Yaz günlerinin vazgeçilmez içeceklerinin başında gelen ayran, içeriğindeki yoğurt bakterilerinin antikanserojen etkisiyle kanserin başlangıcını önlüyor ve tümör hücrelerinin gelişimini geriletiyor.
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni Ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, sıcak yaz günlerinde, vücudun ter yoluyla kaybettiği su ve mineralin yerine konması açısından büyük önem taşıyan ayranın, sağlık açısından son derece yararlı bir içecek olduğunu söyledi.
MİNERAL VE VİTAMİN DEPOSU
Ayranın, hayli zengin bir içeriğe sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Tayar, kalsiyum ve potasyum içermesi nedeniyle özellikle kemik ve dişlerin oluşumuna olumlu etki yapan ayranın ayrıca, A, B12, D, B2 ve B6 vitaminleri ile protein deposu olduğunu kaydetti.
YAN ETKİSİZ
Prof. Dr. Tayar, ayranın bugüne kadar hiçbir olumsuz etkisinin saptanmadığına işaret ederek, şöyle konuştu: Ayran, özellikle içeriğinde bulunun yoğurt bakterileri sayesinde, çok önemli bir içecektir. Yoğurt bakterilerinin antikanserojen etkileri araştırmalar sonucunda ortaya konmuştur. Bu araştırmalarda, özellikle yoğurt bakterilerinin kanser başlangıcını önlediği ve tümör hücrelerinin gelişimini geriletiği saptanmıştır. Yoğurt bakterileri taşıyan ayran ayrıca, kolesterol miktarını azaltmasının yanı sıra, toksik maddelerin nötralizasyonunu da sağlar.
YAZ İÇİN İDEAL
Ayranın, vücudun sıvı dengesinin korunması açısından da önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tayar, yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle kaybedilen sıvının, yine mutlaka sıvı tüketimiyle geri kazanılması gerektiğini ve bu sıvının sodyum ve klorür iyonları açısından zengin olmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.
Prof. Dr. Tayar, ayranın elektrolit yönünden oldukça zengin bir içecek olduğunu belirterek, Bu sebeple, yaz aylarında bolca ayran tüketmeliyiz. Ayran ayrıca, bağırsak florasının stabilitesini artırıyor ve düzenliyor. Sindirim sistemindeki olumsuzlukların giderilmesine yardımcı olur. Birçok sindirim bozukluğu üzerinde tedavi edici etki yapar. Vücudun sıvı akışını dengelemek ve normal kan basıncını sağlamak için gerekli olan potasyumu sağlar dedi.
Ayaküstü yiyeceklerle beslenen kişilerde glikoz oranının düzensiz olduğunu, şeker hastalığı riskinin ikiye katlanabildiğini gösterdi.
Hamburger türü yiyeceklerde çok fazla miktarda doymuş yağ ve tuz bulunduğu, bu yiyeceklerin düşük kalitede karbonhidrat içerdiği biliniyor. Yemekten sonra televizyon karşısında zaman harcamanın şişmanlık riskini artırırken, yemekten sonra mutlaka yürüyüş yapılması gerektiğine işaret edildi.
Büyük boy bir hamburger, patates kızartması ve kolanın 1600 kalori içerdiğine dikkat çeken araştırmacılar, bir yetişkine günde 2000 kalorinin yetebildiğini, fazla kalorinin yağa dönüştüğünü belirtti.
Araştırma sırasında, haftada iki defadan fazla ayaküstü yiyeceklerle beslenen ve her gün 2-2,5 saatini televizyon karşısında geçiren kişilerde şişmanlık riskinin üçe, şeker hastalığı riskinin ise ikiye katlanabildiği belirlendi.
Avokado, kabuğu yeşil, yenen kısımları beyaz, iri çekirdekli bir meyvedir. Avokadonun anavatanı Meksika ve Guetamala olmakla birlikte günümüzde ülkemizin güney sahillerinde de üretiliyor.
Avokado, tam olgunluğa toplandıktan sonra erişir. Lezzetini anlamak için olgunlaşmasını beklemek gerekiyor. Bunun için hemen tüketmek üzere satın alıyorsanız, bilinenin aksine yumuşak olanı seçmeniz daha iyi. Seçerken aynı zamanda derisinin parlak ve kaygan olmasına, salladığınızda çekirdeğin sesinin gelmesine dikkat edin. Ama eğer birkaç gün sonra tüketecekseniz, sert olanı tercih etmeniz daha iyi olacaktır. Gazete kağıdına sarılan avokadolar birkaç gün içinde yenecek olgunluğa ulaşırlar. Avokadoyu oda ısısında bekletmek gerekir. Buzdolabına koymanız, soğuktan hiç hoşlanmayan bu meyvelere iyi gelmez. Meyve olmasına rağmen, daha çok sebze gibi kullanılır. Limon suyu ile iyi uyum sağlar. Baharatla pişirilen yemeklerle, acılı soslarla kullanılabilir. Giriş yemekleri ve salatalarda da bolca kullanılan avokado, nötr tadıyla çok farklı yerlerde karşımıza çıkar. Bir omletin içine, çorbalara, peynirli makarna soslarına katılabildiği gibi, tatlı olarak hazırlanan, çilekli puding ve sorbelerde de kullanılabilir.
Avokado yüksek kalori değerine sahiptir. 100 gramında 1914 kalori değeri ile çok besleyicidir. Aynı zamanda diğer meyvelere oranla yüksek potasyum ve C vitamini içerir. Bu kalori değerini ise dokusunda yüksek oranada yağ olmasına borçludur.
Avokado ancak yumuşadıktan sonra yenilebilir. Sert iken acıdır. Yumuşayan Avokado’nun kabuğu ince şekilde soyulur. (El veya bıçak ile soyulabilir.)
Avokado nasıl yenir ?
1. Meyva uzunlamasına ortadan kesilir. Ortadaki iri çekirdek çıkarılır. Meyva ince ince cips gibi doğranır veya ezilir. Tuz, kırmızı veya karabiber ekilir. Limon sıkılır karıştırılır. Arzuya göre biraz taze veya kuru soğan kıyılarak ilave edilir. Maydanoz ve domates ilave edilebilir. Salata gibi yenir, yağ istemez.
2.Soyulmuş ve ezilmiş avakado sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır. Limon ilave edilmez, böyle de yenilebilir.
3. Omlet yapılır. Peynir yerine avokado konur.
4. Mantar sote gibi sote yapılabilir.
5. Ezilmiş avokado bal ve ezilmiş cevizle karıştırılır. Bu takdirde tuz, limon, biber ilave edilmez.
Bazı öneriler
1. Avokadoları soyduktan sonra kararmamaları için limonlu suda bekletin.
2. Saltalar için, avokadoları dilimlemek yerine bir kaşıkla oval parçalar çıkardıktan sonra üzerlerine limon sıkarak servis yapabilirsiniz.
3. Çabuk sos hazırlamak için, soyulmuş avokadoyu püre haline getirin. İçine 1 çorba kaşığı rendelenmiş soğan, 1 limonun suyu, 4-5 damla acısso, tuz ve karabiber ekledikten sonra karıştırın. Havuç, salatalık ve kerevizle servis yapın.
4. Avokado tavuğa çok yakışır. Taze bir pidenin veya sandviçin içine haşlanmış tavuk, ince dilimlenmiş avokado, salata yaprakları, domates dilimleri ve taze soğan koyun. Arasına mayonez gezdirin.

Son Yorumlar