Sağlıklı olup, sağlıklı kalmak isteyenlerin sık sık uğradıkları spor salonları; dikkat edilmediğinde birçok hastalığa da yol açabiliyor. Hisar Intercontinental Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Gözüküçük, birçok spor salonunda bulunan havuz ve duşların önemli birer enfeksiyon kaynağı olduğuna dikkat çekiyor ve uyarıyor: “Islaklık; mikroorganizmaların yaşama ve üreme şansını artırır. Bunlar ter yoluyla bulaşır. Yapılan araştırmalara gore; özellikle egzersiz, ağırlık aletleri, aerobikte kullanılan veya diğer aletlerin elle tutulan bölümlerinin üzerinde birikmiş olan insan teri tehlike saçıyor.”
Seyahatlerinde uçağı tercih eden pek çok anne-baba, uçakla yapılan yolculuğun çocukları açısından güvenli olup olmadığı yönünde kuşkulara kapılır. Uçakla yolculuk yaparken kulaklarda hissedilen basınç, özellikle çocuklar için daha rahatsız edici oluyor. Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü Uzmanları’ndan Dr. Gülsemin Güloğlu, uçakta kulak ağrısını azaltmak için şu önerilerde bulunuyor: “Uçuş boyunca su başta olmak üzere çocuğunuza bol sıvı verin. Bu; yutma hareketiyle östaki borusunun (orta kulakta basıncı dengeleyen bölüm) tıkamasını önleyecek ve açılmasını sağlayacaktır. Çocuğunuz, uçak yolculukları sırasında ağrı çekiyorsa, kalkıştan ve inişten 30 dakika önce ağrı kesiciler verilebilirsiniz. 3 yaş üstü çocukların sakız çiğnemesi veya şeker emmesi işe yarayabilir. Eğer yapabiliyorsa sık sık esnemesine yardımcı olun. Bebeğe emzik verebilir, emzirebilir veya biberonla mama yedirebilirsiniz. Çocuğun yutkunma işlemini yapabilmesi için inişte ve kalkışta uyanık olmasını sağlayın.”
İsmimi vermeyi istemiyorum, yazarken bile utanıyorum. 18 yaşındayım ve yatılı okulda okuyorum, ancak bu yolla derdimi açabildim. Benim sorunum; cinsel organım çok eğri ve kısa. 3-4 cm sonra aşağı doğru eğiliyor. Evlendiğimde sorun olmasını istemiyorum. Son umudum sizsiniz, yardımcı olun lütfen.
İnsanın kişiliği oluşurken; cinsel kimlik ve bu kimliğin nasıl algılandığı çok önem taşımaya başlar. Cinsel yapımızı oluşturan organlar ve bunların nasıl çalıştığından çok, bizim onları nasıl değerlendirdiğimiz öne çıkmaktadır. Aslında türün devamını sağlamak üzere görevlendirilmiş cinsellik; çoğunlukla bu anlamının ötesine çıkmakta ve kişilik problemlerimizin kaynağını teşkil etmektedir. Bu bakımdan sizin sorunuzu cevaplandırmak önemlidir. Bahsettiğiniz uzunluk, Türk erkekleri için belirlenmiş normal sınırlar içerisindedir. Erkek cinsel organında eğrilik sık olarak dile getirilen bir sorundur. Buradaki önemli kriter; cinsel birleşmeye izin verip vermediğidir. Deformasyon ileri boyutta ise müdahale ile düzeltilir. Sizin yapmanız gereken; çekinmeden bir ürologla görüşüp onun fikrini almaktır.
KOLTUKALTINDA ÇIBAN
38 yaşında bir beyim; üç yıldır belirli aralıklarla sağ koltuk altımda çıbanlar çıkıyor. Birkaç sefer hastanede cerrahi müdahale ile açıldı, bazen de kendi patlıyor. Ağrının yanında çok kötü olan koku da beni özellikle rahatsız ediyor. ‘Hidradenit’; zaman zaman çıban ile karıştırılsa da farklı bir klinik tablodur. Ter bezi ağızlarının tıkanıp üzerine enfeksiyon eklenmesi ile olur. Koltuk altı, kasık, meme çevresi ve anüs gibi ter bezlerinin çok olduğu bölgelerde daha sık görülür. Çıbandan daha derine yerleşmişlerdir ve daha inatçı vakalardır. Sessiz hale geçtiği dönemlerde hâlâ doku içerisindeki sertliği ele gelir. Kasığa yerleştiği durumlarda yürümeyi güçleştirecek kadar ağrılı olabilir. Dikkat edilmesi gereken ilk şey ter önleyici deodorantlar gibi tahriş edici maddelerden kaçınmaktır. Basit vakalar hidradenitin içinin boşaltılması ve sistemik antibiyotik uygulaması ile iyileşir. Uzun süren ciddi vakalarda ise radikal cerrahi girişim ve doku yamaları gerekebilir. Sağlık dileklerimle…
EŞİMİN NEFESİ DURUYOR
Beni çok üzen bir derdimden size söz edeceği. 30 yıllık evli bir ev hanımıyım. Bir oğlum var. Benim derdim eşimden. Geceleri uyurken nefesi kesiliyor. Bazen bir dakika nefes almadığı oluyor sonra patlar gibi derin bir nefesle açılıyor. Hadi horlaması neyse, ona alıştık… Hatta horlamazsa beni uyku tutmuyor ama bu hali beni çok korkutuyor. Nefessiz kalıp boğulacak diye ödüm kopuyor. ‘Doktora git’ diyorum, ‘Benim bir şeyim yok’ diye diretiyor. S.A. İst. Eşinizin rahatsızlığına ‘uyku apne’si denilir ve çok sık görülmese de ciddi sonuçlar doğurabilir. Sorun sizin de tarif ettiğiniz gibi değişik nedenlere bağlı olarak hastanın 10 saniye bazen de daha uzun süreler nefessiz kalmasıdır. Seyrek olarak beyin sapındaki organik hastalıklara bağlı görülse de çoğunlukla sebep şişmanlıktır. Hastalar, ünlü Charles Dickens romanının kahramanına benzedikleri için bu tabloya ‘Pickwick Sendromu’ da denilir. Bu hastalarda genellikle şişmanlığa bağlı solunum yolu daralmaları vardır. Bunun yanında kandaki karbondioksit artışı da solunum durmasını uyarır. Asıl yapılması gereken kilo vermektir. Bu hem mekanik hem de metabolik dengeyi tekrar kuracaktır. Size tavsiyem; bu yazıyı gösterip eşinizi ikna etmeniz ve bir uyku laboratuvarına götürmeniz. Sağlık dileklerimle…

Son Yorumlar