27

Daha dün anne rahminde güven içinde iken, bugün bebeğiniz kendi kendine soluk alıp vermekte, besinini sindirebilmekte, kendi vücud ısısını düzenleyebilmekte ve yapılması lazım gelen daha bir süre gerekleri yerine getirebilmektedir. Bebeğiniz tüm bu gereklere adapte olur ve uzun bir bağımsızlık yolculuğuna koyulur.

Bu aşamada anne ve babaların da birçok ayarlamalar yapması gerekmektedir. Yeni doğum yapmış olmanın bitkinliği yetmezmiş gibi, anne, bir de bu yeni gelen konuğa bakmak zorundadır. Sürekli ağlaması da ayrı bir derttir. Bebek bazan emmeyecektir; ama günün önemli bir bölümü annenin bebeğini emzirmesiyle geçecektir.

Birden fazla çocuğu olan her anne baba, bebek bakımının standart bir yöntemi olmadığını bilir.

Ağırlık

Yeni doğmuş bir bebeğin ortalama ağırlığı 2.5 ila 4.5 kg., boyu ise 45 ila 55 cm. arasında değişir. Bebek hastaneyi terkettiği anda, sıvı kaybı ve doğum sonrası iştahsızlığı nedeniyle doğum ağırlığının muhtemelen yüzde 6 ila 10 unu kaybeder, ilk. bir ayın sonunda ise ağırlığı, doğum esnasındaki ağırlığından yaklaşık 1 kg. daha fazla olacaktır.

Duruş ve Hareket Yeteneği

Yeni doğmuş bebeğin duruşu, anne rahmindeki duruşuna benzer. Doğumda, sert bir zemin üzerine bırakıldığı zaman, başını bir yandan bir yana hareket ettirebilir. Yetişkin birinin omuzuna bırakıldığında başını kaldırabilir. Midesi üzerine yatırıldığında kurbağa duruşuna benzer bir şekil alır ya da top gibi yuvarlanır. Oturma duruşuna getirildiğinde başı öne ya da arkaya düşer. Elleri yumruk şeklinde yumuludur.

Bir aylık olduğunda, bebeğin başı desteklenmediği takdirde yine düşer; ancak bu defa oturma konumuna getirildiğinde başını sırtıyla paralel konumda tutabilir. Bir yandan bir yana yarı yarıya dönebilir. Parmaklan açıldığında bir kaşığı eliyle kavrayabilir, fakat hemen elinden atar.

Görme

Yeni doğan bebekler görebilirler. Bebeğiniz, doğduğu andan itibaren gözlerinden 2030 cm. uzaktaki nesnelere bakışlarını dikebilir ve hareket ettirilen bir nesneyi gözleriyle takip edebilir. Bu mesafeden daha uzaktaki nesneler bebeğiniz için muhtemelen bulanıktır.

Bebeğiniz bir aylık olduğunda yine nesnelere gözlerini dikmeye devam eder fakat onlara uzanmaz. Ancak gözlerini daha iyi koordine edebilecek duruma gelmiştir. Bebek bu aşamada göz göze gelebilmekte ve özellikle annesinin yüzüne dikkatle bakabilmektedir.

İşitme

Bebekler işitme duyusuna sahip olarak doğarlar ve seslerin yükseklik alçaklık düzeyini ayırdedebilirler. Yüksek bir ses bebeği yerinden sıçratabilir; oysa yumuşak bir ses bebeği gülümsetebilir ya da gülümser duruma getirir. Bir aylık olduğunda, anne ve babasının seslerini birbirinden ayırabilmektedir.

Konuşma

Yeni doğmuş bir bebeğin lisanı ağlamaktır. Bir aylık oluncaya kadar bebek lisan repertuarına yumuşak, gırtlaksı bazı sesler katmış olur.

Beslenme

Yeni doğmuş bebek düzensiz aralarla acıkır. Bebeğin özellikle doğumdan sonraki birkaç gün beslenmeye karşı kayıtsız davranması az rastlanan bir durum değildir, ilk haftanın sonunda çoğu bebekler her 2 ila 5 saat arası beslenmek ister.

Beslenme bir aylık iken henüz bir dereceye kadar düzenli hale gelmemiştir. Çünkü anne sütü mamadan daha çabuk sindirilir ve bir bebek gün boyunca her üç saatte ve geceleyin iki defa emzirilmek isteyebilir. Mama verilen bebekler daha geç acıkırlar. Zamanla, bir aylık olana kadar geçen sürenin bitimine yakın beslenme sayısı 24 saatte yedi veya sekiz defadan beş ya da altı defaya düşer.

Beslenmenin süresi de düzensizdir. Anne sütüyle beslenen bir bebek bir gün her memede 40 dakika emzirilmek isteyebildiği gibi, bir başka gün her memede 10 dakikadan daha fazla kalmayabilir.

İki haftalık olmaya yaklaşırken yeni doğmuş bir bebek her gün yaklaşık 500 gr. süt içer. Bir aylık olduğunda bu miktar günde 750 grama çıkar.

Barsak Hareketleri

Bebek altını ilk defa genellikle doğumdan 24 saat sonra kirletir. Mekonyum adı verilen bu ilk dışkı, barsak salgıları ve amniyon sıvısından oluşmuştur ve koyu yeşil renktedir. Bebek sütle emzirilmeye başladıktan sonra, genellikle bebek üç dört günlükken, mekonyum dışkısının yerine, ara ya da geçiş dışkılaması başlar. Bu dışkılar genellikle yeşilimsi kahverengi renktedir ve süt pıhtısı ihtiva eder. Bu ara dışkısı da çıkarıldıktan sonraki bebek dışkısı daha büyük bebeklerin dışkısına benzer.

İlk haftanın sonunda, çoğu bebekler günde üç ya da beş kez altlarını kirletirler. Ancak, özellikle sütle beslenen bebekler için bir günde bu miktardan daha fazla altını kirletme de anormal sayılmaz. Bununla beraber, eğer bebeğiniz bir gün boyunca altını kirletmezse de endişelenmeyin. Bu, bebeğinizin kabız olduğu anlamına gelmez.

Anne sütüyle beslenen bebeğin dışkısı, kokusuz ve lapa şeklinde ve koyu bir çorba kıvamındadır. Yeni anne ve baba başlangıçta bunu ishalle karıştırırlar. Fakat değildir. Mamayla beslenen bebeğin dışkısı daha dışkımsı kokar ve genellikle daha katıdır.

Bir ayın sonuna doğru bebekler, genellikle emzirme sonrası olmak üzere, günde üç veya dört kez altlarını kirletirler. Bununla beraber, özellikle anne sütüyle beslenen bebekler, bazan l ila 3 gün boyunca hiç altını kirletmeyebilir. Bu normaldir ve endişelenecek bir şey yoktur.

Uyku

Yeni doğmuş bir bebek doğumdan hemen sonra çoğunlukla uyanık durumdadır. Bir ya da iki saat süren bu uyanıklık durumundan sonra bebek derin bir uykuya dalar. Takibeden birkaç gün boyunca yeni doğan bebekler günün herhangi bir zamanında toplam 14 ila 18 saat arası uyurlar ve her 4 saatte toplam 30 dakika kadar uyanık kalırlar.

Bir aylık bir bebek zamanının çoğunu, günün yaklaşık en az 14 saatini uykuda geçirir. Anne ve babalar, genellikle ilk ayın sonuna doğru yaklaştıkça bebeğin günde yedi sekiz kez olan uyku halinin günde üç dört kez kısa kestirmeler ve geceleri 5 ila 6 saatlik uzun bir uyku haline geldiğini gözlemlerler. Bununla beraberr uyku düzeni çok farklı değişkenlikler göstermektedir.

Yeni doğmuş bebeğinizin, günde ne kadar çok ya da az uyuduğuna bakılmaksızın, uykusu çok hafiftir. Bu yüzden, bebeğiniz uyurken bile, uykusunda tamamen uyanmaksızın yüzünü ekşitebilir, ağlayabilir, sıçrayabilir ve hareket edebilir.

Ağlama

Ağlama, bir bebeğin ilk iletişim kurma aracıdır. Her ne kadar daha tam olarak anlamlı bir mesaj içermiyorsa da yine de başkalannın koşup gelmesini hemen her zaman sağlayabilmektedir. Yeni doğan bebeklerin ağlama miktarı, gelişmelerinin tüm “diğer yönlerinde olduğu gibi, değişkenlik gösterir. Bazı bebekler yalnızca acıkınca ya da altlarını ıslattıkları zaman ağlarken, bazıları ise daha sıklıkla ağlarlar.

Yeni doğmuş bebeğiniz bir gün gün boyunca, örneğin emzirmeden önce, uykuya dalarken ya da dışkılarken birçok defa ağlayabilir. Başka bir gün, bu ağlamalar daha az gerçekleşebilir.

27

Bebek bekleyen çoğu anne baba için, bebeklerinin kafalarındaki imajı, daha gebelik testlerinin pozitif olduğunu öğrendikten hemen sonra berraklaşmaya başlar. Kafalarda beliren bu imaj çoğunlukla bebek mamalan ya da kullanıp atılan bebek bezi ambalajlan üzerindeki 3-4 aylık tombul ve gülümseyen bebek resimlerine benzer.

Oysa gerçekte doğum odasında doktorunuzun elinize verdiği yeni doğmuş bebeğiniz bu imajdan tamamıyla farklıdır. Kırışık derili, çoğunlukla doğum kanalından geçerken ezilmiş kafalı bu bebek hiç de hayalinizde canlandırdığınız, mama reklamlarındaki o güzel bebeğe benzememektedir.

Her ne kadar aslında yaklaşık 40 haftalık bir süreyi kapsıyorsa da, döllenmeden doğuma kadar geçen zaman müstakbel anne ve baba için çok uzun bir süre olarak görünebilir. Son adet kanamasından takiben 38-42 hafta sonra yapılan doğumlar olgunlaşmış gebelik olarak kabu edilir. Bazan, çocuğun artık dünyaya gelmek üzere olduğu bu son 4 haftalık dönem süresince çoğu kadın çalışmaya devam edebilir. Olgunlaşmış gebelik sonucu doğan bebeğin ortalama ağırlığı 2.5 ila 4.5 kg. arasında değişin erkekler kızlardan biraz daha ağırdırlar. Olgunlaşmış gebelik bebeklerinin çoğunun boyu 45 ila 55 cm. arasında değişir.

Doğumdan hemen sonra, bebeğin ağzı emmeye ve burnu soluk alıp vermeyi engelleyen kan ve mukozayı temizlemek için bunları itmeye başlar Göbek bağı, anne ile bebek arasındaki daha önceki bu yaşam bağı, kesilir, ve bebeğiniz daha doğum odasında iken herhangi bir ciddi problemi olup olmadığını kanıtlayan bir sınavdan geçer.

Normal bir bebek neye benzer? Bebeğiniz sessiz ve sakin olabilir; ya da elerini ve ayaklarını sallayarak ağlayabilir, cildi renksiz ya da alacalı renkte olabilir. Doğumdan hemen sonra bebeğin cildi nispeten mavimsi olacaktır. Bu renk bebeğin doğumdan önceki normal rengidir. Doğumdan 5 dakika ya da 10 dakika sonra bebeğin rengi pembeleşmeye başlar. Bazı bebeklerin cildi kırışıklıkların üstüste geldiği gevşek bir yapı sergiler. Kimisi de sanki şişman bir bebekmiş gibi görünmelerini sağlayan tombul bir yapıya sahip olarak doğar. Çoğu bebekler, doğum kanalından geçişlerini kolaylaştıran verniks adlı yağlı bir madde ile kaplıdırlar.

Bebeğiniz doğduğu anda kafasında hiç saçı olmayabileceği gibi, kafası tamamiyle saç dolu da olabilir. Doğumdan dört ya da beş ay sonra bu saçın çoğu dökülecektir, ince ve koyu renkli bir vücut tüyü tabakası (lanugo) bebeğinizin sırtını, omuzlannı ve hatta yüzünün bir kısmını kaplamış olabilir. Beyaz ırktan çoğu bebek koyu mavi bir göz rengi ile doğarlar. Siyah ırktan bebekler ise koyu kahverengi gözlerle doğarlar. Koyu cilt rengi karışımlı beyaz bebeklerde iris (gözün renkli tabakası) birkaç hafta sonra koyulaşmaya başlar. Kahverengi gözler genellikle ilk altı ay içinde belirginleşmeye başlar.

Bebeğinizin gözlerinin biraz şiş gibi olduğunu farkedebilirsiniz. Bu şişlik, yasalar gereği, doğum sonrasında bebeği doğum kanalı nedeniyle oluşabilecek muhtemel bir enfeksiyona karşı korumak amacıyla sürülen eritromisin ya da gümüş nitrat merheminden dolayı oluşmaktadır. Bu şişlik tamamiyle geçicidir ve endişelenecek hiçbir şey yoktur.

Kafa, gövdeye nazaran daha büyükçe görünür. Bebek, annenin ilk doğumu sonucu doğmuşsa, kafası çoğunlukla sivri uçlu ya da şişkindir; bu şekil, bebeğin kendisini doğum kanalının şekline uydurması neticesinde meydana gelir. Her ne kadar bozuk şekilli bir kafa anne ve baba için bir bozukluk işareti anlamına gelebilirse de, bebeğin kafatası kemikleri, annenin dar leğen kemiğinden incinmeden geçebilmesi için, birbirinin üzerine de geçebilen esnek bir yapı arzetmektedir. Bu şekillenme herhangi bir kafa ya da beyin zedelenmesine neden olmaz ve bebeğin kafası birkaç gün sonra normal şeklini alır. Yeni doğmuş bir bebeğin kafasının tepesinde, kemikler tamamiyle birbirine kenetlenene kadar, genellikle 9 aydan 18 aya kadartık bir süre için bir yumuşaklık (bıngıldak) varolacaktır.

Bebeğiniz doğduktan 1 dakika sonra, görünen sağlığını değerlendirmek amacıyla Apgar testine tabi tutalacaktır. Bu test her 5 dakikada bir yapılır ve bebeği tanımlamaya yarayan bu bilgiler kayda geçirilir. Apgar testine göre düşük bir skor ortaya koyan bebekler yakından gözlem gerektirirler. (Bkz. Apgar Testi). Ayrıca doğumdan kısa bir süre sonra, iç kanama tehlikesini önlemek için, pıhtılaşmaya yardımcı bir madde olan K vitamini zerkedilir. Bebek iyi soluk alıp veriyorsa ve sağlıklı görünüyorsa, (ısı kaybını önlemek için) yumuşak bir battaniyeye sanlı olarak annesine verilecektir. Çoğu yeni anne hemşirelerin bebeklerini hemen kendilerine getirmesini isteme eğilimindedir. Annenin vücudunun henüz süt üretememesine karşın, memeler, kolostrum denilen (kazein ve çok miktarda albüminden oluşan), içinde bebek için yaşamsal önemi olan bağışıklık kazandırıcı maddeler olan bir sıvı içerir. Annenin bebeğe kendisinin bakmasının bebekle anne arasında bir yakınlık ya da bağ oluşmasında çok yararı vardır.

Anne baba ile çocuk arasında bağ konusunda çok şey yazılmıştır. Çok basit bir ifadeyle, anne baba ile çocuk arasındaki bağ, ebeveynler ile çocuk arasında duygusal bir bağın oluşmasıdır. Çocuğun doğduğu esnada bir nevi bağlanma zaten gerçekleşmiş durumdadır. Ebeveynler, özellikle doğumdan itibaren, çocuklarına duygusal bir bağla bağlanırlar. Bebek, anne ve babasının doğum odasında bebeklerini ilk ellerine aldıkları andan itibaren, yaşamı boyunca sürecek bir bağ oluşmasına neden olur.

Doğumdan bir yada iki saat sonrasına kadar bebeğiniz muhtemelen uyanık, gözü açık ve sessiz olacaktır. Bu, bebeğinizi tanımanız için çok güzel bir fırsattır.

Çoğu anne baba, bebeklerini saran sıkı kundak bezlerini açarak onu yakından incelemek ister. Çoğumuz bu aşamada bebeğin el ve ayak parmaklarını sayarak doğum olayını kanıksamaya başlarız. Bebekler işitme duyusu ile doğarlar; anne ve baba doğum odasında bebeklerinin bir ses duyduğunda nasıl sıçradığını görürler. Yeni doğmuş bebekler aynı zamanda görebilir ve kendilerinden 20-30 cm. uzaktaki nesnelere gözlerini odaklayabilirler de. Anne ve babalar bebeklerinin belli bir nesneye ya da birinin yüzüne nasıl dikkatle baktığını hayretle görürler.

Doğum zor bir olaydır ve yeni doğan bebeğin bu strese cevabı doğumdan sonra derin bir uykuya dalmak ve birkaç saat uyumak şeklinde olur. Bu genellikle bebeğin hastanenin ba-kjm bölümüne alındığı esnada olur. Yeni doğan bebekler, daha sonra sıkıca kundaklanır ve beşiklere konur, ilk birkaç gün süresince yeni doğmuş bebeklerin çoğu nadiren tamamen uyanır. Kimi zaman bebeğiniz, çoğu insan tarafından bir bebeğin doğuşunun habercisi sayılan şekilde ani bir ağlama ile uyanabilir.

Anneleri, yeni doğan bebekleri genellikle 3-4 saatte bir biberon ya da emzirmek suretiyle beslemek isterler, (bazı anneler bu yüzden bebekleriyle aynı odada kalmayı isterler); fakat bebeğiniz doğumdan birkaç gün sonrasına kadar ne biberonla beslenmeye- ne de anne memesiyle emzirilmeye pek ilgi göstermeyecektir. Yeni doğan bir bebek genellikle doğduğu andaki ağırlığından, yüzde 6 ile 10 oranında daha az ağırlıkta hastaneden ayrılır. Genellikle üçüncü gün (yaklaşık olarak annenin memelerinin sütle dolduğu zamanla aynı anda), bebeğin de iştahı artış gösterir.

27

Seyrek olarak bir bebeğin fazladan bir ya da daha çok meme başının olduğu görülür.

Meme başları ile birlikte göğüs dokusu da bulunur veya bulunmaz. Bazen meme başında bir areol (ayla; meme etrafındaki siyah daire) eksiktir. Her ne kadar fazla meme başları genellikle göğüs bölgesinin çevresinde yer alırsa da ara sıra boyunda, sırtta, kalçada ve vulvada bulundukları da gözlenmiştir.

Kuzey Amerikalıların tahmini olarak %1 ile 2 sinde fazla meme başı bulunur. Bu durum erkek ve kadınlarda eşit oranda gerçekleşmekle birlikte zencilerde, Japonlarda ve Ibranilerde daha yaygın olarak ortaya çıkabilmektedir.

Kusurun üriner anomalilerle bağıntılı olduğu sanılmaktadır.

Yeni doğan bebeğinizde normalden fazla sayıda meme başı varsa bunların estetik amaçlarla alınması mümkündür.

Her ne kadar ergenlik, mentruasyon (adet görme) ve gebelik sonrasında ortaya çıkan hormonal değişimlere yanıt verebilseler de, meme başları nadiren tıbbi bir soruna işaret ederler. Böyle bir yanıt söz konusu iken, fazla olan meme başı genişleyerek ağrılı bir hal alabilir. Üçüncü bir göğüse sahip olunması ayrıca ruhsal travmaya neden olabilir. Dahası, fazla bir meme başı, mastit, abse ve kanser gibi göğüs hastalıkları bakımından da normal meme başlarına ek bir risk kaynağı işlevi görür.

Bir bebek, bir göğsü ya da meme başı eksik olarak da doğabilir. Bazen göğüs altında bulunan kasın gelişmemiş olduğu görülmektedir. Böyle bir durum söz konusu ise bebeklik ya da ilk çocukluk döneminde hiçbir şey yapılamaz. Ancak, çocuk erginlik dönemine erişince estetik nedenlerle ameliyat yapılabilir.

RSS Diyetisyen Takip Et
diyetisyen
Bu Güzel diyet sitesi sizleri diyet konusunda bilgilendirme amacı ile kurulmuş ve diyetisyen yorumlarına yer vermiştir.diyet konusunda verilen bilgilerin doğruluğu garanti edilemez Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim info@diyetextra.com diyet diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi info@diyetextra.com mail adresinden bize ulaşın.