Haz 02

Yeni bir eve taşındıktan ya da eve yeni bir eşya aldıktan sonra bazı kişilerde öksürük, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, kaşıntı ve yorgunluk gibi anlam verilemeyen rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. Bunun başlıca nedenin pek çok yapı malzemesi ve ev eşyasında bulunan ‘formaldehit’ adlı kimyasal madde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, bu maddenin sağlık ve ekosistem için çok zararlı olduğunu belirtiyor. Sobalarda, boyalarda, tutkal ve kaplama ürünlerinde, uzun süreli ütü kalitesi sağlamak için bazı giysi ve kumaşlarda dahi formaldehit bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Küçükusta, şöyle devam ediyor: “Evlerimizdeki en önemli formaldehit kaynağı; yer döşemeleri, dolaplar, duvar kaplamaları ve mobilyalar. Bunların havaya formaldehit yaymaları evin ısı ve nemine göre değişir. Bu yüzden evlerin nemi düşük tutulmalı, odalar çok iyi havalandırılmalı ve formaldehit eklenmiş elbiseler kullanılmadan önce yıkanmalı.”

Haz 02

55 kilodan 19 kiloya düşen Hatice Danabaş, 4 aylık tedavi sonunda 37 kiloya ulaştı. Hatice, anoreksiadan ölen genç kızlarla ilgili haberleri okudukça hızla kilo almaya başladığını söylüyor.

Türkiye onu 19 kilo olduğunda bile “Kendimi böyle çok güzel buluyorum”
sözleriyle tanıdı. Televizyondaki sıfır beden mankenlerden etkilenerek yaptığı ölüm diyetleriyle yakalandığı anoreksia (yiyememe hastalığı) yüzünden neredeyse komalık olmuştu 28 yaşındaki Hatice Danabaş. Ama şimdi sağlığına yeniden kavuştu ve kendi deyimiyle ölümün kıyısından yeniden hayata döndü. Şu anda tedavisi Avrupa Şafak Hastanesi’nde süren Hatice Danabaş ile hastane odasında görüştük:

* Sıfır beden mankenlerin ölüm haberleri karşısında neler hissettiniz?
Gazetelerde ardı ardına ölüm haberlerini okuyunca şok oldum. ‘Ben de ölmek istemiyorum’ dedim ve her okuduğum haberde daha çok yiyip kilo aldım. Eskiden bir kaşık zorla yiyorsam şimdi üç kaşık yemeye başladım. Sanki anoreksia olan tek kişi benmişim gibi hissettim.

* Tedavi hayatınızda neleri değiştirdi?
Artık dahiliye ile psikiyatri doktorlarım ve diyetisyenim var. Üçüyle de gün içinde birçok kez görüşüyorum. İlk ay hastanede bir kat için bile asansör kullanıyordum artık yavaş yavaş merdivenleri çıkmaya başladım. Eskiden herşey için annem yardım ediyordu. Şimdi kendime yetebiliyorum, makyaj yapmaya başladım. Güzel kıyafetlerimi giyip babamla dolaşmaya çıkıyorum. Babam hastalığım yüzünden iki kez kalp krizi geçirdi.

* Kilo almaya başlayınca kendinizi de daha güzel bulmaya başladınız mı?
Ben kendimi hiç zayıf olarak görmedim ki; 19 kiloya indiğimde bile kilolu olduğumu düşünüyordum. Aynaya yeni bakmaya başladım. Resimlere baktığımda ‘ben kendime ne yapmışım’ diye düşünüyorum. ‘Bu kadar mı görmedim, bu kadar nasıl çirkinleştirebildim kendimi’ diyorum. Zayıfladığım dönemde dişlerimde bile büyük hasar olmuş. Uzun zamandır gülemiyordum, konuşurken zorluk çekiyordum. Dişlerim protez yapılarak yenilendi. Bu bana doktorlarımın babayram hediyesi. Yemeklerin tadını bir başka almaya başladım. En çok patates kızartması, Rus salatası ve balığı seviyorum. Salata, sebze, köfte, süt, bol meyve, çikolata ve tatlı tüketiyorum.

HEDEFİM n0 KİLO
* Hedefiniz ne?
Hedefim n0 kiloya ulaşmak. Şu an 37 kiloyum. Psikolojik olarak daha uzun süre desteğe ihtiyacım var. Son 4 aydır hastanedeyim; çok kararlı ve istekli olduğum için epey yol kat ettim.

* Niye anoreksia oldunuz?
Arkadaşlarım ‘çok kilolusun’ deyip dalga geçiyorlardı. Oysa sadece 55 kiloydum. Yani diyete başladığımda 38 bedendim. Nişanlıma daha iyi görünmek isteği vardı. Bir de televizyondaki mankenlerden de etkileniyordum. Kafama koyduğum şeyi yaparım. ‘Hiç yemeyeceğim ve zayıflayacağım’ dedim, inatla diyet yaptım. Gün içinde sadece çay içiyordum. Zaten onun şekeri tutmuş beni ayakta. Bir ara kuruyemiş yedim ancak o vücudumda su tutmasına yol açınca iyice şiştim ve onu da bıraktım. Sonra zaten hastanede açtım gözlerimi.

* Anoreksia’nın tehlikeli, ölümcül bir hastalık olduğunu bilmiyor muydunuz?
Bilmiyordum. Beni hastanede gören doktorların ilk sözleri ‘boş yere getirmişsiniz, 2-3 gün ya yaşar ya yaşamaz’ olmuş. 19 kiloydum, ölmedim. Şimdi diyetisyenim Aynur Kumsel ablam oldu. Her dakikam onunla geçiyor. Tartı ve o; en iyi iki arkadaşım.

Haz 02

Kış mevsiminin vazgeçilmezi nane ve limon; gribal enfeksiyonlara iyi geldiği gibi ağrı kesici olarak da çok yararlı. Üstelik naneyi çiğ olarak tüketirseniz; mide ve bağırsak gazlarının, bulantı ve kalp çarpıntısının giderilmesinde etkili oluyor. Deriye uygulandığında ağrı kesici özelliği aktifleşen nane, baş ağrılarında da etkili. Karın ve diş ağrısında da tedavi edici özelliği var.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.