May 14

Kızamık, bir tür virüsün neden olduğu döküntülü bir hastalıktır Önce basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar, ardından yüz ve enseden başlayan, gövdeye de yayılan kırmızı renkte döküntü ortaya çıkar

Henüz aşı olmamış ve anneden geçen korumanın azaldığı bebekler, okul öncesi dönemdeki çocuklar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler, 2 doz kızamık aşısı yapılmamış kişiler hastalığa yakalanma için yüksek riskli gruplardır

Mikropla temastan sonra kuluçka dönemi 10-12 gündür Önce; ateş, halsizlik, iştahsızlık, gözlerde sulanma ve kızarma, öksürük ve burun akıntısı başlar 2-3 gün içinde, yanak içlerinde beyaz benekler, bundan 2 gün sonra da yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen kırmızı döküntü ortaya çıkar

Kızamık geçiren hastalarda, özellikle iyi beslenmemiş çocuklarda bronşit, zatürre, ishal, orta kulak enfeksiyonu, konjonktivit, körlük gibi komplikasyonlar görülebilir Yıllar sonra ortaya çıkabilen nadir bir komplikasyon da, merkezi sinir sistemini dejenere eden ölümcül bir tablo olan SSPE ( Subakut Sklerozan Pan Ensefalit ) denilen bir hastalıktır

Kızamık çok bulaşıcıdır Hasta kişiyle solunum teması, öpüşme, aynı kaptan yeme gibi yollarla virüs alınır Hastalığın en bulaşıcı olduğu dönem, ateş başlamadan öncesiyle döküntü çıktıktan 4 gün sonrasına kadarki dönemdir Hasta çocuk, bu dönemde izole edilmeli, döküntü başladıktan sonra en az 5 gün okula gitmemelidir

Viral bir hastalık olduğu için, etkene yönelik tedavi yoktur Ancak; yatak istirahati, bol sıvı alımı, öksürük için soğuk buhar yardımcı olacaktır Doktorun önerdiği ateş düşürücü ve vitamin takviyesi kullanılabilir Hastalık yaklaşık 1 hafta sürecek, ömür boyu bağışıklık sağlayacaktır

Kızamık aşıyla önlenebilen bir hastalıktır Ancak ilk yaş içinde ( genellikle 9 ay dolunca ) yapılan tek doz aşının yeterli olmadığı, en az 2 doz aşı gerektiği unutulmamalıdır Gelişmekte olan ülkelerde, halen tüm çocuklara aşılanması sağlanamamakta ve 5 yaş altı çocuk ölümlerinde en sık sorumlu olan enfeksiyon etkeni olarak kızamık karşımıza çıkmaktadır Hedefimiz, aşısı olan bir hastalık yüzünden çocuklarımızın sıkıntı çekmemesi, ölümcül olabilen komplikasyonlarla karşılaşmamalarıdır

May 13

Aşıyla Korunulabilen Hastalıklar Nelerdir?
Verem
Kızamık
Hepatit B

Çocuk felci
Kızamıkçık
Suçiçeği

Difteri
Kabakulak
Zatürre

Boğmaca
Hemofilus influenza menenjiti

Tetanoz
Hepatit A

Aşıların Yan Etkisi Var mıdır?
Evet, her ilaçta olduğu gibi aşıların da yan etkileri vardır Ancak, bunlar çoğunlukla hafif yan etkilerdir Çocuğu koruduğu ölümcül hastalıklar düşünülünce, aşıların hafif yan etkileri çok da önemli değildir Aşı sonrası, aşı yerinde şişlik, kızarıklık, ağrı, hafif ateş, döküntü görülebilir Doktorunuz, bebeğin aşı sonrası dönemi rahat atlatması için bazı önerilerde bulunacaktır Aşı sonrası ciddi yan etkilerin görülme riski ise, aşılanmamış kişinin hastalığa yakalanma riskine göre çok çok düşüktür

Aşının Bir Dozu Unutulur da Günü Geçerse Ne yapılmalı?
Aşının doz aralıklarının önerilenden uzun olması, aşıya olan yanıtı azaltmaz Böyle bir durumda, yeniden başlamak gerekmez, aşılama programına kaldığı yerden devam edilir

Aynı Anda Birkaç Aşı Yapılabilir Mi?
Evet, günümüzde kombine aşılar birden fazla aşıyı tek bir enjektörde içerirler Böylece, yan etki riski artmadan, tek bir iğne ile birden fazla hastalığa karşı aşılanma sağlanır Bazen de aynı enjektörde karıştırılamayan farklı aşılar, farklı yerlerden uygulanabilir Bu şekilde de yan etki görülme sıklığı artmamaktadır

Hasta Çocuğa Aşı Yapılır Mı?
Ateşsiz basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu veya ishal aşı yapılmasına engel değildir İyileşme dönemindeki bir hastalık veya çocuğun antibiyotik kullanıyor olması da aşıya engel değildir Bu konuda kararı, aşı öncesi çocuğunuzu muayene eden doktoru verecektir

Verem Aşısı Doğumda mı Yapılır?
Birkaç yıl öncesine kadar öyleydi Ancak, yenidoğan döneminde daha fazla yan etkiye yol açtığı görülünce, son yıllarda bebeğin iki ayı dolduktan sonra yapılıyor

Verem Aşısının Yapıldığı Yerde Neler Görülebilir?
Verem aşısı 2 aylık bebeğin sol omuzuna yapılacaktır Birkaç hafta içinde aşı yerinde şişlik, ardından kabuklanma olacaktır Bazen kabuk kalkıp kanayabilir veya akıntı olabilir Aşı yeri, ciltte iz bırakıp iyileşir

BCG (verem) aşısından sonra ne zaman iz oluşur?
BCG sonrası genellikle 6-8 hafta içinde aşı yerinde iz oluşur Bazen bu süre 3-6 ayı da bulabilir Ancak, iz oluşmasa da vücudun bağışıklık sistemi aşıya yanıt vermiş olabilir Bu durumda, aşının etkisi ppd denilen cilt testi ile kontrol edilir

Sarılık Aşısı Olan Bebek Sarılık Geçirir mi?
Yenidoğanlara, doğumdan sonra ilk yapılan aşı Hepatit B aşısıdır Bu aşı, bebeği ciddi bir mikrobik sarılık türü olan Hepatit B’den korur Ancak, yenidoğan döneminde sık görülen fizyolojik sarılığın bununla ilgisi yoktur, mikrobik bir olay değildir Bu nedenle, Hepatit B aşısı olsa da bebeğiniz yenidoğan sarılığı geçirebilir

Hepatit B aşısı sonrası kan testi yapmak gerekir mi?
Hepatit B aşısı sonrası, aşının tutup tutmadığına dair kan testi ( anti HB s) bakılması herkes için gerekli değildir Ancak, eğer aşılanan çocuğun annesi HB s pozitif ise ( sarılık mikrobunu taşıyorsa ), veya çocuğun bağışıklık sisteminin normal çalışmasına engel olacak bir hastalığı varsa bakılması uygun olacaktır

Hepatit B aşısının koruması ne kadar sürer? Tekrar doz gerekir mi?

Yapılan uzun dönemli çalışmalarda, aşısı tamamlanan kişilerde bağışıklık sistemi belleğinin en az 15 yıl korunma için yeterli olduğu saptanmıştır Bu sürede veya sonrasında, kanda koruyucu antikor düzeyleri saptanamayacak kadar düşse de, bağışıklık sisteminin belleği mikropla karşılaşma durumunda koruyucu tepki verecektir Bu nedenle, günümüz bilgileriyle tekrar doz önerilmemektedir

Menenjit Aşısı Olan Menenjit Geçirmez mi?
Ne yazık ki, hayır Kısaca menenjit aşısı olarak adlandırdığımız aşı, aslında Hemofilus İnfluenza adlı bir bakteriye karşı geliştirilmiş bir aşıdır Bu bakteri, 6 yaş altında menenjitin en sık sebebidir, ama başka menenjit etkenleri de vardır Aşılı kişi, bu diğer etkenlerin yol açtığı bir menenjite yakalanabilir Neyse ki, olayın bir de iyi yanı var; Hemofilus influenza, çocuklarda menenjit dışında pek çok ciddi enfeksiyona daha yol açabilir, aşıyla tüm bunlardan korunmak mümkün olacaktır

Menenjit aşısı kaç doz yapılır?
Menenjit aşısının kaç doz yapılacağı, başlangıç yaşına göre değişir Eğer, bebeğe karma aşıyla birlikte 2 aylıkken menenjit aşısı da başlanırsa, ilk 6 ayda 3 doz, 1 yıl sonra da tekrar dozu olarak toplam 4 doz yapılır Eğer, 6-12 ay arası başlanırsa, önce 2 doz, sonraki yıl da hatırlatma dozu olarak toplam 3 doz olacaktır Eğer ilk 1 yaş içinde yapılmazsa, 1 yaş sonrası tek bir doz yeterli olacaktır

Aşı sonrası bebeğime banyo yaptırabilir miyim?
BCG ( verem aşısı) dışındaki diğer tüm aşılar, bebeğin banyo yapmasına engel değildir Ancak; BCG sonrası aşı yerine 3 gün su değmemesi gerekmektedir

May 13

Çocuklarda reflü sorunu Reflü mide içeriğinin aniden kısa bir süre için yemek borusuna doğru hareketidir

Yenidoğan bebeklerde çok sık olan bu durum “taşma kusması” olarak adlandırılır
Reflünün genellikle hayatın ilk yılı içinde fizyolojik olduğu kabul edilir Bebek oturmaya ve yürümeye başlayınca görülme sıklığı da azalır İki yaşına kadar %80’den fazlası kendiliğinden geçer
Reflünün belirtileri nelerdir?
Reflü hastalığında reflü normalden daha sık ve uzun süreli olur Yemek borusuna doğru hareket eden mide içeriğinin miktarı daha fazladır Beraberinde, asitli mide içeriğinin yarattığı diğer sorunlar vardır Bu sorunlar arasında sıklıkla karşılaşılanlar kansızlık, uzun süren öksürük, inatçı kusma, ses kısıklığı ve astım benzeri nöbetlerdir Kusan bebek/çocuk, bir süre sonra yeterli kilo almamaya başlar Boyu daha yavaş uzar Sonuçta büyüme geriliği ortaya çıkar
Bebeklerde beslenme güçlükleri, kusma ve yutma güçlüğü, büyüme geriliği, sık görülen reflü belirtileridir Bebeklerde aşırı huzursuzluğa neden olabilir Daha büyük çocuklarda tipik reflü belirtileri mide yanması, bulantı, kusma, yutma güçlüğü ve ağızda asit tadıdır Bu nedenle çocuk yemek yemeğe karşı isteksizlik gösterir Belirtilerin yemekten sonra ortaya çıktığını veya arttığını fark eden çocukta yemek yemeğe karşı isteksizlik gelişir

Midedeki asit içerik, reflü nedeniyle burun boşluğu, geniz ve akciğerlere ulaşabilir Bu durumda da tekrarlayan öksürük, hışıltı, hırıltı, astım bulgularında kötüleşme ve tekrarlayan zatürre gelişebilir Çocuklardaki uzun süreli öksürüklerin reflüye bağlı olma olasılığı %15’dir Özellikle gece artış gösteren öksürüklerde reflüden şüphelenilmesi gerekir Ayrıca reflüye bağlı belirtiler arasında sık sık geniz temizleme ve boğazda takılma hissi sayılabilir Tekrarlayan sinüzit ve larenjit için de çocuk risk altındadır Uzun süreli boğaz ağrısı ve seste kalınlaşma ve çatallaşma da görülebilir
Tanı ve tedavide nasıl bir yol izlenir?
Teşhisinde en güvenilen araştırma yöntemi, 24 saat boyunca, yemek borusunun alt ucunda asiditenin ölçülmesidir Hastaya burnundan çok ince ve özel bir katater yutturulur Bu kataterin alt ucunda birbirinden 10-20 cm uzaklıkta iki adet asit algılayıcısı bulunur Alt ucundaki midenin asitini kaydederken diğeri yemek borusunun alt ucunda bu değerleri kaydeder Bu kataterin bağlı bulunduğu kaydedici üzerindeki butonlara basılarak kayıt sırasında çocuğun yattığı, kalktığı, yemek yediği anlar belirlenir Özel bir yazılım ile bu değerler bilgisayara aktarılır ve değerlendirilir Belirli koşullarda tedavi tıbbi olarak ilaçla sürdürülürken, bazı durumlarda cerrahi müdahale söz konusu olabilir
Reflülü bebeklerin beslenmesinde dikkat edilecek noktalar nelerdir?
Reflüsü olduğundan şüphe edilen bebeklerin beslenmesinde dikkat edilecek nokta, kusmalar nedeniyle bebeğin normal koşullarda beslenmesini sürdürememesidir Bu nedenle bebek çok yakından takip edilmeli düzenli olarak kilo artışı izlenmelidir Ayrıca bebeklerin az miktarda sık sık beslenmesi söz konusu olabilir Her beslenmeden sonra gazının çıkarılması da ihmal edilmemelidir Eğer reflü çok sık oluyor ve bebek çok kusuyor ise, beslenmede değişik ürünlerin de kullanılması söz konusu olabilir Bu durum bir hekim tarafından değerlendirilmelidir
Başın ve yatağın yükseltilmesi, verilen besinin koyulaştırılması tedavide yardımcıdır Pasif sigara içimi de reflüyü arttırır Bu nedenle çocuklar pasif sigara içiminden korunmalıdır Diyetin protein içeriğinin yüksek olması ve yağ oranını düşük olmasına dikkat edilmelidir Reflüyü arttıran besinlerden, kola, çukulata , soğan, nane, turunçgillerden kaçınılmalıdır
Anneler özellikle beslenmesini desteklemek veya sabaha kadar bebekleri uyusun diye yatmadan önce ve uykuda bebeği/çocuğu beslemeyi tercih ederler Ancak bu uygulama reflüye zemin hazırlar Bu nedenle tercih edilmemelidir Özellikle de reflüsü olan çocuk son öğününden iki saat sonra yatırılmalıdır
Prof Dr Benal AVCI BÜYÜKGEBİZ
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.