Eyl 08

Yıllardır gündemi meşgul eden Atkins, Montignac, Pritikin, İsveç, Lahana çorbası, South Beach ve Ayırma diyetleri ardından son zamanlarda artan ilgi gören asit – alkali diyetlerini mercek altına aldık.
Bazı hatalı diyetler belli hastalıkları engellemek için ya da zayıflamayı hızlandırmak için sadece asidik ya da alkali gıdaları tüketmeyi önermektedir. Ancak gerçek şu ki denge sağlamak çok daha önemlidir, total vücut sıvılarının çok alkali veya asidik olması tehlikelidir. Besinler vücutta metabolize edildikten sonra kalan son ürünün alkali veya asidik olmasına göre iki grupta incelenmektedir. Kimya derslerinden hatırlarsanız ph seviyesi 7 değerinde nötrdür, 7’nin altında olması alkali, üstünde olması ise asidik ortam yaratır.
Alkali-kül diyeti (Alkaline-ash diet)
Diyette alkali oluşturan besinler arttırılıp asit oluşturan besinler kısıtlanır. Ürik asit taşları ve sistin taşları bulunan kişilerde bu diyetten yararlanır.
Asit-kül diyeti(Acid-ash diet)
- Diyette asit oluşturan besinler arttırılıp, alkali oluşturan besinler kısıtlanır.
- Asidik idrar kalsiyum ve magnezyumun fosfat ve karbonat taşlarının atımını kolaylaştırır.
- Aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçların etkinliğini de arttırır.
Vücuttaki asidite göstergeleri nelerdir?
• Kronik yorgunluk hissi
• Fazla mukus üretimi
• Burun tıkanıklığı
• Enfeksiyonlara yatkınlık
• Heyecanlı, sinirli, irite ruh hali
• Kuru saç, güçsüz saçlar
• Baş ağrısı
• Eklem ağrıları
• Kas ağrıları
• Sık uçuk oluşumu
Bana asitli bir besin söylemenizi istesem, sanırım bir çoğunuz limon veya greyfurt yanıtını verirsiniz. Bu besinler tüketilmeden önce asidik değere sahip olsalar dahi sindirim sonrası vücutta alkalin etkisi yapmaktadırlar. Bu örnekten sonra, gelin alkali ve asidik besinleri listeleye göz atalım.
Alkalin yiyecekler
Alkalin sebzeler
Tüm çiğ sebzeler, tüm yeşil salatalar, bamya, börülce, brokoli, domates, fesleğen, filizli yiyecekler, havuç, ıspanak, kabak, karnabahar, kereviz, kırmızı deniz otu, lahana, marul, maydanoz, pancar, patates, patlıcan, salatalık, sarımsak, semizotu, soğan, yeşil bezelye, yeşil fasulye, yeşil otlar, yeşil pazı.
Alkalin meyveler
Ahududu, ananas, armut, avokado, balkabağı, böğürtlen, çilek, domates, elma, greyfurt, karpuz, kayısı, kiraz, kuru hurma, kuru incir, kuru üzüm, limon, mandalina, muz, portakal, şeftali, tropikal meyveler, üzüm.
Alkalin proteinler
Badem, brezilya kestanesi, fındık, keçi peyniri, keçi sütü, kestane, soya peyniri, tofu.
Diğerleri
Tüm yeşillikler, zeytinyağı, arı poleni, bal, bitkisel çaylar, çiğ elma sirkesi, deniz tuzu, hindistan cevizi, kanola yağı, keten tohumu, kırmızı biber, köri, tarçın, meyve suları, otlar, zencefil.
Asidik yiyecekler
Asidik sebzeler
Konserve, mercimekler, mısır, yağda pişmiş yiyecekler.
Asidik yağlar
Avokado yağı, ayçiçeği yağı, domuz yağı, susam yağı, tereyağı.
Asidik meyveler
Erik, konserve meyveler, hazır meyve suları,
Diğerleri
Alkol (Bira, şarap, likör), aspirin, beyaz şeker, işlenmiş sütler (Soya, pirinç, badem, yulaf unu), kahve, kahverengi şeker, kakao, karabiber, ketçap.
Kimyasallar
Kola, meşrubat, sigara, siyah çay, şişelenmiş salata sosları, tuz, uyuşturucu maddeler, yapay tatlandırıcılar, yer fıstığı, yoğurt, yumurta
Asidik tahıllar
Tüm ekmekler, tüm pirinçler, beyaz unlu gıdalar, çavdar, kek, kepek, yulaf, makarna, patlamış mısır, pişmiş tahıllar, rafine şekerli tahıl, soda, yulaf unu.
Asidik baklagiller
Barbunya, kırmızı fasulye, mercimekler, nohut, siyah fasulye, soya fasulyesi, soya sütü
Asidik süt ürünleri
Buzlu süt, dondurma, peynir, tereyağı,
Asidik proteinler
Sığır eti, ceviz, dana eti, domuz eti, geyik ve karaca eti, hindi, ıstakoz, istiridye, kabuklu deniz ürünleri, karides, kuzu eti, mezgit, midye, organ etleri, jambon, sardalya, sucuk, sosis, tavşan eti, ton balığı.
Not:Bu yiyecekler temizlenme sürecini yavaşlattığı ve plakların çözülmesini azalttığı için sınırlı tüketilmelidir.

Eyl 08

‘Azı karar çoğu zarar’ ilkesi beslenmemizde olduğu kadar kilo kontrolünde de oldukça geçerlidir. Herkesin; yaş, cinsiyet, boy, mevcut ağırlık, fizyolojik, psikolojik, çevresel, biyokimyasal bulgular gibi kişisel parametreleri farklı olduğu için olması gereken ağırlıkları da farklı farklıdır. Bunun için önemli olan kişinin önce beden tipine göre istenen ağırlığı hedeflemesi ve mutlaka bir uzman kontrolünden geçmesi elzemdir.
Günümüzde diyete başlama yaşının 12-13′lü yaşlara düştüğünü düşünecek olursak özellikle büyüme çağında olan genç nüfusun tehlike altında olduğunu görmekteyiz. Düşük ağırlık yetişkinler için de tehdit oluştursa da özellikle gelişimini tamamlamamış bireyler için çok daha kritiktir.
Uluslararası platformda kullanılan beden kitle indeksi denen standarda göre bu değer 18′in altına indiğinde özellikle çocuklar ve büyüme çağındaki gençler için tehlike çanları çalmaya başlar. Yetersiz ve dengesiz beslenme hem fizyolojik hem de psikolojik pek çok sağlık sorunu doğurabilir.
İstatistikler gösteriyor ki, genç kızların:
- Büyük bir kısmı kilolarından hoşnut değilken, üçte biri kendini ‘fazla yağlı’ görüyor.
- Yarıdan fazlası kilo vermek, kalanı da mevcut kilolarını korumak istiyor.
- Normal kiloda olan her 4 kızdan 1′i hâlâ kilo vermeye çalışıyor.
- Erkek çocukların ise yüzde 15′i kendisini fazla kilolu görüyor.
Peki ne yapmalı?
Öncelikle kilo durumunuzu doğru bir şekilde saptamanız gerekir, bunun için birçok web sayfasındaki hesaplama araçlarından yararlanabilirsiniz. Bu hesaba göre zayıf olduğunuz saptandıysa ve hekim tarafından başka bir rahatsızlığınız olmadığı söylendiyse, burada yazılanlar sizin içindir.
Bol miktarda kızartma, hamur işi gibi bol kalorili şeyleri gün boyu yiyerek sağlıklı bir şekilde kilo alamazsınız. Tüm temel besin maddelerinden yeterli ve dengeli düzeyde almanız gerekir.
Sebze ve meyvelerden her gün 5 porsiyon yememiz gerekir. Bunlar doğal olmalıdır, yani dondurulmuş veya konserve olmamalıdır.
Süt ve süt ürünleri, özellikle kalsiyum, protein ve vitamin açısından son derece zengin besinlerdir; sütle aldığınız kalori miktarını artırabilirsiniz.
En önemlisi de; öğün atlamayın, yerken zevk almaya çalışın ve düzenli egzersiz yapın.
Kilo almak için ipuçları
1. Yiyeceklerinizi seçerken bol kalorili olmalarına dikkat edin.
2. Günde 4-6 öğün yemek yiyin.
3. Bol karbonhidrat ve protein alın.
4. Su için. Su besinlerin kullanılabilmesi için temel bir besin maddesidir ve kilo kazanmak istiyorsanız bol miktarda içmelisiniz.
5. Geceleri yatmadan 2-3 saat önce yemek yiyin. Böylece kaloriniz az harcanacaktır.
6. Yo-Yo diyeti uygulayın. 4 gün boyunca yüksek kalorili bir diyet yapın, sonra 3 gün süresince daha çok kalori içeren yiyecekler yiyin.
7. Biraz daha fazla sodyum alın. Bu vücudunuzun suyu tutmasını sağlayacaktır.
8. Kırmızı et diğer etlere göre daha fazla kilo almanıza neden olur. Ancak arada başka protein kaynakları da tüketin.
9. Protein ve aminoasit içeren içecekler için.
10. Yiyin ve istirahat edin

Eyl 08
Ayak kokusu pek çok nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Balevi,”Bu rahatsızlığın bir nedeni de troid ve ter bezlerinin hızlı çalışmasıdır. Aynı durum şeker hastaları için de geçerlidir” dedi.
İyi kurulayın
Ayak kokusu ayrıca en çok kurulanmayan ayaklarda görülür. Vücuttaki kronik rahatsızlık dışında, ayak terlemesine bağlı olarak ortaya çıkan kokunun en önemli nedenlerinden biri deri yerine, sahte deri kullanılarak üretilen kalitesiz ayakkabılardır.

Sentetik olmasın
Normal bir deri gözenekleri sayesinde ayakkabı içindeki hava sirkülasyonunu sağlarken, bir çeşit plastik olan sentetik deriler ise havanın çıkmasına olanak tanımayarak bakteri üretimini hızlandırmaktadır.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.