<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diyetisyen Diyet Yemekleri Diyet Listesi Diyet Programları Tarifleri &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.diyetextra.com/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.diyetextra.com</link>
	<description>Diyet tarifleri diyet listesi diyet yemekleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 18:08:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>1100 Kalorilik Diyet Nasıl Yapılır</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/1100-kalorilik-diyet-nasil-yapilir.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/1100-kalorilik-diyet-nasil-yapilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 12:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Heartless</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=3197</guid>
		<description><![CDATA[Kahvaltı seçenekleri Haftanın altı günü ayrı alternatiften dilediğinizi seçin. Bütün kahvaltıların toplam kalori oranı sadece 250. Yedinci güne ne oldu dediğinizi duyar gibiyim. Pazar günü ( tabii ki çok aşırıya kaçmadan ) istediğiniz gibi bir kahvaltı sofrası hazırlayın ve pazar sabahın keyfini çıkarın. Corn flakes, meyve suyu ve yoğurt: Bir ufak kaseye corn flakes ile [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/1100-kalorilik-diyet-nasil-yapilir.html">1100 Kalorilik Diyet Nasıl Yapılır</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2F1100-kalorilik-diyet-nasil-yapilir.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><em>Kahvaltı seçenekleri</p>
<p>Haftanın altı günü ayrı alternatiften dilediğinizi seçin. Bütün kahvaltıların toplam <strong>kalori</strong> oranı sadece 250. Yedinci güne ne oldu dediğinizi duyar gibiyim. Pazar günü ( tabii ki çok aşırıya kaçmadan ) istediğiniz gibi bir kahvaltı sofrası hazırlayın ve pazar sabahın keyfini çıkarın.</p>
<p>Corn flakes, meyve suyu ve yoğurt: Bir ufak kaseye corn flakes ile sütü karıştırın. Bir su bardağı şekersiz portakal suyu ve en küçük boy yoğurt ile kahvaltıyı tamamlayın.</p>
<p>Haşlanmış yumurta ve tost : Bir adet haşlanmış yumurta, yağsız beyazpeynirli tost ve şekersiz bir fincan çay.</p>
<p>Domatesin tadı : 1,2 dilim kepek ekmeği2 dilim domates, 1 parça beyazpeynir ve bir su bardağıdomates suyu.</p>
<p>Sosisli kahvaltı : Bir büyük boy sosisi ızgarada pişirin. Yanına dana jambon ve kaşarpeynirinden oluşan yağsız bir tost hazırlayın. Şekersiz bir bardak çayı ihmal etmeyin.</p>
<p>Yoğurdun lezzeti : Bir küçük kap yoğurt, bir adet muz ve bir dilim tost ile birlikte bir fincan şekersiz kahve.</p>
<p>Meyve salatası : Bşer adet kivi, bir adet muz, bir elma ve iki dilim karpuzu <strong><em>diyet</em></strong> yoğurt ile karıştırın. Şekersiz bir fincan çayı unutmayın.</p>
<p>Zevkli akşam yemekleri</p>
<p>Diyeti bie keyif haline getirebilmek için önce onu bir işkence haline getirmek için önce onu bir işkence olmaktan çıkarın. Günün en keyifli öğünü olan akşam yemeklerini hep birlikte zevk haline getirin. Haftanın belirli akşamlarını sebze ve meyve kürü olarak seçin. Kendinize ve ailenize hiçbir sınır koymadan dilediğiniz kadar meyve, sebze yiyin. Ancak, kabuklu olan meyvelerin kabuklarını soymadan&#8230; kütür kütür bir elmayı ısıra ısıra yemenin keyfini sürün. biliyoruz sebze özellikle erkekler tarafından tercih edilmiyor. o halde bir günü de balığa ayırmaya ne dersiniz? tabii ki ızgara olmak koşuluyla! zaten balığı parçalamadan yemek çok daha makbul! leziz bir palamut balığını ızgarada yapıp bütün aile birlikte yemek hiç de fena olmaz.</p>
<p>Akşam Yemekleri İçin Alternatifler<br />
Keyifli akşam yemekleri için size üç tane önerimiz var. Bir deneyin bakalım hoşunuza gidecek mi?</p>
<p>Kremalı domates soslu makarna ve yoğurt:<br />
bir porsiyon kremalı domates sosunu 125 gram pişirilmiş spagetti ile karıştırın. üzerine Parmesan peyniri dökün ve mevsim sebzeleriyle servis edin. Yemeğin yanına bir küçük kap yoğurt da alabilirsiniz.</p>
<p>Fesleğen soslu makarna: 200 gram fiyonk ya da burgu makarnanın üstüne fesleğen ilave edin. Üzerine Parmesan peyniri dökün. makarnanın yanına sebze katarak servis edin.</p>
<p>Mantarlı Kereviz: dört adet orta boy kerevizin içini oyun. 250 gram mantar, sivri biber, domates, maydonoz ve dereotunu doğrayı karıştırın. üzeirne sıvı yağ ve bir tatlı kaşığı şeker ekleyerek karıştırın. kerevizlerin içine bu karışımdan koyarak az suyla karıştırın.</p>
<p></em></p>
<div class="betterrelated"><p><strong>İlginizi Çekebilecek <strong><em>Diyet</em></strong> ve <strong><em>Diyetisyen</em></strong> Konuları</strong></p>
<ol><li> <a href="http://www.diyetextra.com/1100-kalorilik-diyet.html" title="Permanent link to 1100 Kalorilik Diyet">1100 Kalorilik <strong><em>Diyet</em></strong></a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/aile-diyeti-2.html" title="Permanent link to Aile Diyeti">Aile Diyeti</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/aile-diyeti-nasil-yapilir.html" title="Permanent link to Aile  Diyeti Nasıl Yapılır">Aile  Diyeti Nasıl Yapılır</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/ogrenciler-icin-3-gunde-15-kilo-diyeti-2.html" title="Permanent link to Öğrenciler için 3 günde 15 Kilo  Diyeti">Öğrenciler için 3 günde 15 Kilo  Diyeti</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/ogrenci-diyeti.html" title="Permanent link to Öğrenci Diyeti">Öğrenci Diyeti</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/yaza-hazirlik-diyeti-3.html" title="Permanent link to Yaza Hazırlık Diyeti">Yaza Hazırlık Diyeti</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/1-haftada-15-kilo-verme.html" title="Permanent link to 1 Haftada 15 Kilo verme">1 Haftada 15 <strong>Kilo verme</strong></a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/yaza-hazirlik-diyeti-4.html" title="Permanent link to Yaza Hazırlık Diyeti">Yaza Hazırlık Diyeti</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/1200-kalorilik-diyet-nasil-yapilir.html" title="Permanent link to 1200 Kalorilik Diyet  Nasıl Yapılır">1200 Kalorilik <strong><em>Diyet</em></strong>  Nasıl Yapılır</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/1200-kalorilik-diyet-2.html" title="Permanent link to 1200 Kalorilik Diyet">1200 Kalorilik <em>Diyet</em></a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/calisan-insan-diyeti-nasil-yapilir.html" title="Permanent link to Çalışan İnsan Diyeti Nasıl Yapılır">Çalışan İnsan Diyeti Nasıl Yapılır</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/calisan-diyeti.html" title="Permanent link to Çalışan Diyeti">Çalışan Diyeti</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/enerji-diyeti-3.html" title="Permanent link to Enerji Diyeti">Enerji Diyeti</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/enerji-diyeti-2.html" title="Permanent link to Enerji  Diyeti">Enerji  Diyeti</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/salata-diyeti-nasil-yapilir.html" title="Permanent link to Salata Diyeti Nasıl Yapılır">Salata Diyeti Nasıl Yapılır</a>  </li>
</ol></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/1100-kalorilik-diyet-nasil-yapilir.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/1100-kalorilik-diyet-nasil-yapilir.html">1100 Kalorilik Diyet Nasıl Yapılır</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/1100-kalorilik-diyet-nasil-yapilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANNE BABANIN DEPRESYONU COCUGA GECIYOR</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/anne-babanin-depresyonu-cocuga-geciyor.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/anne-babanin-depresyonu-cocuga-geciyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 08:29:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2461</guid>
		<description><![CDATA[Anne ve babanın yaratacağı huzurlu ortam çocuğun gelişmesinde beslenme kadar önemli&#8230; Amerikalı bilim adamları, depresyonun, anne ve babadan çocuklara geçebildiğini belirlediler. Massachusetts hastanesinde yapılan araştırmada, 380 çocuk denek olarak ele alındı. Araştırmada, anne veya babası depresyon içinde olan çocuklarda aynı sorun, diğer çocuklara göre dokuz kez daha fazla bulundu. Sonuçları American Journal of Psychiatry dergisinde [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/anne-babanin-depresyonu-cocuga-geciyor.html">ANNE BABANIN DEPRESYONU COCUGA GECIYOR</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fanne-babanin-depresyonu-cocuga-geciyor.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Anne ve babanın yaratacağı huzurlu ortam çocuğun gelişmesinde beslenme kadar önemli&#8230;</p>
<p>Amerikalı bilim adamları, depresyonun, anne ve babadan çocuklara geçebildiğini belirlediler.</p>
<p>Massachusetts hastanesinde yapılan araştırmada, 380 çocuk denek olarak ele alındı. Araştırmada, anne veya babası depresyon içinde olan çocuklarda aynı sorun, diğer çocuklara göre dokuz kez daha fazla bulundu.</p>
<p>Sonuçları American Journal of Psychiatry dergisinde yayımlanan araştırmanın, hastalıkla ilgili klinik tedavisi konusunda doktorlara yeni ipuçları verdiği belirtildi.</p>
<p>ANNE BABAYLA YATAN ÇOCUKLAR</p>
<p>Anne ve babasıyla birlikte yatan çocukların ileriki yaşamlarında sanıldığı gibi psikolojik sorun yaşamadığı bildirildi.</p>
<p>ABDde yapılan bir araştırma, birlikte uyumanın sağlıklı olduğunu ve çocuğun gelişimi üzerinde uzun süreli etkisi bulunmadığını ortaya koydu.</p>
<p>California Üniversitesinden Dr. Paul Okami, öncelikle ailelerden çocuklarının uyku planını sunmalarını istediklerini, buna göre, ailelerin yüzde 35inin bebekleri 5 aylıkken aralıklı olarak kendileriyle uyumasına izin verirken, yüzde 9unun sürekli birlikte uyuduklarını söyledi.</p>
<p>Okami, çocuklar 5 yaşına gelinceye kadar bu oranın yüzde 6ya düştüğünü, 6 yaşında ise sadece yüzde 3 olduğunu belirtti.</p>
<p>YALNIZ UYUYANLARDAN HİÇ FARKLARI YOK</p>
<p>Araştırmacılar, 5 aylık oluncaya kadar ailesiyle birlikte uyuyan çocukların 2 ya da 3 yaşına geldiğinde yalnız uyuyan çocuklardan hiç farkı olmadığını, birlikte uyumanın uyku bozukluğuna yol açmadığını saptadı.</p>
<p>Aynı şekilde bu çocukların 6 yaşına geldiğinde duygusal farklılık ya da davranış farklılığı ortaya koymadığı belirlendi. Araştırmacılar, ayrıca bu çocukların, birlikte uyumaya karşı olanların ortaya attığı akıllarında seksten başka birşey olmuyor görüşünün yanlış olduğunu da kaydetti.</p>
<p>VAROLAN ENDİŞELER YERSİZ</p>
<p>Araştırmaya konu olan çocukların, 18 yaşına geldiklerinde yeniden incelendiğini ifade eden araştırmacılar, çocukların bu yaşta da yalnız uyuyan çocuklardan çok önemli bir farklılık göstermediğini belirtti. Her iki grubun da aileleriyle ve yetişkinlerle aynı şekilde ilişki kurabildiği kaydedildi.</p>
<p>Doktorlar, araştırmada birlikte uyumayla tütün, alkol ve uyuşturucu kullanımı arasında bir bağ da bulamadı.</p>
<p>Dr. Okami, Developmental and Behavioral Pediatricsde çıkan makalede araştırmaların birlikte uyumayla ilgli endişelerin yersiz olduğunu gösterdiğini söyledi.</p>
<p>ANTIBIYOTIGE BAGLI ISHAL</p>
<p>Antibiyotikler, özellikle clindamisin, ampisiun cephalosprin, aminoglikoside bağırsak zarı şişmesine neden olarak ishal yapabilir. Antibiyotik kökenli ishal oldukça yaygındır. Clindamisin kullananların %25i ve ampicillin kullananların %10 u ishal olmaktadır. Antibiyotikle bağlantılı ishalin en ciddi şekli (pseudo-memrenous colitis) denilen ve antibiyotiğin büyük abdestin oluşum ortamını değiştirmesinden dolayı bazı bakterilerin gelişmesini sağladığı durumdur. Bu da kolonda enflamasyon yapar. Tipik olarak ishal belirtisi antibiyotik alınmasından 4-10 gün sonra ortaya çıkar. Fakat antibiyotiğin kesilmesinden sonra belirtilerin %25i ortadan kalkar.</p>
<p>Teşhis</p>
<p>Antibiyotik uygulaması sırasında veya birkaç hafta sonra görülen ishal, karın krampları ve ateş en tipik belirtilerdir.</p>
<p>Doktorunuz ishalin antibiyotik kullanımına bağlı olduğundan şüphe ederse, büyük abdestin mikroskop muayenesini yaptırır. Buna bağlı kolitlerde, clostriduim diffıcile adlı bir organizma bulunur.</p>
<p>Antibiyotik kesildikten sonra çoğu kişinin rahatsızlığı geçer. Bazılarında ise ishal ve susuzluk devam eder. Başka kişilerde ise pseudo-membranous kolit ömür boyu sürebilir.</p>
<p>Tedavi</p>
<p>Doktorunuz ishale neden olduğunu düşündüğü herhangi bir antibiyotiği derhal keser. Belirtiler hafifse, doktorunuz cholestyramine tavsiye eder. Bu ilaç clostriduim difficile organizmasını yok eder. Daha ciddi durumlarla vancomycin veya metronidazole kullanılabilir. Hastalık tekrarlayabilir ve birkaç tertip daha ilaç gerekebilir.</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/anne-babanin-depresyonu-cocuga-geciyor.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/anne-babanin-depresyonu-cocuga-geciyor.html">ANNE BABANIN DEPRESYONU COCUGA GECIYOR</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/anne-babanin-depresyonu-cocuga-geciyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>obesite şimanlık ilaç tedavisi</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/obesite-simanlik-ilac-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/obesite-simanlik-ilac-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2008 09:36:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2339</guid>
		<description><![CDATA[SANTRAL ETKİLİ (Gıda alımını ya da iştahı azaltan )ilaçlar: Bu grupta halen kullanılan ilaçlardan birisi Sibutramin(REDUCTİL)dir.Serotinerjik bir ilaçtır.Kalp yetmezliği, koroner damar hastalığı ve inme öyküsü olanlarda kullanılmamalıdır. İştah azalması,kabızlık,ağız kuruluğu gibi yan etkileri vardır. GASTROİNTESTİNAL SİSTEMDE ETKİLİ İLAÇLAR Lifler kalorileri yoktur. Mide ve bağırsaklardan emilmezler. Midede kitle etkisi ile doygunluk yaparak midenin boşaltmasını geciktirir ve [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/obesite-simanlik-ilac-tedavisi.html">obesite şimanlık ilaç tedavisi</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fobesite-simanlik-ilac-tedavisi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>SANTRAL ETKİLİ (Gıda alımını ya da iştahı azaltan )ilaçlar: Bu grupta halen kullanılan ilaçlardan birisi Sibutramin(REDUCTİL)dir.Serotinerjik bir ilaçtır.Kalp yetmezliği, koroner damar hastalığı ve inme öyküsü olanlarda kullanılmamalıdır. İştah azalması,kabızlık,ağız kuruluğu gibi yan etkileri vardır.<br />
GASTROİNTESTİNAL SİSTEMDE ETKİLİ İLAÇLAR<br />
Lifler kalorileri yoktur. Mide ve bağırsaklardan emilmezler. Midede kitle etkisi ile doygunluk yaparak midenin boşaltmasını geciktirir ve kalorili besinlerin alımını azaltır. Ör: Glukomannon (Propol)= Kanjak soğanından elde edilir. Su ile birleşince hacmi yirmi kat artar.<br />
Gastrointestinal enzimlerin etkisini etkileyen ilaçlar: Alfaglucosidase inhibitörleri:<br />
(Acarbose) Yemek sonrası glikoz piklerini düşürür ve glisemik kontrolü sağlar. Az dozlarda pek zayıflatıcı etkisi olmadığı kabul edilmektedir.<br />
Tetrahıdrolıpstanın (Orlıstat-Xenical): Kilo kaybı ile birlikte lipid düzeylerinde de azalma sağlar. Karın ağrısı,gaz ,şişkinlik gibi yan etkiler oluşturur. Yağlı dışkı ve dışkıyı tutamama olabilir.<br />
Obesite tedavisinde ilaçların kullanılması konusunda görüş ayrılıkları vardır. Ayrıca birçok ilacın varlığına rağmen, güvenilirliğini tam anlamıyla kanıtlamış, uzun dönem etkinlik ve güvenlik araştırmaları yapılmış ilaç sayısı çok azdır.<br />
Özellikle son yıllarda bizim de kullandığımız ISOMERIDE adlı ilacın sonradan yapılan çalışmalarda kalp üzerinde pek çok yan etkisi olduğu ispatlanınca piyasadan kaldırılması, ilaç kullanımında çok dikkâtli olunması gerektiğini göz önüne getiriyor. Onun için benim tavsiyem, çok iyi bir <strong><em>diyet</em></strong> ve egzersizle kilo kaybedilmeli,yetersiz kalınırsa bunlara ilaveten çok dikkâtli olarak İLAÇ kullanılmalıdır</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/obesite-simanlik-ilac-tedavisi.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/obesite-simanlik-ilac-tedavisi.html">obesite şimanlık ilaç tedavisi</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/obesite-simanlik-ilac-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç dökülmelerine dikkat</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/sac-dokulmelerine-dikkat-2.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/sac-dokulmelerine-dikkat-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 14:56:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2084</guid>
		<description><![CDATA[Bazı deri hastalıkları, stres, uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürünlerin saç dökülmelerine yol açabildiği bildirildi. Esenler Hayat Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tamer Yavaş, normal bir insanda günde ortalama 100-150 saç telinin döküldüğünü söyledi. Erkeklerin yüzde 30&#8242;unda 25 yaşında, yüzde 40&#8242;ında 40 yaşında, yüzde 50&#8242;sinde ise 50 yaşında &#8221;androgenetik&#8221; denilen, hormonal nedenlere [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/sac-dokulmelerine-dikkat-2.html">Saç dökülmelerine dikkat</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fsac-dokulmelerine-dikkat-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Bazı deri hastalıkları, stres, uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürünlerin saç dökülmelerine yol açabildiği bildirildi. Esenler Hayat Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tamer Yavaş, normal bir insanda günde ortalama 100-150 saç telinin döküldüğünü söyledi. Erkeklerin yüzde 30&#8242;unda 25 yaşında, yüzde 40&#8242;ında 40 yaşında, yüzde 50&#8242;sinde ise 50 yaşında &#8221;androgenetik&#8221; denilen, hormonal nedenlere bağlı saç dökülmesi meydana geldiğini belirten Yavaş, &#8221;Bu &#8216;erkek tipi saç dökülmesi&#8217; olarak adlandırılsa da kadınlarda da en sık görülen saç dökülmesi tipidir&#8221; dedi. Yavaş&#8217;ın verdiği bilgiye göre, saç dökülmesinin nedenleri şunlar: Deri hastalıkları, Bazı ilaç ve hastalıklar (kanser tedavisi gibi) Stres, Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı, Genetik, Doğum yapma, Yüksek ateş, ağır enfeksiyon ve soğuk algınlığı, Triod hastalıkları, Eksik protein içerikli beslenme, Doğum kontrol hapları, Demir eksikliği, Büyük cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar, Mantar hastalıkları, Dökülmeyi önleyen ya da saçın yeniden çıkmasını sağlayan ilaçlar bulunduğunu belirten Yavaş, cerrahi yöntemler uygulanarak da saç ekilebildiğini veya saçsız alanın daraltıldığını söyledi.</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/sac-dokulmelerine-dikkat-2.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/sac-dokulmelerine-dikkat-2.html">Saç dökülmelerine dikkat</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/sac-dokulmelerine-dikkat-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak ve nemli hava depresyon nedeni</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/sicak-ve-nemli-hava-depresyon-nedeni-2.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/sicak-ve-nemli-hava-depresyon-nedeni-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 14:56:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2083</guid>
		<description><![CDATA[Aşırı sıcak ve nemli havanın, insanların tahammülkarlığını düşürdüğü ve ani tepki vermesine neden olduğu bildirildi. Psikolog Ceyda Subaşı, aşırı sıcak hava ve nemin özellikle çalışan insanların tahammülkarlığını azaltarak depresyona neden olduğunu söyledi. Subaşı, &#8220;Yaz aylarının başlamasıyla birlikte özellikle sıcak ve nemli hava strese neden oluyor. Sıcaktan bunalan insanlar fevri hareketler sergiliyor, çabuk sinirleniyor ve çok [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/sicak-ve-nemli-hava-depresyon-nedeni-2.html">Sıcak ve nemli hava depresyon nedeni</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fsicak-ve-nemli-hava-depresyon-nedeni-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Aşırı sıcak ve nemli havanın, insanların tahammülkarlığını düşürdüğü ve ani tepki vermesine neden olduğu bildirildi. Psikolog Ceyda Subaşı, aşırı sıcak hava ve nemin özellikle çalışan insanların tahammülkarlığını azaltarak depresyona neden olduğunu söyledi. Subaşı, &#8220;Yaz aylarının başlamasıyla birlikte özellikle sıcak ve nemli hava strese neden oluyor. Sıcaktan bunalan insanlar fevri hareketler sergiliyor, çabuk sinirleniyor ve çok kolay tepki verebiliyor&#8221; dedi. Mevsimle birlikte insanlarda panikatak hastalığının da arttığını belirten Subaşı, &#8220;Sıcakta çalışan insanlar bir an önce işini bitirip serin bir yere gitmek isteği için işini çok hızlı yapmak istiyor. Bu nedenle panikatak meydana geliyor. Çalışan insanlar dışarıda çok kalıyorsa ve sıcakta çalışmak zorunda ise küçük molalarla çalışmalı. Kendine 10 dakika aralarla dinlenme molası vermeli. Bol bol sıvı tüketilmeli&#8221; diye konuştu. Aşırı sıcaktan dolayı insanların kalp atışının hızlandığına dikkat çeken Subaşı, şunları söyledi: &#8220;Sıcaktan dolayı insanların beynine kan gidiyor, bu nedenle çalışmak zor oluyor. Ve en ufak bir harekette insanlar sinirlenebiliyor. Yazın sıcağında araç kullanan kişiler önceki mevsimlere göre daha gergin oluyorlar. Yazın stresten uzaklaşmanın en iyi yolu psikolojik olarak kendimizi sıcağa hazırlamamızdır. Yani sıcak ve nemli havayla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor.&#8221; Yazın sıcaktan kaynaklanan stresten kurtulmak için önce 10&#8242;a kadar sayılması, ardından da derin derin nefesler alınarak egzersiz yapılması gerektiğine işaret eden Subaşı, &#8220;Bunlar yapılmadığı zaman insanda kalp rahatsızlığı, tansiyon ve kolesterol gibi hastalıklar meydana gelebilir&#8221; dedi. Türkiye&#8217;de aşırı sıcaklar nedeniyle 65 yaş üzeri her 1 milyon kişiden 5&#8242;inin öldüğünü belirten Subaşı, yaşlılar, bebekler, şişmanlar, kalp-damar hastaları, yanık, egzama, sedef, ter bezi bozuklukları olanlar, hareketsiz kalanlar, sporcular, nöbetçi askerler, madenciler ve itfaiyecilerin risk altında olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/sicak-ve-nemli-hava-depresyon-nedeni-2.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/sicak-ve-nemli-hava-depresyon-nedeni-2.html">Sıcak ve nemli hava depresyon nedeni</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/sicak-ve-nemli-hava-depresyon-nedeni-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bana güvenebilirsiniz</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/bana-guvenebilirsiniz-2.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/bana-guvenebilirsiniz-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 14:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2082</guid>
		<description><![CDATA[Bazı kişiler için çevre çok önemlidir. Yani yaptığı her bir hareket için çevre ne der acaba diye düşünmeden yapamaz. Lisedeyken psikoloji dersinde okuduğumuz bir konuda şöyle diyordu: “Pijama ile sokağa çıkılamaz diye bir kanun maddesi yoktur ama toplum baskısından dolayı çıkamazsın. Yani toplum bazı davranışlarımızı belirler.” Yaşamımızda bazı hareketleri yapamayız. Hep arkadaşlar ne der acaba? [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/bana-guvenebilirsiniz-2.html">Bana güvenebilirsiniz</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fbana-guvenebilirsiniz-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Bazı kişiler için çevre çok önemlidir. Yani yaptığı her bir hareket için çevre ne der acaba diye düşünmeden yapamaz. Lisedeyken psikoloji dersinde okuduğumuz bir konuda şöyle diyordu: “Pijama ile sokağa çıkılamaz diye bir kanun maddesi yoktur ama toplum baskısından dolayı çıkamazsın. Yani toplum bazı davranışlarımızı belirler.” Yaşamımızda bazı hareketleri yapamayız. Hep arkadaşlar ne der acaba? Komşular ne der acaba? İş arkadaşlarım ne der acaba? Eşim, çocuklarım, annem, babam ne der acaba? Çoğu zaman aklımızdan çılgınlık yapmak geçer ama hemen çevremizdekiler aklımıza gelir ve vazgeçeriz. Ama bazen de umursamayız. Peki neden? Çünkü önceliklerimiz vardır. Bazı şeylerden vazgeçebiliriz ama bazılarından asla vazgeçemeyiz. Size bir soru sormak istiyorum; Siz öldükten sonra sizin için neyin söylenmesini ya da neyin asla söylenmemesini istersiniz?Diyeceksiniz ki ben öldükten sonra ne söylerlerse söylesinler umrumda bile değil <img src='http://www.diyetextra.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu da bir bakış açısı olabilir. Ama ben şöyle düşünüyorum: Bu dünyaya sadece bir tesadüf olarak gelmedik. Gelişimizin bir nedeni olduğunu düşünüyorum. Bu dünyada bir iz bırakmadan ölmek, hiç kimsenin farkında olmadığı bir kişi olarak yaşamak istemiyorum. Benim önceliklerimden biri güvendir. Nasıl yani? Ben öldükten sonra benim için söylenmesini istediğim tek şey: “Tülay güvenilir biriydi. Söylediği gibi yaşadı ve hep yaşadığı gibi konuştu.” İşte bu bakış açısı benim önceliklerimden biridir. Bu yaşıma kadar yığınla insan tanıdım ve insanları sürekli gözlemledim. Bir gün sizinle çok samimi oluyor ertesi gün sizi tanımıyor bile. Çünkü o dakikada sadece sohbet etmek için yanında herhangi biri olabilir. O’nun için karşısındakinin çok önemi yoktur. Hayır bu tip insanı sevmiyorum. Eğer bugün biriyle sohbet ettiysem ertesi gün onu mutlaka tanırım. Yani aklıma estiği gibi davranmam. Yani rüzgar nerden eserse ona göre bir davranış şekli sergilemem. Kimse benim için: “Bırak ya şu Tülay Bilin’i, hiç sözünde durmaz, bugün çok samimi konuşur yarın seni tanımaz. Konuşması ile yaşaması arasında çok fark var. Şunu yapın, bunu yapın diye konuşur ama asla kendisi yapmaz vs&#8230;.” işte bu cümleyi duymak istemiyorum. Ayrıca Tülay’a sırrını söyle ve asla endişe etme, acaba başkasına söyler mi diye. Bundan 30 yıl önceydi..İşyerinde bir arkadaşım bana çok önemli bir aile sırrını söylemişti. Ama o günlerde o kadar çok üzüntülüydü ki, her dakika göz pınarlarındaki yaşlar ile geziyordu. Diğer samimi olduğumuz arkadaşlar soruyorlardı bana; “Tülay bu kızın ne derdi var..seninle paylaşıyor bize de söyler misin?” Asla söyleyemem dedim. Ve o sırrını benimle paylaşan arkadaşım işyerinden ayrıldı. Ve bir daha birbirimizi görmedik. O yıllardaki diğer dostlarımla hala görüşürüz. Hala bana takılırlar; “Tülay artık o arkadaşın izini bile kaybettik..hadi söylesene o günlerdeki sırrı neydi o kızın?” Hayır söyleyemem derim ve gülüşürüz:) Gerçi o sırrını benimle paylaşan arkadaş bugün olsa kendi bile sırrını açıklayabilir. Çünkü o tarihte çok önemli dediğimiz olay bugün bir şey ifade etmiyor artık. Çünkü hayata bakışımız değişti. Toplumun değer yargıları değişti. Biz değiştik. Annelerimiz babalarımız bile değişti. Ama yine de söylemem. Kimse ben öldükten sonra “Tülay’a sakın sırrını verme gider başkalarına anlatır” diyemez. İşte bu benim için önemli.Hayatımın önceliklerinden beri güven. Bana güvenilmeli. O zaman bu isteğim doğrultusunda yaşamalıyım. Hem etrafına güven vermeyen bir insan olarak yaşayıp sonra da arkamdan güvenilir biri diye bahsetmelerini beklemek yanlış olur bence. O zaman önceliklerimizi belirlemeliyiz. Yani yaşam felsefemizi belirlemeliyiz. Öldükten sonra Tülay Bilin kimdir diye sorulursa ilk cümle şu olmalı; GÜVENİLİR BİRİYDİ&#8230;. Sevgiler Tülay Bilin tulay@karmaastrology.com Tülay Bilin kimdir? Tülay Bilin çok uzun yıllar Hürriyet Gazetesinde çalıştıktan sonra, Nisan 2006 ‘ya kadar Dünya Gazetesinde İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalıştı. Uzun yıllardır kişisel gelişim konusunda aldığı eğitimleri 10 yıldır profesyonel olarak çevresiyle paylaşmaktadır. Haftada bir gün canlı radyo programı yapmaktadır</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/bana-guvenebilirsiniz-2.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/bana-guvenebilirsiniz-2.html">Bana güvenebilirsiniz</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/bana-guvenebilirsiniz-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanal tedavisi yaptırmasam olmaz mı?</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/kanal-tedavisi-yaptirmasam-olmaz-mi-2.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/kanal-tedavisi-yaptirmasam-olmaz-mi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 14:56:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2081</guid>
		<description><![CDATA[S: Dişime neden kanal tedavisi yapılması gerekiyor? C: Çürük, derin dolgu veya yaralanma sonucunda dişin sinir olarak bilinen ve “pulpa” adı verilen damar ve sinir paketinde hasara neden olabilir. Hasar az ise iyileşebilir ama hasar çok ilerlemiş ise zamanla pulpa hastalanır ve dişin kökünden etrafındaki kemik dokusuna kadar yayılır. S:Ne yapılması gerekiyor? C:Hastalıklı pulpa dokusunun [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/kanal-tedavisi-yaptirmasam-olmaz-mi-2.html">Kanal tedavisi yaptırmasam olmaz mı?</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fkanal-tedavisi-yaptirmasam-olmaz-mi-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>S: Dişime neden kanal tedavisi yapılması gerekiyor? C: Çürük, derin dolgu veya yaralanma sonucunda dişin sinir olarak bilinen ve “pulpa” adı verilen damar ve sinir paketinde hasara neden olabilir. Hasar az ise iyileşebilir ama hasar çok ilerlemiş ise zamanla pulpa hastalanır ve dişin kökünden etrafındaki kemik dokusuna kadar yayılır. S:Ne yapılması gerekiyor? C:Hastalıklı pulpa dokusunun alınması gereklidir. S:Kanal tedavisi nasıl yapılıyor? C: Lokal anestezi yapıldıktan sonra kanala giriş için dişin üstünden delik açıldıktan sonra çok ince aletlerle hasarlı pulpa dokusu çıkarılarak ve kanallar dezenfekte edilir ve daha sonra kanallar sıkıca doldurulur. Zamanla çevre dokular ve kemik iyileşerek dişin ağızda sağlam bir şekilde tutulmasını sağlayacaktır. S:Kanal tedavisi ne kadar sürer? C: Tek bir seansta bitebilir ama bir ya da iki ek seans gerekebilir. Bu dişin anatomisine, hastalığın derecesine ve çevre dokuların tedaviye verdiği cevaba bağlıdır. S:Kanal tedavisi yapılırken acıyacak mı? C:Lokal anestezi işleminden sonra acı duyulmaması gereklidir. Yapılan işlemi hissedebilirsiniz ama acımayacaktır. Pulpa çıkarıldıktan sonra acı hissetmeniz imkansızdır. Hissedilebilecek hafif rahatsızlıklar ise her türlü medikal tedavi sırasında rastlanabilecek hafif ağrılardır. Çevre dokuların ve dişin tam olarak iyilieşmesi ise 6 ay 1 yıl kadar sürer. S:Kanal tedavisinin alternatifi nedir? C: Eğer dişinize kanal tedavisi yaptırmazsanız, dişinizin çekilmesi gerekecektir. S: Kanal tedavisi yaptırmaya değer mi? C: Eğer dişinizi çektirirseniz daha sonra boşluğu doldurmak için yaptırmanız gereken protez çok daha maliyetli olacaktır. Ayrıca, çiğnemede ve estetik görünümünüzde problemler olacaktır. Yapılacak protez ise asla kendi dişiniz gibi olmayacaktır. S:Dişim ölecek mi? C:Dişi çevre canlı dokularla ilişkisi olmakla beraber; sıcak, soğuk ve tatlılara karşı hassasiyet hissetmeyeceksiniz. Pulpası alınmış dişin tıpkı diğer dişler gibi temizliğinin yapılmaya devam edilmesi gerekmektedir. S:Dişimin rengi kararacak mı? C:Dişin renginin kararmasını engelleyecek önlemler tedavi sırasında alınmakla beraber; kararma olabilir. Bu durumda beyazlatma yapılabilir ya da kuron uygulanabilir. Güzel bir gülümseme hem profesyonel hayatınızı hem de sosyal hayatınızı güzelleştirir.</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/kanal-tedavisi-yaptirmasam-olmaz-mi-2.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/kanal-tedavisi-yaptirmasam-olmaz-mi-2.html">Kanal tedavisi yaptırmasam olmaz mı?</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/kanal-tedavisi-yaptirmasam-olmaz-mi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar cinsel şiddete maruz kalıyor</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/kadinlar-cinsel-siddete-maruz-kaliyor-2.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/kadinlar-cinsel-siddete-maruz-kaliyor-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 14:55:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2080</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de kadınların yüzde 45&#8242;inin fiziksel, yüzde 40&#8242;ının ise cinsel şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı. Araştırma sonuçlarına göre, kadınları istemediği cinsel ilişkiye zorlamak, tecavüz, başka kişilerle cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel olarak kişiyi korkutan ve kıran davranışlarda bulunmak, sürekli kadınlığını aşağılamak, telefonla, mektupla veya sözlü olarak sürekli cinsel içerikli tacizlerde bulunmak, cinsel organlara zarar vermek, namus ve [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/kadinlar-cinsel-siddete-maruz-kaliyor-2.html">Kadınlar cinsel şiddete maruz kalıyor</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fkadinlar-cinsel-siddete-maruz-kaliyor-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Türkiye&#8217;de kadınların yüzde 45&#8242;inin fiziksel, yüzde 40&#8242;ının ise cinsel şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı. Araştırma sonuçlarına göre, kadınları istemediği cinsel ilişkiye zorlamak, tecavüz, başka kişilerle cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel olarak kişiyi korkutan ve kıran davranışlarda bulunmak, sürekli kadınlığını aşağılamak, telefonla, mektupla veya sözlü olarak sürekli cinsel içerikli tacizlerde bulunmak, cinsel organlara zarar vermek, namus ve töre nedeniyle baskı uygulamak gibi cinsel şiddet içeren eylemlerde artış var. Cinsel Tıp Derneği&#8217;nin (CTD) Ankara&#8217;da yaklaşık bin kadın üzerinde yaptığı araştırma sonuçlarına göre, kadınların yüzde 45&#8242;i fiziksel şiddete, yüzde 40&#8242;a yakını da cinsel şiddete maruz kalıyor, yani kocaları tarafından istemediği biçimde ya da türde cinsel ilişkiye zorlanıyor. Ayrıca fiziksel şiddete maruz kalan kadınların yüzde 40&#8242;a yakını ise fiziksel şiddetten sonra cinsel şiddete uğruyor. Araştırmada, cinsel şiddete uğrayan kadınların yüzde 60&#8242;nın evli, yüzde 20&#8242;sinin boşanmış, yüzde 10&#8242;nun nikahsız birliktelik yaşayan ve yüzde 10&#8242;nun da bekarlar olduğu belirlendi. Araştırmaya göre, cinsel şiddete maruz kalan kadınların yüzde 50&#8242;i ara sıra, yüzde 35&#8242;i bazen ve yüzde 15&#8242;i de nadiren olarak cinsel şiddete uğruyor. Cinsel şiddete uğrayan kadınların yüzde 60&#8242;ı kocasından, yüzde 20&#8242;si boşandığı eşinden, yüzde 10&#8242;u birlikte yaşadığı erkekten, bir kısmının da akraba ve tanıdıklarının şiddetine maruz kalıyor. Cinsel şiddete uğrayan kadınların sadece yüzde 15&#8242;i yaşadıklarına çare olarak mahkemeye, yüzde 12&#8242;si de karakola başvuruyor. CTD Başkanı Dr. Cem Keçe, cinsel şiddet konusundaki gerçek sonuçların araştırmadaki sonuçların üzerinde olduğunu belirterek, bu duruma maruz kalan kadınların çoğunluğunun sessiz kalmayı tercih ettiğini kaydetti. Gazetelerin 3. sayfalarını dolduran kadınlara yönelik şiddet olaylarını; ırza geçme, ensest ilişki, fahişelik, pornografi ve eş dövme başlıkları altında toplanabileceğini ifade eden Keçe, fiziksel şiddete uğrayan kadınların büyük bir bölümünün cinsel şiddete de uğradığı savundu. Keçe, &#8220;İlişkilerde görülen acıların en yaygın olanı cinsel şiddettir. Kadınların çoğu dayak, sövme, itip kalkma gibi fiziksel şiddet uygulamalarından sonra cinsel ilişki kurmaya zorlanma, ters ilişki, ensest ilişki, çocukların önünde cinsel ilişkiye zorlanma, aşırı cinsel ilişki kurma baskısı, oral ilişki ve çeşitli aletler kullanarak ilişkiye zorlama gibi cinsel şiddete de maruz kalmaktadır. Direndiklerinde veya itiraz ettiklerinde ise tecavüze uğramaktadırlar&#8221; dedi. Keçe, cinsel şiddet uygulayan erkeklerin, &#8220;Kadınlar cinsel şiddetten haz alır&#8221; şeklinde görüş taşıdığını anlatan Keçe, şunları kaydetti: &#8220;Yeni yasal düzenlemeler yapılmalıdır&#8221; &#8220;Cinsel şiddet olgularının kadınlar tarafından çok kere bildirilmemesini, kadınların aslında olayları kışkırttığı ve cinsel şiddetten zevk aldığı düşünceleriyle açıklayan cinsel mitlerin maalesef halen sürdüğünü üzülerek görmekteyiz. Aksine kadınların kuyruk salladığı, mini etek giyerek veya karanlıkta dolaşarak ya da başka yollarla erkekleri kendilerine saldırmayı kışkırttığı görüşüne sahip erkeklerin sayısında da artış vardır. Kadınların cinsel şiddet olaylarını duyurmamasının çok nedenleri vardır. Bedensel ve ruhsal bir travmaya maruz kalmış kadının, topluma mağdur olduğunu ispat etmesi yükümlülüğü de bulunuyor. Kadın masum olduğunu kanıtlayabilse bile, toplumun, hatta ailesinin gözünde kötü şekilde algılanma korkusu yaşar. Bu durumdan kurtulması için bekar olan bir kadına kendisine cinsel şiddet uygulayan erkekle evlenmesi önerilir. Sadece mini etek giymek kadınlara yönelik şiddet olaylarının belli başlı nedenlerinden birisidir. Kadın ve erkek arasındaki güç ilişkisi kadınların aleyhine işliyor. Çalışan ve eğitimli kadınlar bile işyerlerinde cinsel tacize maruz kalıyorlar. Cinsel taciz de iş verimini düşürüyor. Cinsel tacize uğrayanlar, dışlanma, işten atılma ve mimlenme endişesiyle bu durumu saklamayı uygun buluyor. Cinsel tacizi önlemeye yönelik yeni yasal düzenlemeler yapılmalı ve toplumda bu konuya ilişkin bir duyarlılık oluşturulmalıdır. Ekonomik nedenler ve geçim sıkıntısı nedeniyle kocaların kendi seçtikleri başka erkeklerle karılarının cinsel ilişkiye girme talepleri sanıldığı kadar nadir rastlanan durum değildir. Kaçırılarak tecavüze uğrayan ve ailesinin zoruyla evlendirilen kadınların sayısında da artış var. Bu durum ise kadın açısından ömür boyu cinsel taciz anlamına geliyor. Aileler, bekareti bozulan, başkasıyla evlendiremeyeceklerini düşündükleri kızlarını zorla, hatta döverek tecavüzcü ile evlenmeye zorluyorlar. Tecavüzün travmasıyla kadınlar cinsel isteksizlik ve cinsel soğukluk duyarlar. Eşler ise bu nedenle fiziksel şiddet uygulayarak tecavüzü sürdürürler. Tecavüzcü erkek cezalandırılmak yerine ailenin zoruyla mağdur durumdaki kızla evlendirilerek ödüllendiriliyor. Bu eğitimsizlik ve cahillikten kaynaklanıyor. Cinsel şiddete uğrayan kadınlarda cinsel isteksizlik, orgazm olamama, ağrılı cinsel ilişki, korku, ürkeklik, içine kapanma, konuşurken gözle iletişim kuramama, çekingenlik, titreme krizleri, uykusuzluk, halsizlik, aşırı yorgunluk, kendini suçlama, sesli uyaranlara karşı aşırı tepki, bulantı, baş dönmesi, unutkanlık, çarpıntı, öfke patlamaları, umutsuzluk, çarpıntı, yalnız sokağa çıkamama, güvensizlik, yalnızlık, ağlama krizleri ve hayata karşı ümitsizlik sık görülmektedir. Şiddet uygulayan erkekleri yalnızca, &#8216;hasta ruhlu&#8217; ve &#8216;alkolik&#8217; olarak düşünmemek lazım. Aralarında normal ve sorunsuz davranan erkeklerde çoğunlukta. Alkollü olduklarında erkekler, daha rahat cinsel şiddet uygulayabiliyorlar ve şiddeti alkolün arkasına sığınarak açıklayabiliyorlar. Ancak, alkol şiddetin kaynağı değil erkeklerin kullandığı kötü bir araçtır.&#8221; Cinsel şiddet uygulayan erkeklerin ortak özellikleri Cinsel şiddet uygulamaya meyilli erkeklerin ikili ilişkilerde genellikle önceden sinyaller verdiğini belirten CTD Başkanı Dr. Keçe, &#8220;Sinyalleri anlamak ve karşınızdaki kişiyi tanımak kadınlarımızı sorunlu bir ilişkiye derinlemesine dalmaktan koruyabilir&#8221; dedi. Keçe, cinsel şiddet gösterebilecek erkeklerin özelliklerini şöyle sıralayarak, kadınlara şu uyarılarda bulundu: &#8220;Cinsel şiddet uygulama potansiyeline sahip erkeklerden kaçınmak için aşağıdaki sinyallere dikkat edin. Bunlar; İlişkiniz olan erkek kırıcı olursa, Aşırı ve nedensiz yere kıskançlık gösterirse, Aşağılayıcı yorumlar yaparsa, Sizi görmezlikten gelirse, Nasıl giyineceğinize karışır ve baskı yaparsa, Sizi kendisiyle eşit konumda görmez ve kendini üstün görürse, Çok fazla içki içer, uyuşturucu kullanırsa, Sizi sarhoş olmaya, uyuşturucu kullanmaya veya cinsel ilişkiye girmeye zorlarsa, Sert, sinirli ve tehdit edici biçimde davranırsa, Ani çıkış ve inişleri varsa, Genelde karşı cins hakkında olumsuz konuşursa, Şiddet kullanma konusunda tehditkar olursa dikkatli olunmasını ve ilişkinin yeniden gözden geçirilmesini tavsiye ediyoruz.&#8221; Dr. Keçe, cinsel şiddetin önlenebilmesinde eğitimin önemine dikkat çekerek, eğitimin sadece okullarda verilen derslerden ibaret olmadığının da altını çizdi. Hiç kimsenin cinsel şiddete maruz kalmak istemeyeceğini, hiç kimsenin cinsel şiddeti hak etmediğini, hiçbir davranışın cinsel şiddet için neden olarak gösterilemeyeceğini belirten Keçe, &#8220;Cinsel şiddeti cinsel mitler, yanlış kültürel değerler ve eğitimsiz toplumlar yaratır. Okullarda çocukların terbiye edilmesi için şiddet uygulanması hoş karşılanıyor, sayıları artık azalsa da erkeklere askerde şiddet ve şiddetin erkeklik için ne kadar gerekli olduğu öğretilebiliyor&#8221; açıklamasında bulundu. Cinsel şiddete maruz kalanlara, var olan durumu, kendilerini anlayacak ve destek verecek ve yardımcı olabilecek bir yakınına anlatmasını öneren Keçe, &#8220;Polise başvurun, tıbbi ve psikolojik yardım alın ve durumunuzu tercihen bu konuda çalışan bir hukukçuya danışın&#8221; diye konuştu. Keçe, bir yakını cinsel şiddete maruz kalanlara ise, &#8220;Ona destek olun, dinlemeye hazır olduğunuzu gösterin. Onu dinleyerek inandığınızı, bunun onun suçu olmadığını, olanlardan dolayı üzgün olduğunuzu ve yardıma hazır olduğunuzu belirtin. Onunla vakit geçirin, hukuki danışmanlık ve tıbbi açıdan yardım almasını ve güvenlikli bir yerde kalmasını sağlayın, gündelik hayatında destek olun&#8221; önerisinde bulundu.</p>
<div class="betterrelated"><p><strong>İlginizi Çekebilecek <strong><em>Diyet</em></strong> ve <strong><em>Diyetisyen</em></strong> Konuları</strong></p>
<ol><li> <a href="http://www.diyetextra.com/zayiflama-cinsellige-de-yarar.html" title="Permanent link to Zayıflama cinselliğe de yarar">Zayıflama cinselliğe de yarar</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/kadinlarda-cinsel-arzuyu-arttiran-diyet-2.html" title="Permanent link to Kadınlarda Cinsel Arzuyu Arttıran Diyet">Kadınlarda Cinsel Arzuyu Arttıran <strong><em>Diyet</em></strong></a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/kadinlarda-cinsel-arzuyu-arttiran-diyet.html" title="Permanent link to Kadınlarda Cinsel Arzuyu Arttıran Diyet">Kadınlarda Cinsel Arzuyu Arttıran <strong><em>Diyet</em></strong></a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/sekse-giden-yol-egzersiz-3.html" title="Permanent link to Sekse giden yol: Egzersiz">Sekse giden yol: Egzersiz</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/affetmeyi-bilenler-daha-saglikli.html" title="Permanent link to Affetmeyİ Bİlenler Daha SaĞlikli">Affetmeyİ Bİlenler Daha SaĞlikli</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/karnabahar.html" title="Permanent link to KARNABAHAR">KARNABAHAR</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/aglamak-iyidir.html" title="Permanent link to AĞlamak İyİdİr">AĞlamak İyİdİr</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/iletisimsizlik-obez-yapiyor-2.html" title="Permanent link to İletişimsizlik Obez Yapıyor!">İletişimsizlik Obez Yapıyor!</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/iletisimsizlik-obez-yapiyor.html" title="Permanent link to İletişimsizlik Obez Yapıyor!">İletişimsizlik Obez Yapıyor!</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cinsel-gucu-artiran-diyet.html" title="Permanent link to Cinsel Gücü Artıran Diyet">Cinsel Gücü Artıran <strong><em>Diyet</em></strong></a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/erkek-bebekler-neden-daha-iri-dogar.html" title="Permanent link to ERKEK BEBEKLER NEDEN DAHA İRİ DOĞAR ?">ERKEK BEBEKLER NEDEN DAHA İRİ DOĞAR ?</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/prematur-ve-dusuk-dogum-agirlikli-bebekler.html" title="Permanent link to PREMATUR VE DUSUK DOGUM AGIRLIKLI BEBEKLER">PREMATUR VE DUSUK DOGUM AGIRLIKLI BEBEKLER</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/sunnet-3.html" title="Permanent link to sünnet">sünnet</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/ille-de-erkek-diyetisyen.html" title="Permanent link to İlle de erkek diyetisyen">İlle de erkek <strong><em>diyetisyen</em></strong></a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bisiklet-selulit-dusmani-3.html" title="Permanent link to Bisiklet selülit düşmanı">Bisiklet selülit düşmanı</a>  </li>
</ol></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/kadinlar-cinsel-siddete-maruz-kaliyor-2.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/kadinlar-cinsel-siddete-maruz-kaliyor-2.html">Kadınlar cinsel şiddete maruz kalıyor</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/kadinlar-cinsel-siddete-maruz-kaliyor-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaş kaldırma</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/kas-kaldirma-2.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/kas-kaldirma-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 14:55:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2079</guid>
		<description><![CDATA[Kaş kaldırma çok moda bir ameliyat. Kimilerine göre kaşlar ne kadar kalkık olursa o kadar iyi gözüküyor. Oysa uçları sipsivri kalkmış kaşlar kimilerine göre de bir kâbus. Peki ideal kaş şekli nasıl olmalı? İdeal kaş şekli nasıl olmalı? Herkesin bildiği “klasik” bilgiler bence bu konuda yetersiz. Yetersiz çünkü demodedir. İnsan yüzünde bir şeyin ideal şeklini [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/kas-kaldirma-2.html">Kaş kaldırma</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fkas-kaldirma-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Kaş kaldırma çok moda bir ameliyat. Kimilerine göre kaşlar ne kadar kalkık olursa o kadar iyi gözüküyor. Oysa uçları sipsivri kalkmış kaşlar kimilerine göre de bir kâbus. Peki ideal kaş şekli nasıl olmalı? İdeal kaş şekli nasıl olmalı? Herkesin bildiği “klasik” bilgiler bence bu konuda yetersiz. Yetersiz çünkü demodedir. İnsan yüzünde bir şeyin ideal şeklini merak ediyorsanız bence süper modellerin yüzlerine bakmak gerekiyor. İnsan yüzünün de bir modası var ve bu moda yine moda dünyasından çıkıyor. Bu insanlar en acımasız rekabet koşullarında onbinlerce insan arasından ön plana çıkıyorlar ve yüzlerinin ideal olduğu tartışmasız. Süper modellerin kaşlarına bir bakın. Çok büyük bir çoğunluğunun sanılanın aksine kalkık değil dümdüz olduğunu göreceksiniz. Ortası kalkık, hilal şeklinde kaşlar görmek istiyorsanız 1950lerin moda dergilerine bakmalısınız. 90lardan beri kaş şekli düz, hatta dümdüz. Kaş şekillendirme yöntemleri Kaş almak: Kaş şekillendirmenin en sık uygulanan yolu kaşları almak. Ama bu işi yapan insanlar neredeyse istinasız bir şekilde kaşların orta seviyesinde altta sınırdaki bütün tüyleri alıyorlar ve 1950li yıllarda moda olan hilal şeklini vermeye çalışıyorlar. Bu şekli neden yaptıklarını pek anlayamıyorum. Muhtemelen kendileri de bu konuda çok kafa yormuyorlar. Hâlbuki bekleme odalarındaki dergileri karıştırsalar Kate Moss’un kaşlarının her gün yaptıkları kaş şekilden farklı olduğunu görecekler. Size tavsiyem, kaç yaşında olursanız olun, nasıl bir yüz şekliniz olursa olsun kaşlarınızı 1950 model yaptırmayın. Kalıcı makyaj ya da “dövme”: Güzellik salonlarında yapılan ve gerçek anlamda kalıcı olan tek şey galiba bu. Ben her türlü cilt bakımı ve tedavisine, mezoterapilere sıcak bakıyorum. Ama bu kalıcı makyaj konusunda şüphelerim var. Bir kere adı üzerinde kalıcı olan bu makyajlar hayatınızın sonuna kadar sizinle olacak. Verilen şeklin ideal olması da çok zor ve değiştirmek için bir şansınız yok. Bu dövmeler kola yapılan renkli dövmelerden farklı olarak genellikle lazer ile çıkarılamıyor. Üzerine yeniden ten rengi dövme yapılarak “siliniyor”, ve bu “silgi dövme” gözüküyor. Botox: Botox doğru kullanılırsa kaşa şekil verebilir. Bence kaşlarınızın şeklini değiştirmek istiyorsanız ve bir ameliyat olmayı göze alamıyorsanız botox yaptırın. Ameliyat: Kaşlara şekil vermenin en kalıcı ve kesin yolu ameliyat. Bu ameliyat kimlere uygulanıyor? Kaş kaldırma ameliyatı genellikle genç – orta yaş hastalara uygulanıyor. Otuzların ortasından sonra kaş kaldırma yerine şakak asma gibi daha kapsamlı ve yüzü gençleştirmeye de yönelik bir girişim daha doğru. Ameliyat teknikleri? Endoskopik ve askı yöntemi olarak iki temel yöntem var. Askı yöntemi: Bu hocamız Onur Erol’a ait bir yöntem. İşlem son derece basit, saçlı deri içerisinde yarım santimlik bir kesim yapılıyor ve buradan geçirilen uzun bir dikiş kaşa kadar indiriliyor ve kaş bu dikiş ile yukarı doğru çekiliyor. Yöntemin en güzel tarafı son derece basit olmasıdır. Neredeyse bir ameliyat değil diyebilirim. Son derece kontrollü, kolay, risksiz ve etkili bir yöntemdir. Tek problem etkisinin çok kısa sürmesi. Genellikle kaldırılan kaşlar bir kaç ay ile bir sene içerisinde eski yerlerine iniyorlar. Endoskopik yöntem: Bu şakak kaldırma ameliyatına benzer şekilde saçlı deri içerisinde bir kaç santimlik bir kesim ile yapılıyor. İçeriden kaşlar yukarı çekilerek hem kaldırabiliniyor hem de istenilen şekil verilebiliniyor. Diğer yöntemler: Daha nadir kullanılan bir kaç teknik daha var. Bunlarda üst göz kapağında ya da kaş içerisinde bir kesim yapılarak kaş yukarı asılıyor. Çok eski bir teknikte de kaşın üst sınırında uzun bir kesim yapılıyor (hala uygulayan var mı bilemiyorum ama çok iz bırakan bu teknik ile ameliyat olmamanızı öneririm). Hangisi daha iyi derseniz benim tercihim büyük oranda endoskopik oluyor. Askı yönteminin uzun ömürlü olmaması hatta bazen bir kaç ay bile dayanmaması birçok hastaya da itici geliyor. Komplikasyonlar ve çıkabilecek sorunlar Askı yönteminde çıkabilecek ciddi bir komplikasyon neredeyse yok. Asimetri ve kaşların kısa zamanda eski yerlerine inmesi tek problem. Endoskopik teknik: Ciddi bir kanama ve enfeksiyon olma ihtimali neredeyse yok. Olabilecek küçük kan birikmeleri (hematom) de ciddi bir sorun yaratmayacaktır. İltihap olduğu durumlarda antibiyotik tedavisi yanında nadiren cerrahi olarak iltihabın boşaltılması gerekebilir. Asimetri: Bu ameliyatta dokuları taşıyan dikişlerden birisinin görevini tam yapmaması asimetriye sebep olabilir. Bu durumda bu dikişin tekrar konulması gerekebilir. His kaybı: Nadirde olsa tam kaş kenarlarında his kaybı olabilir. Ancak bunlar genellikle bir kaç hafta sonra geçecektir. Aylar süren kayıplar ile nadir olarak karşılaşılabilir ama sonunda mutlaka iyileşir. Saç dökülmesi de nadiren olabilir. Ancak saçlar mutlaka geri gelecektir. Sık sorulan sorular: Hep görüyorum kaşları kalkmış insanlar dolaşıyor sokakta, bende mi öyle olacağım? Hayır. Bir tekniği uygularken nasıl bir sonuç alınacağı tamamen doktora kalmış. Bence önemli olan kaşları kaldırmak değil düz ve çekici bir şekil verebilmek. Bu ameliyat sonrasında insanın kafasına vidalar çakılıyormuş ve bunlar haftalarca açıkta kalıyormuş, doğru mu? Sadece kaş kaldırma yapılıyorsa vida kullanmaya gerek yok. Bu ameliyat tek başına yapılıyor mu? Evet sıkça yapılıyor. Bazı insanların çok genç yaşlarda bile kaşları sarkık oluyor. Genellikle 35 yaş üzerinde şakak kaldırma ameliyatı ile beraber yapılıyor. Şakak kaldırma ameliyatında bir miktarda yüzde gençleşme sağlanabiliyor. Bu ameliyatların etkisi kaç yıl sürer? Endoskopik teknikle verilen kaş şekli kalıcı olur. Ancak yıllar içerisinde bütün alın sarkacağı için kaşlarda bir miktar aşağı inecektir. İpuçları: Eğer ameliyat olmak istemiyorsanız sadece botox ile kaşlarınıza şekil verdirebilirsiniz. Genellikle 3 aydan sonra etkisi azalmaya başlayacak altıncı ayda tamamen yok olacaktır. 35 yaşlarınızda iseniz kaş kaldırma ameliyatının bir üstü olan şakak kaldırma ameliyatını öneririm. Bu aynı zamanda kaz ayaklarınızı açacak ve orta yüzünüzü şekillendirecektir. 50 yaşın üzerisindeyseniz klasik yüz germe ve endoskopik orta yüz ameliyatlarını öneririm. Tek başına yapılacak kaş asma yöntemleri çok işe yaramayacaktır. Eğer en küçük yöntem ile geçici de olsa bir sonuç istiyorsanız kaş asma tekniği size uygun olabilir. Bazen bu teknik ile asılan kaşlar bir yıla kadar şeklini koruyor. Ameliyattan sonra sizi neler bekler? Kaş asma ameliyatının ertesi günü işinize dönebilirsiniz. İşlem yarım saat sürüyor, lokal anestize yeterli oluyor. İşlem muayenehane şartlarında da yapılabilir. Endoskopik teknik yine lokal anestezi ile yapılabiliniyor. Yaklaşık 1 saat sürüyor. Bir ya da iki günlük dinlenme yeterli, hastanede yatmanıza gerek yok. Çok az şişlik ve morluk yapan ve çok hızlı iyileşen bir ameliyat. Hafta sonu ameliyat olursanız pazartesi işinize dönebilirsiniz. Ağrılı bir ameliyat hiç değil. İlk bir kaç gün başınız dik yatacaksınız ve bol buz uygulayacaksınız. Endoskopik kaş asma ameliyatının karnesi Anestezi şekli: Lokal ya da Genel. Ameliyat nerede yapılmalı: Endoskopik plastik cerrahi ameliyatları için alt yapısı olan bir hastane ameliyathanesinde. Ameliyat süresi: 1 saat. Hastanede yatış süresi: Aynı gün taburcu olunabilir. Ameliyat sonrası ağrı – sıkıntı: Bir kaç gün hafif bir sızlama olabilir. Genellikle ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur. Şişme, morarma: 2–3 gün arasında, hafif derecede. Pansuman: Yok. Dikişler: Saçlı deride metal dikişler var ve bunlar 7 gün sonra alınıyor (alınmaları ağrılı değil). Ne zaman işe dönülebilir: 2–3 gün. Spor: 1 hafta sonra uzun yürüyüşler, 2 hafta sonra ağır spora başlanabilir. Son şekil: Genellikle ilk günlerde bile sonuç büyük ölçüde gözükür. Ancak her şeyin tamamen geçmesi, dokuların yumuşaması ve normale dönmesi üç aydan sonra.</p>
<div class="betterrelated"><p><strong>İlginizi Çekebilecek <strong><em>Diyet</em></strong> ve <strong><em>Diyetisyen</em></strong> Konuları</strong></p>
<ol><li> <a href="http://www.diyetextra.com/dudak-damak-yarigi.html" title="Permanent link to dudak damak yarığı">dudak damak yarığı</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/pulmoner-darlik-ps-cocukta.html" title="Permanent link to Pulmoner darlık PS çocukta">Pulmoner darlık PS çocukta</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/el-ve-ayak-anomalileri.html" title="Permanent link to EL VE AYAK ANOMALILERI">EL VE AYAK ANOMALILERI</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/ventrikuler-septal-defekt-vsd-cocukta-kalp-deligi.html" title="Permanent link to Ventriküler septal defekt VSD çocukta kalp deliği">Ventriküler septal defekt VSD çocukta kalp deliği</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/sonsuz-guzellik-50-yas.html" title="Permanent link to Sonsuz güzellik &#8211; 50 yaş">Sonsuz güzellik &#8211; 50 yaş</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/dudak-yariklari-ve-damak-yariklari.html" title="Permanent link to DUDAK YARIKLARI VE DAMAK YARIKLARI">DUDAK YARIKLARI VE DAMAK YARIKLARI</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/mitral-valv-prolapsusu-cocukta.html" title="Permanent link to Mitral valv prolapsusu çocukta">Mitral valv prolapsusu çocukta</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/fallot-dortlusu-tetralojisi.html" title="Permanent link to FALLOT DÖRTLÜSÜ (TETRALOJISI)">FALLOT DÖRTLÜSÜ (TETRALOJISI)</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/pectus-excavatum.html" title="Permanent link to PECTUS EXCAVATUM">PECTUS EXCAVATUM</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/botox.html" title="Permanent link to botox">botox</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bebek-beyin-cerrahisi.html" title="Permanent link to bebek beyin cerrahisi">bebek beyin cerrahisi</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bagirsak-tikanmasi.html" title="Permanent link to Bağırsak Tıkanması">Bağırsak Tıkanması</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/ayak-sismesi-ayak-agrisi-ayak-terlemesi.html" title="Permanent link to ayak şişmesi, ayak ağrısı, ayak terlemesi">ayak şişmesi, ayak ağrısı, ayak terlemesi</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/crohn-hastaligi-3.html" title="Permanent link to Crohn HastaliĞi">Crohn HastaliĞi</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cilt-kirisikligi-cilt-bakimi-cilt-kirisikliklari.html" title="Permanent link to cilt kırışıklığı, cilt bakımı, cilt kırışıklıkları">cilt kırışıklığı, cilt bakımı, cilt kırışıklıkları</a>  </li>
</ol></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/kas-kaldirma-2.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/kas-kaldirma-2.html">Kaş kaldırma</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/kas-kaldirma-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarınızı güneşten koruyun</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/cocuklarinizi-gunesten-koruyun-2.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/cocuklarinizi-gunesten-koruyun-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 14:54:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetextra.com/?p=2078</guid>
		<description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi (H.Ü) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Songül Yalçın, son yıllarda cilt kanserinde artış olduğunu belirterek, &#8220;Çocukluk döneminde güneşe aşırı maruz kalınması, ileride cilt kanseri olma riskini artırıyor&#8221; dedi. Yalçın, yaz dönemiyle birlikte çocukların Güneş&#8217;te çok fazla kaldıklarını, bunun da sağlıklarını olumsuz etkilediğini söyledi. Güneşlenmenin ilk etkisinin, [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarinizi-gunesten-koruyun-2.html">Çocuklarınızı güneşten koruyun</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fcocuklarinizi-gunesten-koruyun-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Hacettepe Üniversitesi (H.Ü) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Songül Yalçın, son yıllarda cilt kanserinde artış olduğunu belirterek, &#8220;Çocukluk döneminde güneşe aşırı maruz kalınması, ileride cilt kanseri olma riskini artırıyor&#8221; dedi. Yalçın, yaz dönemiyle birlikte çocukların Güneş&#8217;te çok fazla kaldıklarını, bunun da sağlıklarını olumsuz etkilediğini söyledi. Güneşlenmenin ilk etkisinin, deride Güneş yanığı ve eritem (kırmızı döküntülü bir hastalık) olduğunu belirten Yalçın, melanin (koyu renkli pigment) üretiminin uyarılması sonucu bir kaç gün içinde bronzlaşma olduğunu, böylece derinin en dış tabakasının kalınlaştığını ve derinin alt tabakalarına ultraviyole (UV) radyasyonun geçişinin azaldığını söyledi. Deri tipine bağlı olarak kızarıklık ve bronzlaşma döneminin değişebileceğini belirten Yalçın, &#8220;UV radyasyonla kronik temas, kan damarlarında değişikliklere, çillere, benlere yol açıyor ve kahverengi deri değişiklikleri oluyor. Bu durum derinin yaşlanmasını artırıyor. Bronzlaşma ilk başta güzellik diye kabul edilebilir. Ama uzun dönemde baktığımızda, derinin yaşlanmasını artırıp, elastikiyetini kaybettiriyor. Kırışıklığa yol açıyor&#8221;dedi. Son yıllarda cilt kanserinde artış olduğuna işaret eden Yalçın, deri kanserinden ölümlerin, Güneş&#8217;e maruz kalmaktan dolayı benlerde gelişen ve daha sonra bütün deriye yayılan &#8220;maling melanom&#8221; adı verilen kanser türünden kaynaklandığını söyledi. Yalçın, &#8220;Bu hastalığa özellikle erken yaşlarda Güneş yanığı öyküsü olanlar yakalanıyor. Yani çocukluk dönemlerinde çocuklarımız güneşe aşırı maruz kalırlarsa, ileriki dönemlerde cilt kanseri olma riskleri artıyor&#8221; diye konuştu. Yalçın, Güneş&#8217;in etkisinin az olduğu saatlerde dışarı çıkılmasını önererek, &#8220;Sabah 10&#8242;dan önce ve akşam 16&#8242;dan sonra güneşe çıkılmalı ve mutlaka şapka giyilmeli, koruyucu kremler sürülmeli&#8221; dedi.</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/cocuklarinizi-gunesten-koruyun-2.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarinizi-gunesten-koruyun-2.html">Çocuklarınızı güneşten koruyun</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/cocuklarinizi-gunesten-koruyun-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

