Günlük yaşamımızda hayatımızı tehdit eden unsurların başında hiç kuşkusuz parazitler gelmektedir.Bu sonuç sizi şaşırtabilir,zaten tehdidin önemi de buradadır.Genellikle ihmal edildiklerinden ve önceleri zararsızmış gibi göründüklerinden tehdidin büyüklüğü ancak tüm vucut yada organlar sarılınca yada apartmanımız böceklerle kaplanınca yada kedimizi Bitler-Pireler sarınca yada sırtımızdan geçinmeye alışmış kişiler sonunda bizim canımıza kast edince anlaşılmaktadır.
Sorun önceleri yok gibidir ve parazit zavallı güçsüz hatta acınası bir canlıdır.Bu nedenle önce önemsenmez hatta bir anlamda apartmanımızı veya organlarımızı istilasına göz yumulur.Nasıl mı? Örneğin iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerin,iyi pişirilmemiş hatta pişmemiş yiyeceklerin parazit bulaştırdığını bilmesine rağmen yada birazda mikrop olsun veya mikrop mikroba bir şey yapmaz düşüncesiyle afiyetle tüketilir. ( Oysa ki başta iyi yıkama ve iyi pişirilme yapılmış olsa temizliğe azami dikkat edilse sorun olmayacaktı.)
Sonuçta da afiyetle parazit yumurtaları mideye oradan da bağırsaklara ve sonra da tüm vucuda iletilmiş olur.Çoğu zaman şikayet yaratmamış gibi duran bu parazitler aslında çok büyük bir sorun oluştururlar.
Yediğimiz besinlerin bir çoğunu tüketerek ortak yaşadıkları insanda yetersiz beslenmeye ve sonucunda da Anemi dediğimiz kansızlığa ve daha bir çok hastalığa neden olmaktadır.Hatta bazen iş yetersiz beslenmeyle de kalmamakta hayati organlara ulaşabilen bazı parazitler Beyinde-Karaciğerde-Böbreklerde-Akciğerlerde-Kalpte kistik oluşumlara neden olup hayatı tehdit tehdit edebilmektedir.
Oysa ki bütün bunlar temizlik kurallarına uyulması,pisliğin özendirildiği söylemlerden kaçınılması,çocuklarımıza pisliğin örnek olarak gösterilmemesi,elden geldiğince pislikten uzak durup temiz bir insan olmaya çalışmakla önlenebilir.
Pişmemiş besinlerle alınan parazit yumurtaları yolculuklarına bağırsak duvarından kana geçen parazit yumurtaları genellikle bebeklik dönemlerini geçirmek için bol oksijeni olan Akciğer dokusunu kendilerine tercih ederler.Kan yoluyla Akciğerlere gelen yumurtalardan çıkan bebek solucanlar burada 2 (iki) ay keyiflerine bakar ve emekliyebilecek hale gelirler.
2 (iki) ayın sonunda yavaş yavaş solunum yollarını kullanarak Broşları ve Nefes Borusunu geçen solucancıklar yemek borusu ve Nefes Borusu birleşimine kadar gelirler.Burada biriken salgılar içinde ki yavru solucanlar genellikle öksürükle veya yutkunma ile yemek borusundan Mideye iletilir veya balgam olarak dışarı atılırlar.
Yutularak tekrar bağırsaklara gelen yavrular burada erişkin hale geçerek yumurtlamaya başlarlar ve yumurtalar kana geçerek tekrar aynı serüveni gerçekleştirirler.
Toplumumuzda sık görülen geçmeyen öksürükler,gece gelen öksürükler ,nefes darlığı şikayetleri,kansızlık,halsizlik,verimsiz çalışma,depresyon ve daha pek çok sorunun temelinde işte az önce anlatmaya çalıştığımız parazitler yer almaktadır.
Parazitler önce sessiz ve sinsi bir şekilde kansızlığa neden olurlar ihmal edilen kansızlık ,doku ve organların yetersiz beslenmesi ile sonuçlanan çabuk yorulma ,isteksizlik,halsizlik ortaya çıkmakta hatta bu durum ruhsal sorunları da tetikleyebilmektedir.
Kadınlarımızda sık görülen kansızlığa bir de parazitlerin yol açtığı kansızlık eklenince kadınların neden daha sık depresyona girdikleri kolayca anlaşılır.
Parazitlerin baş kaynaklarından biri de sigara kullanımıdır.çoklukla fabrikalarda steril olmayan şartlarda üretilen sigaralar bir de kullanım esnasında yere düşen ve kirli ellerle tutularak ağza götürülen gözle görülmediği içinde temiz zannedilen sigaralar parazitin yayılmasında önemli bir etken olmaktadır.Ceplerde uygun olmayan tozlu yerlerde saklanan sigaralar genellikle sağlığını önemsemeyen kişilerin tükettiği sigaraların da sağlıklı bir şekilde korunması mümkün olmamakta ve sigara içen kişilerde zaten boş vermişlik ,doğru sözü dinlememe,sağlığı ile ilgilenmeme,alaycı tavır ve her zaman doğruyu mu yapıcaksın biraz yanlıştan bir şey olmaz gibi kendilerine has yaşam felsefesi oluşturduklarından temizliğe de aynı şekilde yaklaşmaları kaçınılmaz bir durumdur.Sonuçta hem temizliğe dikkat etmeme sonucu alınan parazitler hem de sigaranın yaptığı tahribat sonucu sigara içen kişilerde Akciğer sorunları katlanarak artmaktadır.
Aslında sigarada sinsi bir parazittir burada ki parazit sigaranın kendisi değil sigara üreticileridir. Müşterisini öldürerek para kazanırlar ve bir de zararlı olduğunu bildikleri halde her fırsatta reklamla yaygınlaşmaya çalışırlar.
Parazitler genellikle çocuklar ve okul sağlığı bozuk zihinsel özürlü kişileri çok sever, bu kişiler kendilerini koruyamaz temizlik şartlarına uyamazlar.Zaten toplumda da bütün parazitler çocukları sömürmek onların sırtından para ve çıkar sağlamak amacıyla her türlü düzeni kurarlar.Gün geçtikçe sigara içme yaşı aşağılara inmekte �Alkol-Uyuşturucu gençlerde hızla yayılmaktadır.Çocukları korumak içinde hemen hemen hiç önlem alınmamaktadır.
Alınacak önlemlerin basit olmasına rağmen alınmaması da sorunun ciddiyetinin boyutlarını göstermektedir.
Her şey bir tek Hamam Böceğinin apartmana girmesi ile ve ortamda görülen 3-5 böceğin önemsenmemesiyle başlar sonuçta apartmanımızı 2-3-4 katta defalarca ilaçlatmamız sonuç vermeyebilir.
Önemli olan zamanın da tedbir alınmasıdır ve ortamda görünmese bile zaman zaman apartmanın ilaçlatılması gerekmektedir.
Aynı şekilde vucutta da parazitler pişmeden yenen bir yiyecekten veya iyi yıkanmamış ,kabukları soyulmamış veya kirli ellerle tutularak yenmiş bir besinden alınan bir yumurtayla bulaşırlar sonuçta önemsenmeyen bu davranışlar sonucu tüm vucudu saran parazitler pek çok hastalığa zemin hazırlarlar.
Zararlılardan uzak durmak kişinin kendi elindedir.Hiç kimse sizi size rağmen koruyamaz,eğer siz yasak olanın �kötü olanın- size yapılması yanlıştır denilenin peşinden gidiyorsanız,kötülüğü kendinize yol olarak seçmişseniz hiç şüphesiz ki sizi kimse koruyamaz ve sonuçta kötüye varırsınız.Ama siz uyarıları dikkate alırsanız ,yapılmaması gerekeni yapmaz,temiz ve güzel olanın meşru olanın peşinden gidiyorsanız o zaman kimse de sizi yanlışa sürükleyemez siz güzele kavuşacaksınız demektir.Parazitler konusunda yapılan bu küçük uyarılarımızı dikkate almanız dileğiyle…
Nörofibromatozis
Nörofibromatozis (NF), deri, sinir sistemi ve gözde belirtiler oluşturan ve genetik geçiş gösteren bir
hastalıktır. Hastalığın tip 1 (NF1) ve tip 2 (NF2) olmak üzere iki alt tipi tanımlanmıştır.
NF1, 17. kromozomdaki,
NF2 ise 22. kromozomdaki gen defekti sonucunda gelişir. NF1, 3000 doğumda bir görülürken, NF2 sıklığının
yaklaşık olarak 1/50000 olduğu tahmin edilmektedir.
Nörofibromatozis tip 1 tanı kriterleri.
1. Ergenlik öncesi dönemde 5 mm veya daha büyük, puberte
sonrası dönemde 15 mm veya daha büyük deride sütlü kahve rengi döküntülerin olması ve sayısının altı veya daha fazla olması,
2. Herhangi bir tipte iki veya daha fazla nörofibromun (sinirlif kitlesi) olması
3. Koltuk altı veya kasık bölgesinde çillerin bulunması,
4. Gözde Ana görme sinirinde özel bir tümör (optik gliom)mevcut olması,
5. Gözde siyah tabakada (iris) İki veya daha fazla kabarcığın (lish nodülü veya iris hamartomu) bulunması,
6. Eklem yerlerinde kireçlenme,eklem deformasyonları ve uzun kemiklerde incelme gibi kemik anomalilerinin olması,
7. Birinci dereceden akrabalarında yukarıdaki tanı kriterlerine göreNF1 tanısı konulmuş insanların olması.
(*Tanı için yukarıdakilerden ikisi veya daha fazlası olgularda
bulunmalıdır.)
Nörofibromatozis tip 2 tanı kriterleri.
1. mikroskopla hücreleri inceleyerek özel bir sinir tümörü olan schwannoma gösterilmesi veya Manyetik rezonans inceleme ile (MR) ile her iki taraflı vestibüler schwannoma bulunması,
2. Ebeveyn, kardeş veya çocukta NF2 bulunması ve,
a)Tek taraflı vestibüler schwannoma, veya
b) Meningiom(özel bir beyin tümörü) , gliom,(özel bir beyin tümörü) schwannoma(özel bir sinir tümörü) , Gözde lensin arka tarafında opakt görüntüler ve beyin kireçlenmelerinden herhangi birinin olması,
3. İki veya daha fazla Meningiom(özel bir beyin tümörü) , gliom,(özel bir beyin tümörü) schwannoma(özel bir sinir tümörü) , Gözde lensin arka tarafında opakt görüntüler ve beyin kireçlenmelerinden herhangi birinin bulunması.
TARİHÇE VE GENEL BİLGİLER:
NF1 ilk defa von Recklinghausen tarafından
tanımlanmış, otozomal dominat geçiş gösteren veya
spontan mutasyon sonucunda gelişen bir hastalıktır.
Görüldüğü gibi NF birçok sistemi tutabilmekte ve
ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu
nedenle olguların erken belirlenmesi ve tanı
konulması önem kazanmaktadır. Bu amaçla prenatal
tanı için DNA analizleri yapılabilir.10,11 Böylece
istenmeyen gebelikler sonlandırılabilir. Olgulara erken
tanı konulması hastaların yakından takip edilmelerine
ve gelişecek komplikasyonların erkenden
belirlenmesine olanak sağlar. Bu nedenle belirlenen
olgunun tek olarak ele alınmaması, aile bireylerinin de
kontrolden geçirilmesi daha uygun olacaktır.

Son Yorumlar