May 07

Hem çocuklarda, hem de erişkinlerde çok sık görülen bir sorundur Tanısı genellikle güçtür, çünkü hastadan alınan bilgiler ve deneme beslenmeleri dışında veri yoktur

Alerji, normal kişilerde herhangi bir rahatsızlığa yol açmayan bir ya da birkaç maddeye karşı aşırı duyarlılıktır Alerji yapan maddeler solunum, ağız ya da enjeksiyon yoluyla vücuda girebilir Böyle bir madde vücutta yabancı ve özümsenemez bir cisim olarak tanınır; bir başka deyişle antijen etkisi gösterir ve kendisine karşı antikor denen engelleyici ya da etkisizleş-tiriri maddelerin oluşumunu uyarır Antikorun antijenle birleşmesiyle alerjik tepki başlar Alerjik tepkiye neden olabilen maddeler arasında çiçek tozları, ev tozları, kozmetik ürünler, evde beslenen hayvanların kılları, değişik fiziksel etkenler, bitkisel maddeler, ilaçlar, aşılar ve çeşitli besinler sayılabilir Besin alerjisine yol açan maddeler besinlerde bulunan proteinlerdir; bazı besinlerin çok az protein içermesi de bu gerçeği değiştirmez Yatkınlığı olan kişilerde alerjinin ortaya çıkması için çok küçük miktarda protein bile yeterlidir Ama bu proteinlerin bağırsaklardan kimyasal bütünlük içinde, yani normal sindirim süreçlerinde parçalanmadan emilmiş olmaları gerekir

Besin Alerjisi Görülme Sıklığı

Besin allerjisi bebeklik çağında daha sık görülür; yıllar geçtikçe azalır Bunun çeşitli nedenleri vardır Bebeğin sindirim sisteminin tam gelişmemiş olması, günde birkaç öğün alerji yapma olasılığı yüksek tek bir besinle (süt) beslenmesi, alerji yapan besinle erken ve sürekli karşılaşması başlıca nedenlerdir
Besin alerjisinin görülme sıklığı konusunda kesin bir şey söylemek zordur Kuşkusuz erişkinlerde görece seyrek ortaya çıktığı ve alerjik hastalıkların küçük bir bölümünü oluşturduğu söylenebilir Ama konserve yiyeceklerin yaygınlaşması ve gıda sanayisi tekniklerinin gelişmesiyle besin alerjisinin gittikçe daha çok görüldüğü yaygın bir görüştür

Bütün besinler alerji yapabilir, ama bazılarının alerjik tepkiye yol açma ola-sılığı daha yüksektir Hayvansal besiner arasında en sık süt ve yumurta alerji yapar; etler daha çok pişirilerek tüketildiğinden alerjiye seyrek olarak yol açar Bitkisel kökenli besinler arasında ise en çok çilek, ceviz, çikolata ve tahıllar antijen özelliği kazanır Bununla birlikte bilinen bütün besinlerin alerji yapabildiği kesinlikle unutulmamalıdır

Bir besinin alerji yapıp yapmaması bir ölçüde tüketilmeden önce geçtiği işlemlere bağlıdır Pişirilme genellikle alerjik etkiyi azaltır ya da yok eder Sütün içerdiği albüminin alınması alerji yapma olasılığının azalmasına yol açar Örneğin peynirlere karşı alerji çok seyrek görülür, çünkü peynirin üretim süecinde sütteki albümin (laktalbümin) genellikle ayrılmaktadır Az sayıdaki peynir alerjisi olguları yumurta, un, nişasta koku ve tat vericiler, küf gibi süt dışı maddelere bağlıdır Sanayide kullanılan koruyucu maddeler de besinlerin alerji yapma özelliklerini değiştirebilir

Besinlerin çoğu bir antijenler mozaği gibi düşünülebilir Örneğin yumutadaki albümin görece basit yapılı bir besin olmasına karşın beş ayrı antijen içerir Karmaşık yapılı besinlerde bu bileşenlerin sayısı çok daha fazladır
Doğal bileşenlerin yanı sıra besinlere bulaşmış maddeler de antijen etkisi gösterebilir “Bulaşma ürünü” denen bu maddeler besin olmadıkları halde besin alerjisi yapabilir Bu yabancı maddeler besinlere kaza ya da rastlantıyla bulaşabilir Örneğin süt hayvanlarında meme iltihabını (mastit) tedavi etmek ya da önlemek amacıyla kullanılan antibiyo-tikler (özellikle penisilin) inek sütüne geçebilir Emziren kadınların aldıkları ilaçlar da sütlerine geçebilir Bu yolla süte geçen, ama sütün normal yapışma yabancı bulaşma ürünü maddeler sütçocuğunda alerji tepkimesine yol açabilir Gerçekte bebekte anne sütüne karşı alerji gelişmesinin tek yolu budur

Besinlere yabancı madde bulaşmasının bir aracı da üretim teknolojisidir Besinlerin bozulmasını önlemek amacıyla çok yaygın olarak kullanılan şahsilik ve antiseptik maddelerle gene gıda sanayisinde çok kullanılan renklendiriciler besin alerjisine yol açabilen yabancı maddelerdir

Besinlere sık sık bulaşan bir madde de nikeldir Nikel özellikle baklagillere ve çileğe, ayrıca ekmeğe, etlere ve balığa bulaşabilir Mutfak tuzunda ve margarinlerde de bulunur Besinlerin paslanmaz çelik tencerede pişirilmesi oksalik asit (ıspanak, ravent), malik asit (elma) ve sitrik asit (özellikle turunçgiller) içermeleri durumunda nikel yoğunluğunu önemli ölçüde artırır Bu yiyeceklerin yenmesi (5,6 mgr nikel=25 mgr nikel sülfat) gecikmiş bir aşın duyarlılığa bağlı bir egzamayı, ama aynı zamanda ürtiker ya da kızarıklığı da yeniden başlatabilir
Besinleri korumak, renklendirmek gibi bazı belirli amaçlara yönelik olmak koşuluyla gıda sanayisinde kullanılmasına izin verilen katkı maddeleri vardır Ama bunlar ülkelere göre yüzde 0,03 ile yüzde 0,15 arasında değişen oranlarda istenmeyen yan etkilere yol açmaktadır

Yalancı Besin Alerjileri

Alerji yapan besinle vücudun buna karşı ürettiği antikor arasındaki tepkimenin neden olduğu gerçek besin alerjisinde vücutta bazı maddeler açığa çıkar Bunlardan özellikle histamin alerjiyle ilgili belirti ve bozukluklardan sorumlu olan önemli bir maddedir Ama kendi yapısında çok miktarda histamin bulunan ya da sindirildiğinde alerjik bir mekanizmadan bağımsız olarak vücutta histamin salgısını uyaran birçok besin de vardır

Bu besinlerin başlıcaları şunlardır:

• Yumurta akı çok etkili bir histamin serbestleştiricidir
• Kabuklu deniz hayvanları (karides ve daha az olmak üzere yengeçler), çilek, domates, çikolata, balık ve domuz eti de benzer bir etki yapar
• Ananas ve papaya gibi bazı tropik meyveler histamin serbestleştirici maddeler içerir
• Bakla, bezelye, fasulye gibi bazı sebeler, tahıllar, ceviz, yerfıstığı gibi çeşitli besinler histamin serbestleştirici bir madde olan lesitin içerir
Bütün bunlardan başka protein yapısında olmayan bazı besinler de böyle eki gösterebilir
Ayrıca alkolün iyi bilinen damar genişletici etkisiyle histamin serbestleştirici etkisinin birlikte görüldüğü unutulmamalıdır
• Histamin açısından zengin besinler

Besin Alerjisi Tanısı Teşhis

Besinlerin içeriği başlı başına bir araştırma konusudur Az miktarda, ama sürekli alman besinlerin bir kez büyük miktarda alınanlardan daha çok alerji yaptığı kanısı yaygınsa da, alınan besin miktarının önemi henüz tartışılmaktadır Bazı besinler gerçek besin alerjisi belir-tilerine yol açan maddeler açısından özellikle zengindir Bunlar yendiğinde “yalancı alerji” olarak nitelenen durum ortaya çıkar ve besin miktarı arttıkça yalancı alerji etkisi de güçlenir Bununla birlikte bazı besinlerin hem alerji, hem de yalancı alerji yapıcı etkileri vardır Bir besinin alerji yapıp yapmayacağı aynı anda alman öbür yiyeceklere, ilaçlara ve fiziksel gerginliğe bağlıdır Dolaysıyla da sorun çok karmaşıktır

Besin Alerjisi Tedavisi

Besin alerjisinin tedavisi öbür alerjik hastalıkların tedavisinden farklı değildir Tedavide bir yandan alerji yaptığı düşünülen etkenlerin elenmesine, buandan da belirtilerin ortadan kaldırıl-masına çalışılır

• Beslenme tedavisi- Alerjinin beslenmeyle tedavisi, ilk bakışta kolay görünebilir Hastaya dokunan besin ya da besinler saptandıktan sonra, bunları bes-lenmeden çıkarmak yeterlidir Söz konusu besinlerin besleyici değerinin az ve fıstık, deniz ürünleri, çilek gibi görece olağandışı türler olması durumunda bu yöntem kolayca uygulanabilir

May 06

Çocukluk döneminde çok sık görülen bir durum olan karın ağrısı, bir hastalık olmayıp, karın içi ve karın dışı rahatsızlıklardan kaynaklanan bir belirtidir
Çocuklardaki karın ağrılarının çoğu ciddi olmayan nedenlere bağlı olsa da, hem tedavisinde acil girişim gerektiren cerrahi hastalıkların hem de tedavi edilmediği takdirde yaşamın ileriki dönemlerinde önemli sorunlara yol açabilecek hastalıkların bir habercisi olabilir Bu nedenle de karın ağrısı önemsenmeli ve hangi patolojik durumun bir belirtisi olduğu aydınlatılmalıdır

Karın ağrısını değerlendirme ve hangi organdan kaynaklandığı konusunda karar verme konusunda bazı sınıflamalardan yararlanmak gerekli ve önemlidir Örneğin karın ağrısının kaynağının tahmini konusunda çocuğun yaşı önemlidir Ağrı ister akut (kısa süreli) ister kronik (uzun süreli) olsun, ağrının nedeninin belirlenmesinde çocuğun yenidoğan, süt çocuğu, okul öncesi dönem, okul çağı ve ergenlik döneminde olması önemli bir belirleyicidir

Kadıköy Şifa Hastanesi uzmanlarının belirttiğne göre; cerrahi girişim gerektiren hastalıklar açısından akut ağrılar irdelendiğinde, yenidoğan döneminde doğumsal gelişim kusurlarından kaynaklanan barsak tıkanıklıkları, mekonyum tıkacına bağlı barsak tıkanıklığı, Hirschprung hastalığı, 2 yaş öncesinde barsak fıtıklaşması, barsakta yerleşim kusurlarına bağlı tıkanıklıklar ön planda iken daha sonraki dönemlerde akut apendisit daha sık olası nedendir

Karın ağrısının akut veya kronik nitelikte olması da orijin açısından karar vermede etkilidir Kronik karın ağrısı (KKA) terimi ile 3 aydan uzun süreli, tekrarlayan veya sürekli devam eden nitelikteki karın ağrıları ifade edilmektedir KKA, okul çağı çocuklarının % 10-20’sinde görülmektedir Kronik karın ağrılarının çok büyük bölümü tekrarlayan karın ağrısı şeklinde olup altta yatan bir organik patoloji saptanamamaktadır Kronik ağrıların % 5-10 kadarı ise bir organik patolojiden köken almaktadır

Organik olmayan tipteki karın ağrılarının nedenleri fonksiyonel dispepsi, irritabl barsak sendromu, fonksiyonel karın ağrısı, abdominal migren olarak sınıflandırılır Organik tipteki KKA ise kaynaklandığı organa göre farklılık gösterir:

Gastrointestinal sistem: Kronik kabızlık, süt şekeri (laktoz) intoleransı, parazitik infeksiyonlar, gastro özofageal reflü, mide veya ince barsak ülseri, Crohn hastalığı, ülseratif kolit gibi

Safra kesesi ve pankreas: Safra kesesi taşı veya kisti, tekrarlayıcı pankreas iltihabı

Genitoüriner sistem: İdrar yolu infeksiyonları, hidronefroz, taş vb

Diğer nedenler: Ailevi akdeniz ateşi, orak hücreli anemi krizleri, kurşun zehirlenmesi, porfiri gibi

Yukarıda verilen bilgiler ışığında, bebeklik dönemi, okul öncesi ve okul çocukluğu ile ergenlik dönemi olarak karın ağrısı nedenleri şu şekilde özetlenebilir:

Bebeklerde en sık karın ağrısı nedenleri
Kolik (Gaz sancısı)
Gastroözofageal reflü hastalığı
Süt protein allerjisi
Bağırsak tıkanması ve düğümlenmesi
Karın içindeki organlara ait (karaciğer, safra kesesi, pankreas, ince ve kalın barsaklar, böbrekler gibi) yapısal ve iltihabi hastalıklar

Süt ve okul çocukluğu döneminde karın ağrısı nedenleri:
Sindirim ve beslenme bozuklukları
Kabızlık
İshal
Gastroözofageal reflü hastalığı
Gastrit
Ülser
Bazı besin allerjileri
Karın içindeki organlara ait iltihabi hastalıklar
İdrar yolu enfeksiyonu
Kurşun zehirlenmesi
Solunum yolu enfeksiyonları
Bağırsak tıkanması ve düğümlenmesi
Apandisit

Ergenlik döneminde karın ağrısı nedenleri
Sindirim ve beslenme bozuklukları
Kabızlık
İshal
Gastrit
Ülser
Karın içindeki organlara ait iltihabi hastalıklar
İltihabi barsak hastalıkları
Apandisit
Jinekolojik nedenler
Testislere ait sorunlar
İlaç kullanımı
Psikolojik nedenler
Bazı kanser türleri

Karın ağrısı ile gelen hastada tanıya yönelik olarak; karın ağrısının özellikleri ile ilgili ayrıntılı bilgi alınır, ayrıntılı muayene yapılır, nedene yönelik laboratuar ve görüntüleme tetkikleri istenir Basit testlerle nedeni aydınlatılamayan karın ağrılarında yemek borusu, mide ve bağırsakların endoskopik yöntemlerle araştırılması gerekebilir Tedavi nedene yöneliktir

May 06

Boğulma denildiğinde akla sadece suda boğulma gelmektedir Aslında boğulma gıda, besin ve yabancı cisimlerin oluşması ile gerçekleşebilmektedir Amerika da bir yıl boyunca 8500 boğulma vakası meydana gelmektedir Bu boğulmaların %40’ı 4 yaşın altında olan çocuklarda görülmektedir

Suda Boğulma

Suda boğulma banyo küvetleri, klozet bahçede biriken sular suda boğulmayı kapsamaktadır Su birikintisi olan yerde 5 cm su olsa dahi boğulma meydana gelmektedir

Taneli Gıda ve Besinler

Çocuklarımızın yediği bir takım maddelerden dolayı boğulma yaşanmaktadır Özellikle 0-6 aylık bebeklerde dişleri tamamlanmadığı için ağızlarına aldıkları besinleri çiğnemeden yutmaya çalışırlar

Yabancı Cisim Yutmaları, Oyuncak, Balon ve Küçük Objeler

Yeni doğan veya 3-4 yaşındaki bebeklerin gırtlak gelişimi tam olarak tamamlanmadığı için ve küçük gırtlakları olduğu için her maddede boğulma riskleri fazladır Dişleri kaşımak için ellerine her türlü maddeyi alıp ağızlarına getirmektedirler bu sebeple aldıkları maddeler boğazlarına kaçabilir

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.