May 30

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Sait Çal, son yıllarda yapılan çalışmaların verdiği sonuçlara göre, cinsel bölgelerde oluşan siğillerin, kadınlarda ileriki dönemlerde rahim ağzı kanserinin gelişmesine yol açabileceğini söyledi. Uzman Dr. Sait Çal, yaptığı açıklamada, siğillerin bulaşıcı ve sıklıkla deriye kesik, çizik ve çatlaklardan giren virüsün üremesiyle oluştuğunu açıkladı. Bugüne kadar siğillere can sıkıcı ama zararsız bir mesele olarak bakıldığını belirten Çal, “Son yıllarda yapılan çalışmalar, cinsel bölgelerde yerleşen siğillerin kadınlarda daha sonraki dönemlerde rahim ağzı kanserinin gelişmesine yol açabileceğini göstermiştir. Bunun için yetişkinlerde cinsel bölgelerde ortaya çıkan siğillerde, eşlerin de mutlaka muayenesi ve tedavisi gerekir” dedi. En çok 10 ile 20 yaşlar arası kişilerde olmak üzere, her yaşta sıkça rastlanan siğillerin viral kökenli olduklarından herhangi bir tedavi yapılmadığı sürece büyüyebileceğine dikkat çeken Çal, “El sıkışma, öpüşme, dokunma, aynı havluyu kullanmayla da bu virüs başkalarına aktarılabilir. Siğiller cildimizin farklı yerlerine yerleşip farklı görünüm ve yayılma özelliklerine sahip olabilirler. Klasik siğiller, ayak tabanı ve cinsel bölgelere yerleşen siğillerdir. Özellikle el tırnakları çevresindeki, avuç içleri ve ayak tabanlarındaki siğiller, uzun süreli ve inatçıdır. Tıraş bölgelerinde ortaya çıkan siğiller kötü görünümü ve tıraşın etkisiyle çoğalma riski olduğu için önemsenmektedir. Ayak tabanındaki siğiller ise, terleme dolayısıyla oluşan pişik ve vücut ağırlığının oluşturduğu basınç dolayısıyla yayılıp, yürümeyi engelleyecek kadar ağrı yapabilir. Erişkinlerde cinsel bölgelere yerleşen siğiller, karşılıklı ve sürekli olarak bulaşma döngüsünden dolayı, aile hayatını olumsuz yönde etkilemekte ve kişisel hijyenin yeterince yapılamaması durumunda, kötü kokular ve mikropların yerleşimi için ideal ortam oluşturmaktadır” diye konuştu. Siğillerin tedavisinin mümkün olmakla beraber yine de her zaman tatminkar sonuç veremeyebileceğini anlatan Çal, “Tedavi seçiminde siğilin büyüklüğü, yerleşim yeri ve hasta uyumu göz önüne alınır. Dondurma, yakma, bazı kimyasal maddelerin direkt uygulanması ve cerrahi çıkarım, tedavi seçenekleridir. En çok tercih edilen tedavi yöntemi ise uygun büyüklükteki siğillere uygulanan ve en az iz bırakma riski olan dondurma işlemidir. Bu yöntem, 2-3 haftalık aralıklarla ortalama 2 ila 4 seans uygulanmakla, sonuç alınabilen ve diğer tedavi seçeneklerine göre daha avantajlı bir tedavi seçeneğidir” şeklinde konuştu.

May 30

Kanser bulaşıcı mı, karı koca arasında geçici olabilir mi? Bu soru; yıllardır kanser tedavisi gören Gökhan Çarmıklı’nın ardından eşi ünlü modacı Siren Ertan’ın da kanser olmasıyla pek çok çiftin aklına takıldı. Tıp dünyası kesin kararını kanserin bulaşıcı olmadığı yönünde açıklıyor. Ancak sonrasında ‘ama’yı da ekliyor!…

Kansere neden olduğu bilinen pek çok faktör arasında uzmanlara göre stresin de önemli bir yeri bulunuyor. Eşler arasında kurulan empati, kanserle savaş sırasında çekilen sıkıntılar, diğer eşte depresyon yaratıp kanseri körükleyebilir mi; işte tıp dünyasına bu soruları sorduk:

DERİN ÜZÜNTÜ DİRENCİ DÜŞÜRÜR
* Prof. Dr. Sedat Koca
Amerikan Hastanesi Onkoloji Uzmanı
Kanser tek bir nedene bağlı olmadığından genetik boyut kadar bir sürü bozukluğun üst üste gelmesi de etkili olabilir. Derin üzüntü veya sarsıntılar direnci düşürebilir. En son yaşanan üzücü olaylar; direnci düşük kişilerde derin üzüntü ve sarsıntılar sonrasında kanserin oluşumunu hızlandırabilir. Ancak çevresel etkiler son dönemde daha baskın.

HASSAS İNSANLAR İÇİN RİSK BÜYÜK

* Prof. Dr. Sedat Özkan
Çapa Onkoloji Enstitüsü Öğretim Görevlisi
Trajik yaşam olayları, derin ve uzun süreli kaygı ve çatışma halleri; kanser oluşumunu hızlandırıp ortaya çıkmasını öne çekebilir. Psikolojik durumu iyi olmayan her kişide kanser oluşmayabilir ancak; ailesel yatkınlığı bulunan, kendine çok dikkat etmeyen ve ruhsal eşiği her zaman biraz aşağıda olan kişilerde kanserin ortaya çıkma riski daha fazladır.

YÜKSEK KAYGI BAĞIŞIKLIĞI DÜŞÜRÜR

* Prof. Dr. Özcan Köknel
Psikiyatrist
Uzun süren kaygı, yatkınlık da varsa kanserin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Uzun süre devam eden endişe, mutsuzluk, karamsarlık ve korku gibi duygular sürekli kaygı durumunu yükseltir; bu düzeyin yükselmesi de istem dışı çalışan sinir sistemini, iç salgı bezlerini, beyin kimyasını ve bağışıklık sistemini olumsuz etkiler. İnsanın duygusal yaşantısı ile bağışıklık sistemi, beyin altı bölgesinde iç içe. Kaygı düzeyi yükselince dıştaki olaylar kişiyi daha çok etkiler. Daha çok tepki verir.

May 30

Düşünce bozukluğu ile anemi (kansızlık) arasında bir ilişki olduğu belirlendi. Aneminin en belirgin özelliği olan oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin kaybı; uzun süredir halsizlik, kaslarda zayıflık ve fiziksel rahatsızlıklar ile ilişkilendirilmekteydi. Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Paulo Chaves ve ekibi; yaşları 70-80 arasında değişen kadın ve erkekler üzerinde, düşünme yeteneğini değerlendirmede yaygın olarak kullanılan üç test gerçekleştirdi. Kan değerleri normal olanlarla olmayanlar arasında; yaş, eğitim ve mevcut hastalıklar ile zihni etkileyen diğer faktörlerin etkisi değerlendirildi. Araştırmada; anemi hastalarının, testlerde en kötü sonuçları alma olasılığının 4-5 kat daha güçlü olduğu ortaya çıktı. Aneminin düşünme yeteneğini etkilemesinin, beyne giden oksijeni kronik olarak azaltmasından kaynaklanabileceği belirtiliyor.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.