Kilo alamayan bir bebek aynı zamanda kilo kaybediyor da olabilir. Doktorunuz, mama hazırlama şeklini değiştirmenizi, öğün sayısın artırmanızı ya da kilo alamama durumunu ortadan kaldırmak için, meme sütüyle destek olmanızı tavsiye edebilir.
Bazı bebekler, bebeğin yeme ya da büyüme yetisini engelleyen bazı fiziksel anormallikler yüzünden kilo alamazlar.
Bunlar arasında, damak yarıklığı, mide barsak hastalıkları, kronik kalp yetmezliği, karaciğer ve böbrek hastalıkları, habis tümörler ve salgı bezleri hastalıkları sayılabilir. Bu hastalıklardan herhangi birinin olup olmadığını anlamak için doktorunuz çeşitli testler yapabilir.
Tedavi, hastaneye yatırılmayı gerektirebilir.
Bebeğin kilo alıp almayacağını belirlemek için hastanede bebeğe genellikle sınırsız besleme yapılır. Ayrıca fiziksel bir anormallikten şüphelenildiğinde çeşitli testler yapılabilir ve röntgen çekilebilir.
Kilo alamayan bebeklerin görünüşü uzun vadede değişiklik gösterirse de, çoğu bebekler iyi olurlar.
Karnı ağrıyan bir bebeğin anne babası olarak her beslenme sonrasında bebeğinizi geğirtmeye özellikle dikkat etmelisiniz. Biraz zaman alsa bile bebeğinizi geğirtmeye gayret etmelisiniz.
Çocuğunuzun kendine güvenini geliştirecek bazı öneriler:
Çocuğunuzun başarabileceğine inandığınız durumlar oluşturun. Kolaylıkla yapabileceğini bildiğiniz bir işle başlayın ve bunu çok yavaş bir şekilde giderek zorlaştırın.
Çocuğunuzu yinelenen başarısızlıklardan koruyun.
Çocuğunuza karşı “senden ümidim yok”, “sana güvenim yok”, “yapamayacağını biliyordum” gibi olumsuz ifadeler kullanmayın. Çocuğunuza ulaşamayacagı yüksek standartlar koymayın.
Çocuğunuza güvendiğinizi gösterin ve bunu da belirtin.
Ona karşı sevgi cümleleri kurun.
Başarılarını mutlaka övün.
Çocuğunuzun yanında arkadaşlarınıza onun başarılarından ne denli mutlu olduğunuzu belirtin.
Ona sorumluluklar verin.
Çocuğunuzun kıskançlık duygusunu gidermeye çalışın. Çünkü bu duygu güvensizlikle yakından ilgilidir.
Onunla konuşun ve saygı duyduğunuzu ifade edin.
Tutarlı ve şefkatli bir yaklaşım ve belli bir disiplin çocuğunuzun özgüvenini koruyacak, güven duygusunun gelişmesine neden olacaktır.
Çocukluk yıllarında başlayan kelimeleri bir çırpıda söyleyebilme zorluğunun nedenleri bilinemese de gidermek sanıldığı gibi imkansız değil.
Kekemelik nedir?
Kekemelik bir hastalık değildir. Kişiler, bilinmeyen nedenlerle bazı kelimeleri bir çırpıda söylemekte zorlanırlar. Heceleri tekrarlaya tekrarlaya kelimeyi tamamlamaya çalışırlar. Kekemelik sadece belli düzeydeki kişilerin karşılaştıkları bir sorun değildir. Zeka, ailevi durum ve kişilik özellikleri kekeme olmakta bir ölçü değildir. Ancak kekemelik daha çok erkek çocuklarda görülür.
İnsanlar neden kekeler?
Kekemeliğin nedeni ya da nedenleri hakkında birçok teori ileri sürülüyor. Beyinin duyduklarını kontrol etme mekanizmasında, konuşmayı sağlayan kaslara gerekli emri vermenin düzenli olmamasından kaynaklandığı belirtiliyor. Çocuklukta yaşanan üzücü olaylar ve büyük korkular da beynin bu mekanizmasının düzenli çalışmasını önleyebiliyor. Kekemeliğin nedenleri hakkında yapılan açıklamalar şimdilik birer teori olmaktan ileri gitmiyor.
Nasıl tedavi edilir?
Tıpkı zararlı alışkanlıklar gibi kekemeliğin tedavisinde de öncelikle kişinin bu sorundan kurtulmayı kesin olarak istemesi ve sabırla mücadele etmeyi göze alması gerekiyor. Konuşma terapilerinin büyük yarar sağladığı biliniyor. Bazı kompleksler ve içine kapanık olmak gibi ruhsal sorunlar kekemeliği tetikleyen nedenlerin başında geliyor. Kişinin önce kendine güvenmeyi öğrenmesi ve sorunundan utanç duymamayı başarması çok önemli.
Kekeme bir kişiyi dinlerken ne yapmalı?
Bir kekeme size bir şeyler söylemeye çalışırken, onu sabırla dinlemelisiniz. Kelimenin sonu bir türlü gelemiyor diye sabırsızlandığınızı, sıkıldığınızı belli ederseniz, karşınızdaki kişinin işini daha da zorlaştırırsınız. Eğer siz sakin sakin, normal bir konuşmayı dinler gibi davranırsanız, mesele büyük ölçüde çözümlenir. Sakın karşınızda kekeleyen kişiyi sıkıntıdan kurtarmak için onun söylemekte zorlandığı kelimeyi siz tamamlamayın. Bırakın, sözünü kendisi bitirsin.
Çocuklar, zamanla kekemelikten kurtulabilirler mi?
Kekemeliğin kalıtsal olabileceği de iddia ediliyor. Bazı çocuklar, yaşadıkları önemli olaylardan sonra konuşurken kekelemeye başlarlar. Dört yaşında konuşurken kekeleyen her beş çocuktan dördü, ergenlik çağında bu sorundan kurtulmuş oluyor. Ama nasıl olsa çocuk büyüyünce bu dertten kurtulacak düşüncesiyle terapi yaptırmamak hata olur. Çocuğa telaşlanmadan ağır ağır konuşmasını öğretebilirseniz, kekemelikten kurtulması kolaylaşır.

Son Yorumlar