Haz 22

Spor yaşamınızda ne kadar var? Sağlıklı yaşamın en önemli ögelerinden biri olan sporu önemsiyor musunuz? Kadınlar, asla ihmal etmedikleri alışveriş tutkusunun onda biri kadar bile spora ilgi gösterseler ne olurdu? Bu soruların yanıtı da içinde. “Zaman bulamıyorum” bahanesine sığınıp spordan kaçmaya çalışanlar daha sonra strese ve nedensiz ağrılara yakalanıyorlar. Egzersizle barışık olup, haftada üç gün bile olsa ona zaman ayıranların aldığı ödül ise paha biçilmez. Spor bedenin bağışıklık sistemini güçlendirmesi bir yana kemik erimesi, bel fıtığı gibi birçok hastalığı da baştan önlemiş oluyor.

Yoğun iş temposu elbette sorun ancak evde de aletlerle spor yapmak mümkün. Öte yandan akşamları daha az TV seyretsek zaman buluruz! Sonuç olarak “zaman” yaratabilenler için sayısız alternatif var bu kentte. Neredeyse her gün bir jimnastik salonu ya da “spor center” açılıyor. Bu mekanlar her yaştan insana hizmet veriyor. İşinin ehli öğretmelerle birlikte buralarda yapılan egzersizlerin yanı sıra yürüyüşle de yaşama aktivite katmak olası.

Metabolizma hızlandıkça mutluluk artıyor

Fitnes, jimnastik ve benzeri aktiviteler aynı zamanda zayıflama için de etkili. Açıkçası, kadınların çoğu “sağlıklı yaşam” niyetine fitness yapılmıyor. “Eyvah hiçbir giysim üzerime olmuyor” diye yakınmalar çoğaldığında bu salonlara hücum başlıyor. Yararları sınırsız sayıda sporun… Kiloyu dengeliyor, metabolizmayı hızlandırıyor, kolesterolü azaltıyor. Tansiyon hastaları içinse ilacın ta kendisi. “Mutluluk” etkisi de var elbette. Karamsar düşünceleriniz de zihninizi terk eder spor sonrasında. Stres ortadan kalkar ve pozitif düşünme gelişmeye başlar. Salonların programına katılma ve yürüme önereceğimiz sağlıklı yaşam aktivitelerinin sadece ikisi. Sınırsız alternatif var. Kürek çekmeyi, bisiklete binmeyi, yüzmeyi veya yogayı da tercih edebilirsiniz.

Bilinçsiz sporun riski var

Diyelim ki çok heveslisiniz ve zaman da ayırdınız. Neler yapacaksınız? Bizce, artık planlı yaşama karar verin. Ve “zaman yönetimi”nden yararlanıp günün boş bir anını bulmaya çalışın Bu “size özel” zamanı tespit ettikten sonra, ilk işiniz bir spor salonuna kayıt yaptırmak olsun. Çünkü bilinçsizce yapılan sporlar da insan sağlığını bozabiliyor. Ancak şartları zorladığınız halde olmuyorsa o zaman evde kendinize bir “spor köşesi” ayırın.
Evde yapabileceğiniz aktiviteler için TV`deki sağlıklı yaşam programlarından yararlanabilirsiniz. TV`de genellikle sabahları gerçekleşen bu programlarından birinin karşısına geçip, sanki bir hoca ile çalışıyormuş gibi oradaki hareketleri yapabilirsiniz. (Erken saatte işte oluyorsanız bir yakınınızdan bu programı videoya kaydetmesini rica edin). Yalnız yeni başlayanlar sporu 5 dakika ile sınırlı tutmalı ve bunu iki üç günde bir beşer dakika artırarak sürdürmeliler. Yaşınız 40′i geçmişse yürüyüş en ideali. Koşu ve tempolu yürüyüş basen ve karındaki yağların erimesini sağlıyor.

Peki, evde kaslarınızı geliştirebilmek ve kısmi olarak yağlarınızı yakabilmek için neler yapabilirsiniz. İşte çok basit birkaç öneri:

Kol egzersizi

Gövdeniz dik olsun. Bacaklarınızı omuz genişliğinde açın. Elinize bir ağırlık alın. Kollar gergin, gövde önünde vücuda bitişik olsun. İki elinize ağırlıkları alın ve kollarınızı yukarı doğru kaldırarak, ağırlığı ritmik olarak yukarı çıkartıp, aşağı indirin (Göğüs hizasına kadar getirin). Bu hareketi 10 dakika yapabilirsiniz.

Bisiklet çeviriyormuş gibi…

Yere yatın. İki bacağınızı yukarı doğru kaldırın. Ellerinizi de kalçanızı da altına alıp bacaklarınızı iyice dikleştirin. Üst bedeninizi oynatmadan iki ayağınızı birbiri ile dengeleyerek “bisiklet pedalı çevirme” hareketi yapın.

Şınav çekme

Yere yüzüstü yazın. İki elinizin üzerine hafifçe doğrulun. Tabana gövdenizi yapıştırmadan indirin, kaldırın. Desteği ellerinizden alarak 10 dakika şınav çekebilirsiniz.

Koşu yürüyüşü

Bulunduğunuz yerde koşuyormuş gibi yapın Bu hareketi 20 dakika sürdürürseniz bayağı ter döktüğünüzü göreceksiniz.

Haz 22

Bedensel uygunluk ve formda olma kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Kimileri için, bunun manası; ağrısız, sızısız hareket edebilmek iken, bir diğeri için anlamı, gün boyu çok yoğun çalışıp, akşam da gece yarılarına kadar dans edebilmek için gerekli gücü ve kuvveti kendinden bulma isteğidir. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, formda olmanın anlamı, “Kendimi çok iyi hissediyorum” diyebilmektir. Formda ve sağlıklı bir insan; iyi bir dış görünüşle beraber, streslerinden, günlük yorgunluklarından kurtulabilen, yaşamdan mutluluk duyan ve etrafındaki insanlarla mutluluğunu paylaşabilen kişidir.

Sağlıklı ve formda bir kişi, bu özelliklerini, kas kuvveti ve dayanıklılığı yerinde, esnek, şişmanlık derecesinde yağa sahip olmayan, kalp ve damar sisteminin dayanıklı oluşuna borçludur. Öyleyse, bu özellikler nelerdir ve nasıl kazanılır? Tek tek görelim.

Kas kuvveti ve dayanıklılık

Kas kuvveti, kasın bir kasılmada sarfettiği güç ile ölçülür. Kas kuvvetini, günlük işlerimizi yaparken, acil durumlarda kaldığımızda veya sportif aktiviteler sırasında kullanırız. Düzenli yapılan ağırlıkla çalışma, yay çekme, şınav, mekik ve barfiks gibi hareketler kas kuvvetinin gelişmesine katkıda bulunur.

Haz 22

Anneannelerimizde var mıydı bilinmez, ama selülit son yıllarda o kadar çok adından söz ettirdi ki, onu tanımamak ya da ondan korkmamak mümkün değil. Yaz aylarına doğru yaklaştıkça kadınları daha çok korkutmaya başlayan, varlığını portakal kabuğu görüntüsüyle ortaya çıkaran selülit, modern çağın bir sonucu olarak kabul ediliyor. Hareketsiz bir yaşam ve fast food gibi alışkanlıklarla başlayan, yağlı yiyecekler, asitli içeceklerle tırmanan selülit oluşumu, bir estetik sorunu gibi görünse de aslında bir sağlık sorunu diyor hekimler…
Baldırların arkası görünmüyor sanmayın!

Tıp dilinde ‘hidrolipodistrofi’ denilen selülit, derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun, bağ dokuları arasında sıkışmasıyla ortaya çıkıyor. Bu da yağların, özellikle kalça ve üst bacak bölgesinde düzensiz ve biçimsiz toplanmasına neden oluyor ve ortaya görmek istemediğiniz kötü görüntüler çıkıyor. Portakal kabuğu görünümünde sadece yağ hücrelerinin suçu yok, aynı zamanda hızlı kilo kaybı ve zayıf bir bağ dokusu da selülit oluşumuna neden oluyor.

Genç-yaşlı, şişman-zayıf ayırdetmeden kadınların yüzde 80′ini yoklayan selülitin yerleşim alanları çok tipik. Uyluğun üst, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası, üst bacaklar ve üst kollar gibi. Selülite zemin hazırlayan çok fazla faktör var. Ancak en çok üzerinde durulanlar, genetik yatkınlık, hormonların etkisi, dolaşım bozukluğu, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam.
Tedavide krem ve masaj

Selülitin yok edilmesinde krem ve masaj en etkili yöntemler arasında yer alıyor. Kullanacağınız antiselülit kremlerin yanı sıra evde kendi kendinize yapacağınız masajlarla selülite savaş açabilirsiniz. Uzmanlar kontrolünde yaptıracağınız tıbbi masajlar da selülit tedavisinde etkili sonuçlar veriyor.

Kremler: Evde kullanabileceğiniz anti selülit kremler, deriye hemen nüfuz ederek, doğrudan yağ hücrelerini etkiliyor. Bu kremler selülitlerinizi tamamen yok etmese de azalmasını sağlıyor. Antiselülit kremler sayesinde hem pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz, hem de yeni selülitlerin oluşmasını önleyebilirsiniz.

Evde masaj: Kremlerin yanı sıra evde rahatlıkla yapabileceğiniz masajlarla da selilütle mücadele edebilirsiniz. Masaja kalçalarınızdan başlayın ve ellerinizle aşağıya ve yukarıya doğru daireler çizin. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın.

Tıbbi masajlar: Selülit tedavisinin en önemli ayaklarından biri de tıbbi masajlar. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir ve dokuların taze oksijen ile dolmasını sağlar. Uzmanlar kontrolünde yaptırabileceğiniz bu tedavinin yaygın olarak kullanılan iki yöntemi var:

Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yönelik. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokularınızın canlanmasını sağlıyor.

Lenfatik drenaj masajları: Özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkili oluyor. Bu masajın hem elle hem de aletle uygulanan şekilleri var. Her iki masaj sonunda da hücrelere bolca oksijen gidiyor ve toksinlerinizin vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor.
Selülite dur demek için

Kadına özgü bu estetik problemde en büyük nedenlerden biri hormon ve kalıtımsa, üçüncü neden yanlış beslenme ve fazla kilolar. “Fazla kiloyu vermeden selülitle savaşmak boş bir çabadır” diyen Dr. Muzaffer Kuşhan, beslenme yanlışlarıyla tırmanışa geçen selülitle mücadelenin yollarını gösterdi.

* Günde en az 1.5-2 litre sıvı alınmalıdır. En sağlıklı içecekler; su, soda, ıhlamur, ada çayı, sarı çay gibi doğal ot çayları, sıkma taze meyve suları, sıkma taze sebze suları, ayran.

* Şişede, kutuda satılan kola ve meyve suyu gibi konserve edilmiş içecekler, siyah çay, kahve çok az içilmelidir. En iyisi içmemek.

* Turşu suyu, sirke, şalgam suyu gibi tuzlu içecekler (tuzlu ayran dahil) asla içilmemelidir.

* Hamur işi tatlılar, tuzlular, çikolata, gofret, kakaolu fındıklı tatlılar, bisküviler yenmemeli. Tatlı ihtiyacı az miktarda dondurma veya sütlü tatlılarla giderilmeli.

* Yağlı etler, yağlı tuzlu şarküteri (sucuk, pastırma, jambon, sosis vs.) kebaplar, turşular yenmemeli.

* Konserve edilmiş ve salamura yapılmış yiyeceklerden uzak durmalı.

* Yağ tüketimi azaltılmalı yani günde 60 gramdan fazla yağ alınmamalı ve bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

* Beslenme şekli olarak lakto-vejetaryen beslenme felsefesi benimsenmelidir.

* Protein kaynağı olarak, süt, yoğurt, peynir fazla alınmamak şartıyla yumurta yenmeli.

* Et olarak daha ziyade yağsız tavuk-hindi, balık ve deniz ürünleri tercih edilmeli.

* Her yemekten önce çok az yağlı dolu dolu her çeşit salata tercih edilmeli.

* Etlerin yanında haşlanmış sebze, ayrıca haftada 5 gün sebze ağırlıklı beslenmeli. Sebzeler, az etli, tavuklu pişirilebilir ve az sıvı yağ konulabilir.

* Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin ve sakın kambur oturmayın!
Selülite dur demek için

Kadına özgü bu estetik problemde en büyük nedenlerden biri hormon ve kalıtımsa, üçüncü neden yanlış beslenme ve fazla kilolar. “Fazla kiloyu vermeden selülitle savaşmak boş bir çabadır” diyen Dr. Muzaffer Kuşhan, beslenme yanlışlarıyla tırmanışa geçen selülitle mücadelenin yollarını gösterdi.

* Günde en az 1.5-2 litre sıvı alınmalıdır. En sağlıklı içecekler; su, soda, ıhlamur, ada çayı, sarı çay gibi doğal ot çayları, sıkma taze meyve suları, sıkma taze sebze suları, ayran.

* Şişede, kutuda satılan kola ve meyve suyu gibi konserve edilmiş içecekler, siyah çay, kahve çok az içilmelidir. En iyisi içmemek.

* Turşu suyu, sirke, şalgam suyu gibi tuzlu içecekler (tuzlu ayran dahil) asla içilmemelidir.

* Hamur işi tatlılar, tuzlular, çikolata, gofret, kakaolu fındıklı tatlılar, bisküviler yenmemeli. Tatlı ihtiyacı az miktarda dondurma veya sütlü tatlılarla giderilmeli.

* Yağlı etler, yağlı tuzlu şarküteri (sucuk, pastırma, jambon, sosis vs.) kebaplar, turşular yenmemeli.

* Konserve edilmiş ve salamura yapılmış yiyeceklerden uzak durmalı.

* Yağ tüketimi azaltılmalı yani günde 60 gramdan fazla yağ alınmamalı ve bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

* Beslenme şekli olarak lakto-vejetaryen beslenme felsefesi benimsenmelidir.

* Protein kaynağı olarak, süt, yoğurt, peynir fazla alınmamak şartıyla yumurta yenmeli.

* Et olarak daha ziyade yağsız tavuk-hindi, balık ve deniz ürünleri tercih edilmeli.

* Her yemekten önce çok az yağlı dolu dolu her çeşit salata tercih edilmeli.

* Etlerin yanında haşlanmış sebze, ayrıca haftada 5 gün sebze ağırlıklı beslenmeli. Sebzeler, az etli, tavuklu pişirilebilir ve az sıvı yağ konulabilir.

* Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin ve sakın kambur oturmayın!
Selülite dur demek için

Kadına özgü bu estetik problemde en büyük nedenlerden biri hormon ve kalıtımsa, üçüncü neden yanlış beslenme ve fazla kilolar. “Fazla kiloyu vermeden selülitle savaşmak boş bir çabadır” diyen Dr. Muzaffer Kuşhan, beslenme yanlışlarıyla tırmanışa geçen selülitle mücadelenin yollarını gösterdi.

* Günde en az 1.5-2 litre sıvı alınmalıdır. En sağlıklı içecekler; su, soda, ıhlamur, ada çayı, sarı çay gibi doğal ot çayları, sıkma taze meyve suları, sıkma taze sebze suları, ayran.

* Şişede, kutuda satılan kola ve meyve suyu gibi konserve edilmiş içecekler, siyah çay, kahve çok az içilmelidir. En iyisi içmemek.

* Turşu suyu, sirke, şalgam suyu gibi tuzlu içecekler (tuzlu ayran dahil) asla içilmemelidir.

* Hamur işi tatlılar, tuzlular, çikolata, gofret, kakaolu fındıklı tatlılar, bisküviler yenmemeli. Tatlı ihtiyacı az miktarda dondurma veya sütlü tatlılarla giderilmeli.

* Yağlı etler, yağlı tuzlu şarküteri (sucuk, pastırma, jambon, sosis vs.) kebaplar, turşular yenmemeli.

* Konserve edilmiş ve salamura yapılmış yiyeceklerden uzak durmalı.

* Yağ tüketimi azaltılmalı yani günde 60 gramdan fazla yağ alınmamalı ve bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

* Beslenme şekli olarak lakto-vejetaryen beslenme felsefesi benimsenmelidir.

* Protein kaynağı olarak, süt, yoğurt, peynir fazla alınmamak şartıyla yumurta yenmeli.

* Et olarak daha ziyade yağsız tavuk-hindi, balık ve deniz ürünleri tercih edilmeli.

* Her yemekten önce çok az yağlı dolu dolu her çeşit salata tercih edilmeli.

* Etlerin yanında haşlanmış sebze, ayrıca haftada 5 gün sebze ağırlıklı beslenmeli. Sebzeler, az etli, tavuklu pişirilebilir ve az sıvı yağ konulabilir.

* Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin ve sakın kambur oturmayın!

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.