Yaz aylarında havaların sıcak olması nedeniyle bazı yemekler daha kolay bozuluyor. Özellikle çalışmalarını dışarıda yürüten ve her gün değişik yerlerden yemek alanlar, uzmanların verdiği şu listedeki gıdalardan uzak dursun: “Tüm taze balık çeşitleri, diyet tabak içerisinde verilen tavuk, balık, zeytinyağlı barbunya, pilaki, bakla fava, piyaz gibi soğuk servise sunulan kuru baklagil yemekleri, mayonez ve mayonez içeren tüm salata çeşitleri, salata sosları, kısır ve mercimekli köfte, krema karışımlı pastalar, domatesli bulgur pilavı, çılbır, vakum olmayan et ve tavuk dönerler, içinde tavuk bulunan tatlı ve salatalar, kadınbudu köfte ve mantar pilaki.”
Teknolojinin gelişmesi ve bilgisayarların hayatımıza girmesiyle yeni bir bağımlılıktan söz edilir oldu: İnternet bağımlılığı! Psikiyatri literatürüne henüz bir tanı olarak girmemiş olsa da, bağımlılık ölçütleriyle ele alınabilecek olan bu sorun, tüm dünyada milyonlarca insanı kıskacına almış durumda….
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikiyatrist Dr. M. Banu Büyükkal ve Balıklı Rum Hastanesi’nden madde bağımlılığı uzmanı Dr. Gültürk Köroğlu, ev hanımlarından evli erkeklere kadar geniş bir yelpazeyi etkileyen internet bağımlılığının geldiği son noktayı sizlerle paylaştı:
* İnternet bağımlılığı bir hastalık mı? Aslında bu konu hala tam olarak açıklığa kavuşmuş değil. Çünkü internet bağımlılığı henüz psikiyatri literatüründe kabul edilmiş bir tanı değil. Ama Batı ülkelerinde 1995′ten, Türkiye’de 1999′dan bu yana bir sorun alanı oluşturuyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde toplumsal bir sorun olma yönünde hızla ilerliyor. Bugün Çin’de bağımlılık ciddi boyutlara ulaşmış durumda; sadece internet bağımlılığının yarattığı sorunları çözebilmek için yataklı tedavi klinikleri kurulmak zorunda kalınmış. Ancak bu konuda henüz net araştırma verileri bulunmadığı için yaygınlık konusunda farklı rakamlardan söz ediliyor.
* Nasıl bir kategoride değerlendirilebilir? Internet bağımlılığı; patolojik kumar, patolojik hırsızlık gibi bağımlılık ile zorlantı arasındaki ‘dürtü kontrol bozukluğu’ olarak ifade edilebilen bir kategoride yer alıyor. İnternet bağımlılığı yaşayan kişilere bakıldığında gündelik yaşantılarındaki eksiklikleri bu şekilde kapatmaya çalıştıkları görülüyor. Burada anahtar sözcük ‘zannediyor olmak’. Kişi internet başındayken belli bir doyum aldığını zannetse de ihtiyacı olan doyum bu değil. Kişinin bu davranışları, zamanla kendini tekrarlamaya götürüyor. Her seferinde, bu kez gerçek doyuma ulaşacağını zannediyor. Bu davranış şekli bir kısır döngü halinde devam edip gidiyor
* Hangi ruhsal belirtilere yol açıyor? İnternet kullanma süresi arttıkça; sosyal yaşamdan çekilme, aile ilişkilerini askıya alma, arkadaş ziyaretlerinden vazgeçme, zamanla yalnızlık hissi ve depresyon ortaya çıkıyor.
* İnternet bağımlılığının en önemli göstergesi ne? Kişi her geçen gün daha fazla internet kullanmak istiyor.
Örneğin günde bir saat internete girerken zaman içinde bir saat yetmez oluyor ve daha fazla zaman geçirmek istiyor. Zamanla doyumsuzluk artıyor, isteğin artarak devam ettiği görülüyor. Tıpkı diğer bağımlılıklar gibi. * Türkiye’de internet bağımlıları için sizce özel bir tedavi merkezi açılması gerekiyor mu? Bugün internet bağımlılığını had safhada yaşayan ülkelerin başında Çin geliyor. Ülkede, bağımlılığın tedavisine ilişkin yoğun çalışmalar sürdürülüyor. Ama Türkiye için bunun gerekli olduğunu sanmıyorum. Ancak özellikle ailelerin konuyu bilerek, uyanık olması gerekiyor. Çocuklarında bu alışkanlıkların arttığını gördüklerinde sınır koymalarında yarar var. Biz, tedavide altta yatan psikopatolojiyi anlamaya, kişinin neyin eksikliğini hissederek böyle bir davranış içine girdiğini tespit etmeye çalışıyoruz. Neden gerçek insan ilişkileri yerine sanal bir hayatı tercih ediyor? Bu nedenle çocuklarında, eşlerinde ya da arkadaşlarında bu durumu tespit eden ya da kuşkulananların, bu kişileri bir uzmana yönlendirip, profesyonel destek almalarını sağlamalılar.
* Tedaviye başlangıç nasıl oluyor? Daha çok derslerini ya da sosyal ilişkilerini ihmal eden çocuklar ve ergenler, sorunları aileler tarafından daha çabuk fark edildiği için anne babaları tarafından getiriliyor. Öte yandan internette sohbet odalarında tanıştığı erkeklerle gerçek yaşamda da buluşunca evliliği tehlikeye giren üç çocuklu ev hanımı da ‘Daha sonra pişmanlık duymama rağmen ekran başından ayrılamıyorum, adeta beni bir güç çekiyor, saatlerce çeşitli sitelerde farklı insanlarla sohbet ediyorum, kurtulamıyorum’ diye yakınarak yardım isteyebiliyor. Yine internette tanıştığı kadınla gerçek yaşamda hiç karşılaşmadığı halde bir yıldır telefon ve elektronik posta yoluyla konuşan evli bir erkek, eşine ihanet ettiği düşüncesi ve ağır bir depresyonla karşımıza gelebiliyor.
* İnternetin tedavisi yine internette mi? İnternet bağımlılığı hakkında bilgi veren pek çok site yanında kendi sitelerinde bireysel terapi veren çalışmacılar da var. İlginç olarak, Batıda internet üzerinden de tedavi olabilmektesiniz. İnternet bağımlılığı tedavisinde diğer bağımlılıklarla benzer şekilde ilaçlar ve psikoterapi yöntemi kullanılıyor. Tedavide hedef; internet kullanımının sınırlandırılması. Özellikle gençlerin bilgisayar ekranı başında geçirdiği saatler, anne babalar tarafından denetim altına alınmalı. Gençlerin arkadaşlarından, sosyal gelişmelerine yardımcı olan sanatsal uğraşılardan ve spor gibi etkinliklerden uzaklaşması engellenmeli. Kişiler arası ilişkilerin gittikçe azaldığı ve insanların her geçen gün yalnızlaştığı, terapi seanslarında yakınlık ve sıcaklık aradığı günümüz dünyasında; teknolojinin bizi yalnızlaştırmasına izin vermemek gerekiyor.
Onlar bir grubun müridleri gibidirler… Egzersiz yaparken ‘tam iki saat’ koşmadan, ‘yüz elli’ mekik çekmeden içleri rahat etmez. Sabahın beşinde yürümezlerse, spor salonuna gitmezlerse mutsuz olurlar. Çünkü onlar birer egzersiz bağımlısıdır!…
Balıklı Rum Hastanesi Kliniği Psikiyatristi Doç. Dr. Özkan Pektaş, son yıllarda sorun olmaya başlayan egzersiz bağımlılığıyla ilgili soruları yanıtladı:
* Egzersiz gerçekten bağımlılık yapar mı? Dünyada hızla yayılan fitness çılgınlığına bağlı olarak ortaya çıkan aşırı egzersiz bağımlılığı Türkiye’de de son yıllarda kendini göstermeye başladı. Her gün reklamlarda dış ülkelerden ithal edilen, üç kere kullanılmakla muhteşem vücutlar yarattığı iddia edilen çeşitli fitness aletleri, her yıl ortaya çıkan yeni egzersiz yöntemleri; bu bağımlılığı körükleyen etkenlerin sadece medyada yer alan küçük bir kısmı. Aşırı egzersiz bağımlılığının örneklerini görebilmek için New York’ta Central Park’ta, sabahın beşinde köpekleriyle millerce koşan Amerikalılar’ı izlemeye gitmeye gerek yok. Bu örnekleri ülkemizde de; ormanda, sahilde, dağda, çayırda, bayırda, her türlü hava ve yol koşulunda koşarken, bisiklete binerken, en yakın spor salonunun koşu bandı üzerinde veya vücut geliştirme kısmında, en ağır kilolar altında ter dökerken görebilmek mümkündür. Aşırı egzersiz bağımlıları, her gün hemen hemen aynı saatler arası egzersiz mekanlarındadırlar. Bir grubun müridleri gibidirler; egzersiz yaparken ya ‘iki saat kırksekiz dakika’ koşmadan, ya da ‘üç yüz elli altı tane’ mekik çekmeden son veremezler egzersizlerine…
* Egzersiz ne zaman yararlı olmaktan çıkıp bağımlılık yapıyor? Egzersiz aşırı yapılması halinde ciddi beden ve ruh sağlığı sorunlarına sebep olabilir. Bu durumda akla gelebilecek ilk soru, ‘ne kadar egzersiz aşırı olarak değerlendirilmelidir?’ olmalıdır. Eğer kişi profesyonel sporcu değilse ve ona rağmen günün en az iki üç saatini egzersiz yaparak geçiriyorsa, günlük planlarını egzersiz saatine göre ayarlıyorsa, bir gün bile egzersiz yapmasa suçluluk hissediyorsa, kaslara aşırı yüklenmekten doğan sağlık sorunlarından yakınıyorsa; bu kişi aşırı egzersiz bağımlısı olarak nitelendirilebilir.
* İnsanlar neden egzersiz bağımlısı olur? Aşırı egzersiz günümüzde pek çok kişide bağımlılık durumundadır. Aşırı egzersiz bağımlılığı, literatürde geçen adıyla kompulsif egzersiz’, psikolojik bir problem olarak değerlendirilebilir. Aşırı egzersiz kadınlarda daha çok yeme bozuklukları ile ortaya çıkar. İnce bir vücuda sahip olma kaygısı; kalori alımının kısıtlanmasını ve aşırı egzersiz bağımlılığını beraberinde getirir. Bayanların aşırı egzersiz yapmalarının altında yatan sebep daha çok ‘sıfır beden’e inme arzusu iken, erkeklerde aşırı egzersiz bağımlılığı kaslı bir vücuda sahip olabilme endişesi ile ortaya çıkar. Bu bağımlılığın altında yatan temel sebep; kişinin kendi vücudu ile barışık olmaması ve kendine gerçekçi olmayan bir beden imajı hedefi koyarak, vücudunu bu hedefe ulaşmak yolunda aşırı egzersiz yaparak yıpratmasıdır. Gerçekçi olmayan bu hedef, aşırı egzersiz ile beden sağlığına zarar verdiği gibi, kişinin koyduğu hedefe ulaşamaması halinde psikolojik olarak da kişinin yıpranmasına sebep olur.
* Estetik kaygı dışında nedenleri de var mı? Disiplin ve kontrol saplantısı, mükemmeliyetçilik, kendine güven eksikliği ve duygusal gelişim bozuklukları nedenler arasında sayılabilir. ‘Kompulsif egzersiz’ pek çok bağımlılık gibi kişinin kendini sağlıklı olmayan bir şekilde ifade etme şeklidir.
* Egzersizi bırakınca bunalıma girerler mi? Aşırı egzersizle vücut, sıvıyı ter yoluyla dışarı atmaya o kadar alışmıştır ki; normal egzersiz düzenine dönüldüğü ilk günlerde vücutta ödem oluşur. Ayrıca ilk günlerde sinirlilik, uykusuzluk, suçluluk duygusu, huzursuzluk hissetmek oldukça doğaldır.
* Tedavisi var mı? Aşırı egzersiz bağımlılığından kurtulmak için kişinin ilk başta bu sorunu ciddiye alıp, yavaş yavaş egzersiz seviyesini düşürmesi ve bu dönemde sabırlı olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra yeni hobiler edinmek, kendine güvenin sadece bedensel özelliklerle olmadığını anlamasında hayli etkilidir. Ayrıca kişi, vücudun dinlendirmeye ihtiyacı olduğunu kendine devamlı hatırlatmalıdır. Sonuç olarak; aşırı egzersiz bir bağımlılığa dönüştüğü takdirde beden ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler. Eğer kişi bu bağımlılığından kendi çabasıyla kurtulamıyorsa; ileride doğabilecek ciddi sorunları ortadan kaldırmak için psikolojik destek almasında fayda vardır.

Son Yorumlar