Karın ağrısı çocuklarda oldukça sık rastlanılan bir durumdurKarın ağrısı olan çocuk,iyi bir hikaye,fizik muayene,ağrının tipine göre;radyolojik incelemenin yanı sıra laboratuvar incelemesi gerektirirBu yazımızda ağırlık olarak acil cerrahi girişim gerektirecek karın ağrısı nedenleri üzerinde durulacaktır
A- ACİL CERRAHİ GEREKTİREN (HAYATI TEHDİT EDEN)NEDENLER:
Karın Travması: Çocukluk yaş grubunda,oyun sırasında çocuğun yüksekten düşmesi ,motorlu taşıt kazaları,bisikletten düşme gibi durumların karın içi organlarda yapacakları yaralanmalar akut karın ağrısı nedeni olabilirlerİyi bir hikaye ile çocuğun karın travması geçirip geçirmediği ortaya konulmalıdırHikayede karın travması var ise,ağrıya neden olan karın içi organ yaralanmasını ortaya koymak amacı ile radyolojik ve kan tetkikleri yapılarak çocuk gözlem altında tutulmalıdırKarın içi organ yaralanması ve karın içinde kanama var ise karın boşluğuna sokulan enjektörle yapılan aspirasyonda kan gelirse acil cerrahi girişim gerekebilir
Apandisit: Daha sık olarak iki yaşın üzerindeki çocuklarda görülürGöbek çevresinde başlayan ağrıya kusma eşlik edebilirAğrı daha sonra karın sağ alt kadranına lokalize olurMuayenede özellikle karında hassasiyet,subfebril ateş görülür
Tanıda;Ultrasonografi, kanda beyaz küre yükselmesi, subfebril ateş önem arzederBilinçsizce kullanılan antibiotikler klinik tabloyu maskeleyerek tanıyı geciktirebilirAni olarak başlayan ağrı nedeni ile çocuk bacaklarını karnına doğru çeker
Apandisit şüphesi olan çocuk,öncelikle gözlem altına alınmalı,tanı kesinleştiğinde cerrahi olarak apendektomi yapılmalıdır
Tanıda geçirilen durumlarda,apendiks perfore olarak (patlayarak)iltihap tüm karın içini tutar ve ağrı da karnın tamamını içine alır
İnvaginasyon(barsak düğümlenmesi): Üst kısımdaki bir barsak bölümünün onu takip eden alt kısımdaki barsak içerisine gemici dürbünü gibi girmesidirBu durum çoğunlukla ince barsağın son kısmının kalın barsak içerisine girmesiyle oluşurDaha az olarak ince barsağın yine kendi içine girmesi,kalın barsağın kendi içine girmesi şeklinde de oluşabilirSıklıkla 4-10 aylık bebeklerde görülürAncak daha küçük ve daha büyük yaş grubundaki çocuklarda da nadirde olsa görülebilmektedir
Hastaların %92-98 inde invaginasyon nedeni bulunamaz ve idyopatik olarak değerlendirilirHastaların %2-8 inde olayı başlatan bir odak tespit edilebilirBu odak,polip,mekkel divertikülü,hemanjiom(kan damarı yumağı),tümör,daha önce geçirilmiş ameliyata bağlı karın içi fibroz bantlar(yapışıklık) olabilirİnvaginasyon nedeni olarak bir odak tespit edilen hastaların büyük çoğunluğu 3 yaşın üzerindeki hastalardır
Hastalığın seyri genellikle tipiktirÖnceden sağlıklı olan bebek karın ağrısı ile uyanırAyaklarını karnına çeker ve ağlarBaşlangıçta refleks olarak mide içeriği kıvamında kusarBirkaç dakika süren ağrı atağından sonra rahatlarBirkaç dakika sonra ağrı atağı tekrarlar,hasta terler, soluklaşırKusma safralı ve barsak içeriği kıvamını alırÇilek jölesi şeklinde tanımlanan kanlı mukuslu dışkılama ile klasik tablo tamamlanır
Karın muayenesinde;karında distansiyon (şişlik) görülebilirKarın yumuşak ve invaginasyon kitlesi hassas olarak ele gelir
Öykü ve bulgular tipik olduğu için tanı kolaydırRektal muayenede parmağa çilek jölesi şeklinde kan bulaşır
Tanıda; ayakta çekilen direkt karın grafisinde barsaklarda gaz-sıvı seviyelerin görülmesi barsak tıkanıklığını gösterirUltrasonografide iç içe geçmiş barsak ansları görülürTanıda süphe olduğunda;uygulanacak son yöntem baryumlu kolon grafisidirKolon grafisinde invaginasyonun geldiği bölgede dolma defekti görülmesi tanıyı teyit eder
İnvaginasyonun tedavisinde; fluoroskopi altında hava veya baryumla (rektal yoldan) redüksiyon (düğümlenmenin açılması) veya cerrahi tedavi uygulanmaktadırUygulanacak tedavi hastanın özelliklerine göre seçilirErken başvuran fizik muayenede karında irritasyon olmayan invaginasyonun kalın bağırsağın sol tarafına kadar ilerlememiş olgularda,rektal yolla hidrostatik (hava veya baryum verilerek )redüksiyon denenmelidirRedüksiyon denemesinden önce hasta ameliyata hazır hale getirilmelidirRedüksiyonun başarısız olduğu veya redüksiyon sırasında gelişebilecek (barsak delinmesi gibi)komplikasyon durumunda süratle cerrahi tedaviye geçilebilmelidirHidrostatik redüksiyonda basınç 100-120 mm hg’yı geçmemelidirHidrostatik redüksiyonda redüksiyonun gerçekleştiği durumlarda ince barsağa hava geçişi fluroskopi altında görülebilirRedüksiyonu takiben hasta gözlem altında tutulmalı,gaz ve gaita çıkardığından emin olunmalıdırHasta hekime geç başvurduysa,karında irritasyon bulguları,ateş,kan bulgularında beyaz küre yüksekliği (gibi toksik bulgular)varsa basınçlı redüksiyonunun riskine girilmemesi gerekirBöyle durumlarda karın açılarak manuel olarak redüksiyon denenirRedüksiyonun bu şekilde gerçekleştiği durumlarda bağırsakta nekroz(doku ölümü)varsa ilgili bağırsak kısmı çıkarılır ve uc uca anastomoz yapılarak barsağın devamlılığı sağlanır
İnvaginasyon oluşumunu takiben ilk 6 saat içerisinde tedavi edilmelidirZamanında tedavi edilmeyen olgular hızla fatal (öldürücü)seyredebilirEn küçük şüphede hasta mutlaka bir çocuk cerrahi tarafından muayene ile değerlendirilmelidir
B- SEYRİ SIRASINDA ACİL CERRAHİ GEREKTİREBİLECEK HASTALIKLAR:
Bu grup hastalıkların bazılarında daha önce tanı konulmuş bir hastalığın seyri sırasında aynı hastalığa bağlı bir komplikasyon olarak akut karın bulguları ve karın ağrısı ortaya çıkabileceği gibi,komplikasyonun ortaya çıkması ile ancak asıl hastalık tanısı konulabilirBu grup hastalıklardan önemli olan bazıları başlıklar halinde anlatılmış diğerleri Tablo-1 de isim olarak gösterilmiştir
Malrotasyon ve Midgut Volvulusu: Embiryolojik gelişim sırasında bağırsaklar kendini besleyen üst mezanterik atardamar etrafında saatin aksi istikametinde 270°c lik bir dönüş yaparlarBu dönüşün hiç olmaması veya eksik olması duedonumda (oniki parmak bağırsağında)akut veya kronik tıkanıklığa ince bağırsakların kendini besleyen damarlar etrafında dönerek hem beslenmesinin bozulmasına hemde bağırsak tıkanıklığına neden olabilirBu durum çocukların %50 sinde yenidoğan döneminde (ilk bir ay içerisinde)ortaya çıkarÇocukta karında şişlik,kusma gibi belirtiler görülürAkut karın bulgularının belirgin hale gelmesi ile acil ameliyat gerekirBu yaş grubunda tanı genellikle ameliyat sırasında konulurDaha büyük çocuklarda malrotasyon ve buna bağlı volvulus(barsak düğümlenmesi),çekumun (kalın barsağın başlangıç kısmının ve duodenumun on iki parmak barsağının)normal lokalizasyonda olmadıklarının radyolojik çalışma sonucu anlaşılması ile ameliyat öncesi konulabilirMalrotasyonu olduğu bilinen çocuklar ancak volvulus gibi bir komplikasyon geliştiğinde cerrahi girişim gerekir
İnkarsere kasık fıtığı(inguinal herni):Kasık fıtığı bazen kendini boğulma (fıtık kesesi içerisine giren organların,barsak veya kızlarda over gibi)ile gösterebilirÇoğunlukla kasık fıtığı olduğu daha önce bilinen çocuklarda fıtık kesesi içerisinde barsağın boğulması kusma,ağrı gibi akut olarak ortaya çıkabilirErken müdahelerde boğulmuş barsak ansı elle müdahele ile redükte edilebilirGeç gelen olgularda;boğulmanın üzerinden 6 saatin üzerinde bir sürenin geçtiği hastalarda mutlaka çare olarak müdahele ve barsak nekrozunun(ölümünün)gelişmiş olup olmadığının kontrolü gerekirNekroz gelişmiş ise bağırsağın o kısmı çıkartılır,nekroz gelişmemiş ise fıtık onarımı yapılır
Yeni doğanın Nekrotizan Enterokoliti:
Yeni doğanlarda özellikle prematüre olanlarında daha sıklıkla görülürİnce ve kalın bağırsaklarda nekroz ve iltihabı reaksiyonlarda seyredebilirKarında distansiyon (şişlik),kusma ile kendini gösterirBarsak nekrozuna (doku ölümüne)bağlı karın boşluğunda serbest hava görülmesi halinde acil cerrahi girişim gerekirHastalığın tıbbi tedavisi sırasında belirli barsak kesimlerinde darlıklar oluşabilirBöyle durumlarda da cerrahi girişim gerekebilir
Hirschsprung Hastalığı (Doğumsal Aganglionik Megakolon:
Bu hastalarda doğumsal olarak kalın bağırsağın son kesimlerine yakın bölgesinde ganglion hücrelerinin (sinir hücrelerinin)gelişmemesi ile karekterlidirBu durum kalın barsağın bu kesiminde kakayı ileri doğru itme ve normal dışkılamayı sağlama karakterini kayıp etmesine neden olurBöyle yeni doğanlar kaka yapma sıkıntısı çekebilirlerBuna bağlı kalın bağırsakta artan basınç nedeni ile barsak delinmesi görülebilirKalın bağırsak en sık olarak başlangıç kısmından (çekum)delinirKarın grafilerinde karın içerisinde serbest hava görülürAkut karının geliştiği bu hastalara acil cerrahi girişim gerekir
Duplikasyon: Ağızdan anüse kadar barsağın herhangi bir kesiminde kistik veya tübüler yapıda barsak yapısını taklit eden ve ona komşu lokalizasyon gösteren anomalilerdirBunlar semptomlarını kitle basısı,volvulus(barsakta dönerek düğümlenme),delinme,kanama veya daha önce bahsettiğimiz invajinasyonda odak noktası olarak ortaya çıkarlarTanıda ultrasonografi,mide mukozası içeriyorsa sintigrafi yararlıdırAkut karın gelişmesi durumunda acil cerrahi gerekebilirBunlarda tanı genellikle komplikasyonları sırasında yapılan ameliyat sırasında konulur
Mekkel Divertikülü: İnce barsağın son 20 cm lik kısmında bulunan divertikül tarzında barsağa açılan embiryonik bir artıktırİnsanların %2 sinde bulunmakla beraber,bunların ancak %4-34 ü oranındakiler komplikasyonu nedeni ile belirti verirlerBelirti gösteren hastaların %45 i iki yaşın altındadır
Mekkel divertikülleri,rektal kanama barsak tıkanıklığı,delinme gibi komplikasyonlara neden olabilir
Mekkel divertikülü içinde ektopik olarak mide mukozası ve pankreas dokusu bulundurabilirlerBöyle olgularda vişne çürüğü renginde abondan(fazlaca)rektal kanamaya neden olabilirlerKanama çocuğun kan değerlerini oldukça aşağı çekerKanın rengi oldukça tipik olduğu için mekkel divertikülünden şüphelenilirKanamaların nedeni mide mukoza dokusunun divertikülde yaptığı ülsere bağlıdırSintigrafi bu gibi olgularda tanıyı teyit ederKan değerleri düzeltilerek cerrahi girişimle divertikül çıkartılır
Mekkel divertkülü bazı olgularda apandisit gibi bir tabloya neden olabilirApandisit diye ameliyata alınan hastalarda apandiks normal ise mutlaka mekkel divertikülü olup olmadığı kontrol edilmelidir
Mekkel divertikülü,invaginasyon odağı olma ve volvulus (barsak düğümlenmesi)nedeni olarak da karşımıza çıkabilir
Patlamış over(yumurtalık)kisti: Patlamış over-kisti şiddetli karın ağrısıve karında hassasiyet yaparak akut apandisiti veya karın içi iltihaplanmayı taklit edebilirNadiren hayatı tehdit edici karın boşluğuna kanama ile ortaya çıkarlarUltrasonografi tanıda yardımcı olurKarın içi aşırı kanamalar nedeni ile nadiren cerrahi girişim gerekir
Primer Peritonit: Bu hastalık karın boşluğunun karın içi organlardan kaynaklanmayan iltihabıdırBakteriler karın boşluğuna ulaşmada kan yolunu,kızlarda genital yolu kullanmaktadır
Hastalığın apandisitten ayırımı güçtürBu hastalıkta başlama kısa süreli olmasına karşın hastanın genel durumu daha bozuk,ateşi ve beyazküre değeri apandisite kıyasla daha yüksektirKarnın her tarafında yaygın hassasiyet vardırUltrasonografide karında yaygın iltihàbi sıvı görülebilir
Hastalığın başlaması ve ilerlemesi akut apandisite benzemeyen bu durumda karın içinden enjektörle alınacak materyalin mikroskopik incelemesinde çoğunlukla streptokok veya gonokokların görülmesi tanıyı kolaylaştırırYukarıdaki mikroorganizmaların yanı sıra Ekoli gibi gram negatif olanlarına’da rastlanılabilirPrimer peritonit antibiotik ile tedaviye 12-24 saat içerisinde cevap verirAncak primer peritoniti ameliyattan önce kesin olarak tanımak güç olmakta ve hastaların çoğunluğu patlamış apandisit şüphesi ile ameliyat edilmektedirler
Tablo1- Seyri sırasında acil cerrahi girişim gerektirebilecek hastalıklar
1-Koledok kisti
2-Mazenter kisti
3-Urakal kalıntılar
4-Kistik Fibrozis
5-Peptik ülser
6-Safra kesesi hastalıkları
7-Pankreatit
8-Askariasis
9-Amebiasis
10-Tifo
11-Yabancı cisim yutmaları
12-Tümörler
13-Polipler
14-Kron hastalığı
15-Ülseratif Kolit
16-Henok-Şönlayn Purpurası
17-Hemolitik üremik Sendrom
18-Ailevi Akdeniz Ateşi
19-Hemofili
20-Piyojenik karaciğer ve karın içi apseleri
21-Tüberküloz Peritonit
22-Gastrointestinal hemanjiomlar
Prof Dr Naci GÜRSES Çocuk Cerrahisi,Çocuk Ürolojisi, Genel Cerrahi
Son Yorumlar