Wordpress Themes
Eyl 03

Hollywood`un yıldızları, diyetisyenlerin tavsiyelerine ek olarak kendi geliştirdikleri özel beslenme programlarını da uyguluyorlar.

Çikletle hiç acıkmıyor

Pamela Anderson, şekersiz çiklet çiğneyerek zayıflıyor. Bir çiklet sadece 10 kalori içeriyor. Anderson, yemeklerden önce ve öğün aralarında sürekli sakız çiğneyerek açlık krizlerinden kurtuluyor.

Kepekliden şaşma

Avustralyalı şarkıcı Dannii Mingue, kepekli yiyecekleri tercih ediyor. Sanatçı, vücudunun inceliğini korumak için posalı besinlere ağırlık verdiğini söylüyor. Kepekli ürünlerin vücutta kan şekeri miktarını dengeleyip acıkmayı önlediği belirtiliyor.

Çilek gibisi var mı

Jessica Simpson, bedenini küçültebilmek için elinden çilek tabağını hiç düşürmüyor. Simson, yemek öncelerinde C vitamini deposu çilekleri yiyerek iştahını kesiyor. Üstelik bir çilek tanesinde sadece üç kalori var.

Çikolatayla zayıfla

Çikolatalı pastalar iştahınızı kabartıyorsa, sakın damak zevkinize yenik düşmeyin. Jessica Alba, çikolatalı pasta yerine düşük kalorili çikolata ve donmuş yoğurtla tatlı ihtiyacını gideriyor. Bu yöntem ayrıca seksi yıldızın kalçalarının genişlemesini önlüyormuş.

Kırmızı etle formda kalıyor

Angelina Jolie, birçok meslektaşının aksine kırmızı et bayılıyor. Özellikle ızgara etler, yıldızın sofrasından hiç eksik olmuyor. Ancak Jolie, etin yağsız olmasına dikkat ediyor. Yağsız ızgara et, Angelina Jolie`yi diri tutup kilo almasını önlüyormuş.

Eyl 01

Prof. Dr. Uyan, karbonhidrattan zengin Ramazan pidesinin fazla tüketilmesinin, kolesterol ve trigliseridin yükselmesine neden olduğunu söyledi.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Cihangir Uyan, tıka basa dolu mideyle teravi namazı kılınmasının da tansiyonun yükselmesine, çarpıntıya, nefes darlığına ve kalp krizine neden olabileceğini söyledi.

Ramazan ayında vücut için kolesterolden zengin bir dönem geçtiğini belirten Prof.Dr. Uyan, oruçluyken şeker, kan şekeri ve trigliseridle birlikte kan yağlarının yükseldiğini, o nedenle azar azar ancak sık yemek yenmesi gerektiğini vurguladı.

İftarda midenin tıka basa doldurulmasının metabolizma artışına bağlı olarak tansiyon yükselmesine neden olduğunu anlatan Prof.Dr. Uyan şöyle konuştu:

“İftarda aşırı yemek, tansiyon, kalp yetmezliği veya kalp kapak bozukluğu problemleri olan kalp hastalarımızda sıkıntıya sebep oluyor. İşi ve oksijen ihtiyacı artan kalpte, çarpıntı, nefes darlığı, akciğer ödemi ortaya çıkabiliyor. Ramazan döneminde karbonhidrattan zengin pideyi fazla tüketmekte, kolesterol ve trigliseridin yükselmesine yol açabiliyor.“ Kalp hastalarının Ramazan ayında oruç tutmalarında bir sakınca olmadığını ifade eden Prof.Dr. Uyan, “Kalp hastaları, kalp ilaçlarını iftar ve sahurda almak suretiyle oruç tutabilirler. Ancak, oruç kan şekerinin yükselmesine neden olduğundan, şeker hastalarına oruç tutmamalarını öneriyoruz“ dedi.

DOLU MİDEYLE NAMAZ KILMAYIN

Ramazan ayında tok mideyle teravi namazı kılınmasının da kalpte sorun yarattığını söyleyen Prof.Dr. Uyan, “Kalp hastası olsun ya da olmasın, tıka basa doldurulmuş mideyle teravi namazına gidilmemeli. Teravi namazı efor gerektiren bir ibadet. Tıka basa doldurulmuş mideyle kılınması halinde metabolizma artışıyla yükselen tansiyon, namaz esnasında göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve kalp krizine bile yol açabiliyor“ diye konuştu.

Şub 28

Ramazan ayında sofralarımızın vazgeçilmezi haline gelen iftariyelik ürünler, doymuş yağdan zengin olduklarından sınırlı tüketilmelidiR.

İftar davetleri ramazan ayının en keyifli yanlarından biridir. Kalabalık sofralar ve lezzetli geleneksel yemekler, akrabalar, arkadaşlar veya uzun zamandır görülmeyen dostlarla bir araya geldiğinde yeme disiplininizi korumanız güçleşebilir. İştahınızı kontrol etmek zorlaşır. Bu davetlerde keyfiniz kaçmadan ufak değişiklikler yaparak sofradan daha rahat kalkmanız, gece daha rahat bir uyku çekmeniz ve yediklerinizden pişmanlık duymamanız için size olan tavsiyelerimi okumanızı öneririm.

Her zaman olduğu gibi yavaş yavaş yemeğe çalışmalı ve iyi çiğnemelisiniz.

Her lokmadan sonra çatal ve bıçağı masaya bırakın.
Tüm yemekleri bir arada değil aralıklarla yemeye devam edin. Masada çok yemek varsa en sevdiklerinizden tadımlık tüketme prensibinde olun.

Masadaki yemeklerin daha az yağlı olanlarını tercih edin.
İftariyelik olarak isimlendirdiğimiz kahvaltılıklardan mümkün olduğunca az tüketin çünkü hayvansal ürünler olan sucuk, salam pastırma yağlı peynirler doymuş yaÇ açısından çok risklidir.
Yediğiniz pide miktarını mönüde bulunan diğer besinlere göre ayarlamaya çalışmalısınız. Avuç içi büyüklüğünde bir parça pide bir dilim ekmeğe eşittir. Pilav veya börek yemeyi planlıyorsanız pide miktarını azaltmalısınız.

Ana yemek olarak ızgara veya fırınlanmış veya haşlanmış besinleri tercih etmelisiniz.

Yağlı yemeklerin sos ve suyunu yemeyerek aldığınız yaÇ miktarını azaltabilirsiniz.

Tatlı olarak hamur işi ve şerbetli tatlılar yerine yaÇ içeriği daha düşük olan sütlü tatlıları ve meyveyle yapılmış tatlıları tüketebilirsiniz.

Su tüketiminize dikkat etmelisiniz. Yemeğin ilk 10 dakikasında en az 2 – 3 bardak su içmiş olun.

Çay, içerdiği tanenler nedeniyle yemeklerden aldığınız demirin emilimini azaltır. Bundan dolayı yemeklerden en az 30 dakika sonra çayınızı içmeniz daha iyi olacaktır. Çayı açık ve limonlu içebilirsiniz.

Çok sıcak ve çok soğuk besinler boş olan midenizde rahatsızlık yaratabilir. Bu nedenle yediklerinizin ılık olmasına dikkat ediniz.
Tatlıya geçmeden önce biraz hava almalı, yürümeli veya dinlenmeli ve yemekten en az bir saat sonra yemelisiniz.
Tatlıda büyük porsiyon yerine yarım porsiyonla yetinmeye çalışabilirsiniz.

Tehlikeli iftariyelikler

Ramazanda gelenek halini almış iftariyelikler adı altında yenen besinler, aslında genel anlamda şarküteri ürünleridir. Sucuk, salam, pastırma, kaymak gibi besinlerden oluşan bu ürünler, doymuş yaÇ açısından zengin oldukları için özellikle kalp hastaları için risklidir. Ayrıca kalori değerleri de çok yüksek olduğundan miktar konusunda dikkat etmek gerekir.

İftariyeliklerle oruç açmayı sevenlerin en azından ana yemekte daha az yaÇ içeren bir yemeği veya az yağlı bir sebze yemeğini seçmeleri yaÇ dengesini sağlamaya yardımcı olabilir. Kalp hastaları, kolesterolü ve kan yağı yüksek olanlar, şeker hastaları ve 60 yaş üzeri olanların şarküteri tüketimini mümkün olduğunca en azda tutmaları gerekir. Bu kişiler iftariyelik olarak az yağlı peynir, zeytin, hurma ve kuru meyve tercih ederlerse sağlıklarını tehlikeye atmamış olurlar. Sucuk, salam, sosis içerdikleri nitrit ve nitrat denen maddeler nedeniyle önerilmemektedir, ancak sıklığı ayda 1 – 2 kez olmak kaydıyla tüketilebilir. Tercih olarak da beyaz et hammaddesiyle yapılan ürünler seçilmelidir. Sucuk sevenlere önerim ise sucuğu önce 1 – 2 dakika kaynayan suda bekletip daha sonra ızgarada pişirmeleri. Bu şekilde hem yağlarını azaltmış olurlar hem de daha yumuşak bir sucuk yemiş olurlar.

Bol su içmeyi unutmayın

Su insan vücudunda ve yeryüzünde en çok bulunan maddedir. Su yaşamak için en az oksijen kadar gereklidir. Yetişkin bir bireyin vücut ağırlığının yüzde 55 – 75’i (38- 46 L) sudur. Bu yüzdeler kişiye, vücut bileşimine, yaşa, cinsiyete ve diğer faktörlere bağlı olarak değişir. Tüm vücut dokuları su içerir (Kan yüzde 83, Kas yüzde 73, vücut yağı yüzde 25, kemikler yüzde 22).
Her vücut hücresi, dokusu, organı ve vücudun her türlü fonksiyonunu sağlamada su gereklidir. Su aslında vücudun en çok gereksinim duyduğu besin öğesidir. Vücuttaki sıvı miktarının yüzde 20 azalması ise yaşamsal risk oluşturur. Ramazan ayı ile su alımımız azalır bu nedenle de sahurda ve iftarda su alımımızı 1,5 – 2 litre kadar olacak şekilde ayarlamamız gerekir.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.