Eyl 24
Gözleriniz hassas, cildiniz makyaja tepkili mi?
Makyaj sonrası kaşıntı ve tahriş şikayetleriniz var mı?
Yoksa bu kadar fazla kozmetik ürün seçeneği arasında cildinizin tepki vermesinden korkuyor, anlamını bilemediğiniz içeriklerden gizlice tedirgin oluyor musunuz?

Haklısınız! O halde, kozmetik ürünlerin ciltte sebep olabileceği tahriş ve alerjiler konusunda bilgilenmek,
sizi hem yönlendirecek, hem rahatlatacak ve belki de doğru zamanda doğru önlemi almanıza yardımcı olacaktır.

Alerji ve tahriş
Tahriş edicilere bağlı dermatit adı verilen rahatsızlığın başlıca kozmetik tetikleyicileri şunlardır:

Cildin doğru temizlenmesini kolaylaştırmak için bir takım ajanlar içeren temizleyiciler.
Alfa hidroksi (AHA) gibi asitler veya alkol içeren tonik ve sıkılaştırıcılar.
Yüzeysel olarak uygulanan bazı kimyasallarla cildin üst tabakasının soyulmasına neden olan yüz bakımları.
Cilt bakım ürünlerinin yanlış veya fazla kullanılması.
Bu rahatsızlık alerji değil, daha ziyade cildin zarar görmesidir. Genellikle kaşıntı ve kırmızılıkla başlar ancak bakımı yapılmadığı taktirde büyüyerek yaralara bile dönüşebilir. Alerjiden farklı olarak doza bağlı dereceleri vardır. Yani hafif dozda tahriş ediciler tekrar edilen kullanımlardan sonra tahriş eder ama kuvvetli dozda olanlar derhal ciltte tahrişe sebep olur. Alerjide ise doz önemli değildir. Ufak bir doz bile büyük reaksiyonlara neden olabilir.
Alerjiye bağlı dermatit ise daha az görülmekle beraber diğerinden ayırmak oldukça zordur. Bunların kozmetik tetikleyicileri de aşağıdakiler olabilir:
Parfümler
Koruyucular
Güneş kremleri
Alerjiyi tetikleyen kozmetik ürünleri ilk kullanıldığında ortaya çıkmayabilir. Hatta bir kaç kullanımdan sonra ortaya çıkan alerjiler de olabilir. Belirtileri kaşıntı, kırmızılık, kabarma ve bazı durumlarda etkilenen bölgede yaraların oluşmasıdır.
Hangi test ile belirlenebilir?
Kozmetik alerjiniz olduğundan şüpheleniyorsanız derhal doktorunuza danışın. Bu arada kullanmakta olduğunuz tüm kozmetik ürünlerinin uygulanmasına ara verin. Doktorunuz tahrişi yatıştırmak için muhtemelen hafif bir vakaysa yüzeysel uygulanacak bir ilaç, daha ağır bir vakaysa oral yoldan alınan “corticosteroid” türü ilaç verecektir. Yine doktorunuzun tavsiye edeceği “antihistaminik” bir ilaç da kaşıntınızın kesilmesine yardımcı olacaktır.

Alerjinizin saptanması için “patch test” adı verilen bir yöntem uygulanır. Ancak bunun yapılabilmesi için tahrişin iyice azalması gerekir.
Patch test dermatologların cilt alerjilerinin tam olarak neye karşı oluştuğunu saptamak için yaptıkları testtir. Bu test sırasında sırta 48 saatliğine minik plasterler yapıştırılır. Doktor 72 saat ve/veya
1 hafta sonra reaksiyon olup olmadığını kontrol eder. Bu testin sonucunda size alerji yapan madde veya maddelerin tam listesi ortaya çıkar.

Cilt reaksiyonlarının önlenmesi
Özellikle hassas bir cildiniz varsa, kozmetik ürünlerini satın almadan önce deneyin. Bunu yaparken herkesin kullandığı deneme ürünlerinden kaçının; tek kullanımlık “tester” tabir edilenleri veya yolculuk tipi küçük boy ürünleri denedikten sonra satın alıp almayacağınıza karar verin.

Kozmetik ürünlerini (özellikle göz bölgesine) uygulamadan önce ellerinizi mutlaka yıkayın. Ürünleri daima kuru, temiz aplikatörler yardımıyla kullanmaya çalışın.
Ürün kaplarının içini ve dışını temiz tutun; farklı ürünleri sakın birbirine karıştırmayın.
Gözünüzde bir enfeksiyon (iltihap) varsa kullandığınız pamuk ve benzerini derhal atın. Gözünüze dokunduktan sonra el veya parmaklarınızı kozmetik ürünlerinize sürmeyin.
Düzenli aralıklarla kozmetik ürünü temizliği yapın: süreleri dolmuş olan ürünlerinizi hiç acımadan atın.
Rimeller/Makyaj temizleyicileri
Rimeller: Özellikle kirpiklerin hacmini artıran rimellerden kaçının. Bunların bazılarında bulunan “thimerosal” adlı bir madde kuvvetli bir prezervatif (koruyucu) olmakla birlikte tahriş edicidir. Ayrıca rimellerin çubuklarının temiz tutulması önemlidir çünkü bakteri bulundurabilirler.

Makyaj temizleyicileri: Yağ bazlı rimeller kullanmamaya çalışın. Su bazlı olanları tercih edin. Yağ bazlı rimellerin temizlenmesi için yağı çözebilen yine yağ bazlı temizleyiciler gerekir ki bunlar daha sert oldukları için alerji veya tahriş etme olasılıkları daha yüksektir.
Eyelinerlar/Gölgeler
Göz bölgesi her tür reaksiyona açık ve çok hassas bir bölgedir. Bu nedenle kullanacağınız eyeliner veya gölgelerin hipoalerjenik olmasını tercih edin. Bu bölgenin alerji ve tahrişe çok yatkın bir bölge olması nedeniyle gözlere kalıcı makyaj da düşünülebilir. Böylece kozmetik ürünlere reaksiyon olasılığı da azalacaktır. Bu konuyu hayata geçirmeden önce doktorunuza danışmanızı öneririz.

Genel anlamda yağ, koku veya boya içermeyen hipoalerjenik ürünlerin kullanılması en güvenli yöntemdir.
Saç boyaları/Güneş kremleri
Saç boyaları: Kozmetik alerjilerinin en yaygın olanlarındandır. Bazı kişilerde bu alerji birkaç boyadan sonra ortaya çıkar. Genellikle en çok etkilenen bölge: yüz, kulaklar ve ensedir. Genellikle alerjiye neden olan “para-phenylenediamine” (PPD) adı verilen bir maddedir. Bu maddeye alerjisi olanların tüm sentetik boyalardan kaçınması gerekir. Bu durumda alternatifler kına veya metal pigment boyalardır.

Güneş kremleri: Cildi güneşin zararlarından korumalarının yanında cilde zarar da verebilirler. Kendi başlarına satıldıkları gibi kozmetik ürünlerinde de bulunabilirler; örneğin: güneş korumalı rujlar, fondötenler gibi. Güneş kremlerinden kaynaklanan tahriş ve alerjiler bazen uygulamanın güneşte yapılmasına bağlı olabilir. Buna foto-alerjiye bağlı dermatit adı verilir.
Hipoalerjenik öneriler
Kozmetik alerjiniz varsa öncelikle doktorunuzun öneri ve yönergelerine uymanız gerekecektir. Ancak çok genel anlamda alerji riskinden kaçınmak ve alerjinin etkilerini azaltmak için, cildiniz düzelene dek, alınabilecek önlemlerin bazıları şunlardır:

Öncelikle tüm kozmetik ürünlerinin kullanımını durdurun.
Kokusuz sabun, şampuan ve saç kremleri kullanmaya çalışın. Piyasada bulunan medikal sabun ve şampuanları tercih edin.
Parfüm, kolonya veya after-shave kullanmayın.
Saç spreyi kullanmayın.
Kullanacağınız tüm ürünlerin hipoalerjenik yani anti-alerjik olmasına özen gösterin
Eyl 24

Geniz eti, bademcik, şişmanlık gibi problemlerden kaynaklanan horlama ve uykuda soluk kesilmesi çocuklarda da sık görülen bir problem.

Uzmanlar zamanında önlem alınmadığında bu durumun çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimlerinin olumsuz etkileyeceğini söylüyor.

Horlama ve soluk kesilmesi gibi uyku bozuklukları çocuklarda aşırı hareketlilik sorununa yol açarken okul başarısını da olumsuz etkiliyor.

Marmara üniversitesi tarafından 2395 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmaya göre uyku bozukluğu her 100 çocuktan 7’sinin sorunu. Çocuklarda uyku bozukluğu geniz eti, bademcik probleminin yanısıra başka önemli sorunlardan da kaynaklabiliyor. Uzmanlar çocuklarında horlama ve uykuda soluk kesilme sorunu olan ailelere hemen hekime başvurmalarını öneriyorlar. Aksi halde çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimleri olumsuz etkileniyor.

Eyl 24

Hidrosefali sorunu ile dünyaya gelen bir bebekte beynin, beyin omurilik sıvısı üretme yeteneği ile onu emme yeteneği arasında bir dengesizlik söz konusudur. Hidrosefalili bir bebeğin kafatasının içinde serebrospinal sıvı (beyin omurilik sıvısı) birikimi olur ve bu da kafasının son derece büyümesine yol açar.

Bu durumun rastlanma sıklığı, farklı popülasyonlarda değişik oranlara sahip olmakla birlikte ortalama olarak her 1000 doğumda 1 vaka şeklindedir.

Konjenital hidrosefalinin en belirgin semptomu anormal derecede büyümüş bir kafadır. Ara sıra, fetüsün başının, normal doğumu olanaksızlaştıracak kadar büyüdüğü de görülebilmektedir. Biraz daha olağan vakalarda kafa doğum sırasında normal görünür ancak hemen sonra büyümeğe başlar.

CT (bilgisayarlı tomografi) ve MRl (manyetik rezonans) yöntemleri hidrosefalinin diğer bozukluklardan ayırt edilmesi ve nedeninin araştırılması için yararlı olmaktadır.

Tedavi

Tedavide amaç serebrospinal sıvı üretimi ile emilmesi arasında denge kurulmasıdır. Bazen ilaç tedavisi etkili olabilmektedir, ancak genellikle en iyi tedavi, cerrahi işlemle kafatasına bir kanül yerleştirilip sıvının boşaltılmasıdır. Kanül çocuğun kafatasında sürekli olarak kalmalı ve ancak bir enfeksiyon ya da aygıtın kendisinde bir arıza ortaya çıkması durumunda çıkarılmalıdır.

Hidrosefali ile doğan çocukların durumu, uzun vadede kanül yerleştirilmesi sayesinde büyük ölçüde iyileşmiş olur. Tedavi edilmeyen bebeklerin yarıdan çoğu ölür. Uygun bir ilaç tedavisi ile, hidrosefalili çocukların tahminen yüzde 70 kadarı bebeklik çağını atlatabilmektedir. Bu grubun yüzde 40 ı normal bir zekâya sahip olacak, yüzde 60 ı ise (özellikle diğer merkezi sinir sistemi bozuklukları da bulunanlar) ciddi zihin ve hareket bozuklukları gösterecektir.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.