Sofranin basina geçtiginizde acaba ne kadar saglikli besleniyorsunuz? Testi yapin ve sonuçta beslenme düzeninizi degistirmeniz gerekiyorsa hemen harekete geçin.
C vitamini
# Günde en az iki kere taze meyve yer misiniz? (Hayir)
# Her gün taze sebze yer misiniz? (Hayir)
# Sebze ve meyveleri, pismis ya da konserve mi yersiniz? (Evet)
# Sigara içer misiniz? (Evet)
SONUÇ:
3 sorudan fazlasina parantez içinde yer alan cevabi verdiyseniz, yeterince C vitamini almiyorsunuz. C vitamini bagisiklik sistemi üzerinde önemli bir rol oynar. Narenciye, kivi, çig brokoli ve sivri biber C vitamini deposudur.
Iyod
# Düzenli olarak iyodlu tuz kullanir misiniz? (Hayir)
# Iyodlu tuz içeren ürünler alir misiniz? (Hayir)
# Haftada en az bir kere deniz ürünleri yer misiniz? (Hayir)
SONUÇ
Iki sorudan fazla hayir yaniti verdiyseniz yeterli iyod almiyorsunuz. Iyod yetersizligi, guatra neden olur. Yeterince iyod almayanlar, iyodlu tuz kullanmali ya da bol balik yemelidir.
Demir
# Yetiskin bir kadin misiniz? (Evet)
# Sporla ugrasir misiniz? (Evet)
# Yalniz meyve mi yersiniz? (Evet)
# Sebzeyi az mi yersiniz? (Evet)
# Haftada bir balik yersiniz? (Evet)
# Yalniz et mi yersiniz? (Evet)
# Favoriniz ispanak mi? (Evet)
# Günde dört bardaktan çok çay-kahve içer misiniz? (Evet)
SONUÇ
6′dan çok soruya evet dediyseniz demir açisindan yetersizsiniz. Demir eksikligi anemiye neden olur. Belirtileri, solgunluk, yorgunluk ve istahsizliktir. Çok çay ve kahve içmek, fazla miktarda ispanak da demir eksikligine neden olur.
Kalsiyum
# Her gün çeyrek litre süt içer, peynir yer misiniz? (Hayir)
# Haftada iki gün yogurt yer misiniz? (Hayir)
# Peyniri eritip yemeklerde kullanir misiniz? (Hayir)
# Kolali içeceklerden sakinir misiniz? (Hayir)
# Günde alti fincan kahve, dört bardak çay içer misiniz? (Hayir)
# Her gün taze sebze yer misiniz? (Hayir)
# Kalsiyum bakimindan zengin su içer misiniz? (Hayir)
SONUÇ
4′ün üzerinde hayir yaniti verdiyseniz kalsiyum açisindan sorunlariniz var. Kalsiyum kemikler için en temel mineraldir. Dengede tutulmasi kadinlarda menopoz sonrasi gözlenen osteoporozu önler. Süt, yogurt ve peynir kalsiyum bakimindan zengindir.
Lifler
# Haftada üç kez pilav ya da makarna yer misiniz? (Hayir)
# Haftada en az iki kere bakliyat yer misiniz? (Hayir)
# Günde iki porsiyon taze meyve yer misiniz? (Hayir)
# Günde üç porsiyon taze sebze yer misiniz? (Hayir)
# Sikça kuruyemis yer misiniz? (Hayir)
# Sikça sebze yer misiniz? (Hayir)
SONUÇ
4′ün üzerinde hayir dediyseniz lifli besinleri daha çok yiyin. Çünkü bunlar bagirsagin düzenli çalismasinda etkilidir. Kabizligi da çözer.
Kolesterol
# Her gün et yer misiniz? (Evet)
# Tercihiniz kizartma mi? (Evet)
# Her gün salam ve benzeri etler yer misiniz? (Evet)
# Haslanmis patates ve sebze yemeklerini az mi yersiniz? (Evet)
# Haftada üç gün tatli, patates kizartmasi yer misiniz? (Evet)
# Her gün peynir yer misiniz? (Evet)
# Haftada bir gün fast food tarzi yer misiniz? (Evet)
# Sakatat yer misiniz? (Evet)
# Haftada üç gün salata yer misiniz? (Evet)
# Her 15 günde bir balik yer misiniz? (Evet)
# Haftada 5 yumurtayi asar misiniz? (Evet)
SONUÇ
Eger 7′den çok evet yaniti verdiyseniz, vücudunuz fazla miktarda kolesterol depoluyor. Kolesterol, hem yag metabolizmasini yükseltir, hem de damarlar için tehlikelidir.
Her beden, kendine özeldir. Yaş, cinsiyet, yetişme koşulları, beslenme alışkanlıkları, geçmişte yaşanan hastalıklar, vücut metabolizması, genetik özellikler,anatomik yapı, hormonal durum gibi çok sayıda faktör; doğru ve dengeli beslenme tablosunun her kişiye göre farklı oluşturulması gerçeğini ortaya çıkarıyor.
.Her beden, kendine özeldir. Yaş, cinsiyet, yetişme koşulları, beslenme alışkanlıkları, geçmişte yaşanan hastalıklar, vücut metabolizması, genetik özellikler,anatomik yapı, hormonal durum gibi çok sayıda faktör; doğru ve dengeli beslenme tablosunun her kişiye göre farklı oluşturulması gerçeğini ortaya çıkarıyor. Bu bilgi ışığında,bir uzmana danışmadan, konu-komşudan duyarak ya da medya organlarından görerek uygulanacak bir diyetin asla sağlıklı ve doğru olmadığı da ortaya çıkıyor.Bilinçsizce yapılan zayıflama diyetlerinin; şişmanlığın yaratacağı sorunlardan daha tehlikeli olabileceği unutulmamalıdır.
. Mucize diyet yoktur.1 haftada 5-8 kilo ya da tek gıdanın yasaklandığı diyetler gibi metabolizmayı bozan diyetlerle vereceğiniz kilolar size mutlaka geri dönecektir.Her koşulda yeterli ve dengeli beslenmeye çalışmak gerekir. Yetersiz ve dengesiz beslenme; kanserden başlayıp, şişmanlık, kalp-damar,şeker ve kemik erimesi gibi bir çok hastalığa neden oluyor. Bilinçsizce yapılan diyetlerin, sadece fiziksel sağlık için değil; ruh sağlığı için de olumsuz sonuçları var.
. İster 30 kilo ister 5 kilo verecek olun, mutlaka “diyetisyen hekim” kontrolü altında, önerilen miktar ve çeşitlilikte besinlerle, beslenme kurallarına uyarak diyet yapmalısınız. Besinlerin nasıl, ne kadar, ne şekilde tüketileceğinin, bireyin fizyolojik özelliklerine, yaşına, cinsiyetine, içinde bulunduğu ortama, fiziksel aktivite durumuna, bir hastalığı olup olmamasına bağlı olarak değiştiği unutmayınız. Geçen yıl uyguladığınız ve size faydalı gelen bir diyet listesi, bu yıl uygun olmayabilir. Vücut kimyanız değişmiş olabilir.Hiç bir şey olmasa bile bir yaş daha yaşlandınız.
. Şişman birinin kabul etmesi gereken ilk şey, bu güne dek sürdürdüğü yeme alışkanlığının kesinlikle doğru olmadığıdır. Eğer öyle olsaydı,siz bu gün bu kiloda olmazdınız. Hem bu yeme alışkanlıklarını sürdürüp, hem de ideal kilo ve görünüme kavuşmak sadece bir hayal.Bir diyet başladığınızda hemen sonuç almayı beklemeyin.
. Diyete başlanmadan önce inmeyi planladığınız kiloyu saptamalısınız ;ama bu hedef gerçekçi olmalıdır.Eğer 30 kilo fazlanız varsa, bunu bir ayda vermeyi hedefleyemezsiniz.Hatırlayınız,siz bu 30 kiloyu bir ayda mı aldınız? Belli bir diyet ve egzersiz uygulayan kişiler haftada ortalama 1 ile 4 kg arasında değişen miktarda kilo kaybederler. Bu da ayda ortalama 4 ile 10 kilograma karşılık gelir. Bir kişi ayda maksimum 12 kilogram kaybedebilir.
. İnsanın hayatında değeri ve kalıcılığı olan bütün başarılara ulaşmak için zamana ihtiyaç vardır. Diyette geçen zaman içinde, kişi harcadığı gayretin karşılığını aldığını görürse, motivasyonu artar, alamadığını görürse de hevesi ve mücadele isteği kırılır.Bu nedenle başlangıçta kendiniz için seçmeniz gereken hedef “haftada bir kilo vermek” gibi küçük bir adım olmalıdır.Hatta “yarım kilo” da olabilir.Olayı böyle değerlendirip,1 kilo verebilmek için 1 haftaya ihtiyaç duyduğunuza göre;10 kilo verebilmenin de zaman alacağını aklınızdan çıkarmayın.
. Diyete başladıktan sonra her hafta, kişi hedefinden ne kadar saptığını hesaplayabilir ve kendi gayreti ile hedefi arasındaki farkı ölçerek gerekli düzenlemeleri yapabilir. Bu düzenleme ya gayretini artırmak yönünde olabilir veya -çok zorlandığını hissediyorsa- hedefini küçültmek yönünde olabilir.
. Gayret ve sonuç arasındaki farkı görmek insanın davranışında radikal değişikliklere neden olur! Başarılı olmak ve hedefine yaklaşmak bütün insanları gayretlendirir. İnsan başarılı olmadığı bir işi, severek yapmaz. Yapmak zorunda bırakılırsa da, bir süre sonra o işten vazgeçer. Bu sebeple diyet programlarının başarılı olması için izlenmesi gereken yol, kısa süre içinde gerçekleşme şansı olan gerçekçi hedeflere yönelmektir.
. Eğer kendinizi hazır hissetmiyorsanız, diyete başlamamalısınız.Çünkü psikolojik olarak hazır değilseniz,kısa sürede bırakacağınız aşikardır.Böyle başlayıp bırakmalar,metabolizmanızı bozar ve gerçekten diyete başladığınızda kilo vermeniz biraz daha zaman alabilir.
Beslenme;İnsanın büyümesi ve gelişmesi (anne karnında ve daha sonra) sağlıklı üretken olarak yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan besinlerin alınmasıdır. Sağlıklı büyüme ve gelişme ve özellikle zeka gelişimi için yeterli ve dengeli beslenme şarttır.Beslenme dokuların yenilenmesini ve bağışıklık sisteminin sağlıklı olarak çalışmasını sağlar.
Yetersiz ve dengesiz beslenme vücut direncini azalttığında hastalıklara yakalanma olasılığı artmakta ve hastalıklar ağır seyretmektedir. İş yaşamında verimlilik ve üretkenlikte de beslenme önemli rol oynar.
Yeterli ve dengeli beslenme; vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır…
Beslenme ve diyet denince; hemen aklımıza kilo verme, kilo alma, hastalıklarda beslenme gelir. Ama bunlardan daha önemli olan yeterli ve dengeli beslenmeye çalışmaktır.Ki zaten böyle bir günlük beslenmesi olan kişinin bu tür sorunları da olmayacaktır.
Yaşam için gerekli besin öğeleri:
Besinlerin bileşiminde değişik miktarda ‘besin öğesi’ dediğimiz kimyasal moleküller bulunmaktadır.İnsanın büyüme, gelişme ve sağlıklı olarak yaşamını sürdürebilmesi için gereksinimi olan besin öğelerini 6 grupta toplayabiliriz.
1- Karbonhidratlar
Vücuda enerji veren besin öğelerinden biridir. Vücudun harcadığı enerjinin büyük bir bölümünü sağlarlar. Beyin dokusu enerji için genellikle karbonhidratları kullanır. Ağır fiziksel hareketler için karbonhidratların daha elverişli enerji kaynağı olduğu bilinmektedir. Proteinlerin enerji olarak kullanılmasını önleyerek proteine olan gereksinimi azaltırlar.(kas yıkımını önler) Normal olarak günlük alınan enerjinin % 50-60′i karbonhidratlardan gelmelidir. Diyetimizde günlük en az 100-125g karbonhidrat bulunmalıdır. Buda 400-500 kalorilik enerji verir.
2- Vitaminler (Sebze ve meyveler)
Normal büyüme ve yaşamın sürdürebilmesi için gerekli olan yiyecekler de doğal olarak bulunan organik bileşiklerdir.
Vitaminlerin büyüme ve sağlıklı nesillerin oluşmasına , sinir ve sindirim sistemlerinin normal çalışması , besin öğelerinin elverişli kullanılması ve vücut direncine yardım gibi görevleri vardır. Vitaminlerin yetersiz alınımında vücut çalışmasında bozukluk ortaya çıkar.
B grubu ve C vitaminleri suda eriyen vitaminler olduğundan, vücudun ihtiyacından fazla alınması durumunda idrar yoluyla atılırlar. Yağda eriyen vitaminler A, D, E, K’dir. Vücuda fazla alındığında, vücutta depo edilerek zararlı etki gösterebilirler.
3- Proteinler
Et, balık, tavuk, yumurta ,süt, yoğurt, peynir, kuru baklagiller.)Proteinler kas ve diğer yumuşak dokular ile enzimlerin temel yapıtaşlarıdır. Büyüme ve gelişme, doku yapımı ve onarımı , enfeksiyonlara karşı savaşan bağışıklık hücrelerinin oluşumunda, kan proteini olan hemoglobin ile vücut çalışmasında görev alan enzimler ve hormonların yapımı en başlıca görevleridir. Proteinler enerji sağlamaktadır fakat bu onların temel görevi değildir.
Amino asitler proteinlerin yapıtaşlarıdır. Kimyasal olarak proteinler, 22 amino asidin çeşitli kombinasyonlarda bir araya gelmesinden oluşurlar. 10 tane amino asidi vücudumuz yapamaz. Bu amino asitlere ‘ esansiyel amino asitler ‘ denir ve mutlaka gıdalarla alınmalıdır
4- Yağlar
Yağlar en çok enerji veren besin öğesidir.
Elzem yağ asidi ve yağda eriyen vitaminler vücuda yağ ile alınır. Deri altı yağ tabakası vücut ısısının kaybını önler. Yağ, organları çevreleyerek dış etkenlerden korur, midenin boşalmasını geciktirir.
Hayvansal yiyeceklere dayalı diyetlerin yağ oranı, tahıla dayalı diyetlerden yüksektir. Vücuda alınan yağın genellikle yarısı yiyeceklerin bileşimindedir ve görünmez. Günlük alınan enerjinin % 30′u yağlardan gelmelidir.
5-Mineraller
Vücutta yapılamayan ve beslenme yolu ile dışardan alınması gerekli öğelerdir. Vücudun sağlıklı olarak büyümesi ve yaşamını sürdürmesi için elzem olduğu bilinen minerallerin başında kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum, manganez, kükürt, demir, bakır, iyot, çinko, flor gelmektedir. Kobalt, krom, selenyum, molibden, silikon gibi minerallerinde vücudun çalışması için gereklidir.
Bütün minerallerin vücutta farklı etkileri olmasına karşın, genel olarak kemik gelişimi, büyüme, kas kasılması, kan yapımı, sinir iletimi ve su dengesinin sağlanması gibi önemli görevler üstlenirler.
6-Su
Vücuda enerji vermediği, içinde bazı mineraller dışında besin öğesi bulunmadığı halde, su içmeden 3 gün kadar yaşayabiliriz. Su, yediğimiz gıdalardaki besin öğelerinin çözünüp sindirilmesi ve emilmesi, vücut sıcaklığının ayarlanması ve vücuttan atık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar. Yeterince su içilmediği zaman kalsiyum gibi bazı mineraller böbreklerde çökerek böbrek taşına neden olabilir. Sağlık açısından yetişkin bir insanın günde 8-10 bardak su içmesi gereklidir.
Beslenme Eyleminin Temel İlkeleri:
Yeterli beslenme; kişinin yaşamını sürdürmesi için yeteri kadar besini almasını ifade eder ama gerekenden az alırsa yetersiz beslenme olur, ihtiyacından fazla alması halinde ise alınan fazla besinler yağa dönüşerek depolanır ve şişmanlık olur. Demek ki sadece yeterli beslenmek yetmiyor.Yeterli beslenirken, dengeli beslenmemiz de gerekiyor .
Dengeli beslenmek; vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi tek bir besinden değil, vücudun büyümesi,yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinden yeter miktarda alarak mümkündür.Bunun içinde 5 ana başlık altında toplanan her bir besin grubundan;
-Et grubu,
-Süt grubu ,
-Tahıl grubu,
-Sebze ve meyveler
-Az ölçüde yağ ve şeker
Bir gün için, önerilen miktarlar kadar alınmalıdır.Sağlıklı bir yetişkin için yeterli ve dengeli beslenme doğru bir beslenme şeklidir.Ama;
-kişi egzersiz yapıyorsa
-sağlık problemi varsa
-aldığı bir ilacın besinle etkileşimi varsa
yeterli ve dengeli beslenmesi, onun doğru beslendiğini göstermez.
Doğru beslenme;İçinde bulunduğumuz özel durumlarla, yeterli ve dengeli beslenmenizin bir bütün haline gelmesidir.Bunun yanında; günlük ihtiyacınız olan tüm besin çeşitlerini yeterli ve dengeli miktarda tüketiyor olabiliriz, ama bunları öğünlere bölmeyip tek bir öğün veya 2 öğüne sığdırarak yapıyorsak; o zaman doğru değil yanlış besleniyoruz demektir.Bu nedenle yeterli ve dengeli beslenme kuralları çerçevesinde kendimize en uygun ve doğru beslenmeyi vücudunuzu ve kendimizi tanıyarak bu konudaki uzmanlara danışarak oluşturabiliriz.

Son Yorumlar