı konulmuş kişilerin beslenme düzenine önem vermeleri gerekirken maalesef çok sayıda hasta bu konuda dikkatsiz davranmaktadır. Özellikle Kurban Bayramı’ndaki aşırı et tüketimi ile bu hastaların yaşadıkları sağlık problemleri hat safhaya ulaşabilmektedir.

Kolesterol içeriği yüksek olan et ve et ürünleri, kan yağlarını doğrudan yükselterek; kalp hastalarını olumsuz yönde etkileyebilir. Kırmızı et, kolesterolün en başta gelen sebeplerinden biridir. Kurban Bayramı’nda et tüketimi arttığı için kalp ve tansiyon rahatsızlıkları nedeniyle sağlık kuruluşlarına yapılan müracaatlarda büyük artış görülmektedir.

NASIL BESLENMELİ?
Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar, diyabet ve yüksek tansiyon hastaları, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli; aşırı et tüketmemelidir. Bu kişiler, doktorları tarafından kendilerine önerilen diyetlerini bozmamalıdır.

Özellikle ülkemizde Kurban Bayramları’nda yenilmesi gelenek haline gelen kavurma, içine tereyağı ve kuyruk yağı konulmadan kendi suyu ile kısık ateşte pişirilmelidir. Etin kendi yağı, yemeğin lezzeti için yeterli olup; ekstra yağ eklemeye gerek yoktur.

Kavurmada çok fazla tuz ve kuyruk yağı kullanılması sebebiyle; kalp ve tansiyon hastaları, kavurmadan uzak durmalıdır.

Kurban Bayramı’nda genel olarak sakatat tüketimi de artmaktadır. Ancak özellikle kolesterol hastaları ile yüksek düzeyde kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişiler, sakatat tüketiminden kaçınmalıdır.

Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketimi ile birlikte tuz kullanımının artması, özellikle yüksek tansiyon hastaları için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Fazla miktarda tatlı tüketimi, kalp ve tansiyon hastaları için risklidir. Bu hastalar, tatlı tüketimini minimum seviyeye indirmeli; içerisinde yoğun yağ bulunan baklava, kadayıf gibi tatlılardan ziyade, sütlü tatlıları tüketmelidir. Kalp ve tansiyon hastaları, bayram süresince ilaçlarını aksatmadan kullanmalı; sağlıklı yaşamın temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitelerini artırmaya dikkat edilmeli, günlük tempolu yürüyüşlere devam etmelidirler.

Nis 30

Uzmanlar, insan vücudunun her gün binlerce olumsuz dış etkiye karşı kendini korumak için mücadele ettiğini belirterek, işlenmiş gıdalar, hava kirliliği, stres gibi nedenlerle bünyeye giren ve tıp dilinde serbest bileşenler olarak ifade edilen bu maddelere karşı antioksidanlar yoluyla dirençli olmanın en pratik yolunun dengeli ve düzenli beslenmeden geçtiğini belirtti.

VİTAMİN ALMAK ÖNEMLİ
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Ötleş, yeterli antioksidan alımı için düzenli ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ötleş, “İyi ya da kötü gıda diye bir şey yok, ancak günlük beslenme düzenimizle vücudun ihtiyacı olan A -D -E -K -B -B1 -B6 -B12 gibi vitaminler ile demir, kalsiyum, çinko, protein ve karbonhidratları almamız gerekmektedir. Antioksidan maddeler meyve, sebze ve baharat gibi gıdaların tüketilmesiyle vücuda alınmaktadır. Özellikle likopenlerden domates, karpuz, greyfurt; alium grubundan sarımsak, soğan, pırasa; antosianinlerden çilek, ahududu; glikoizolatlardan lahana, karnabahar, brokoli, çok bilinen hamlifler ile flavonoitlerden portakal, greyfurt vücudun savunma mekanizması için düzenli olarak alınması gerekli besinlerden birkaçı” dedi.

Her antioksidanın vücuda etki alanının ayrı ayrı olduğunu ve birinin diğerinin yerine geçemeyeceğini belirten Prof. Dr. Ötleş, her gıdadan alacağımız antioksidanların farklı etki mekanizmaları oluşturduğunu vurguladı. Prof. Dr. Ötleş, “C vitamini suda eriyen antioksidan özelliği gösterirken, E vitamini yağda erime özelliği göstermektedir ve kanser riskini önlemektedir. Bol miktarda sebze meyve ve C vitamini alan kişilerde yemek borusu pankreas ve akciğer kanseri riskleri daha düşüktür. Yaşam tarzımızın düzenli beslenmeye engel olmasından dolayı gerekli antioksidanları dışardan takviye edebiliriz. Günlük eksikliği tamamlayıcı mı, koruyucu mu, tedavi edici mi buna karar verilerek alınması daha uygun olacaktır” diye konuştu.

Nis 30

Şahin, yaptığı açıklamada, insanların ihtiyaçları gereği hayvanlarla iç içe yaşadığını, bu ilişkinin doğal sonucu olarak hayvanlarda görülen ve zoonoz olarak adlandırılan bazı hastalıkların insanlara bulaşabileceğini belirterek, bunlardan kuduz, brusella, şarbon, verem, şark çıbanı, kırım kongo kanamalı ateşi gibi bazı hastalıklar ve bağırsak parazitlerinin Türkiye’de görüldüğünü ifade etti.

Bu hastalıkların, bir takım basit sağlık kuralları ile önlenebileceğinin unutulmamasını isteyen Şahin, şu uyarılarda bulundu:

“Veteriner sağlık raporu, Menşei Şahadetnamesi ve küpesi olmayan hayvanların kesilmemesi ve alınıp satılmasının engellenmesi,

Hayvan kimlik kartı olmayan, çok zayıf, gebe, yeni doğum yapmış, yüksek ateşli, çok genç, kılları karışık ve mat, burun akıntısı olan, pis kokulu, ishali bulunan hasta hayvanların kesilmemesi, alım ve satımının engellenmesi,

Hayvan nakil araçlarının temizliği ve dezenfeksiyonunun gereği gibi yapılması,

Kesim yerinde kullanılan tüm makine, ekipman, ete temas eden bıçak ve benzeri maddelerin paslanmaz malzemeden olması, kesim işinde çalışan kişilerin asgari sağlık şartlarına dikkat etmeleri.”

Şahin, hayvanların kesimden 12 saat önce aç bırakılarak sindirim kanalının boş olması sağlanarak, bağırsak içeriğiyle etin kirlenmesinin önlenebileceğini ifade etti.

Etin iç ısısı 71 derece olacak şekilde en az 5 dakika ve renkleri pembeden griye dönene kadar pişirilmesini öneren Şahin, tuzlama, dumanlama, kurutma ve baharatlama gibi işlemlerle hazırlanan etlerde, parazitlerin yaşamaya devam ettiğini vurguladı.

Parçalama işleminin, mikroorganizma sayısını artıracağını ifade eden Şahin, etin mümkün olduğu kadar büyük parçalara ayrılarak derhal soğutulması, hemen tüketilmeyecekse derin dondurucuda veya kavurma yapılarak saklanması gerektiğini kaydetti.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.