Şub 01

Hamile kalmayı planlıyorsanız ve fazla kilonuz varsa, kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için dengeli beslenerek, yavaş kilo vermelisiniz. Çünkü hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı kesinlikle önerilmiyor

Hem bebeğiniz hem de sizin için yeterli ve dengeli beslenmek hamilelik boyunca tek hedefiniz olmalı. Eğer planlı bir gebelik ise ve fazla kilonuz varsa kendiniz ve bebeğiniz için depolarınızı dolu tutacak şekilde yavaş kilo verip dengeli beslenme prensipleri çerçevesinde kendinizi tabii ki daha uygun ağırlıkla hamileliğe hazırlayabilir-siniz. Ancak hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı besin öğeleri açısından yetersiz bir diyet kesinlikle önerilmez.
Et, süt, meyve, sebze, tahıl ve ekmek besin gruplarından yeterli ve dengeli tüketmeniz, hamilelik döneminde artan besin öğesi gereksiniminizi karşılamanın en kolay ve zahmetsiz yoludur. Bebeğinizin gelişimini sağlayabilmek için günlük almanız gereken enerji miktarına 300 kalorilik bir enerji ilavesi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Böylelikle gereksinimlerinizi karşılamış ve sağlıklı olan düzeyde, vücut ağırlığındaki artışı sağlamış olursunuz.

Hamilelik öncesi diyet yanlış mı?

Hamilelik döneminin anne ve bebek açısından sağlıklı geçmesi, yeterli ve dengeli beslenme ile ilişkilidir. Bu dönemde anne hem kendi ihtiyaçlarını hem de bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Bu nedenle eğer anne adayı kilolu ise gebelik öncesi yetersiz ve dengesiz diyet uygulamalarıyla depolarının boşalmasına neden olabilir. Bu dönemde anne adayı için program, beslenme biliminin ilkelerine uygun olarak bir diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır. Kilolu olarak gebeliğe başlanması anne adayında gestasyonel diyabet riskini doğurabilir. Bu duruma bağlı olarak kan basıncında artış ve 4,5 kg üstünde doğum gelişebilmektedir. Aynı zamanda zor ya da maalesef ölü doğum gelişmesi de söz konusudur.

Kilolu hamile kalan anne adayları diyet yapabilir mi?

Gebeliğe fazla kilo ile başlandıysa, ilk üç ay alınan kaloriyi çok fazla artırmaya gerek yoktur. İlk üç ay kilo almamak sorun yaratmaz. Ancak ağırlık kaybına neden olabilecek davranışlarda bulunmak veya ağırlık kazanımını katı bir şekilde sınırlandırmak da gebelik dönemi için uygun bir davranış değildir.

Anne diyet yaparsa bebek de zayıflar mı?

Uygun ağırlık kazanımı bebeğin doğum ağırlığını etkileyecektir. Eğer vücut ağırlığındaki artışı uygun olmayan şekilde sınırlandırırsanız, bebeğinizin düşük doğum ağırlığı ile doğmasına, yeterli olarak gelişimini tamamlayama-masına sebep olabilirsiniz. Bebeğin 2,8 kilodan düşük ağırlıkta doğması, daha fazla ağırlıkta doğan bebeklere göre, hastalıklar açısından zayıf olmasına yol açmaktadır.

Hamilelikte diyet yapılır mı?

Bebek, anne rahminde annenin yedikleriyle beslenir, büyür ve gelişir. Gebelik süresince sağlıklı bir bebeğin gelişimini sağlamak için çoğu besin öğesinin gereksinimi artmaktadır. Bu nedenle hamilelikte beslenme çok büyük önem taşımaktadır. Anne adayı bu dönemde diyet yapmaktan kaçınmalı. Onun yerine yeterli ve dengeli beslenerek, planlı hareket ederek, fiziksel aktivitesini uygun düzeyde tutarak hem bebeğinin gelişimine katkıda bulunur, hem de sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirir. Gebelik döneminde 9 -12 kg ağırlık kazanımı normaldir, ancak gebeliğe fazla kilo ile başladıysanız 7 – 8 kg ile gebeliği tamamlamak da mümkün olabilir. Eğer ikiz bebek bekliyor-sanız ortalama 17 – 22 kg ağırlık kazanımı normaldir.

HAMİLELİK DÖNEMİ İÇİN ÖNEMLİ BESİN ÖĞELERİ

Protein

Proteinler bebeğin büyüme ve gelişmesinin sağlanması için de gereklidir. Hamileler için günlük alınması önerilen protein miktarı 60 – 70 gramdır. Eğer günde 3-4 porsiyon protein içeren süt, yoğurt, peynir ve de 120-150 gram kırmızı et, tavuk veya balık tüketiyorsanız, bu ihtiyacınızı karşılıyorsunuz demektir. Bebeğin beyin gelişimi için haftada iki kez balık tüketin.

Demir

Demir; yumurta, et ve türevleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kuru meyvelerde bulunur. Gebelikteki demir ihtiyacını yeterli miktarda sağlamak zordur. Çünkü etkin bir şekilde emilimi sağlanamaz. Bu nedenle demirden zengin bir diyete ek olarak, hekiminizin verdiği demir takviyesini kullanmanız gerekir. Bu takviyelerin en iyi şekilde emilimini sağlamak içinse, yemeklerle birlikte değil, aç karnına veya meyve suyu ile alınması önerilmektedir.

Kalsiyum
Gebelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun yeterli miktarda alınması, bebeğin iskelet yapısını geliştirdiği gibi, annenin de kemik kütlesini korumasına yardımcı olur. Süt, yoğurt, peynir, pekmez, fındık, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler zengin kalsiyum kaynağıdır.

Çinko
Bebeğinizin hücre büyümesinde ve beyin gelişiminde çinkonun önemli bir rolü vardır. Kırmızı et, deniz ürünleri, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve yağlı tohumların tüketilmesi, çinko alımı için gerekli besinlerdir. Fazla miktarda alınan demir çinkonun emilimini engelleyebildiğinden, uzmanınızın önerdiği dozda demir takviyesi kullanmanız gerekir.

Folik asit
Folik asit kaynakları; koyu yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, et, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve tahıllar olarak sıralanabilir. Folik asidin yetersiz alımı ile düşük doğum ağırlıklı bebekler, nöral tüp defektleri ve annede magaloblastik anemi oluşabilir. Folik asit kaynağı olan besinlerin tüketiminde pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Gebelikte folik asit ihtiyacı belirgin şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Anne adaylarının gebe kalmadan en az bir ay önce folik asit kullanımına başlaması önerilmektedir.

B12 Vitamini
Gebelik sırasında DNA sentezinin yapılabilmesi için B 12 vitaminine ihtiyaç vardır. Bu vitamin süt, yoğurt, yumurta, peynir ve et gibi hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Hatalı hazırlama ve pişirme yöntemleri, B12 vitamininin vücutta kullanılmasını engeller.

Oca 30

1. Omuzlarınızı, boynunuzda ve sırtınızda belirli bir sıkışma hissedene dek kulaklarınıza doğru çekin. Bu pozisyonda 3-5 saniye bekleyin, daha sonra omuzlarınızı indirin. Bu hareketi 2 kez yapın.

2. Dizlerinizi hafif kırarak ayakta durun. Sağ dirseğinizi kırıp kolunuzu başınızın arkasına götürün. Sağ dirseğinizi sol elinizle destekleyin. Bu pozisyonda, omuzunuzda ve koltuk altınızda bir esneme hissedilinceye kadar başınızı arkaya doğru götürün. Bu pozisyonda 8-10 saniye kaldıktan sonra aynı hareketi sol kolunuz için de tekrarlayın.

3. Kollarınızı parmaklarınızın yardımıyla arkanızda birleştirin. Bu hareketi yaparken dirseklerinizi fazla zorlamadan içeriye doğru çevirin. Bu pozisyonda 10-15 saniye kalın Bu hareket omuzlarınızı, kollarınızı ve göğsünüzü etkileyecektir.

4. Bir duvara alt kollarınızla yaslanıp başınızı ellerinizin üzerinde dayayın. Bir diziniz kırık şekilde bir ayağınızı önünüze getirin diğer ayağınızı da bacağınız düz olarak arkanızda olsun. Belinizi düz tutarak kalçalarınızı hafifçe öne doğru götürün. Bu pozisyonda zorlanmadan 10-15 saniye kalın. Arkada olan ayağınızın topuğunun yerde olmasına ve bu ayağın parmak uçlarının dümdüz öne doğru duruyor olmasına dikkat edin. Aynı hareketi diğer taraf için tekrar edin.

5. Baldırları ve dizleri esnetmek için sol ayağınızın üstünü sağ elinizle tutup topuğunuzu kalçalarınıza doğru çekin. Bu pozisyonda 10-20 saniye kalın ve aynı hareketi diğer taraf için tekrar edin.

NOT: Diz problemleriniz varsa bu hareketi dikkatli yapmanızı tavsiye ediyoruz.

6. Ayaklarınız omuz genişliğinde ayrık olarak ayakta durun. Topuklarınız yerde ve ayak parmaklarınız düz olarak dizlerinizi kırın. Bu pozisyonda 15-30 saniye durun.

7. Altıncı hareketi bitirince ayağa kalkın ve tekrar dizleriniz hafif kırık bir şekilde öne doğru eğilin. Bu pozisyonda 10-15 saniye durun.

8. Bir ayağınızı öne getirip diziniz ayak bileğinizle aynı hizaya gelene kadar dizinizi kırın. Arkada kalan diziniz yerde olabilir. Pozisyonunuzu değişitirmeden, bir esneme hissedene dek kalçanızı yere doğru alçaltın. Bu pozisyonda 10*20 saniye kaldıktan sonra hareketi diğer taraf için tekrarlayın. NOT: Diz problemleri olan kişilerin bu harekette dizlerini fazla zorlamamaları gereklidir.

Fazla vaktiniz yoksa 3-4 dakikalık bir ısınma koşusundan sonra esneme harektlerinden bazılarını atlayıp 3, 4, 5 ve 8 nolu hareketleri yaparak ta koşunuza hazırlanabilirsiniz.

Ara 27

Enerji egzersizini vücudunuza en uygun esnetme egzersizi izliyor. Bu da kasların çalışmasına yardımcı olarak kan dolaşımını harekete geçiriyor. En geç iki hafta içinde de karın, bel ve kalça bölgesinde gözle görülür bir gerginlik ve zayıflık hissetmeye başlıyorsunuz.Ayrıca bu egzersizler sayesinde sırt bölgenizin de eskisinden çok daha güçlü olduğunu görüyorsunuz…

Göbeğe elveda

Karın çevresindeki kaslar soğuk kış günlerinde en rahat zamanlarını yaşarlar. Çünkü araştırmalara göre kış boyunca yaz aylarından yaklaşık üç kat daha fazla otururuz. Bu rahatlık da özellikle karın, bel ve kalça bölgesinde olumsuzluk olarak kendini gösterir. Ancak gergin ve seksi bir göbeğe sahip olmak hiç de zor değil. İşte, yolu…

Bel karnı forma sokuyor

Enerji egzersizi

Vücudunun sağ tarafına doru yere uzanın, üst bacağınızı diğerinin üzerine atın. Bu arada sağ dirseğinizden destek alın. Şimdi mümkün olduğunca kalçanızı yukarıya doğru kaldırın ve karnınızı olabildiğince gerin. Sol kolunuzla hafif bir açı oluşturarak yukarı doğru esnetin ve bıkarın. Aynı hareketi üç kez tekrarlayın. Bu arada vücut pozisyonunuzun değişmemiş olmasına dikkat edin. Daha sonra aynı hareketi diğir tarafınızla gerçekleştirin.

Esnetme streching

Dik bir şekilde oturun, sol bacağınız düz bir şekilde uzatın. Sağ bacağınızı sol bacağınızın üzerine koyun. Vücudunuzun üst kısmını biraz sağa doğru çevirin, sağ kolunuzu aşağı yukarı üç el genişliğinde vücudunuzun yanına gergin bir şekilde koyun. Sol dirseğinizi ise sağ dizinizin üzerine yerleştirin. Şimdi başınızı mümkün olduğunca sağ doğru çevirin ta ki, bel bölgenizde dolayısıyla yan karın kaslarınızda bir gerginlik hissi duyana dek. 30’a kadar sayın, rahatlayın. Esnetme hareketini tekrarlayın. Aynı hareketi diğer traf için gerçekleştirin.

Kalça ve karnı güçlendiriyor

Enerji egzersizi

Sol bacağınızın üzerinde, -sağ bacağınız havada olacak şekilde geride- vücudunuz 90 derecelik bir açı oluşturacak şekilde öne doğru eğilerek durun. Kollarınızı öne doğru uzatarak birleştirin. Şimdi sol bacağınızı hafifçe bükün ve esnetin. Bu hareketi yaparken düz durmaya gayret edin. Karın, kalça ve bel kasları gergin olduğu sürece hareketi yapmanız da kolay olacaktır. Her iki bcak için de aynı hareketi 5 kez tekrarlayın.

Esnetme

Sol bacağın üzerinde durun, sağ bacağınızı 90 derecelik bir açı oluşturacak şekilde sol dizin üst kısmına yerleştirin. Sağ elinizi sağ diziniz üzerine koyun, sol elinizle ise sağ ayağınızı kavrayın. Şimdi kalçanızı öne doğru itin ve omuzlarınızı genişçe geriye çekin. 20 saniye durun. Her iki taraf için aynı hareketi 2 kez tekrarlayın.

Sırt ve karnı çalıştırıyor

Esnetme

Karnınız üzerinde yere uzanın. Kalçalarınızı yerden kaldırmadan vücudunuzun üst kısmını öne doğru itin. Bu arada kollarınız gergin bir şekilde vücudunuzu yukarıya kaldırmaya yardımı olacaktır ve çenenizi hafifçe yukarı kaldırın. Şimdi omuzlarınızı olabildiğince geriye doğru çekin ve bu arada vücudun esnekliğini hissedin. Serbest bırakın, aynı hareketi 2 kez tekrarlayın.

Enerji egzersizi

Sırtınızın üzerinde yere uzanın. Bacaklarınızı yukarıya kaldırın, ayaklarınızı birbirinin üzerinde çapraz bir şekilde birleştirin. Her iki eli mümkün olduğunca bacaklara doğru uzatın. Şimdi ellerinizi dizlerinize doğru kaydırın, omuzlarınızı yere değdirin, bırakın başınız yukarıda kalsın. 10 kez kendinizi yukarı çekin ve bırakın.

Gerginleştirme

Ayakta kollarınızı yukarı doğru kaldırarak karın kaslarınızı iyice gerginleştirin. Elinizi başınızın üzerine koyun ve kendinizi yukarı doğru çekin. Bu arada basenlerinizi öne doğru uzatın ve karın kaslarınızı gerin. Bunu günde birkaç tekrarladığınızda kaslarınız bu gerginlige alışacaktır.

Zayıflatıcı çaylar

Çoğu zaman fazla karnın kaslarla ya da yağlarla ilgisi yoktur. Aksine daha çok hormonlar, yanlış beslenme ve hazım sorunlarıyla alakalı olabilir. Bu durumlarda bitki çayları imdada yetişir, en iyisi taze bitki çaylarıdır. Bir ya da iki fincandan sonra karın gerginliğini giderir ve şişkinliği ortadan kaldırır.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.