Oca 14

Balık Yerken Dikkatli Olun!
Yapılan araştırmalar balık yemenin faydaları olduğu kadar riskleri olduğunu da ortaya koydu.
Dengeli beslenmenin baş aktörlerinden balık, sağlıklı diyet reçetelerinin de vaz geçilmezlerindendir. Balıkta, eikosapentaenoik asid (EPA) ve dokosahexaenoik (DHA) isimli, başka hiçbir gıdada bulunmayan iki uzun zincirli omega-3 yağları bulunmaktadır. Bu omega-3 yağlarının pek çok yararı vardır, ancak fetal kardiyak aritmileri ve kalp krizlerini önlemeleri en önemli özellikleri arasında yer alır. Ayrıca, DHA beynin erken gelişiminde ve sağlıklı bir hamilelik için gerekli bir maddedir.
ReaAge’de yer alan bilgilere göre, balık yerken çevreyi kirleten maddeler de düşünülmesi gereken faktörler arasındadır. Metil civanın bazı balık türlerinin yağsız kısımlarında biriktiği bilindik bir gerçektir. Yağlı kısımlarda ise poliklorinat bifeniller (PCB) ve dioksinler bulunmaktadır. Civa, plasentaya geçer ve yüksek dozları ciddi beyin hasarına yol açar. Yetişkinlerde ise, civa kalbe zarar verebilir ve yapılan araştırmalarda dioksinin hayvanlarda kansere neden olduğu belirlenmiştir. Bu her iki maddenin de kanserojen olduğuna dair kanıtlar mevcuttur, ve aynı zamanda nörolojik hasarlara da neden olabiliyorlar.
Yararlı Mı, Yoksa Zararlı Mı?
Peki o halde balık tartının yararlı kefesinde mi yoksa zararlı kefesinde mi yer alıyor? 2006 yılında, Tıp Enstitüsü (IOM) uzmanları ve Harvard Toplum Sağlığı Okulu’ndan iki araştırmacı, Dariush Mozaffarian ve Eric Rimm, bu konuda yapılan büyük kapsamlı araştırmaları inceleyerek bu sorunun cevabını araştırdılar. Harvard’daki araştırmacılar EPA’nın ve DHA’nın sağlığımıza pek çok yararlarının olduğuna dair kanıtlar buldular. IOM uzmanları ise, kanıtların tatmin edici olmadığını ve pozitif kardiyovasküler bulguların farklı nedenlere dayanabileceğini belirtiyorlar. Bu durumu, düzenli olarak balık yiyen kişilerin, daha az kırmızı et tükettikleri ve bu nedenle zararlı doymuş yağ tüketimlerinin de az olduğu şeklinde açıklıyorlar.
IOM ve Harvard uzmanları şu kritik soruda hemfikir: Balık yemek önemli, ancak zararlı maddelerin getirdiği risk ne düzeyde? FDA, balıktaki zehirli maddelerin, düşük seviyede olduğunu açıklıyor. IOM uzmanları, sağlıklı bir diyet için, haftada en az 85 gram balık yenmesi gerektiğini belirtiyorlar. Harvard’daki araştırmacılar ise, yetişkinlerin tükettikleri haftada bir veya iki porsiyon balığın yararlarının, risklerinden fazla olduğuna dikkat çekiyorlar.

Yapılan incelemeler sonucunda ortaya konan bazı önemli noktalar şu şekilde açıklanıyor:

İki kişi için balık yiyorsanız: Harvard araştırmacıları DHA’nın fetal gelişim için önemli olduğuna dikkat çekiyorlar, IOM uzmanları ise bu konuda daha çok uyarıyorlar. Civa, besin zincirinin en üstünde yer alan büyük ve uzun ömürlü balıklarda, küçük ve kısa ömürlü balıklara göre daha fazla miktarda birikiyor. Harvard’daki araştırmacılar, hamile veya emziren bayanların, civanın zararını en aza indirmek için, kral uskumru, tilefish, köpek balığı, ve kılıç balığı gibi balık türlerinden uzak durmalarını öneriyorlar, ancak yeterli düzeyde DHA alınması için, diğer balık türlerinden ve deniz ürünlerinden haftada yaklaşık 35 gram tüketmeleri gerektiğini belirtiyorlar.
Hiçbir balık aynı yaratılmamıştır: 12 gram bir som balığında 2,000 miligramın üstünde EPA ve DHA omega-3 yağları bulunur. Ancak aynı porsiyon bir kedi balığında bu miktar yaklaşık 150 miligramdır. Dolayısıyla, balık yediğimiz zaman elde ettiğimiz omega-3 yağları, yediğimiz balığın cinsine göre değişiyor. Som balığının yanı sıra, kral uskumrudan farklı olan Atlantik uskumrusu, ringa balığı, ve sardalya da omega-3 için en iyi kaynaklar arasında yer alıyor. Kılıç balığı ve tilefish gibi balıklar ise yarar-risk bataklığına bizi sürüklüyorlar, çünkü büyük miktarda omega-3 yağlarına sahip olmalarına rağmen, yüksek oranda civa da içeriyorlar. 35 gram karideste yaklaşık 250 miligram omega-3 yağları bulunuyor. Omega-3 yağları açısından fakir deniz ürünleri arasında yer alan ıstakozun 35 gramı ise, 71 mg omega-3 yağları içeriyor.
Beyaz ve light ton balığı: Konserve ton balığı, beyaz ton balığı veya light ton balığı şeklinde satılmaktadır. Beyaz ton balığı genellikle suda, ve tek parça halinde bir miktar fileto olarak konservelenir. Light ton balığı ise, kesilmiş parçaların karışımından oluşan bütün büyük bir parça olarak, yağda veya suda satışa sunulur. Beyaz ton balığında üç kat fazla omega-3 yağları vardır, ancak civa oranı da light ton balığındakinin üç katıdır.
Selenyum civa yükselişini durdurabilir: Yapılan bazı araştırmalarda, selenyumun civanın bazı zararlı etkilerini ve civanın dokularda birikmesini önlediğine dair kanıtlar elde edilmiştir. Eğer bu veriler doğruysa, bu, deniz ürünleri seven kişiler için güzel bir haber, çünkü çoğu balıkta ve özellikle midye gibi kabuklu deniz ürünlerinde selenyum büyük miktarlarda bulunur.

Oca 13

Sağlıklı Beslenme Takıntısı
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikolog Aslıhan Kurt, sağlıklı beslenme takıntısı hakkında bilgi verdi.

Son yıllarda sıkça görülmeye başlayan sağlıklı beslenme takıntısı hakkında bilgi verir misiniz? Beslenme neden bir takıntı haline geliyor?
Sağlıklı beslenme takıntısı (Ortoreksiya); henüz kesinlik kazanan bir rahatsızlık, daha da önemlisi, bir beslenme bozukluğu olarak tanımlanmamasına rağmen, bazı hekimler ve beslenme uzmanları, son dönemde bu konu üzerinde yoğunlaşmakta ve araştırmalar yapmaktadırlar. Otoritelere göre de bu “takıntı” önümüzdeki 10 yılın en önemli beslenme problemlerinden biri olma yolunda ilerlemektedir.
Ortoreksiya’nın, nasıl bir bozukluk olduğu tartışmalıdır. Kimilerine göre, bu, değişen dünya standartlarına bağlı yeme alışkanlıkları ve modernleşmenin bir sonucu iken, kimilerine göre de, obsesif kişilik yapısına özgü bir durumdur.
Bu tip davranışlar gösteren insanlar, sağlıklı olma gerekliliği ile ilgili inanç ve tutumlarını birleştirerek, beslenme ve beslenme şekli konusunda aşırı kaygılı olurlar. Sonuç olarak gözlenen davranış, sağlıklı olmak adına yeme (me) dir. Bu tip takıntıları olan insanlar, sağlıklı beslenme standartlarına göre değil de, kendi belirledikleri standartlara göre beslenmeyi uygun görürler. Ve bu yolla, sağlıklı beslendiklerine inanırlar.
Alacağı her ürünün içeriği üzerine uzun uzun kafa yoran, besinlerin içindeki katkı maddelerinin kanserojen olup olmadığı konusunda aşırı saplantılı, sadece sağlıklı beslenmek adına sebzeleri çiğ tüketen, et ve süt ürünlerinden genellikle uzak duran ve genellikle bu tip besinleri tüketmeme konusunda aşırı titiz davranan insanların bu takıntıya sahip olduğu düşünülmektedir.
Sağlıklı beslenme takıntısı olan bir kişi günlük hayatta ne gibi sıkıntılarla karşılaşıyor?
Sağlıklı beslenme takıntısı olan insanlarda şu davranışlar dikkat çekmektedir:
· Günde 3 saatten fazla bir zaman, sağlıklı besinler ve beslenme ile ilgili düşünmek
· Yarının menüsünü bugünden planlamak
· Yedikleri besinlerin oranını sınırlandırmak
· Yaşam kalitesinde belirgin derecede azalma ve sosyal izolasyon (yeme alışkanlıkları, dışarıda yemek yemeyi güçleştirir ve evde yemeye başlarlar)
· Başkalarının yeme alışkanlıklarını, sağlıksız beslendiklerini ileri sürerek, sürekli eleştirmek
· Önceleri, aaaifle yediği besinleri, şimdi sağlıksız oldukları için tüketmekten kaçınmak
· Diyetlerinin dışında bir şeyler yediklerinde suçluluk duymak
· Sadece “doğru” diyeti yaptılarında, sağlıklarının kontrolünü sağladıklarına inanmak
Bu takıntının tedavisi nedir?
Obsesif- Kompulsif kişilik yapısının bir uzantısı olan bu takıntının temelinde, beden imajı ve sağlıklı yeme davranışı ile ilgili obsesif düşünceler bulunduğu düşünülmektedir. Öncelikle kişinin, böyle bir sorunu olduğunu kabul edip, harekete geçmesi gerekmektedir. Bu tip takıntılara özgü tedavilerde, diyet uzmanlarının, psikiyatristlerin ve psikologların ortak çalışmaları ile; davranış değişikliği sağlanabilir. Psikologlar ya da psikiyatristler kişiyi, davranış terapisi ile desteklerken, diyet uzmanları da sağlıklı beslenme konusunda yönlendirirler.
Sağlıklı beslenme takıntısı tedavi edilmezse ne gibi problemlere yol açar?
Kontrollü ve sağlıklı yemek yeme adına yapılan bu tip diyetlerle, kişi, tüm besinleri yemez ve bazılarını almaktada da özellikle kaçınır. Böylelikle vücut, günlük alması gereken kaloriden eksik kalır ve güçsüzleşir. Sağlıksız ve kontrolsüz yapılan tüm dietlerde olduğu gibi, bu tip davranışların da, beraberinde ciddi sağlık sorunları getirmesi olasıdır.
Sağlıklı beslenmeyi takıntı haline getirmemek için ne yapmalı?
Sağlıklı ve doğru beslenme ile ilgili aşırı kafa yormaktan ve bunu bir takıntı haline getirmekten çok, doğru bilgiyi kaynağından öğrenmekte yarar vardır. Bunun bir takıntı olmasını önlemek adına; sağlıklı ve doğru beslenmek isteyen bir kişiye, bu konu ile ilgili temel bilgileri öğrenmesi, ya da kendine uygun beslenme şekli konusunda fikir edinmesi için bir diyet uzmanına gitmesi önerilebilir.
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikolog Aslıhan Kurt

Oca 13

ŞALGAM
Şalgamın taş ve kum döktüğünü, bronşları boşalttığını, bol idrar söktürdüğünü ve pekliği giderdiğini söyleyen uzmanlar, şalgamın yaprakları ince kıyılarak salata şeklinde yenirse yukarıdaki hastalıklara iyi geldiğini bildiriyor. Uzmanlar, şeker hastalarının da şalgam yiyebileceğini vurguluyor ve şalgam ne kadar çiğ yenirse o kadar faydalı olduğunu hatırlatıyor.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.