Haz 08

*Uzun yıllar migren hastalığından çektim. Hayatımı tam bir kabusa çevirmişti. Şimdilerde iyiyim. Benim merakım tamamen iyileşip iyileşemeyeceğim? Aynı kabus dolu günleri yeniden yaşamaktan çok korkuyorum. İstiklal T.-Adana

Migren hastalarının daha gerçekçi beklentileri olmalı; bu hastalığın muhtemelen tüm yaşamları boyu sürecek kronik bir rahatsızlık olduğunu bilmeleri gerekir. İyi haber ise hastalık kontrol altına alındıktan sonra atakların çok seyrekleşeceği, iyilik hallerinin uzayacağıdır. Migrenliler doğru tedaviyi buluncaya kadar birkaç değişik tedavi planını uygulamak zorunda kalabilirler. Bazı ilaçlar bir grup hastaya iyi gelirken diğer ilaçlar başka hastalara fayda etmektedir. Günümüzde standart ağrı kesicilerden özel migren ilaçlarına, antidepresanlardan bulantı gidericilere kadar birçok ilaç, tedavide başarı ile kullanılmaktadır. Birçok vakada bu ilaçlardan bazılarının bir arada kullanılması iyilik halini sağlayacaktır.

Annemde paget varmış!

*57 yaşındaki annemin birkaç yıldır meme ucunda çatlakları oluyormuş. Fark edince doktora götürdüm. Verilen tedaviye rağmen iyileşmeyince parça alındı. ‘Paget’ denilen bir hastalıkmış ve ameliyat olması gerekiyormuş. Hayatta başka kimsem yok ve çok korkuyorum…

Paget (paje okunur), meme ucunda kabuklanma, çatlak yada akıntı ile çok yavaş seyreden bir tablodur. Öyle ki; annenizde olduğu gibi hastalar belirtileri dikkate almaz ve egzama olduğu düşüncesiyle doktora gitmekte uzunca zaman gecikirler. Genellikle tanı biyopsi ile konulsa bile bazen meme ucundan alınan akıntı örneğinin incelenmesi bile yeterli olur. Bu hastaların memelerinde, altta yatan bir tür meme kanseri vardır. Tedavi asıl olarak altta yatan meme kanserinin iyileştirilmesine dayanır. Doktorunuz annenizin durumuna göre belirleyeceği, ameliyat da dahil, tedavi yöntemlerini uygulayacaktır. Günümüzde özellikle meme kanseri tedavisindeki gelişmelerle annenizin sağlığına kavuşacağına inanıyorum.

Ben şişman mıyım?

*Yaklaşık on yıldır aralıklarla da olsa rejim yapmaktayım. Aslında kafam oldukça karışık; şu anda 68 kiloyum ve boyum 1.66 cm. Kimisi ‘Diyet yapmana gerek yok’, kimi de ‘Biraz kilo versen çok iyi olacak’ diyor. Ben de bir türlü karar veremiyorum. Acaba ben şişman mıyım?

Şişmanlık çok göreceli bir tanımdır; ülkemizde gözümüze hoş gelen biri, Japonya’da şişman kabul edilebilir. Aslında şişmanlığı değerlendirmenin en pratik yolu göz testidir. Yani birisi şişman görünüyorsa, şişmandır. Tabii bu çok sübjektif bir yöntemdir. Günümüzde en yaygın kullanılan bilimsel değerlendirme metodu ise Beden Kitle İndeksinin (BKİ) hesaplanmasıdır. Bunun için ağırlık, boyun karesine bölünür. Bu değer yetişkinler için 25′in üzerinde olduğunda fazla kilolu, 30′un üzeri ise şişman demektir. Siz 24.6 olan BKİ ile normal sınırlar içindesiniz. Kilo ve boy oranının yanı sıra klinik olarak yağın nasıl dağıldığı da önemlidir. Bel çevresinin kalçaya göre fazla olması sağlık riskleri doğurur.

Haz 08

Benim çocuğum sünnetli doğdu. Halk arasında ‘peygamber sünneti’ de denir. Şimdi sünneti konusunda endişelerim var. Bu durum normal mi? İleride bir sorun yaşanır mı? Ne yapmam gerekiyor?

İdrar deliğinin, idrar yolunun normal yerine yakın bölümünde fakat penisin alt yüzeyinde açıldığı, bununla beraber sünnet derisinin de yarım ay şeklinde olduğu duruma; halk arasında ‘peygamber sünneti’ denir. Burada esas olan, bununla birlikte ‘başka anatomik bozukluk var mı’ kararını vermektir. Çoğu kez sünnetle birlikte küçük bir müdahale gerekebilir, bu müdahale esnasında sünnet derisi de kullanılabilir. Bu nedenle sünnet öncesi bir doktor kontrolü ve sünnetin bir doktor tarafından yapılması çok önemlidir.

Prostat sertleşmeyi engeller mi?

Birkaç ay önce prostat kanseri olduğumu öğrendim ve tedavisine başlandı. Yalnız bu arada sertleşme sorunum da başladı ki önceden hiç böyle bir problemim yoktu. Prostat kanserinde bu durum normal midir? Bu konuda endişeleniyorum. Çözümü var mı yoksa devam edecek mi?

Sertleşme sorunu kansere ya da size uygulanan tedaviye bağlı olarak gelişebilir. Ereksiyonu sağlayan ve prostata yapışık seyreden sinirler, kanser dokusunun onları harap etmesi ile etkilenebildiği gibi kanser için uygulanan tedavi (cerrahiradyoterapi- kriyoterapi) sonrasında aynı sinirlerin zarar görmesi sonucunda da etkilenebilir. Hormon tedavisi, sinirleri harap etmemesine karşın vücuttaki testosteronu tamamen ortadan kaldırdığı için sizi seksüel aktiviteye isteksiz hale getirir. Sinirler çalışır ancak onları uyaran herhangi bir şey yoktur. Her durumda doktorunuza başvurduğunuzda size uygun bir tedavi seçeneği bulunacaktır. Endişelenmenize gerek yok.

Damar genişlemesi riskli mi?

Yumurtalıklardan birinde 3 mm, diğerinde 3,5 mm’lik damar genişlemesi ameliyat gerektirir mi? Ameliyat sonrası süreç ne şekilde seyreder? Örneğin ne kadar süre sonra normal hayatına dönebilir? Kısa bir sürede denize girmenin, yolculuk yapmanın sakıncası var mıdır?

‘Varikosel’; penisten toplanan kirli kanı baskılayarak durduran damarların iç yüzeyinde, yetersiz gelişimden ötürü, kirli kan akımının normal olmayışından kaynaklanan anatomik bir rahatsızlıktır. Sol kasıkta özellikle hareket halinde ağrı, fizik muayenede sol testisin diğerine göre daha az gelişmiş olmasının tespiti, radyolojik tetkikte geri akım-reflü- mevcut olduğunun tespiti, sperm fonksiyonlarında (hareket ve sayısında) düşüş görülmesi; ameliyata karar verilmesine sebep olan göstergelerdir. Mikroskopik yöntemle yapılan ‘varikoselektomi ameliyatı’, daha az travmatik, iyileşme sürecinin daha hızlı olduğu bir yöntemdir. Hasta bir haftada işine başlayabilir, iki hafta içinde normal fiziksel aktivitesine geri dönebilir.

Haz 08

Yürümek harika bir spordur. En güzel tarafı da her yaşta, her yerde, her zaman, yapabileceğimiz bir egzersiz olmasıdır.

* Yürüyüş yapmak dayanıklılığımızı artırır ve enerjimizi yükseltir.

* Kalp kaslarını ve tüm vücut kaslarını kuvvetlendirir.

* Metabolizmayı uyarır, canlandırır ve form tutmaya yardımcı olur.

* Kemikleri güçlendirir, eklem esnekliğini artırır. Bel ve boyun ağrılarını hafifletir.

* Sindirimi kolaylaştırır, solunumu geliştirir.

* Yürüyüş, kan ve lenf dolaşımını iyileştirir. Kan basıncını, kan yağlarını, kolesterol dengesini düzenler.

* Yürümek beyne giden oksijen miktarını artırır.

* Yürüyüşün en önemli yararlarından birisi de, vücut koordinasyonunu ve dengemizi iyileştirmesidir.

* Yürüyüş kendimizi keyifli hissetmemize yardımcı olan, endorfin hormonunun salınımını sağlar. Stresi giderir, uyku kalitesini düzeltir.

* Yürüyen insanlar daha geç yaşlanırlar ve daha genç görünürler.

HAFTADA 3-5 KERE
Koltuktan hiç kalkmıyorsanız ya da her yere arabayla gidiyorsanız, 15 dakikalık yürüyüş bile sizin için yararlıdır. Önemli olan şu anda ne kadar hareket ediyorsanız, ondan daha fazlasını yapmaktır. Sağlık için haftada 3-5 kere, 45-60 dakikalık tempolu yürüyüş idealdir. Düzenli egzersiz alışkanlığınız varsa ve fazla yorulmuyorsanız, haftanın 5 günü yürüyebilirsiniz. Yeni başlayanlar ve diz eklemlerinde sorun olanlar için 2-3 defa yeterli. Çok yoruluyorsanız, günde 2 kez 15 dakikalık hafif bir tempo ile başlayın.

GERİYE DOĞRU YÜRÜMEK
Yeni araştırmalar, geri geri yürümenin birçok faydası olduğunu gösteriyor. Vücuttaki denge ve koordinasyonu geliştiriyor. Bir bakıma beyin jimnastiği yapmış oluyoruz. Akciğerlere ve kalbe daha yararlı. Bacak kaslarını farklı yönlerde çalıştırdığı için daha kısa sürede güçlenmesini sağlıyor. Ritminizi bozmazsanız, geri geri yürürken daha fazla kalori tüketirsiniz. Bacak veya dizlerdeki bazı sorunlardan dolayı yürümekte güçlük çekenler, geriye doğru yürürken daha az zorlanır. Çünkü bu yöntem diz eklemlerine daha az yük bindirir. Ciddi bir denge sorununuz yoksa bunu yapabilirsiniz. Koordinasyonunuz güçlendikçe geriye doğru atacağınız adımların sayısını artırabilirsiniz. Düşme olasılığını karşı deneyim kazanana kadar aynayla arkanızı izleyebilirsiniz.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.