Wordpress Themes
Nis 30

Londra Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan bir araştırma, insanların stres, depresyon, prostat, diyabet, tansiyon, alerji gibi birçok hastalıktan doğal besin maddeleriyle korunmanın mümkün olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, hangi hastalıklara hangi besinlerin iyi geldiği şöyle sıralanıyor:

Portakal; içerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde gribe iyi gelirken, kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek özelliği nedeniyle yaşlılıkta felç ya da kalp krizi riskini azaltıyor. Acı pul biber; cildin güzelleşmesine yardımcı olurken, cilt hastalıklarından korunmayı sağlıyor.

Tarçın; ‘e-coli’ bakterisinin vücutta yayılmasını engellerken, mideyi düzene sokuyor ve kusmayı engelliyor. Hardal; barındırdığı ‘singrin’ maddesi sayesinde, sindirim sistemini düzenliyor ve mide ağrılarını gideriyor. Nane; içerdiği mentolse sayesinde gribe karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini azaltıyor. Çay olarak tüketildiğinde ise baş ağrısı, stres gibi rahatsızlıkların yanı sıra mide yanmasını da tamamıyla önlüyor.

Avakado; bebeklere başlangıç maması olarak öneriliyor. Barındırdığı yüksek E vitamini, kalbe iyi gelirken, yüksek potasyumu depresyona sebep olan uyuşukluğu engelliyor. İstiridye; içindeki demir sayesinde, sperm sayısını ve seks gücünü artırıyor. Kayısı; içindeki ‘betakarotene’ adlı madde sayesinde, hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önlüyor. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfürdioksit ise, astım gibi alerjik hastalıklara iyi geliyor.

Enginar; ‘Cynarine’ adlı madde sayesinde en sert yiyeceklerin dahi sindiriminin kolaylaşmasını sağlıyor. Enginar ayrıca, karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, arterit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere de tavsiye ediliyor. Muz; barındırdığı yüksek miktarda karbonhidrat ve potasyumla kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlıyor. Kuru fasulye ve mercimek; diyabet riskini büyük oranda azaltıyor. Hamsi; Omega-3 yağı zenginliğiyle kolesterol seviyesini düşürüyor, kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi, dolayısıyla felç geçirme riskini düşürüyor. Bezelye; prostata yakalanma oranını yüzde 35 düşürüyor. Havuç; kanserli hücre üremesini engellediği için kansere karşı koruyucu özelliği bulunuyor.”

Nis 30

İstanbul’da, aralarında hipermarketlerin de bulunduğu çeşitli satış noktalarından alınan 127 hazır kıyma örneğinde yapılan incelemede, muhafaza koşullarına göre yüzde 75′inin, zehirlenme etkenleri açısından yüzde 38′inin uygunsuz olduğu belirlendi.

İstanbul Perakendeci Kasaplar Esnaf Odası, Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği ve Tüketiciler Birliği tarafından hazırlanan “Gözümün Önünde Kıymamı Hazırlayan Kasabımı Geri İstiyorum” projesi çerçevesinde yapılan inceleme, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde basın toplantısıyla açıklandı.

Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği Başkanı Dr. Can Demir, satışı yasak olan “hazır” ya da “dökme” tabir edilen kıymanın ne kadar sağlıklı olduğunu sivil inisiyatif olarak incelemek amacıyla bu projeyi başlattıklarını ve destek istedikleri belediyelerden kendilerine yanıt veren Bağcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Beşiktaş, Güngören, Kartal, Maltepe, Üsküdar, Tuzla ve Zeytinburnu belediyeleriyle birlikte çalıştıklarını söyledi.

Belediye ekipleriyle birlikte Mayıs ayında söz konusu ilçelerden 127 noktadan hazır kıyma örneği topladıklarını anlatan Demir, bu örneklerin yüzde 50′sinin marketlerin et satış reyonlarından, kalan yüzde 50′nin de kasap olarak hizmet veren yerlerden alındığını belirtti.

Demir, örneklerin İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Laboratuvarı’nda incelendiğini kaydederek, “Bu sonuçlara göre hazır kıymanın, muhafaza koşulları bakımından yüzde 75, hastalık ve zehirlenme etkenleri bakımından yüzde 38 oranında uygun olmadığı ortaya çıkmıştır. Ulaşılan sonuçlar ürkütücü olup, hazır kıymanın canımıza kıydığını ortaya koymaktadır” dedi.

Nis 30

Kurban bayramında aşırı besin tüketimi sonucunda karşılaşılacak sağlık sorunlarını; kardiyoloji, endokrinoloji ve diyet uzmanları, kurban kesimi sırasında çocukların yaşayabileceği psikolojik problemleri ise psikoloji uzmanları değerlendirdi.

“Kurban Bayramı’nı hastanede geçirmeyin!”

Kalp hastalıkları açısından yüksek risk altında olan ya da kalp hastalığı tanısı konulmuş kişilerin beslenme düzenine önem vermeleri gerekirken maalesef çok sayıda hasta bu konuda dikkatsiz davranmaktadır. Özellikle Kurban Bayramı’ndaki aşırı et tüketimi ile bu hastaların yaşadıkları sağlık problemleri hat safhaya ulaşabilmektedir.

Kolesterol içeriği yüksek olan et ve et ürünleri, kan yağlarını doğrudan yükselterek; kalp hastalarını olumsuz yönde etkileyebilir. Kırmızı et, kolesterolün en başta gelen sebeplerinden biridir. Kurban Bayramı’nda et tüketimi arttığı için kalp ve tansiyon rahatsızlıkları nedeniyle sağlık kuruluşlarına yapılan müracaatlarda büyük artış görülmektedir.

NASIL BESLENMELİ?
Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar, diyabet ve yüksek tansiyon hastaları, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli; aşırı et tüketmemelidir. Bu kişiler, doktorları tarafından kendilerine önerilen diyetlerini bozmamalıdır.

Özellikle ülkemizde Kurban Bayramları’nda yenilmesi gelenek haline gelen kavurma, içine tereyağı ve kuyruk yağı konulmadan kendi suyu ile kısık ateşte pişirilmelidir. Etin kendi yağı, yemeğin lezzeti için yeterli olup; ekstra yağ eklemeye gerek yoktur.

Kavurmada çok fazla tuz ve kuyruk yağı kullanılması sebebiyle; kalp ve tansiyon hastaları, kavurmadan uzak durmalıdır.

Kurban Bayramı’nda genel olarak sakatat tüketimi de artmaktadır. Ancak özellikle kolesterol hastaları ile yüksek düzeyde kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişiler, sakatat tüketiminden kaçınmalıdır.

Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketimi ile birlikte tuz kullanımının artması, özellikle yüksek tansiyon hastaları için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Fazla miktarda tatlı tüketimi, kalp ve tansiyon hastaları için risklidir. Bu hastalar, tatlı tüketimini minimum seviyeye indirmeli; içerisinde yoğun yağ bulunan baklava, kadayıf gibi tatlılardan ziyade, sütlü tatlıları tüketmelidir. Kalp ve tansiyon hastaları, bayram süresince ilaçlarını aksatmadan kullanmalı; sağlıklı yaşamın temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitelerini artırmaya dikkat edilmeli, günlük tempolu yürüyüşlere devam etmelidirler.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.