31

Doğru Bilinen Yanlışlar
Her gün çeşitli yayın organlarında beslenme konusunda birtakım haberlerle karşılaşmaktayız. Bunların bir kısmı tamamen bilimsel olmasına rağmen, bazıları ise doğruluktan tamamen uzaktır. Ancak maalesef asılsız haberlerin daha çok prim yapması doğru bilinen birtakım yanlışların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Halbuki bilim doğruların artmasından ziyade, bazen yanlışların azalması ile ilerlemektedir. Aşağıda doğru bilinen yanlışlardan birkaç örnek yer almaktadır:
Kabak Çekirdeği Zayıflatır, Bağırsakları Çalıştırır, Ay Çekirdeği Gibi Zararlı Değildir
Ay çekirdeğinin 100 gramı 560 kkal. enerji vermektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse; enerjisi yaklaşık bir bütün somun ekmeğe tekabül etmektedir. Hem de hastalık gibidir, elimizi verir kolumuzu kaptırırız. Buna karşılık kabak çekirdeğinin zayıflatıcı etkisi olduğu, bağırsakları çalıştırdığı, ay çekirdeği kadar zararlı olmadığı düşünülür. Sanılanın aksine kabak çekirdeğinin kalorisi daha yüksektir (100 gramı 610 kkal.). Hiçbir zaman için bağırsakları çalıştırıcı, kabızlığı önleyici bir etkisi yoktur. Öte yandan her iki çekirdek türü de doymuş, yani kötü yağ içerdiği için kalp – damar sağlığı açısından zararlıdır. Kilo aldırıcı etkileri de göz ardı edilmemelidir.
Balık ve Yoğurt Beraber Yenirse Zehirlenme Yapar
Tazeliğini yitiren balıkta “histamin” adında bir proteinin miktarı artmakta ve bu madde aynı zamanda yoğurtta da bulunmaktadır. Aynı öğünde her ikisi de tüketilirse vücuttaki histamin miktarı artmaktadır. Bu durum özellikle alerjik durumu olan bireylerde bazı olumsuz tepkimelere yol açabilmektedir. Besin zehirlenmesi açısından olayı incelersek; balık bayat ise yanında yoğurt yenilse de yenilmese de zaten zehirlenmeye yol açar. O nedenle besinleri taze olarak tüketmeye dikkat etmeli, tazeliğinden şüphe edilen besinleri imha etmeliyiz.

Light / Diyet Ürünler Zayıflama Diyetlerinde Serbestçe Tüketilebilir
Bir ürünün üzerindeki “light” veya “diyet” ibaresi o besinin gün içerisinde serbestçe tüketilebileceği, enerjisinin olmadığı anlamına gelmemektedir. Sonuçta lezzet veren birtakım öğeler (yağ, şeker, un, tuz…) mevcuttur. Unutmayınız ki bunlardan herhangi birinde yapılan bir azaltma diğerindeki artış ile kapatılmakta ve lezzet bu şekilde korunmaktadır. O nedenle besinler satın alınırken etiketleri iyi bir şekilde okunmalı ve yorumlanmalıdır. Uygun olan ürün de serbestçe tüketilmemeli, eşdeğeri olan başka bir besinin yerine tercih edilmelidir. Aksi taktirde farkında olunmadan yüksek oranda enerji alımına, dolayısıyla kilo kazanımına yol açabilir.
Aç Kalmak Zayıflatır
Zayıflamak uğruna aç kalmak, öğün atlamak sanılanın aksine genelde kilo alımı ile sonuçlanmaktadır. Çünkü yeterince beslenemeyen aaaabolizma, durumu “kıtlık” olarak algılamakta ve tüketilen her besini savunma mekanizması olarak (yarın bir gün tekrar aç kalırsam enerji olarak kullanırım mantığı ile) vücutta yağ şekline depo etmektedir. Tıpkı bizlerin sular kesildiğinde depo ettiğimiz suyu kullanıp, suların geri gelmesi ile birlikte depoyu tekrar doldurmamız ve fazladan yedekleme yapmamız gibi. Önerilen; dengeli bir beslenme programına eşlik edecek egzersiz ile fazla kilolardan kurtulmaya çalışmaktır.
Zeytinyağı Mucize Bir Yağdır
Zeytinyağı önerdiğimiz yağlardan biridir. Omega – 9 adı verilen yağ asitlerini içermektedir. Ancak ekmeğinizi zeytinyağına bandırarak, salatalarınıza gönlünüzce zeytinyağı gezdirerek bolca tüketmeyiniz. Sonuçta katı da olsa sıvı da olsa 1 gram yağ 9 kkal. enerji vermektedir. Dolayısıyla fazlası kilo aldırmakta ve oluşan şişmanlığa bağlı olarak birtakım sağlık problemleri de ortaya çıkmaktadır. O nedenle katı yağlar kötü olarak tanımlanıyorken, zeytinyağı da kötünün iyisi olarak görülmeli, aşırı kullanımdan kaçınılmamalıdır.

Karbonhidratlarla Proteinleri Karıştırmamak Gerekir
Pratikte ve teorikte bu durum pek mümkün değildir. Örnek olarak bir süt kutusunun üzerindeki etiket bilgilerine bakacak olursanız içerisinde hem karbonhidrat hem de protein olduğunu göreceksiniz. Aynı şey yoğurt için de geçerlidir. Hatta karbonhidrat diye bildiğimiz pirinç ve makarna paketlerinin üzerindeki etiket bilgisini incelediğimizde protein de içerdiklerine tanık oluruz. Demek ki ayırma diyeti temelinde yanlış. Bu durumda bizim hiç süt ve yoğurt tüketmememiz gerekir. Peki ya kemik sağlığımız? Dolayısıyla bu durum kişiyi yetersiz ve dengesiz beslenmeye sürüklemektedir.
Aç Karına Limon veya Greyfurt Suyu İçmek Yağları Eritir
Maalesef herhangi bir yiyecek veya içeceğin tüketilmesi ile vücuttaki depo edilen yağlardan kurtulmak mümkün değildir. Keşke kilo vermek bu kadar kolay olabilse, ancak beslenme tedavisi ve egzersiz programı birlikte sürdürülmeden fazla kilolardan ve depo edilen yağlardan kurtulmak pek mümkün olmamaktadır. Dilerseniz deneyebilirsiniz, bir paket katı margarin üzerine limon veya greyfurt suyunu dökün ve bekleyin. Yağda hiçbir değişmenin olmadığını göreceksiniz. Özellikle mide rahatsızlığı olan bireylerin aç karına bu içecekleri içmesi zararlı olabilir. Çözümü bilimde aramak gerekmektedir.
Diyette Yağı Kesmek Depo Edilen Yağların Yanmasını Sağlar
Zayıflamaya yönelik diyet uygulasak da vücudumuzun belirli oranlarda yağa ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın diyetle karşılanmadığı durumlarda vücut savunma mekanizması olarak karbonhidrat ve proteinlerden yağ senaaaler ve bu yağ, oldukça yüksek oranlarda kolesterol içerir. Halbuki yağda eriyen vitaminlerin kullanılması vücuda alınan yağlara bağlıdır. Hatta bazı yağ asitleri vücut tarafından üretilemediği için besinler yolu ile alınmak durumundadır. Ayrıca yağlar mideyi yaklaşık 3 saatte terk ettiği için uzun süre tokluk hissi verirler.
Bol Bol Soda İçmek Zayıflatır
Soda, sindirimi bir miktar kolaylaştırdığı için özellikle yemeklerden sonra tercih edilen bir içecektir. Hazmı kolaylaştıran bu içeceğin yağ yakıcı bir fonksiyonu bulunmamaktadır. Zayıflatıcı etkisi bulunmayan soda, aşırı miktarlarda içildiği taktirde iştah açıcı bir etki göstermektedir.

Ekmek, Pilav ve Makarnayı Kesmek Zayıflatır
Zayıflama ile kilo vermek arasında önemli bir fark vardır. Önemli olan nereden kilo verildiğidir. Eğer ki kas ve su kaybı sağlayan bir yöntem uyguluyorsanız onun adı tedavi değildir. Şişmanlık vücuttaki yağ oranının fazlalığı olduğuna göre; şişmanlıktan kurtulmak, zayıflamak için de vücutta depo edilen yağlardan kurutulmak gerekmektedir. Ekmek, pilav ve makarna gibi tahıl ürünleri kimyasal yapılarında bulunan hidroksil (OH) molekülü sayesinde su tutucu bir özelliğe sahiptirler. Eğer ki diyette bu besinlerin tüketimini en aza indirirseniz vücudunuz da su tutamayacağı için kısa sürede birkaç kilo ağırlık yani su kaybedeceksiniz. Tabi vücudunuzdaki %20’lik bir su kaybı sağlığınızı tehliaaae atacağı için savunma mekanizması olarak daha fazla su kaybetmemeye, kilo verememeye başlayacaksınız. Sonrasında ise kaybedilen su vücudunuza geri geldiğinde eski ağırlığınıza geri döneceksiniz. Hatta uyguladığınız bu yanlış diyet sonrası daha bile fazlasına.
Kepekli Ürünlerin Kalorisi Düşüktür
Hemen hemen hiçbir ürünün kepekli alternatifi, normal çeşidinden daha düşük enerji içermemektedir. Hatta bazı kepekli ürünlerin enerjisi normallerine göre daha bile fazladır. Bir ürünün kepekli olması onun lif yani posa içerdiğinin bir kanıtıdır. Şeker, kolesterol ve tansiyon seviyelerini dengelediği, doygunluk ve tokluk hissi verdiği, dışkılama sayısını ve miktarını artırdığı için kepekli ürünler daha sağlıklıdır.
Çay, Kahve, Kola Suyun Yerini Tutar
İçilen çay, kahve, kola gibi içecekler diüretik oldukları için asla suyu yerini tutmamakta, vücuttan su atımını artırmaktadır. En iyi çözücü, saf, katkısız ve doğal olan içecek su olduğu için günlük su tüketimine önem vermek gerekmektedir.
Gıda Katkı Maddeleri Kansere Yol Açar
Yapılan bilimsel çalışmalar tüm kanser nedenlerinin % 1’inden daha azının gıda katkı maddelerinden kaynaklı olabileceğini göstermektedir. Hatta bazı katkı maddeleri sanılanın aksine kanserojen maddelerin oluşumunu ya da etkisini engelleyici niteliktedir. Genelde koruyucu amaçlı kullanılan gıda katkı maddeleri besinin raf ömrünü artırıcı, lezzet verici niteliktedir. Unutulmamalıdır ki, hiçbir gıda katkı maddesi toksik değildir. Toksik olan dozudur.
Uzman Diyetisyen
M. Turgay KÖSE

31

1 Haftada En Fazla Kaç Kilo Verebilirim?
Her geçen gün yeni yeni diyetlerle karşılaşmaktayız. Bunların arasından gayet bilinçlice hazırlanmış olanlar olduğu gibi sadece dikkat çekmek için hazırlanmış olanlar da vardır. Bilinçlice hazırlanan diyet zaten kendisini haftalık verilebilecek kilo kaybı ile belli eder. Bu diyetler genelde haftada 0.5 – 1 kg. ağırlık kaybını doğru bulurlar. Bunların dışında öyle ‘Mucize Diyet’ler çıkarılır ki haftada 3 – 4 hatta bazen 6 kilo bile verilebileceğini iddia ederler. Peki bu ne kadar mümkün? Hesaplayalım; bunu hep en iyi ihtimalleri göz önüne alarak yapacağız.
1) Her besin maddesinin vücuda kazandırdığı bir enerji değeri vardır. Bu protein ve karbonhidratların 1 gramları için 4 kalori iken, yağlar için 9 kaloridir. Öte yandan 7.000 kalorilik ekstra harcama ile 1 kilo kaybedilmektedir.
2) Her insanın günlük ihtiyacı olan bir kalori değeri vardır. 1.65 metre boylarında, 70 kilo ağırlığında yetişkin bir bayanın (yaklaşık olarak ideal kilosunun 12 kilo üstünde) günlük kalori ihtiyacı ortalama olarak 2.500 kaloridir.
3) Günlük yapılan egzersizlerle bu değeri 3.000 kaloriye kadar çıkarmak mümkün. Biz yine en iyi ihtimalleri göz önüne aldığımız için hadi diyelim ki bu bayan arkadaşımız günlük olarak 20 km. de yürüyüş yapsın! (Bu durum 1.200 kalorilik ekstra bir enerji harcaması yaratacaktır)
4) Yani günlük olarak egzersiz yapan ve bununla da kalmayıp 20 km. yürüyüş yapan bir bayanın günlük kalori ihtiyacı 4.200 kaloriye kadar çıkacaktır.
5) Hadi diyelim ki bu bayan arkadaşımız günlük 1.200 kalori içeren bir diyet uyguluyor olsun (burada bahsettiğimiz olanaksız bir şeydir. Çünkü günlük 20 km. yürüyen bir kişinin ayakta kalabilmesi icin en az 2.000 kaloriye ihtiyacı vardır. Ama biz yine ‘en iyi ihtimalleri’ göz önüne alacağımız için bunu mümkünmüş gibi kabul edelim).

6) Bu da demek oluyor ki; bu bayan günlük 4.200 – 1.200 = 3.000 kalori ekstradan enerji harcamaktadır. Bir haftada 3.000 x 7 = 21.000 kalori eder.
21.000 kalorilik enerji açığı ise 21.000 / 7.000 Ş 3 kg demektir.
7) Yani günlük egzersiz yapan, 20 km. yürüyen ve 1.200 kalorilik bir rejim uygulayan bayan (ki böyle bir varlık dünyada yoktur!) haftada en fazla 3 kilo yağ yakabilir!!! (Bu değer 20 km. yürüyüşü hesaba katmazsak 1.8 kilo kadardır).
O halde bu sonuç ne demek oluyor? Hani haftada 6 kilo kaybedecektiniz? İşte burada o dramatik gerçek ortaya çıkıyor. Kaybedilen bu 6 kilonun büyük çoğunluğu vücut suyudur. Diyet yapayım derken sağlığınızdan oldunuz!!!
Peki gerçekten sağlığa zarar vermeden verilebilecek kilo kaybı ne kadardır? Bu değer haftalık 0.5 kg. ile 1 kg. arasındadır. Diyete başlamadan önce hedeflerinizi bu değere göre belirleyin. Sadece bu şekilde başarıya ulaşmak mümkündür.

Uzman Diyetisyen
M. Turgay KÖSE

31

Hatalı Diyetlerin Diyetini Ödemeyin
Şişmanlık Nedir?
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık raporunda şişmanlık, “vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu” olarak tanımlanmaktadır. Tek başına olduğu gibi komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren kronik bir hastalıktır. Komplikasyonları arasında ilk akla gelenler: Kalp – damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, solunum rahatsızlıkları, bazı kanser türleri, safra kesesi hastalıkları, karaciğer yağlanması, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık… şeklinde sıralanabilir.
Çağımızın bu önemli sağlık sorununu çözmek için ne yapılmalıdır?
Her gün gazete, dergi, televizyon gibi kitle iletişim araçlarında onlarca “şok diyetler” ile karşılaşılmaktadır. Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte, diyet mutlaka “kişiye özel” olarak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin aaaabolizması birbirinden farklıdır, tıpkı parmak izi gibi. Kişiye özel diyet listeleri diyetisyenler tarafından hazırlanmalıdır. Diyetisyenler aldıkları eğitimin gereği olarak beslenme programını kişiye göre ayarlayabilen, aynı zamanda zayıflama diyetlerini yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sağlayabilecek şekilde düzenleyebilen kişilerdir.
Zayıflama diyetlerinde temel ilke, bir yandan alınan enerjinin sınırlandırılması ile besin gereksinimlerinin karşılanması, diğer yandan fiziksel aktivite ile enerji harcanmasının artırılmasıdır. Günlük enerji alımının kısıtlanması, obezitenin tedavisinde en uygun yöntemlerden birisidir. Ancak bu amaçla kontrolsüz olarak kullanılan ve kısa sürede hızlı ağırlık kaybını hedefleyen çok düşük kalorili ve bilimsel olmayan diyetler çeşitli komplikasyonlara neden olmaktadır.
Zayıflama programlarının, kişinin (yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, beslenme alışkanlıkları vb) özelliklerine göre hesaplanmış oranda enerji ve besin öğeleri içermesi; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilmesi ve yavaş ağırlık kaybı (0,5 – 1 kg / hafta) ile bireyin yeni beslenme programını yaşam tarzı haline getirmesini sağlayabilmesi gerekmektedir. Cerrahi müdahaleyi gerektiren durumlarda, aşırı kilolu bir hastanın anesaaai riskini azaltmak amacıyla operasyon öncesi hekim ve diyetisyen işbirliği ile hızlı bir kilo kaybı (haftada 1,5 kg) programı uygulanması mümkündür. Unutulmamalıdır ki; ayda 6 kg üzerinde ağırlık kaybı aaaabolik olarak başka sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır. O nedenle kişi 20 senede aldığı kiloları 20 günde vermeye çalışmamalı, kendisini “heykeltraşlara” teslim etmemelidir. Danışanın, başvurduğu uzmanın diplomasını görmek istemesi en doğal hakkıdır.

Ağırlık kaybının geçmişine bakıldığında; midede hacim oluşturan posa tabletlerinin sindirim sisteminde tıkanmalara, kafein ve amfetaminlerin bağımlılığa, çok düşük kalorili diyetlerin ve sindirim sistemine yapılan cerrahi müdahalelerin besin öğesi yetersizliklerine, protein diyetlerinin böbrek ve kalp problemlerine, kalp yetmezliği sonucu ölümlere neden olduğu görülmektedir.
“İsveç Diyeti, Bridget Jones Diyeti, Hollywood Diyeti, Beverly Hills Diyeti, Manken Diyeti, Lahana Çorbası Diyeti, Burçlara Göre Diyet, Sarı Kırmızı Diyet, Kan Grubu Diyeti, Amerikan Kalp Vakfı Diyeti, Atkins Diyeti, Acil Diyet, Son Şans Diyeti” ve daha yüzlerce garip isimli veya isimsiz diyet. Peki bu kadar çok diyet listesi ortalarda dolaşırken neden hala insanların kilo problemi var? Çünkü bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da, kısa bir süre sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Bu tip diyetler sağlığa zarar vermenin ve aaaabolizmanın bozulmasını sağlayarak ömrü kısaltmanın yanı sıra, kişinin “ben bu işi başaramıyorum” diyerek umutsuzluğa kapılmasına neden olmaktadır.

BİLİMSEL OLMAYAN DİYETLERİN ÖZELLİKLERİ
Ayırma Diyetleri
Bu diyet protein ve karbonhidrat kaynağı besinlerin aynı öğünde yenilmemesi esasına dayanmaktadır. Ancak diyetin sonlandırılması ile eski beslenme alışkanlıklarına geri dönüldüğünde verilen kilolar hızla geri alınmaktadır. Çünkü, Türk mutfağındaki etli dolma, mantı gibi yemeklerde protein ve karbonhidrat kaynağı besinler beraber kullanılmaktadır. İşin tuhaf tarafı; süt ve yoğurt hem karbonhidrat hem de protein içermektedir. O halde bu diyette hiç yer almamaları gerekir. Bu durumda kişi mi zayıflar, yoksa kemikleri mi?
Karbonhidrat Diyeti
Besinler içerdikleri karbonhidrat değerine göre puanlandırılmaktadır. Günde 60 gram karbonhidrat önerilmektedir. Aynı zamanda ketojeniktir. Enerji, ağırlıklı olarak proteinlerden sağlanmaktadır. Karbonhidratı çok sınırlı ve proteini çok yüksek olan mönüler özellikle karaciğer ve böbrek için çeşitli sağlık risklerine neden olabilir. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmadığı için ağırlık kaybı da kalıcı olmamaktadır. Doğru beslenme alışkanlığı kazanamayan ve diyet bittiğinde ne yapacağını bilemeyen kişiler verdikleri kiloları hızla geri alırlar.
Ketojenik Diyetler
Diyetle alınan karbonhidrat miktarının (50 gr/gün’den daha az) aşırı kısıtlanması ile kanda keton cisimciklerinin artmasına neden olan diyetlerdir. Ketojenik diyetler besin öğeleri yönünden dengesiz olmaları ve önemli sağlık sorunları oluşturabilmeleri nedeniyle kesinlikle önerilmemektedir. Ayrıca hızlı ağırlık kaybı nedeniyle özellikle vücut suyunda azalmaya neden olur, vücudun asit – baz dengesini bozarak beyne zarar verirler. Ketojenik diyetlerin yol açtığı sağlık sorunları: Sıvı – elektrolit dengesinde bozukluk, hiperürisemi, hiperlipidemi (koroner kalp hastalığı riskini artırır), kardiyak aritmiler (ölüm riskini artırır), kalsiyum atımını artırması nedeniyle osteoporoz riski şeklinde sıralanabilir.

* Keton cisimcikleri beynin ihtiyaç duyduğu glikozun yeterince alınamadığı durumlarda yağdan enerji eldesi esnasında üretilen “masum!” öğelerdir. Bu tür diyetler “ketojenik diyet” olarak adlandırılmaktadır.
Kan Grubu Diyetleri
Yapılan araştırmalar kan grupları ile zayıflama diyetlerinin etkinliği arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını göstermiştir. Bu diyette birtakım besinlerin bazı kan gruplarında kullanılmaması gerektiği belirtilmektedir. Örneğin “A kan grubundakiler et ve türevlerini, 0 kan grubundakiler süt ve türevlerini tüketmemelidir” gibi… Halbuki bu besin gruplarının eksikliği sağlığı olumsuz yönde etkilemektedir. Süt ve türevlerini tüketmeyen bir bireyin ileride kemiklerinin sağlıklı olması beklenemez. Kişi, hatalı diyetlerin diyetini ödemek istemiyorsa “bilimle bağdaşmayan” böylesi diyetleri uygulamaktan kaçınmalıdır.
Çok Düşük Kalorili Diyetler
Vücut ağırlığının kilogramı başına 10 kkal/gün enerji sağlayan diyetlerdir. Hızlı ağırlık kaybına neden olurlar. Vücut ağırlığının hızlı kaybı; yağsız vücut kitlesinin daha çok kaybına, bazal aaaabolizma hızının azalmasına, kaybedilen ağırlığın korunmamasına, laktat, serbest yağ asitleri ve keton cisimlerinin artmasına, iyonize Ca, Na, K, Mg, Zn düzeylerinin düşmesine neden olmakta ve ölümle sonuçlanabilmektedir.
Merkezi sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, gastrointestinal sistem ve genitoüriner sistem başta olmak üzere ÇDKD’lerin pek çok sistemle ilgili komplikasyonları vardır. Bunlar şu şekilde gruplandırılabilir:
Merkezi sinir sistemi: Baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, uyuşukluk
Kardiyovasküler sistem: Kardiyak aritmiler, miyokardial atrofi, hipotansiyon
Gastrointestinal sistem: Bulantı, kusma, konstipasyon, diyare, abdominal şikayet, safra taşları
Genitoüriner sistem: Menstrüasyon düzensizliği, libido kayıpları, renal taşlar
Diğer: Yorgunluk, soğuk intoleransı, kuru cilt, saç dökülmesi, negatif azot dengesi mineral ve elektrolit dengesizliği, kolesterol ve ürik asit düzeyinde artış

Gerçek ağırlık kaybı vücuttaki yağ kitlesinin azalması ile mümkündür. Kas ve su kitlesindeki kayıplar hem sağlık açısından risklidir hem de kalıcı ağırlık kaybına neden olmamaktadır. Ağırlık kaybının hızlı olması öncelikle su, sonrasında kas kitlesindeki azalma ile ilişkilidir. Dengeli diyetlerde yağ, ketojenik diyetlerde su ve açlık halinde kas kaybı olmaktadır.
Sonuç olarak; zayıflama programı kişiye özel, bireyin benimseyip, yaşam tarzı haline getirerek uygulayabileceği, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilecek özellikte olmalıdır. Ayrıca obezitenin tedavisinde tek başına diyet tedavisi yeterli olmamakta, beraberinde egzersiz programı ve davranış değişikliği tedavisi de gerekmektedir.

RSS Diyetisyen Takip Et
diyetisyen
Bu Güzel diyet sitesi sizleri diyet konusunda bilgilendirme amacı ile kurulmuş ve diyetisyen yorumlarına yer vermiştir.diyet konusunda verilen bilgilerin doğruluğu garanti edilemez Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim info@diyetextra.com diyet diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi info@diyetextra.com mail adresinden bize ulaşın.