Kilo vermek ve aynı kiloda kalmak sizin için problem yaratmaya mı başladı? Siz de bu problemle boğuşan 35 yaş üstü kadınlardan biriyseniz yazımız tam size göre.
20’li yaşlarda kilo alma endişesi taşımadan istediğimiz her türlü yiyeceği tüketirdik. Kilomuzda biraz artış olduğunda ise birkaç gün yiyeceklerimize dikkat edip her gün 1 saat yürürsek istediğimiz kiloya kolaylıkla geri dönebilirdik. Fakat özellikle de doğum yaptıktan sonra vücudumuzun bize eskisi kadar cömert davranmadığının farkına vardık. Artık yediğimiz her şey bize kilo olarak geri dönmeye başladı. Şu noktada 40’a merdiven dayamış bir kadın olduğumuzu ve artık kilo almamak için yediğimiz şeylere dikkat etmemiz gerektiğini kendimize hatırlatmak zorundayız.
2001 yılında basılan ‘Fight Fat After Forty’ adlı kitabın yazarı Pamela Peeke kitabında ‘Bu yaşlarda yataktan kalkıp hemen Sturbucks’a koşmak egzersiz yapmaktan daha çekici gelir’ diyerek hayatımızın bu yıllarında işimiz gereği bol kalori aldığımız iş yemeklerine çıkmak zorunda kaldığımızı ve çocukların, eşlerin ve hayatın getirdiği diğer sorumlulukların stresi yüzünden kendimizi daha çok yemeğe vermeye meyilli olduğumuzu belirtiyor ve ekliyor: ‘Kadınların 35’inden sonra kilo almalarının asıl nedeni hormonlardır’.
Üç temel strateji
Hareket edin
Haftanın üç günü spor yapıyor olabilirsiniz. Fakat spor yaptığınız için gün içindeki hareket alanınızı daraltıyor da olabilirsiniz. Örneğin spor yaptığınız için bir binaya girdiğinizde merdiven çıkmak yerine asansöre binmeyi tercih edebilirsiniz. Bizim size tavsiyemiz ne kadar spor yaparsanız yapın gün içinde elinizden geldiği kadar çok hareket etmeye çalışın. Örneğin arabanızı alışveriş merkezinin uzağına park edin ve oraya kadar yürüyün. Gün içinde ne kadar çok kalori harcarsanız o kadar iyi bunu sakın aklınızdan çıkartmayın.
Ağırlık çalışın
Orta yaşlı kadınların kemiklerinde günden güne zayıflama görülür. Bu bakımdan haftada iki kez en az 20 dakikanızı ağırlık çalışmaya ayırmalısınız. Kaslar yağ hücrelerinden daha çok kalori yakar bunu unutmayın.
Stresten uzak durun
Stres sizi yemeğe yönlendiren hormonların çalışmasına neden olur. Dolayısıyla mümkün olduğu kadar stresten uzak durmaya çalışın. Bir şey canınızı sıktığı anda yemek yeme dürtüsünü bastırmak için sıcak bir banyo alarak ya da kafanızı meşgul edecek başka bir uğraş bularak kendinizi rahatlatabilirsiniz.
Üç yeme stratejisi
Tabağınızı temizlemek zorunda değilsiniz
Çocukları büyüttükten sonra eğer maddi imkan da varsa kadınlar cafelerde ya da restoranlarda daha sık yemek yemeye başlar. Bu tarz yerlerde yemekler diyetisyenlerin önerdiği porsiyonların üç ya da dört katı büyüklükte servis edilir. Bu da orta yaşlı kadınlar için büyük bir tehlike oluşturur. Tabağımızdaki yemeği son lokmasına kadar yemeğe alışkın olan bizler bu büyük porsiyonlarla kilo alma yolunda süratle ilerleriz. Uzmanlar evde yemeği tabaklara servis etikten sonra geri kalan yemeğin masaya konmaması gerektiğini, erişilmesi uzak olan yemeğin tekrar servis edilme olasılığı azaldığı için bizim de tabağımızdakiyle yetineceğimizi söylüyor.
Proteinle dost olun
2002 yılında basılan ‘The Way to Eat’ adlı kitabın yazarı David L. Katz ‘Yaşlanırken kemiklerimizin kuvvetini kaybetmemesi için her zamankinden biraz daha fazla protein tüketebiliriz’ diyor. Dr. Katz bunun yanında gün içinde aldığımız kalorilerdeki protein oranının %25’i geçmemesi gerektiğini, protein fazlasının böbrek ve karaciğerde problem yaratabileceğini belirtiyor.
Az ama çok öğün
Dr. Katz üç ana öğün yerine gün içinde yemeklerimizi beş ya da altı küçük öğün şeklinde yememizi ayrıca şeker, çikolata gibi abur cuburlardan da uzak durmamızı tavsiye ediyor.
Egzersizi arttırmak veya yaşam biçimi haline getirmek için neler yapmak gerekir?
Kısa mesafelerde araç kullanmayın orta hızda adımlar atarak yürüyün.
Eğer yaşadığınız ev çok yüksek katlı değilse evinize iniş ve çıkışlarda merdiven kullanın.
Eğer önemli bir sağlık sorununuz yok ise, ev işlerinizi kendiniz yapın.
Büyük alışveriş merkezlerinde yürüyen merdiven veya asansör yerine merdivenleri kullanın.
Pazar veya diğer alışverişlerde poşet veya paketleri bizzat kendiniz taşıyın.
İşe veya evinize servis, dolmuş vb. ulaşım araçlarını kullanırken bir durak önce inip yürümek için zaman kazanın.
İşe, eve veya alışverişe giderken aracınızı uzak bir mekana park edin ve yürüme şansı yakalayın.
Ailenizle birlikte aktif bir hafta sonu planı yapın. Kumsal kenarında oturmak yerine yürümek, bisiklet sürmek veya kayak yapmak gibi aktiviteleri tercih edin.
Yürüyerek konuşmanızı yapın. Telefonda sohbet etmekten hoşlanıyorsanız, portatif bir telefon alarak gezerek konuşma yapabilirsiniz.
Bir sinema filmi yerine egzersiz kaseti kiralayın ve boş vaktinizde bu kaseti seyrederek egzersiz yapın.
Unutmayın!
Sağlıklı bir yaşam için alınan kalori ile yakılan kalori arasında kurulacak denge büyük önem taşır. Hangi aktivitenin ne kadar kalori yaktırdığının bilmemiz bu dengeyi kurmada bize yardımcı olacaktır.
Artık yazın son demlerini yaşıyoruz. Eylül ayı tatil için harika bir mevsim.
Temmuz ve ağustos sıcağından hiçbir yerde kurtulmak mümkün olmuyordu ama eylül farklıdır. Denizin ve yaz gecelerinin tadına varmak için, bence en güzel dönemdir. Hava nispeten yumuşar, geceleri tatlı bir serinlik başlar ama deniz, hala sıcak ve sakindir. Ancak fazla kilolarını bir türlü verememiş olanlar, yaz mevsiminin sonunda mayo ve bikini giyebilmek için ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bu gruba girenlerin bu günlerde hiç olmazsa birkaç ‘kilocuk’ vermek için eczanelere gidip ilaç aradıklarını öğreniyoruz!
Sağlıklı zayıflayın
İşte bu tablo her yaz ve yaz sonu tekrarlanır. Ne yazık ki bazı insanlar alışkanlıklarını değiştirmeden kilo vermenin kolay yollarını ararlar. Örneğin, her yediklerini kusmak için çaba gösterirler. Kimileri ishal olmaktan medet umar. Bazıları ise zayıflama ilaçlarını rastgele kullanırlar. Bunların hiçbirini onaylamak mümkün değildir.
Bulumia Nervosa
Özellikle gençler, canlarının istediği her şeyi yedikten sonra kusarak yediklerinin yağa dönüşmesine engel olmaya çalışırlar. Bu alışkanlık sindirim sistemini mahveder. Sonunda Bulumia adı verilen son derece tehlikeli, ölümcül bir hastalığa dönüşür.
İshal ile kilo vermeyin
Aktarlarda satılan ot karışımları ve eczanelerden reçetesiz olarak alınabilen, müshil etkisi olan ilaçlarla kilo vermeye çalışmak çok sakıncalıdır. Bu yöntem hem sindirim sistemini bozar hem de vücudun susuz kalmasına ve bağırsaklarda emilen gıdaları alamamasına sebep olur.
Doğrusunu isterseniz, günde birkaç hap alarak veya belli bazı sıvıları içerek zayıflamak çok hoş bir hayaldir. Bu amaçla ilaç sanayi birçok ürün geliştirmektedir. Bazı doğal ürün dizilerinin de günde birkaç bardak içmek için hazırlanmış diyet mamaları pazarlanmaktadır. Ama bu yapay yöntemlerin tümü beraberinde, şişmanlıktan daha iyi olmayan bazı riskleri getirir. Bu nedenle, zayıflama ilaçlarını reçetesiz ve doktor tavsiyesi olmadan kullanmak doğru değildir. Yarardan çok zarar görebilirsiniz. Birkaç kilo vermeye ihtiyacınız varsa, bu tip ilaçların yan etkilerini göze almanıza hiç değmez. Kendinize egzersizle diyetten başka bir yol aramayın!

Son Yorumlar