Eki 22

Psychosomatic Medicine adlı dergide sonucu yayımlanan araştırmaya göre sigara içen ve egzersiz yapmayan yaşlılarda ölüm oranı iki kat fazla bulundu.
Araştırmanın sürdüğü 9 yıllık sürede, deneklerden 374 ü ölürken, 78 i ağır hastalıklara yakalandı. Denekler arasında sigara içenlerin sigara içmeyenlere göre daha kısa yaşadıkları gözlendi.
Sigara içen ve egzersiz yapmayan denekler arasındaki ölüm oranının, sigara içmeyen ve egzersiz yapan deneklere göre iki kat daha fazla olduğu belirlendi.
Uzmanlar, Her yaşta spor yapmak gerekir ve düzenli yapılması halinde ömrü uzattığı bilinmektedir. İlerleyen yaşlarda sporun temposu düşürülmelidir dedi.

Eki 22

Soğukta egzersiz güvenli mi? Bu soruya verilecek yanıt: “Genel olarak bakıldığında evet. Ancak gereken tedbirlerin alınması ve vücut ısısının korunması gerekiyor.”
Amerikan Egzersiz Konseyi sözcüsü Richard Cotton, soğuk havada spor yapanlara kat kat giyinmelerini öneriyor. Bu şekilde hava ısısına ve rüzgarın şiddetine göre uygun şekilde giyim ayarlanabiliyor.
Nasıl giyinilmesi gerektiğine etki eden birçok değişken olduğunu belirten Cotton, yürüyüş yapan birinin, uzun mesafe koşusu yapan birinden daha kalın giyinmesi gerektiğini söylüyor. Vücut ısısını çok yükseltmeyen spor dalları için daha fazla giyinilmesi tavsiye ediliyor.
Cotton, en alta bir tişört veya boğazlı fanila, üzerine sıcak tutan bir kazak ya da sweatshirt, en üste de rüzgara ve yağmura karşı koruyucu bir mont giyilmesini öneriyor. Bu şekilde sıcaklayınca bir kat kıyafet çıkararak uygun koşulu ayarlamak olanaklı. Teri emen tişört ve çoraplar özellikle önemli, çünkü deri üzerinde ter, üşümeyi artırıyor.
Cotton bere ve eldiven kullanılmasını da önemle hatırlatıyor. İnce pamuklu eldivenlerin kullanılması daha da konforlu. Vücut ısısının önemli bir bölümü ellerden kaybedildiğinden elleri sıcak tutmak, vücudu sıcak tutmakla eş anlamlı. Düşük sıcaklıklarda eller ve ayaklar çok üşüyor, çünkü vücut, hayati organları koruyabilmek için uç organların üşümesine göz yumarak buraları ısıtıyor. Hava çok soğuk olduğunda kullanılabilecek cerrah maskeleri ile ısınmayı kolaylaştırabilirsiniz.
NE KADAR SOĞUK?
Peki ama ‘çok soğuk’tan kasıt ne? Amerikan Egzersiz Konseyi, soğuk-rüzgar faktörünün -30 dereceyi bulması sonucu vücut ısısının tehlikeli şekilde düşmesiyle ortaya çıkan hipotermi ve yüz kaslarının soğuktan donması gibi risklere dikkat çekiyor. Soğuk-rüzgar faktöründe hem hava ısısı, hem de rüzgarın şiddeti önemli olduğundan, 0 derecede bir havada saatte 70km süratle esen rüzgar da aynı şekilde tehlike arz ediyor.
California’nın kayak merkezi Mammouth Lakes’de fitness ve kayak hocalığı yapan Suzanne Nottingham’a göre tehlike sınırında en büyük kılavuz, rahatlık hissiniz. Hava gerçekten çok soğuk olduğunda, sıkı giyinilmediği takdirde hipotermi riski çok büyük. Bu yüzden sınırların bilinmesi ve üşündüğünde giyinilmesi çok önemli.
Hipoterminin belirtileri arasında zihin karışıklığı, solgun yüz ve baş dönmesi sayılabilir. Bu durum bilinç yitimine kadr götürür, hatta ölümle sonuçlanabilir.
ALIŞKANLIK ÖNEMLİ
Açık havada egzersiz yapmanızın güvenliğini belirleyen diğer faktörler arasında, hava koşullarına ne kadar dayanıklı ve hazırlıklı olduğunuz da önem taşır. Örneğin Antalya’da yaşayan biri Ankara’da, Ankaralılar’dan daha büyük zorluk çeker.
Kayma ve düşme de karlı ve buzlu havalarda karşılaşılabilecek riskler arasında. Bu yüzden dikkatli olmakta yarar var. Uzmanlar, kaldırım ve yol kenarlarındaki karlar temizlenmeden koşuya çıkılmamasını tavsiye ediyor.
Belli bazı sağlık sorunları da beraberinde değişik önlemleri ve koşulları getirebiliyor. Örneğin kalp ve solunum yolu rahatsızlığı olanların daha dikkatli olması ve bir uzmana danışmasında yarar var. Astım krizleri de soğuk havalarda artabiliyor.
Hava soğuk olduğu ve yazın olduğu gibi çok terlemediğiniz halde bol bol su içmeyi unutmayın. Spordan önce ve sonra olduğu kadar, egzersiz sırasında da su içmelisiniz.
Kış ayları, kayak, snowboard ve paten gibi, yılın diğer zamanlarında faydalanılamayan spor olanakları sunar. Bu yüzden fazla endişelenmeyin; birkaç kat halinde giyinin ve tadını çıkarın.

Eki 22

BARINMA HİJYENİ
İnsanın çalıştığı yaşam odalarını havalandırması, aydınlatması ısıtması, ses kirliliği, elektromanyetik kirlilik, genel temizliği gibi alt başlıklarda düşünülecek çevre bilincine barınma hijyeni diyebiliriz.
İDEAL BARINMA ALANI
Duvar yüksekliği evlerde 2,25 m olmalı, insan sayısına göre hesaplanmalıdır. Isı dağılışının en iyi olduğu doğal malzemeler en idealidir. Kişi başına oda hacmi 15 m olmalıdır (saatte iki defa tazelendiğinde).
OKSİJEN
İnsan beyni ağırlık olarak vücudun % 2 sidir. Fakat solunan havadaki oksijenin % 25 ini kullanır. Atmosferdeki oksijende % 1 azalma, beyne giden oksijenin % 12,5 azalması demektir. Doğaya yakın ortamda % 20-21 olan oksijen, şehirlerde % 19 a düşer. Her yüzde bir düşüş beynimizin veriminin % 12,5 düşüşü demektir.
Beynimiz anlama, kavrama, algılama, karar verme, plan yapma, strateji üretme, farklı düşünme, sosyal sınırları belirleme gibi zihinsel işlevleri alın lobları aracılığı ile yapar. Havadaki oksijenin % 2 azalmasının, beynin bu işlevlerinin % 25 azalmasını netice vereceği düşünülürse, barınma hijyeninde en önemli unsurun havalandırmanın olduğu ortaya çıkar.
KARBON DİOKSİT
Bir erişkin solunumla saatte 22,6 litre karbon dioksit çıkartır. Taze havada on binde 3 olan karbon dioksit on binde 7 ye çıktığı zaman kokusu değişir. Bir kişinin bir saatte taze hava ihtiyacı 33 metreküptür. Kanda karbon dioksit gazının yükselmesi fiziksel ve zihinsel yorgunluğu hızlandırır.
ISITMA
Oda sıcaklığı 18 derecenin altına düştüğünde çevre damarları büzülür, vücut enerjisini savunma amacıyla kısar, zihinsel verim düşer. 25 derecenin üzerinde veya terleme yapan bir ortamda damarlar genişler, beyne giden kan azalır, uykuya eğilim artar.
Isıtıcı araçlarının çevreye verecekleri ısı radyasyonu doğrudan organizmaya ulaştığında hoş bir duygu verse de güneş çarpması etkisine benzer etki oluşturur. Tansiyon düşer, beyne giden kan azalır, zihinsel verim azalır.
Verimli bir çalışma ortamının meydana getirilmesi için, odanın termal konforunun sağlanmasına, yani ısının homojen yayılmasına ve devamlılığına dikkat etmek gerekir.
AYDINLATMA
Işık duyusu, elektromanyetik spektrumu 0,4-0,8 mikron dalgaboyundaki ışınların görme sinirlerini uyarması ile meydana gelir. Doğal ışın günün her saatinde değiştiği için yapay ışıkla aydınlanma zorunlu olmaktadır.
Doğal ışığa yakın spektrum ve yumuşaklıktaki ışık kaynağını gün ışığı rengindeki floresan lambalar verir. Göz fizyolojisi açısından en çok önerilen aydınlatma bu olmaktadır.
Lambalar 80 cm çevreye morötesi ışın yaydıkları için, bu yakınlık içerisinde uzun süre kalmamak gerekir.
Yetersiz aydınlatma, incelenen maddeye 25-35 cm den daha kısa mesafeden bakılması sonucunu doğurur. Bir süre sonra uyum güçlükleri başlar. Göz konverjans kasları fazla kasılır ve yorulur, ağrılar başlar. Başağrısı, göz kızarması, zihinsel yorgunluk başlar. Çalışma verimi düşer. İş kazaları artar, ruhsal depresyon tetiklenir.
Yeterli bir aydınlanma, yaşlılar için daha önemlidir. 20 yaşındaki bir çalışana göre 60 yaşındaki bir çalışan 2-5 misli daha fazla aydınlığa ihtiyaç duyar.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.