<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diyetisyen Diyet Yemekleri Diyet Listesi Diyet Programları Tarifleri</title>
	<atom:link href="http://www.diyetextra.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.diyetextra.com</link>
	<description>Diyet tarifleri diyet listesi diyet yemekleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 18:07:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Öfke Nöbeti nedir</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/ofke-nobeti-nedir.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/ofke-nobeti-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 18:07:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke Nöbeti]]></category>
		<category><![CDATA[Nöbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8507</guid>
		<description><![CDATA[öfke nöbetleri nasıl engellenir Çocuğunuzun, ailede ve çevrede kabul gören ifade biçimlerini öğrenmeden önce güçlü duygularını dışarıya vurma şeklidir Çocuğunuz tümüyle kontrol dışındaymış gibi görünmesine karşın; kendini yerden yere yuvarlaması, oyuncaklarını sağa sola atması; vb normal gelişimin bir parçasıdır Öfke nöbetleri genelde sadece ailenin yanındayken olur Aileler çocuğu neye böyle bir tepki verdiğini zamanla öğrenecektir [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/ofke-nobeti-nedir.html">Öfke Nöbeti nedir</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fofke-nobeti-nedir.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>öfke nöbetleri nasıl engellenir</p>
<p>Çocuğunuzun, ailede ve çevrede kabul gören ifade biçimlerini öğrenmeden önce güçlü duygularını dışarıya vurma şeklidir Çocuğunuz tümüyle kontrol dışındaymış gibi görünmesine karşın; kendini yerden yere yuvarlaması, oyuncaklarını sağa sola atması; vb normal gelişimin bir parçasıdır Öfke nöbetleri genelde sadece ailenin yanındayken olur Aileler çocuğu neye böyle bir tepki verdiğini zamanla öğrenecektir</p>
<p>Öfke nöbetleri yaklaşık bir yaşındayken başlar ve üç yaşına kadar devam edebilir Neredeyse her çocuk böyle bir dönemi geçirir, fakat dört yaşındayken artık daha uygun tepkileri öğrenmeye başlayacaktır Öfke nöbetleri karşısında takınacağınız tutum çocuğunuzun olumlu davranışlar edinmesine yardımcı olacaktır<br />
Öfke nöbeti neden olur?</p>
<p>Çocuğunuz büyüdükçe daha bağımsız olacak ve pek çok şeyi kendi başına yapmak isteyecektir Yapamadığı şeyler onu haya kırıklığına uğratacaktır Hasta, yorgun ya da aç olduğunda bu nöbetleri artacaktır</p>
<p>Öfke nöbetlerine neden olan bazı durumlar:</p>
<p>* Kendi başına hareket etmek ister, beceremeyince hayal kırıklığı yaşar<br />
* Kuralları denemeye, ilgi çekmeye çalışır<br />
* Elinden bir şey alınmıştır<br />
* Kendini ifade edecek tüm kelimeleri öğrenmemiştir fakat yoğun duyguları vardır<br />
* Sizin ondan ne istediğinizi anlamamıştır<br />
* Yorgun ya da açtır<br />
* Endişeli ya da kırgındır<br />
* Evin içinde gerginlik hissetmektedir<br />
* Başka bir çocuğun öfke nöbetini görmüş ve kazanç sağladığını öğrenmiştir</p>
<p>Nasıl engel olunur?</p>
<p>Öfke nöbetleri beklenmedik bir şekilde başlayabileceği gibi bazan aileler, nöbet öncesinde çocuğun hayal kırıklığı yaşadığını ve üzüldüğünü farkedebilir Hangi durumların onu üzdüğünü bilmeniz sizin hazırlıklı olmanızı sağlar: örneğin onun çok yorulmasını ya da aç kalmasını önleyebilirsiniz</p>
<p>Öfke nöbetlerine engel olmak için bazı öneriler:</p>
<p>* Uyku ve yemek saatlerindeki alışkanlıklarınıza kesinlikle uyun<br />
* Öfkelendiğinde, ilgisini bir oyuncağına çekmeye çalışın<br />
* Çocuğunuzdan beklentileriniz konusunda gerçekçi olun; hiçbir zaman onun mükemmel olmasını beklemeyin<br />
* Onu hayal kırıklığı yaratabilecek olaylara önceden konuşarak hazırlamaya çalışın<br />
* Kurallarınız olduğunu öğretin ve onlara sıkı sıkı uyun</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/ofke-nobeti-nedir.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/ofke-nobeti-nedir.html">Öfke Nöbeti nedir</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/ofke-nobeti-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukta Gece Korkusu</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/cocukta-gece-korkusu.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/cocukta-gece-korkusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 09:07:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta]]></category>
		<category><![CDATA[Gece Korkusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8510</guid>
		<description><![CDATA[Altı yaşına kadar normal olduğu kabul edilen bir olaydır Genellikle uykunun ilk 2 saatinde görülür Çocuk uykuda çığlık atarak ya da ağlayarak uyanır: korkmuştur, sakinleştirilemez ya da iletişim kurulamaz Gözleri açıktır fakat sizin yanında olduğunuzun farkında değil gibidir Odasındaki oyuncakların ya da kişilerin korkunç olduğunu düşünmektedir On ila 30 dakika sürer Sabah uyandığında genellikle gece [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/cocukta-gece-korkusu.html">Çocukta Gece Korkusu</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fcocukta-gece-korkusu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Altı yaşına kadar normal olduğu kabul edilen bir olaydır Genellikle uykunun ilk 2 saatinde görülür Çocuk uykuda çığlık atarak ya da ağlayarak uyanır: korkmuştur, sakinleştirilemez ya da iletişim kurulamaz Gözleri açıktır fakat sizin yanında olduğunuzun farkında değil gibidir Odasındaki oyuncakların ya da kişilerin korkunç olduğunu düşünmektedir On ila 30 dakika sürer Sabah uyandığında genellikle gece olanları hatırlamaz Gece korkuları zamanla artabilir ve gün içerisindeki uğraşılarını daha fazla etkilemeye başlayabilir</p>
<p>Çocuğunuzu kucağınıza alın, tekrar uykusuna dönmesini sağlayın, uyandırmaya çalışmayın Yumuşak sesle, huzur dolu şeylerden konuşun Işıkları yakarsanız gölgelerden korkusu azalır</p>
<p>Yatağından kalkmışsa yavaşça onu kendi yatağına götürerek uykusuna devam etmesini sağlayın Gece korkusu sırasında çocuk merdivenden yuvarlanabilir ya da başını çarpabilir Kendisini incitecek hareketlerden korumaya çalışın</p>
<p>Çok yorgun olduğunda gece korkusu riski arttacaktır Düzenli uyku saatleri olmasına ve dinlenmesine yetecek kadar erken uyumasına özen gösterin</p>
<p>Bu korkuların uykuya daldıktan ne kadar sonra başladığını not edin Bir sonraki gece aynı sıralarda her 15 dakikada bir çocuğunuzu uyandırın Onu 5 dakika uyanık tutun Bir hafta boyunca bunu tekrar edin Eğer bıraktığınızda tekrar gece korkusu yaşarsanız yeniden 7 gece boyunca her 15 dakikada bir uyandırmaya devam edin</p>
<p>Gece başka birisi ile kalacaksa o kişiyi bu tür durumlara karşı önceden uyarın, gece korkusunun ne olduğunu ve nasıl müdahale edileceğini anlatın</p>
<p>Onun gece gördüğü kötü düşler hakkında konuşmasına izin verin</p>
<p>Korku verici filmler seyretmesine, duymasına engel olun</p>
<p>Odasının kapısını açık bırakın Asla korkmuş bir çocuğun kapısını kapatmayın<br />
Kendisine güven verecek, sevdiği bir battaniye ya da oyuncakla yatmasına izin verin</p>
<p>Onun kendi yatağında uyumasını sağlayın</p>
<p>Uyku vakti yaklaştığında neşeli ve mutlu olaylardan söz edin Küçüklük öykülerini dinlemek bütün çocukların hoşuna gider</p>
<p>Ona korkulardan kurtulmakla ilgili öyküler okuyun</p>
<div class="betterrelated"><p><strong>İlginizi Çekebilecek <strong><em>Diyet</em></strong> ve <strong><em>Diyetisyen</em></strong> Konuları</strong></p>
<ol><li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocugunuz-icin-en-uygun-uyku-ortamini-nasil-yaratabilirsiniz.html" title="Permanent link to Çocuğunuz için En Uygun Uyku Ortamını Nasıl Yaratabilirsiniz">Çocuğunuz için En Uygun Uyku Ortamını Nasıl Yaratabilirsiniz</a>  </li>
</ol></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/cocukta-gece-korkusu.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/cocukta-gece-korkusu.html">Çocukta Gece Korkusu</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/cocukta-gece-korkusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Çölyak Hastalığı Nedir</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-colyak-hastaligi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-colyak-hastaligi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 03:08:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[Çölyak Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8511</guid>
		<description><![CDATA[Çölyak hastalığı; Buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunan GLUTEN isimli alerjene karşı ince barsakların başlangıç kısmının geliştirdiği aşırı duyarlılık sonucu hastalık gelişmektedir. Hastalık genellikle çocukluk çağında belirti vermekle birlikte bazen de erişkin çağda da belirti verebilmektedir. Çölyak hastalığı proksimal ince barsağı tutan bir hastalık olması yanında bazı kişilerde tüm barsağı tutabilmektedir.İnce barsağın proksimal tutulumu; sıklıkla [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-colyak-hastaligi-nedir.html">Çocuklarda Çölyak Hastalığı Nedir</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fcocuklarda-colyak-hastaligi-nedir.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Çölyak hastalığı; Buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunan GLUTEN isimli alerjene karşı ince barsakların başlangıç kısmının geliştirdiği aşırı duyarlılık sonucu hastalık gelişmektedir. Hastalık genellikle çocukluk çağında belirti vermekle birlikte bazen de erişkin çağda da belirti verebilmektedir.</p>
<p>Çölyak hastalığı proksimal ince barsağı tutan bir hastalık olması yanında bazı kişilerde tüm barsağı tutabilmektedir.İnce barsağın proksimal tutulumu; sıklıkla demir, folik asit, kalsiyum ,yağda eriyen vitamin emilimi bozulacağı için demir eksikliği anemisi,folat eksikliği ve azalmış kemik mineral dansitesi ile sonuçlanacaktır.İshal semptomatik çölyak hastalığının en belirgin özelliklerinden olup çoğunlukla hastalığın distal ince barsağı tutması nedeniyledir. Yalnız proksimal ince barsak tutulumunda hastalarda genellikle ishal yakınması olmaz. Çünkü distal ince barsakta yağ ve karbonhidrat sindirm ürünleri emilerek kompansasyon sağlanabilmektedir.</p>
<p>Çölyak hastalığı özellikle çocukluk çağı kronik ishal nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Çölyaklı hastaların en sık başvuru semptomu(çocukluk çağında) ishal(uzamış,kronik)sonra sıklık sırasına göre büyüme gelişme geriliği,boy kısalığı ve karın ağrısıdır.</p>
<p>Çocuk beslenmesinde yaşamın ilk 6 ayında sadece anne sütü ile beslendikten sonra ek gıdalarla bebeğin tanışma dönemini takiben belirti vermeye başlayan Çölyak hastalığı yaşam boyu devam eden tek gıda alerjisidir. Çölyak artık hastalık değil bir yaşam biçimidir. Diyete uymak koşulu ile çölyak hastalığında kişi normal yaşamını sürebilir. Ancak çölyak hastalığının üstesinden hayat boyu diyete uymakla gelinebilir.(Bu metabolik hastalıklar için şanstır). Gluten hassasiyeti olan bebek ilk 6 ay yalnız anne sütü almayıp gluten içeren mamalardan kullanırsa şikayetler daha erken(6. Aydan önce) başlayabilir.Bu nokta da unutulmamalıdır.</p>
<p>Çölyak; Genetik, çevresel ve vücudun savunma mekanizmasının her üçünün de rol aldığı bir dizi olaylar zinciri sonucu gelişiyor. Hastalığın görülüş sıklığı 1/200 olarak tahmin edilmektedir</p>
<p>Hastalığın belirtileri; Belirti verdiği yaşa göre değişebiliyor. Bazen de hiç belirti vermeden sinsi şekilde seyir gösterip tesadüfen ortaya tarama sonucunda çıkabiliyor.</p>
<p>Ek gıdaların başlanması sırasında sindirim sisteminin unlu gıdalar (GLUTEN bulunan gıdalar) ile tanışmadan bir süre sonra; Kilo alımında yavaşlama, gece huzursuzluğu, kusma atakları, iki haftayı geçen ishal ( şekilsiz, yağlı pis kokulu dışkı yapma bazen bir kez fazla miktarda bazen de sayısız olabilir), tedavi ile iyileşmeyen demir eksikliği anemisi, raşitizm, karında şişlik gibi belirtiler süt çocukluğu döneminde görülüyor.</p>
<p>Oyun çocukluğu ve okul döneminde anemi, halsizlik, yorgunluk, okul başarısında azalma, zaman- zaman karın ağrıları ve eklem ağrıları, ağızda iyileşmeyen yaralar, saç dökülmesi, karaciğer enzimlerinde yükseklik, kemik erimesi şeklinde belirti verebiliyor. Bu dönemde ishal karında şişlik ve kusma daha az görülüyor. Daha sonra adet görmede gecikme, ergenliğe geç girme, bazen de kabızlık gibi belirtilerde verebiliyor.</p>
<p>Özellikle geç çocukluk döneminde barsak dışı yakınmalar belirgin olarak artmaktadır. Kısa boy en sık görülen barsak dışı bulgulardan birisidir.</p>
<p>Hastalık bazen; Romatizmal hastalıklar, şeker hastalığı, down sendromu, bazı cilt hastalıkları ( saç dökülmesi, dematitis herpetiformis, siğil vitiligo vb ), epilepsi, otizm, kistik fibrosiz (ter bezlerinin-dış salgı bezlerinin hastalığı) ile beraber bulunabiliyor. Dolayısı ile bu gibi yakınmaları olan hastaların çölyak açısından tetkik edilmeleri gerekiyor.</p>
<p>Klinik bulgular</p>
<p>-Klasik tip: 2 yaşından önce başlar. Glüten içeren yiyeceklerin diyete eklenmesi ile birlikte kusma, yağlı ishal, tartı alamama ve karın şişliği gibi bulgular ile hastalık kendini ortaya koyar.</p>
<p>Hastanın yaşı ilerleyince karın şişliği ve yağlı dışkılama artar. Anemi ve davranış bozuklukları (huzursuzluk, huysuzluk, otizm, hiperaktivite vb) sıktır.</p>
<p>-Geç tip: 2-8 yaşları arasında bulgu verir. Gelişme geriliği ile ortaya çıkar. Karın şişliği ve ishal belirgin değildir. Ayrıca aşağıda belirtilen semptom ve bulgulardan bir ya da birkaçı bulunabilir. Bulguların geç ortaya çıkması muhtemelen anne sütünün alınma süresi ile ilişkilidir.</p>
<p>-Atipik formalar: Çölyak hastalığı klasik bulgular (ishal, karın şişliği) olmadan da semptom verebilir . Bu semptomlar ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.</p>
<p>-Sessiz formlar: Serolojik testleri müsbet olan fakat herhangi bir semptomu olmayan ve hatta biyopsi bulguları normaldir. Bu kişiler olan kişiler uzun süre izlenmelidirler. Bu hastalar hayatın her hangi bir döneminde semptom verebilirler. Doğal gıdalarla beslenen kişilerde bu olasılık düşüktür. Bu hastalık formunun bazı topluluklarda sıklığı ise 1: 30 gibi çok yüksektir</p>
<p>Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin görülmesi ve nedeninin açıklanamaması halinde anti-doku transglütaminazı (tTG) IgA ve/veya antiendomizyum (EMA) IgA bakılmalıdır. Eğer IgA eksikliği eşlik ediyorsa anti-doku transglütaminaz IgG ve antiendomisyum (EMA) IgG bakılmalıdır. Çünkü bu durumda IgA ya bağlı antikorlarda yanlış negatiflik olabilir</p>
<p>-Mine hipoplazisi: Diş minesi yeteri kadar gelişememiştir.</p>
<p>-Boy kısalığı: büyüme hormonu tedavisine cevap vermez. IGF-1 düşüktür. Nedeni bilinmeyen bütün boy kısalığı olguları çölyak hastalığı açısından taranmalıdır. Endokrin polikliniklerine boy kısalığı nedeni ile müracaat edenlerin neredeyse yüzde 10-15�inde çölyak hastalığı tespit ediliyor.</p>
<p>-Nedeni belli olmayan nörolojik bozukluklar (ataksi, periferik mononörit, miyopati, miyelopati)</p>
<p>-Davranış bozuklukları ve depresyon: Çölyakda depresyon, otizm ve hiperaktivite gibi nöropsikiatrik davranış bozuklukları sıklıkla görülür. Otistik çocukların önemli bir bölümü glütensiz diyete olumlu cevap verir. İntihar eğilimi artmıştır. Bu bulguların oluşumunda glüten kadar vitamin (folik asit, B12 vit), mineral (demir) ve esansiyel yağ asidi (omega-3) eksikliklerinin de rolü vardır. Bu bozukluklar tedavi ile düzelir.</p>
<p>-Nedeni belli olmayan eklem iltihapları (artrit) ve eklem ağrıları (atralji)</p>
<p>-Demir tedavisine cevap vermeyen anemi (kansızlık)</p>
<p>-Tekrarlayan ağız yaraları (aftöz stomatit)</p>
<p>-Dermatitis herpetiformis (DH) çölyak hastalığın bir varyantı olarak kabul edilir. DH simetrik, kaşıntılı derialtı kabarcıkları (IgA birikimine bağlı subepidermal veziküller) ile karakterizedir. Glütensiz <strong><em>diyet</em></strong> ile düzelir.En sık görülen ekstraintestinal(barsak dışı) bulgudur.</p>
<p>-IgA nefropatisi (böbrek hastalığı)</p>
<p>-İntestinal lenfoma, esofagus kanseri ve farenks kanseri normal popülasyondan iki kat daha sıktır.</p>
<p>-Nedeni bilinmeyen kısırlık</p>
<p>-Hepatit B aşısına tam yanıtsızlık gösteren kişiler<br />
Rekombinant DNA teknolojisi ile üretilen standart üç doz aşı uygulaması ile koruyucu antikor düzeyi sağlıklı erişkinlerin % 90�ında, sağlıklı çocukların ise % 95�inden fazlasında sağlanmaktadır . Bununla beraber aşılanmış bireylerin % 4-10�u 10 mIU/mL�nin üzerinde koruyucu antikor üretememektedir. Aşıya yanıtı olmayan olgulara uygulanan dördüncü doz ek aşıdan sonra anti- HBs düzeyinin hala 10 mIU/L�nin altında olması aşıya tam yanıtsızlık olarak tanımlanır</p>
<p>Hastalığın belirtileri ve uzun süre teşhis yapılamamışsa ,diyete uyulmazsa hastalığın tehlikeleri;</p>
<p>-İshal/kabızlık</p>
<p>- Kusma</p>
<p>- Iştahsızlık</p>
<p>- Karın ağrısı</p>
<p>- Migren</p>
<p>- Boy kısalığı</p>
<p>- Kilo kaybı / kilo alma</p>
<p>- Kansızlık(özellikle tedaviye dirençli demir eksikliği veya demir eksikliği anemisinin tedavi sonrası tekrar tekrar gelişmesi)</p>
<p>- Bulantı</p>
<p>- Kötü kokulu, açık renkli, yağlı Dışkı</p>
<p>- Mide, bağırsak ve yemek borusunda tümör</p>
<p>- Ödem</p>
<p>- Dermatitis herpetiformis</p>
<p>-Siğil</p>
<p>-Vitiligo</p>
<p>- Deri kuruluğu</p>
<p>- Kemik zayıflığı, kemik yoğunluğunun azalması</p>
<p>- Diş mine defektleri, çürükler</p>
<p>- Tekrarlayan Ağızda yaralar</p>
<p>- Parmakların çomaklaşması</p>
<p>- Dilin üzerinin düzleşmesi</p>
<p>-Çatlamış dil,coğrafik dil</p>
<p>- Uzun kirpikler</p>
<p>- Dişlerin oluşumunun ve motor gelişimin geri kalması</p>
<p>- Karaciğer rahatsızlıkları</p>
<p>- Kemik ağrısı</p>
<p>- Adale krampları</p>
<p>- Karın şişliği</p>
<p>- Romatizma</p>
<p>- Artrit</p>
<p>- Tetani (diz ve dirsek eklemlerinin ani burkulması)</p>
<p>- Bacaklarda uyuşma, karıncalanma</p>
<p>&#8211;Myopati (kas erimesi)</p>
<p>- Hipokalsemi (kalsiyum eksikliği)</p>
<p>- Epilepsi</p>
<p>- Çarpıntı</p>
<p>- Gece körlüğü</p>
<p>- İştah azalması</p>
<p>- Öğrenme, konsantrasyon, mizaç değişikliği, hafıza zayıflığı, huzursuzluk, isteksizlik problemleri</p>
<p>- Kronik yorgunluk</p>
<p>- Depresyon</p>
<p>- Anksiyete</p>
<p>- Sinir sistemi rahatsızlıkları (zor yürüme, sinirlilik, tırnak yeme, vs)</p>
<p>- Adet düzensizliği (genç bir kızın adet görememesi)</p>
<p>- İnfertilite (Kısırlık) ve düşük</p>
<p>- Otoimmün Hastalıklar(Hashimato tiroiditi,Tip1 diyabetes mellitüs)</p>
<p>-B12,folik asit,A,D,E,K vitamin eksiklikleri</p>
<p>Çölyak Hastalığı ile Kesin İlgili Hastalıklar</p>
<p>-Dermatitis herpatiformis</p>
<p>-IgA eksikliği</p>
<p>-Tip1 Diyabetes mellitüs</p>
<p>-Puperta gecikmesi</p>
<p>-Otoimmün tiroid hastalıkları(Hashimoto hastalığı)</p>
<p>-Romatoid artrit(RA)</p>
<p>-Down sendromu</p>
<p>-IgA nefropatisi</p>
<p>Çölyak hastalığı ile bulunması olası hastalıklar</p>
<p>-Konjenital kalp hastalığı,perikardit</p>
<p>-Kistik fibroizis</p>
<p>-Sarkoidoz</p>
<p>-Primer bilyer siroz(PBS)</p>
<p>-Addison hastalığı</p>
<p>-İrritabl barsak hastalığı(İBH)</p>
<p>-SLE</p>
<p>-Myestenia Gravis</p>
<p>-Pulmoner hemosiderozis</p>
<p>-Gastroosafagiel reflü</p>
<p>-Turner sendromu</p>
<p>Çölyak hastalığı olanların yüzde 10 kadarında; anne, baba, kardeş veya çocuklarında da aynı hastalık görülebilir. Gebelik döneminde kansızlığı belirgin ölçüde şiddetlenen kadınların çölyak hastalığı yönünden araştırılması gerekir.</p>
<p>Teşhiste kullanılan testler</p>
<p>Çölyak hastalık teşhisinde D-ksiloz yükleme testi, serum B12 düzeyleri ve eritrosit folat düzeyleri gibi malabsorpsiyon testleri ne duyarlı ne de özgündür; immünglobulin testleri ise oldukça duyarlı ve özgündür . Başlıca kan testleri;</p>
<p>1. Antigliadin (AGA) IgG</p>
<p>2.Antigliadin (AGA) IgA</p>
<p>3.Antiendomizyum (EMA) IgAdır. Diğeri Antiendomisyum (EMA) IgGdir</p>
<p>4.Anti-doku transglütaminazı (tTG) IgA ,Anti-doku transglütaminazı (tTG) IgG</p>
<p>EMA IgA ve tTG IgA teşhiste antigliadin antikorlardan (IgA ve IgG) daha önemlidir. Zaten günümüzde antigliadin antikor testlerinin yapılması artık pek önerilmemektedir.</p>
<p>Bu testler içinde en duyarlı ve özgün olan test anti-doku transglütaminaz IgA (tTG) �dır. İnsan tipi tTG IgA kitleri ile yapılan testlerin duyarlılık ve özgünlükleri ise daha da yüksektir.</p>
<p>Antiendomizyum (EMA) IgA�nın özgünlüğü tTG IgA gibi yüksek olsa da duyarlılığı onun kadar yüksek değildir. Yani EMA IgA düzeyi yüksek olan bir hastanın çölyak hastalık olma olasılığı çok yüksektir. Ama her çölyak hastayı saptayabilme gücü tTG IgA düzeyleri kadar yüksek değildir.</p>
<p>Testleri değerlendirirken hastanın total immün globulin A (IgA) düzeyleri kesin bilinmelidir. Eğer total IgA düşük ise (ki en sık görülen primer-konjenital bağışıklık yetersizliğidir), çölyak hastalığı olsa bile Antigliadin IgA ve Antiendomizyum (EMA) IgA düşük çıkacaktır. Bu durumda antiendomisyum IgG ve anti-doku transglütaminaz IgG bakılmalıdır.</p>
<p>Tanı</p>
<p>1.Serolojik testlerin (tTG IgA, EMA IgA) müspetliği,IgA eksikliği varsa tTG IgG, EMA IgG müspetliği<br />
2. Vilüs atrofisi(üst gastrointestinal endoskopi ve biyopsi sonucuna göre)<br />
3. Glutensiz <strong><em>diyet</em></strong> ile 6 ayda histolojik bulguların ve kan testlerin negatifleşmesi<br />
4. Glüten yüklendiğinde bulguların tekrar ortaya çıkması: Glüten yüklemesi hızlı büyüme evrelerinde (6 yaştan önce ve ergenlik dönemleri) yapılmamalıdır.</p>
<p>Histoloji: Hiçbir biyopsi bulgusu çölyak hastalığı için spesifik değildir .</p>
<p>Marsh sınıflaması</p>
<p>Evre 0: Kan testleri müspet, histolojik değişiklik yok.</p>
<p>Evre I: İntraepitelyal bölgede ve lamina propriada lenfosit (CD4+), plazma hücresi, eozinofil ve parçalı hücre enfiltrasyonu vardır; villuslar normal yapıdadır.</p>
<p>Evre II: Kripta ve villüsler arası bölgenin hiperplazisi; villüsler normal yapıdadır.</p>
<p>Evre III: Subtotal villüs atrofisi (körelmesi)</p>
<p>Evre IV: Total villus atrofis</p>
<p>Villüs atrofisi bulgu görülebilen hastalıklar ;</p>
<p>1)İnek sütü alerjisi,</p>
<p>2)Gierdiaisis,</p>
<p>3-Diğer enteropatiler</p>
<p>Çölyak için en kesin tanı glutensiz <strong><em>diyet</em></strong> ile şikayetlerin ve biyopsi bulguların kaybolmasıdır. Yine glutensiz diyete uymamakla(hastanın tedavi uyumsuzluğu sonucu) şikayetlerin alevlenmesi tanı için çok önemli bir göstergedir.</p>
<p>Hastalığın Tedavisi: Hastaya ÖMÜR BOYU glutensiz ( içerisinde gluten olmayan) <strong><em>diyet</em></strong> uygulanmasıdır. Yani buğday, arpa, çavdar ve yulafın diyetten çıkarılması ve yerine mısır, pirinçunu ile yapılmış ekmeklerin verilmesidir. Mercimek unu, kestane unu, nohut unu ve soya unu da hastanın beslenmesinde buğday unu yerine kullanılabilir.</p>
<p>Pirinç, mısır, patates ve soya unundan yapılmış ürünler yenilebilir. Meyve, sebze, yumurta ve et ürünlerinin yenmesinde sakınca yoktur.<br />
Gluten içermeyen bir diyetin uygulanması normal beslenmeye göre daha pahalı, güç ve sıkıcı olabilir. Bu nedenle kesin tanı konulmadan bu tür bir diyetin uygulanması tavsiye edilmez. Bu hastalarda laktoz eksikliği (laktoz intoleransı) de olabildiğinden başlangıçta süt ve sütlü gıdaların alınmaması önerilir</p>
<p>Beslenmede sadece bu gıdaları almak yetmiyor. Gluten birçok gıda maddesinin içerisine koruyucu olarak ta yapımı sırasında girdiği için, içerisinde gluten bulunan her türlü gıda maddelerinin de diyetten çıkartılması gerekiyor.</p>
<p>Bu sebepten çölyaklı bir kişi ve yakınları etiket okuma alışkanlığı kazanmalıdır. Tüm hazır gıdaların etiketlerinde GLUTEN içerip içermediği yönünde açık bilgi bulunmalıdır. Bunun yanı sıra gıda işleri ile uğraşanlarda gıdaların hazırlanmasında hangi gıdaların gluten içerdiği ve hangilerinin içermediğini bilmelidirler. Restoranda yemek hazırlayanlar ve servis yapan garsonlarda çölyak hakkında bilgi sahibi olmalı ve servis sırasında hangi gıdaların gluten içerip içermediğini bilmelidirler. Çölyaklı bir kişinin yakınları, arkadaşları, öğretmeni veyabakıcısı da Çölyak hastalığı konusunda bilgilendirilmeli ve çölyaklı bir kişiye diyete uyum konusunda yardımcı olmalıdırlar. Çölyak diyeti ömür boyu sürmelidir.</p>
<p>Uzm.Dr. Faruk AKÇAY</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-colyak-hastaligi-nedir.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-colyak-hastaligi-nedir.html">Çocuklarda Çölyak Hastalığı Nedir</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-colyak-hastaligi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğun Yiyecekleri Reddetmesi</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/cocugun-yiyecekleri-reddetmesi.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/cocugun-yiyecekleri-reddetmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 18:08:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[Yiyecekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yiyecekleri Reddetme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8513</guid>
		<description><![CDATA[çocuğun yiyecekleri reddetmesi &#8211; yiyecek reddinin sebepleri &#8211; yemek yemeyi reddetme Gerçek iştahsızlık ile �yemek yemeği reddetme� veya �yiyecek reddi� dediğimiz durumu birbirinden ayırt etmek gerekir İştahsızlıkta çoğunlukla altta yatan organik bir neden vardır Çocukluk yaş grubunda görülen pek çok hastalık iştahsızlığa neden olur Çocuk daha önceden daha iyi yediği halde daha sonra yiyeceklere karşı [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/cocugun-yiyecekleri-reddetmesi.html">Çocuğun Yiyecekleri Reddetmesi</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fcocugun-yiyecekleri-reddetmesi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>çocuğun yiyecekleri reddetmesi &#8211; yiyecek reddinin sebepleri &#8211; yemek yemeyi reddetme</p>
<p>Gerçek iştahsızlık ile �yemek yemeği reddetme� veya �yiyecek reddi� dediğimiz durumu birbirinden ayırt etmek gerekir İştahsızlıkta çoğunlukla altta yatan organik bir neden vardır Çocukluk yaş grubunda görülen pek çok hastalık iştahsızlığa neden olur Çocuk daha önceden daha iyi yediği halde daha sonra yiyeceklere karşı isteksizleşir Genellikle hastalık öncesinde normal yemek yeme dönemi vardır</p>
<p>Yiyecek reddinde de ise çocukta organik bir hastalık yoktur, hasta değildir Çocuk kendisi için stres kaynağı olan bir şeye, bir şeylere tepki göstermekte ve bunu değişik psikolojik neden ve mekanizmalarla yemek yemeği reddetme şeklinde ortaya koymaktadır Burada sorun psikolojik kaynaklıdır Sorunun çözümünde söz konusu sorunun belirlenmesi çok önemlidir Ancak, sonuç olarak bu çocuğu bekleyen tehlikeler de yine yetersiz beslenme ile ilgilidir Alınacak tedbirler ve uygulanacak beslenme tedavisi ile olumsuzlukların önüne geçilmeli, oluşmasına engel olunmalıdır</p>
<p>Sindirim sisteminin hastalıkları</p>
<p>-Gastrit, ülser, karaciğer hasalıkları, barsak hastalığı</p>
<p>-reflü</p>
<p>-kabızlık</p>
<p>-karın ağrısı</p>
<p>-Çölyak</p>
<p>-İnek sütü alerjisi</p>
<p>-Parazit hastalıkları(askaris,Trichuris trichiura,gierdia intestinalis vb)</p>
<p>-Gastrik motilite bozuklukları(gecikmiş mide boşalma zamanı)</p>
<p>-Gastroenterit(ishal, kusmaya bağlı)</p>
<p>-Makroglossi</p>
<p>-Disfaji</p>
<p>-Oral-motor anatomik defektler</p>
<p>-Maloklüzyon</p>
<p>Anemi (kansızlık)</p>
<p>Vitamin ve demir eksikliği</p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonu(akut ve kronik)</p>
<p>Diğer hastalıklar: sinir sistemi, dolaşım ve solunum sistemi vb<br />
o Kısıtlı beslenme rejimleri</p>
<p>Diabet</p>
<p>Çöliak Hastalığı</p>
<p>Besin Allerjisi</p>
<p>Süt Allerjisi</p>
<p>Galaktozemi</p>
<p>Fenilketonüri</p>
<p>Metabolizma Hastalıkları</p>
<p>Kolesterol yüksekliği</p>
<p>İştahsızlık nedenlerinden olan mide boşalma zamanında uzamayı düşündüren yakınmalar ise bulantı, tekrarlayan kusma, karın ağrısı, karında şişkinlik/gaz, midede ağrı/rahatsızlık hissi, erken tokluk hissi, kabızlık, ishal, yemek sonrasında şişkinlik/gaz ve tekrarlayan geğirmedir Organik nedenler ekarte edildikten sonra kalp elektrosu çeker gibi mide elektrosu çekilen bir cihazla midenin çalışma hızına bakılırÇünkü hiçbir hastalığı olmadığı halde midesi az çalıştığı için iştahsız olan çocuklar vardır(mide boşalma zamanında uzama) Normalde mide 4 saatte boşaltım yapar ancak az çalıştığında yiyecekler midede daha uzun süre kalır ve çocuk acıkmaz Eğer midenin çalışma hızında sorun tespit edilirse ilaçlarla tedavi edilir</p>
<p>İştahsızlık Ne Sıklıkla Görülür?</p>
<p>Tüm çocukların % 25�40, büyüme geriliği olanların % 80�ininde iştahsızlık yakınması vardır</p>
<p>İştahsızlık nedenleri<br />
Yanlış beslenme<br />
Dışkılama bozukluğu: kabızlık<br />
Psikolojik sorunlar<br />
Ailenin bilgi eksikliği<br />
Kronik hastalıklar</p>
<p>UzmDr Faruk AKÇAY</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/cocugun-yiyecekleri-reddetmesi.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/cocugun-yiyecekleri-reddetmesi.html">Çocuğun Yiyecekleri Reddetmesi</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/cocugun-yiyecekleri-reddetmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İştahsız Çocuğa Yaklaşım Tarzı Nasıl Olmalı</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/istahsiz-cocuga-yaklasim-tarzi-nasil-olmali.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/istahsiz-cocuga-yaklasim-tarzi-nasil-olmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 09:09:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İştahsız]]></category>
		<category><![CDATA[İştahsız Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaklaşım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8516</guid>
		<description><![CDATA[iştahsız çocuğa yaklaşım tarzı nasıl olmalı &#8211; iştahsız çocuğa nasıl yaklaşmalı İşe çocuğun neden yemek istemediğini anlamakla başlamak gerekir Çocuğun bir hastalığı mı var, ilgi çekmek mi istiyor, yoksa ihtiyaç fazlası sevmediği gıdalara zorlamaya karşı mı direniyor, aile içindeki bir sorun veya gerginlik veya iletişim problemi nedeniyle ruhsal bir sıkıntı mı yaşıyor, kardeşin doğması, okula [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/istahsiz-cocuga-yaklasim-tarzi-nasil-olmali.html">İştahsız Çocuğa Yaklaşım Tarzı Nasıl Olmalı</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fistahsiz-cocuga-yaklasim-tarzi-nasil-olmali.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>iştahsız çocuğa yaklaşım tarzı nasıl olmalı &#8211; iştahsız çocuğa nasıl yaklaşmalı</p>
<p>İşe çocuğun neden yemek istemediğini anlamakla başlamak gerekir</p>
<p>Çocuğun bir hastalığı mı var, ilgi çekmek mi istiyor, yoksa ihtiyaç fazlası sevmediği gıdalara zorlamaya karşı mı direniyor, aile içindeki bir sorun veya gerginlik veya iletişim problemi nedeniyle ruhsal bir sıkıntı mı yaşıyor, kardeşin doğması, okula yeni başlaması ya da ölüm, ayrılık gibi nedenler var mı?</p>
<p>Acaba yemeyerek sizi üzeceğini öğrendiğinden size karşı tepkisini bu yolla mı gösteriyor, yoksa aslında iştahı iyi de siz yanlış besleme mi yaparak iştahsızlığına zemin hazırlıyorsunuz?</p>
<p>Bu ve benzeri nedenlerin araştırılıp açığa çıkarılması gereklidir Bu bakımdan öncelikle iştahsız çocuğu muayene ve gerekiyorsa incelemelerden geçirdikten sonra çocukta beslenme yetersizliği veya herhangi bir sağlık problemi yoksa, büyüme ve gelişme normalse, endişeye gerek yoktur</p>
<p>Bu durumda yeterli beslendiği düşünülmeli, öğün atlaması bile normal sayılmalıdır</p>
<p>Yemekleri süsleyerek cazip hale getirin</p>
<p>İştahsız çocuğun beslenmesinde miktar yanında besin içeriği daha önemlidir Besin kalitesi yüksek, çocuğun daha severek yediği gıdaları tercih etmeli, kesinlikle miktar için zorlama yapılmamalı, bunu çocuğun belirlemesine izin vermelidir Her çocuğun belirli bir mide kapasitesi vardır Çocuğun mide kapasitesi zorla değil, teşvik edici davranışlarla geliştirilebilir İsteksiz zorla yenen gıdaların daha sonra çıkarıldığı sıktır Çocuğa değişik alternatifler sunmanın yanında alınması gereken besinleri çeşitlendirmek, severek yediği formatta hazırlamak (kızartma, haşlama, köfte veya ezme yaparak, söğüş veya salata şeklinde karıştırarak vb) süsleyerek göze daha hoş görünür hale getirmek teşvik edici olabilir Çocuk sofraya aile ile birlikte oturmalı, iştahla yemek yiyenleri görmelidir Diğer bireyler mesela baba yemekte kusur arıyor ve yemek seçiyorsa çocuğun iştahla yemesi beklenemez Yemek küçük porsiyonla ve hoş görünümlü sunularak cazip hale getirilmelidir</p>
<p>Sofrada TV açık olmamalı</p>
<p>Kendisinin yemesine izin verilmesi çocuk için teşvik edici, bağımsız kişilik geliştirmesine de katkı sağlayan bir davranış olacaktır Sofra, oyuncaklardan, açık televizyon vb gibi dikkat dağıtıcı şeylerden uzak olmalıdır Uygun havalarda açık havada ailecek yemek ve piknikler iştahı geliştirici etki gösterebilir</p>
<p>Yemek aralarında abur-cubur yemesine müsade etmeyin</p>
<p>Karnı acıkan çocuğun yemeği, iştahı kaçmadan hemen verilmelidir Yemeğin gecikmesi iştah azalmasına neden olur Yemek yerken sabırlı davranılmalı, belirli bir süre yemesi için zaman verilmeli, hâlâ yemiyorsa tabağı kaldırılmalı, ardından alternatif gıdalar ve şekerleme türü rüşvetler sunulmamalıdır Az yediği için çocuğun yemek aralarında meyve, meyve suyu, süt ve benzeri aperatif atıştırmasına izin verilmemelidir Öğün aralarında ve yemek öncesinde düzensiz olarak gıdaların alınması, ne yerse kâr mantığıyla sürekli arkasından kaşıkla dolaşıp yedirme ve midede sürekli besin bulunması acıkma duygusunun gelişmesini engeller Acıkmayan çocukta ise iştah gelişemez Sofrada yemediğinde ikinci öğüne kadar aç kalacağını bilen çocukta beslenme düzeni daha çabuk yerleşecektir</p>
<p>Genellikle tek çocuklarda, aşırı özen ve ilgi ile şımartılan çocuklarda iştahsızlık daha sıktır Annenin titiz beslenme yöntemleri uygulaması, öğünün zamanı, yemek çeşit ve miktarlarında zorlamalar fayda vermeyen uygulamalardır Çocuğun iştahsızlığında annenin kişilik yapısı ve tutumu önemlidir</p>
<p>Aile içindeki problemler, gerginlik ve tartışmalar, çocuğun ruhsal yaşamına ve iştahına doğrudan zarar verir Çocukların, çok sevdiği büyüklerinin üzüntülerinden etkilendikleri ve iştahlarının kesildiği dikkate alınırsa sıkıntı ve üzüntüleri çocuğa hissettirmemek önemlidir Çocuğun aile içi iletişimindeki sorunlar, kardeş geçimsizliği ve kıskançlıklar iştahı olumsuz olarak etkileyebilir Bazı çocuklar iştahsızlığı, ilgi çekmek ve ayrıcalık temini için kullanmayı öğrenebilirler Mesela annenin küçük kardeşi beslemesi kıskanıldığından yemeye karşı tavır almaya ve yemeğinin anne tarafından verilmesini istenmesine yol açabilir</p>
<p>UzmDr Faruk AKÇAY</p>
<div class="betterrelated"><p><strong>İlginizi Çekebilecek <strong><em>Diyet</em></strong> ve <strong><em>Diyetisyen</em></strong> Konuları</strong></p>
<ol><li> <a href="http://www.diyetextra.com/istahsizlik-nedenleri.html" title="Permanent link to İştahsızlık Nedenleri">İştahsızlık Nedenleri</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bebeklerde-beslenme-2.html" title="Permanent link to Bebeklerde beslenme">Bebeklerde beslenme</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklar-icin-diyet.html" title="Permanent link to Çocuklar için diyet">Çocuklar için <strong><em>diyet</em></strong></a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/tirnak-yeme-aliskanligi-nasil-birakilir.html" title="Permanent link to Tırnak Yeme Alışkanlığı Nasıl Bırakılır">Tırnak Yeme Alışkanlığı Nasıl Bırakılır</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuk-icin-anne-babanin-yeri.html" title="Permanent link to Çocuk İçin Anne Babanın Yeri">Çocuk İçin Anne Babanın Yeri</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/amorotik-kalitsal-akil-geriligi.html" title="Permanent link to Amorotik Kalıtsal Akıl Geriliği">Amorotik Kalıtsal Akıl Geriliği</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bebegimi-bulasici-hastaliklardan-nasil-korurum.html" title="Permanent link to Bebeğimi Bulaşıcı Hastalıklardan Nasıl Korurum">Bebeğimi Bulaşıcı Hastalıklardan Nasıl Korurum</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/0-1-yas-grubu-bebeklerin-beslenmesi.html" title="Permanent link to 0 &#8211; 1 Yaş Grubu Bebeklerin Beslenmesi">0 &#8211; 1 Yaş Grubu Bebeklerin Beslenmesi</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-karin-agrisi.html" title="Permanent link to Çocuklarda Karın Ağrısı">Çocuklarda Karın Ağrısı</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-reflu-sorunu.html" title="Permanent link to Çocuklarda reflü sorunu">Çocuklarda reflü sorunu</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocukta-okul-basarisizligi.html" title="Permanent link to Çocukta Okul Başarısızlığı">Çocukta Okul Başarısızlığı</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/saglikli-kilo-almanin-yollari.html" title="Permanent link to Sağlıklı Kilo Almanın Yolları">Sağlıklı Kilo Almanın Yolları</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-apandist.html" title="Permanent link to Çocuklarda apandist">Çocuklarda apandist</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/agirliginin-yuzde-15ini-gecmesin.html" title="Permanent link to Ağırlığının yüzde 15&#8242;ini geçmesin">Ağırlığının yüzde 15&#8242;ini geçmesin</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-kabizlik-ve-cerrahi-yaklasimlar.html" title="Permanent link to Çocuklarda Kabızlık ve Cerrahi Yaklaşımlar">Çocuklarda Kabızlık ve Cerrahi Yaklaşımlar</a>  </li>
</ol></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/istahsiz-cocuga-yaklasim-tarzi-nasil-olmali.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/istahsiz-cocuga-yaklasim-tarzi-nasil-olmali.html">İştahsız Çocuğa Yaklaşım Tarzı Nasıl Olmalı</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/istahsiz-cocuga-yaklasim-tarzi-nasil-olmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İştahsızlık Nedenleri</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/istahsizlik-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/istahsizlik-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 03:09:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İştahsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[İştahsızlık Nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8517</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklar genellikle kendi kendini beslemeye iki yaş civarında başlar Kendi kendini beslemeye üç yaşından sonra başlayanlarda kilo kaybı öyküsünün daha fazla bulunması çocuğun hazır olduğu en erken zamanda kendi kendini beslemeye izin verilme fikrini desteklemektedir İştahsızlık şikayetini polikliniklerde yalnız iştahsızlık şikayeti ile getirilen çocuklardan çok herhangi bir şikayetle getirilip (öksürük,ateş vb) çocuğum aynı zamanda çok [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/istahsizlik-nedenleri.html">İştahsızlık Nedenleri</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fistahsizlik-nedenleri.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Çocuklar genellikle kendi kendini beslemeye iki yaş civarında başlar Kendi kendini beslemeye üç yaşından sonra başlayanlarda kilo kaybı öyküsünün daha fazla bulunması çocuğun hazır olduğu en erken zamanda kendi kendini beslemeye izin verilme fikrini desteklemektedir</p>
<p>İştahsızlık şikayetini polikliniklerde yalnız iştahsızlık şikayeti ile getirilen çocuklardan çok herhangi bir şikayetle getirilip (öksürük,ateş vb) çocuğum aynı zamanda çok iştahsız ifadesi ile duyarızBu iştahsızlığının da polikliniğe gelme nedeni olan şikayetlerden önce başladığı söylenirBu çocuklarda eğer kilo alımı iyi ise ve persentili normalse çoğu zaman ya mide boşalma zamanı uzamış bir çocuktur veya psişik faktörlere bağlıdır</p>
<p>İştahsızlığı hastaneye gelme nedeni olan şikayetlerle başlamışsa sebep genellikle enfeksiyon hastalıklarına bağlıdır(gastroenterit,idrar yolu enfeksiyonu,kulak enfeksiyonu,boğaz enfeksiyonu vb) Psikolojik nedenli ve mide boşalma zamanında gecikmeye bağlı iştahsızlıkta kilo genellikle normaldir,ancak ilerleyen zaman diliminde kilo alımı durabilir,hatta azalabilirBu nedenle iştahsız çocuklarda psikolojik nedenler ve mide boşalma zamanında gecikme sebepleri göz ardı edilmemeli</p>
<p>İştahsızlık yeni başlamışsa özellikle enfeksiyonlar açısından araştırma yapılmalıdır(yakın zamanda yeni bir gıdaya geçiş yoksa) Eğer iştahsızlık uzamışsa sebepler daha detaylı incelenmelidirOrganik ve psikolojik nedenler 2 ana nedendir</p>
<p>Çocuklarda eğer kansızlık,vitamin eksikliği ve enfeksiyon bulgusu(fizik muayene ve tetkiklerle) yoksa iştahsızlığın en muhtemel nedeni ya mide boşalma zamanı uzaması (gastrik motilite bozukluğu) ya da psikolojik nedenlerdirİştahsız çocuğun kilo ve boy persentilinde gerilik,kilo almada yavaşlama varsa organik bir neden olma ihtimali yükselir Daha dikkatli ve detaylı araştırılmalıdır</p>
<p>iştahsızlığı olan çocuklarda yapılabilecek tetkikler<br />
-Kansayımı,crp,sedimantasyon,glikoz,üre,kreatinin,A LT,AST,TSH,SERBEST T4, mide elektrosu(gastrik motilite bozukluğu -mide boşalma zamanında gecikme varlığını desteklemek için yapılır)</p>
<p>-Tam idrar tetkiki, idrar kültürü,gaita mikroskopisi,gaitada parazit antijeni, gaitada protein -yağ-karbonhidrat,gaitada redüktan madde</p>
<p>Eğer kilo kaybı,kabızlık,tekrarlayan kusma,orta ağır anemi(kansızlık),kronik ishal ,nefes darlığı,hırıltı vb şikayetler varsa yapılması gerekebilecek tetkikler,</p>
<p>-İnek sütü rast spesifik IgE,antigliaidin IgA, Antigliadin IgG, antiendomisyum IgA, Antiendomisyum IgG,Ger sintigrafisi, ter testi,İmmünglobulinler</p>
<p>İştahsızlık önemsenmesi gereken bir şikayet olmakla birlikte ailelerin algılayış tarzı da çoğu zaman yanıltıcı olabilirAileler çocuğun mide kapasitesinin erişkinler gibi olmayacağını unuturlar, alması gereken miktarın üzerinde vermeye çalışabilirler</p>
<p>Ancak hekim olarak bunun özellikle organik bir sebebi de olabileceğini düşünüp bazı verilerle organik sebep düşünülüp düşünülmeyeceğine karar verilebilir Anemnez,fizik muayene,tetkiklerle organik nedenler ekarte edilip psikolojik nedenler düşünülüyorsa bu da önemsenmelidir</p>
<p>Aile çocuk iletişimi gözden geçirilmeli Psikolojik nedenli iştahsızlıkta özellikle çocuğun kilosu etkilenmişse Çocuk Psikiyatristi ve pedagogdan da yardım alınabilir</p>
<p>UzmDr Faruk AKÇAY</p>
<div class="betterrelated"><p><strong>İlginizi Çekebilecek <strong><em>Diyet</em></strong> ve <strong><em>Diyetisyen</em></strong> Konuları</strong></p>
<ol><li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-karin-agrisi.html" title="Permanent link to Çocuklarda Karın Ağrısı">Çocuklarda Karın Ağrısı</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bebek-ve-cocuklarda-karin-agrisi-nedenleri.html" title="Permanent link to Bebek ve Çocuklarda Karın Ağrısı Nedenleri">Bebek ve Çocuklarda Karın Ağrısı Nedenleri</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/sedimantasyon-nedir.html" title="Permanent link to Sedimantasyon Nedir">Sedimantasyon Nedir</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-apandist.html" title="Permanent link to Çocuklarda apandist">Çocuklarda apandist</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-kizamik.html" title="Permanent link to Çocuklarda Kızamık">Çocuklarda Kızamık</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/alt-islatmada-genetik-faktorler.html" title="Permanent link to Alt Islatmada Genetik Faktörler">Alt Islatmada Genetik Faktörler</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/amorotik-kalitsal-akil-geriligi.html" title="Permanent link to Amorotik Kalıtsal Akıl Geriliği">Amorotik Kalıtsal Akıl Geriliği</a>  </li>
</ol></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/istahsizlik-nedenleri.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/istahsizlik-nedenleri.html">İştahsızlık Nedenleri</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/istahsizlik-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukta Okul Başarısızlığı</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/cocukta-okul-basarisizligi.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/cocukta-okul-basarisizligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 18:11:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8524</guid>
		<description><![CDATA[çocukta okul başarısızlığı &#8211; tembellik nedir &#8211; çocuk neden okulda başarısız olur Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatr Dr Hüdaverdi Derman, zihinsel bir bozukluğu olmayan, normal zeka seviyesindeki bir çocuğun başarısızlığının sadece kendi suçu olmadığını belirtti Derman, çocuğun bu duruma gelmesinin nedenleri tespit edilerek, sorunun kökünden çözülebileceğini kaydetti Konya Numune Hastanesi�nde görevli Ruh Sağlığı ve [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/cocukta-okul-basarisizligi.html">Çocukta Okul Başarısızlığı</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fcocukta-okul-basarisizligi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>çocukta okul başarısızlığı &#8211; tembellik nedir &#8211; çocuk neden okulda başarısız olur</p>
<p>Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatr Dr Hüdaverdi Derman, zihinsel bir bozukluğu olmayan, normal zeka seviyesindeki bir çocuğun başarısızlığının sadece kendi suçu olmadığını belirtti Derman, çocuğun bu duruma gelmesinin nedenleri tespit edilerek, sorunun kökünden çözülebileceğini kaydetti</p>
<p>Konya Numune Hastanesi�nde görevli Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatr Dr Hüdaverdi Derman, Türkiye�de ilköğretim çağındaki milyonlarca çocuğun, yaklaşık 20 gün süren yarı yıl tatilinin ardından ders başı yapacağını anımsattı Bu yeni dönemin, karnesi nasıl olursa olsun tüm öğrenciler için yepyeni bir başlangıç anlamı taşıdığını vurgulayan Derman, şöyle dedi:</p>
<p>�Özellikle karnesinde kırık notu olan çocuklarda, genel olarak okuldan soğuma, kendini diğer arkadaşlarından daha yeteneksiz görme gibi olumsuz düşünceler ortaya çıkmaktadır Çocuğun içinde bulunduğu bu zor durumu aşabilmesinde en büyük görev, ailesine ve öğretmenlere düşmektedir�</p>
<p>Ailelerin, karnesinde zayıf notu olan çocuklarının başarılı olması için genellikle �çocuğu daha fazla sıkıştırma� yolunu seçtiğini belirten Derman, şunları kaydetti: �Karnesinde kırık olan çocuklara baskı yapmak yerine, tembelliğin kendisi için bir kader olmadığını, sadece yeteri kadar ders çalışmadığı için başarılı olamadığı düşüncesi aşılanmalıdır</p>
<p>Çünkü zihinsel bir bozukluğu olmayan, normal zeka seviyesindeki bir çocuğunun başarısız olması, sadece kendi suçu değildir Çocuğun bu duruma gelmesine neden olan faktörler tespit edilerek, sorun kökünden halledilmelidir�</p>
<p>DURUMU KANIKSAMA RİSKİ</p>
<p>Derman, yaşıtlarından olumsuz yönde farklı olduğunu düşünerek, bu durumu kanıksama noktasına gelen çocuklarda derslerindeki başarısızlığın devam edeceğini, bu sorunun devam etmesi durumunda çocuğu, çok daha ciddi boyutlarda psikolojik rahatsızlıkların beklediğini söyledi</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/cocukta-okul-basarisizligi.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/cocukta-okul-basarisizligi.html">Çocukta Okul Başarısızlığı</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/cocukta-okul-basarisizligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çoçuklarda Yapı Bozuklukları Tanı Tedavi</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-yapi-bozukluklari-tani-tedavi.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-yapi-bozukluklari-tani-tedavi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:11:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuklukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8521</guid>
		<description><![CDATA[çoçuklarda yapı bozuklukları tanı tedavi &#8211; fiziksel gelişim bozukluğu risk faktörleri nelerdir &#8211; mongolizm Down Sendromu (Mongolizm) Mongolizm trizomi Tanım Kromozom yapı bozuklukları sonucu oluşan mental ve fiziksel gelişim bozukluğu gösteren bir hastalıktır Nedenleri,Görülme sıklığı,Risk faktörleri En sık olarak 21 kromozom çiftinin iki yerine üç kromozomdan oluşması veya yer değiştirmesi Risk Faktörleri Anne yaşının büyük [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-yapi-bozukluklari-tani-tedavi.html">Çoçuklarda Yapı Bozuklukları Tanı Tedavi</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fcocuklarda-yapi-bozukluklari-tani-tedavi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>çoçuklarda yapı bozuklukları tanı tedavi &#8211; fiziksel gelişim bozukluğu risk faktörleri nelerdir &#8211; mongolizm</p>
<p>Down Sendromu (Mongolizm)<br />
Mongolizm trizomi</p>
<p>Tanım</p>
<p>Kromozom yapı bozuklukları sonucu oluşan mental ve fiziksel gelişim bozukluğu gösteren bir hastalıktır</p>
<p>Nedenleri,Görülme sıklığı,Risk faktörleri</p>
<p>En sık olarak 21 kromozom çiftinin iki yerine üç kromozomdan oluşması veya yer değiştirmesi</p>
<p>Risk Faktörleri</p>
<p>Anne yaşının büyük olması önemli bir risk faktörüdür</p>
<p>Belirtiler Zeka geriliği Tipik yüz görünümü Boy kısalığı (her zaman görülemeyebilir) Epikantus Büyük dil Brushfield lekeleri Simian line Düşük doğum tartısı ve boyu</p>
<p>Sıklığı:1/600-800 doğumda bir görülür</p>
<p>Sebebiyet Verdiği Diğer Rahatsızlıklar : Doğumsal kalp sorunları Kapalı makat Kapalı yemek borusu Kapalı 12 parmak bağırsağı</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-yapi-bozukluklari-tani-tedavi.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-yapi-bozukluklari-tani-tedavi.html">Çoçuklarda Yapı Bozuklukları Tanı Tedavi</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-yapi-bozukluklari-tani-tedavi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğumsal Kalp Hastalıkları İle İlgili Temel Bilgiler</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/dogumsal-kalp-hastaliklari-ile-ilgili-temel-bilgiler.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/dogumsal-kalp-hastaliklari-ile-ilgili-temel-bilgiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 03:10:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[Doğumsal]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Temel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8520</guid>
		<description><![CDATA[DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER � Kalp Hastalıklarının sıklığı Kalp hastalıklarının sıklığı 100 canlı doğumda yaklaşık 0.8-1�dir. Türkiye�nin nüfus artış hızı göz önüne alındığı zaman yılda yaklaşık 10.000-12.000 bebek kalp hastalığı ile doğmaktadır. Bunların pek çoğu kendiliğinden kapanan veya klinik öneme sahip olmayan defektler olsa bile her yıl yaklaşık 3.500-4.000 bebek kalp ameliyatı [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/dogumsal-kalp-hastaliklari-ile-ilgili-temel-bilgiler.html">Doğumsal Kalp Hastalıkları İle İlgili Temel Bilgiler</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fdogumsal-kalp-hastaliklari-ile-ilgili-temel-bilgiler.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI İLE İLGİLİ<br />
TEMEL BİLGİLER</p>
<p>� Kalp Hastalıklarının sıklığı<br />
Kalp hastalıklarının sıklığı 100 canlı doğumda yaklaşık 0.8-1�dir. Türkiye�nin nüfus artış hızı göz önüne alındığı zaman yılda yaklaşık 10.000-12.000 bebek kalp hastalığı ile doğmaktadır. Bunların pek çoğu kendiliğinden kapanan veya klinik öneme sahip olmayan defektler olsa bile her yıl yaklaşık 3.500-4.000 bebek kalp ameliyatı olmak ve girişimsel tedaviler görmek zorundadır. Bu hastalıkların yarısı yeterli tedavileri görmedikleri taktirde 1 yaşına gelmeden kaybedilmektedir. Bazı ağır kalp hastalığına sahip bebekler de anne karnında kaybedilmekte veya geç düşük olarak kendini göstermektedir. Tüm doğumsal hastalıkların yaklaşık %10-25�ini doğumsal kalp hastalıkları oluşturur.</p>
<p>� Kalp Hastalıklarının nedenleri<br />
Kalp hastalıklarının tek bir genetik nedeni yoktur. Birden çok neden rastlantısal olarak kalp hastalığının ortaya çıkmasına neden olur ve genellikle ailede doğumsal kalp hastalığı olan bireyler yoktur. Çok etkenli genetik geçişte; kalp hastalığı, çevresel etkenler ve bireyin genetik yatkınlığının bir araya gelmesinden ortaya çıkar. Hamilelik sırasında bebeğin kalp hastalığına neden olan etkenlerden en çok etkilendiği dönem gebeliğin ilk 14-60 günlük devresidir.</p>
<p>Kalıtsal Etkenler<br />
Kromozom bozuklukları, doğumsal kalp hastalığı ile doğan bebeklerin % 6-10�unda gözlenir. Bu kromozom anormalliklerinden en sık bilineni Down Sendromudur. Down sendromlu çocukların yaklaşık % 40�ı, trizomi 13 ve 18�li hastalarında hemen hemen tümü doğumsal kalp hastalığına sahip olur.<br />
Kalıtımsal etkenlerden biri de microdelesyonlardır. Bu tip hastalarda kromozomun belli bir noktasında küçük kırıklar oluşur, bu hem kalp-dolaşım sistemini hem de diğer organ sistemlerini etkiler. Tüm kalp hastalıklarının % 3-4�ünden sorumludur. Örneğin 22.q.11.2 delesyonunda DiGeorge sendromu veya velokardiyofascial sendrom ortaya çıkar. Bu sendromda konotrunkal anomaliler (Fallot tetralojisi, büyük arterlerin transpozisyonu, aortik interruption tip B, sağ arkus aorta ve malalignment ventriküler<br />
septal defekt) adını verdiğimiz kalp hastalıkları grubu sıklıkla görülür.<br />
Bazı diğer sendromlarda belli kalp hastalıkları ile birlikte gözlenir.</p>
<p>Metabolik Bozukluklar<br />
Annede ortaya çıkan metabolik bozukluklar çocuklardaki kalp hastalıklarının<br />
yalnız % 1-2�sinden sorumludur. Bunlardan en önemlileri annenin şeker hastalığı ve fenilketonüri hastalığıdır.</p>
<p>Diabet (Şeker Hastalığı)<br />
Annedeki insülin kullanım gereksinmesi olan tip I diabet (şeker hastalığı),<br />
bebeklerdeki kalp hastalığı olasılığını 3-5 kat artırır. (Şeker hastalığı olan annelerdenkalp hastalığı olan bebek doğma olasılığı %2.3-6.3 arasında değişir. Genellikle konotrunkal anomaliler dediğimiz çift çıkımlı sağ ventrikül, trunkus arteriosus, büyük arterlerin transpozisyonu ve malalignment VSD ve aort koarktasyonu gibi hastalıklara rastlanır.</p>
<p>Fenilketonüri<br />
Annenin kanındaki fenil alanin düzeyine bağlı olmak koşulu ile doğumsal kalp<br />
hastalıklarının sıklığı % 10.3�e kadar çıkabilir. Bu risk sadece fenilketonüri hastalarını değil hastalığın belirtilerini göstermeyen taşıyıcı olan anne adaylarının çocuklarını da etkiler.</p>
<p>Teratojenik Etkenler<br />
Değişik dış etkenler anne karnında bebeğin kalp hastalığı ile doğmasına yol<br />
açabilir. Bunlardan en çok bilineni enfeksiyon ajanlarıdır. Kızamıkçık hastalığı<br />
(rubella) ile karşılaşan hamilelerin bebeklerinde etkenle karşılaşma zamanına bağlı olmak üzere % 20-50 oranında doğumsal kalp hastalığı ortaya çıkabilir. Sıklıkla patent duktus arteriosus (PDA), pulmoner arter kapak ve dallarında darlık organların oluşmaya başladığı ilk üç aylık dönemde hastalığı geçirme halinde ortaya çıkar.<br />
Hamilelikte kullanılması nedeni ile bebeklerde doğumsal kalp hastalıklarına<br />
yol açan ilaçların sayısı son derece azdır. Artık kullanılmayan zayıflama ilaçı<br />
talidomit, epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar (difenilhidantoin), folik asit antagonisti ilaçlar, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan lityum anne karnındaki bebekte doğumsal kalp hastalıklarına yol açabilir.<br />
Uyuşturucu maddeler; kokain ve amfetaminler, hamilelikte düzenli alkol<br />
kullanımı bebekte değişik doğumsal kalp hastalıklarına yol açabilir.<br />
Sonuç olarak doğumsal kalp hastalığı olan bebekleri olan annelerin çok<br />
sorduğu �Bu hastalık niçin ortaya çıktı?� sorusuna kesin yanıt verilebilecek olanların oranı %25-30 civarındadır. Geri kalan kısmının yanıtı ise �Bu çoklu genetik ve çevresel etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır� şeklinde olmaktadır.</p>
<p>� Kalp Hastalıklarında tanı yöntemleri</p>
<p>AİLELERİN ÇOCUKLARINDA KALP HASTALIĞI OLMASINDAN<br />
ŞÜPHELENDİREN ŞİKAYETLER NELERDİR?</p>
<p>- Özellikle yenidoğan bebeklerde ağız içi, dudak ve tırnaklarda olan morarma<br />
- Morarmanın bebek ağlayınca artması,<br />
- Bebeklerin anne sütü veya mama alırken yorulması, sık nefes alıp vermesi<br />
- Nefes alıp verirken göğüs kafesinde çökmeler-çekilmeler olması,<br />
- Beslenirken özellikle başta olmak üzere vücutta terleme,<br />
- Bebeğin kilo almasının yeterli beslenme olmasına rağmen ilk 6 ayda aylık 600 gr, ikinci altı aylık dönemde aylık 300-600 gr�ın altında olması veya akranlarına göre kilo almanın yetersizliği,<br />
- Çocuğun kalbinin hızlı, çok yavaş veya düzensiz olarak atması,<br />
- Bebeğin sık akciğer enfeksiyonu geçirmesi,<br />
- Daha büyük çocuklarda çocuğun akranlarına göre daha çabuk yorulması, sık nefes alıp vermesi, bacaklarda ve yüzünde şişme olması,<br />
- Bacaklarına kramp girmesi,<br />
- Kan basıncının yüksek olması,<br />
- Normal muayeneler sırasında kalbinde çocuk hekimleri tarafından üfürüm dediğimiz seslerin duyulmasıdır. o Fizik İnceleme Kalp muayenesi kalp hastalıklarının tanısında, izleminde hekime en çok yol gösteren<br />
tanı araçlarından biridir. Çocuğun görünümü, dudaklarında morarma, çocuğun zayıf, solunum sıkıntısı içinde olması, sık soluması muayene odasına giren hastada hemen kalp hastalığını akla getirebilir. Hekim muayene sırasında çocuğun kalp hızının yüksek olması, kan basıncının normal<br />
olmaması, burun kanatlarının solunuma katılması, nefes alıp verirken karın kasları ve göğüs kaslarının solunuma katılması ile kalp hastalığına yönelir.<br />
Hekimin çocuğun kasık nabızlarını alamaması aort koarktasyonu adı verilen hastalığa tanı koymasına yeterli olur. Kan basıncı 3 yaşına gelene kadar en az bir kere ölçülmelidir. Kan basıncının yüksekliği, kasık nabızlarının alınamaması ile birlikte ise tanı kesine yakındır. Hekim hastayı dinlerken çocuğun ağlamaması son derece önemlidir. Bu nedenle dinleme işlemi annenin kucağında çocuk sakin iken yapılabilir. Kalp dinlemesi sırasında hekimler birinci ve ikinci kalp seslerini, değişik kalp odaklarındaki üfürümleri dinler. Üfürüm kanın kalp içinde akarken oluşturduğu, türbülansın kulakla<br />
duyulan şeklidir. Üfürümün nedeni kalp kapaklarında ve damarlardaki darlıklar, kalbin bölmeleri arasındaki delikler ve kapaklardan olan kaçaklar olabileceği gibi tümü ile masum olabilir. Masum üfürümler genellikle muayene sırasında hekimler tarafından kolaylıkla ayrılabilmekle birlikte bazen ayırıcı tanı yapabilmek için ekokardiyografik incelemeye gereksinme duyulabilir.<br />
o EKG ve Holter monitorizasyon Kalp ritmindeki değişiklerin belirlenmesi için kullandığımız en basit yöntem elektrokardiyografidir. EKG kalp ritminin belirlenmesi yanı sıra genişleyen ve duvarı kalınlaşan kalp boşlukları konusunda da dolaylı bilgi verir. EKG ile yapılan bu kısa süreli ritm<br />
kaydının tanısal olmadığı ve daha uzun süreli kayıtların gerektiği durumlarda, hastaların hastanede yatmalarına gerek olmadan ve günlük aktiviteleri kısıtlanmadan 24 saatlik sürekli EKG kayıtları HOLTER cihazları sayeside alınabilmektedir. Bu kayıtlar daha sonra bilgisayar<br />
ortamında incelenip değerlendirilmektedir. Holter kayıtları sırasında çocuk ve ailenin farkında olmadığı kalp hızı azalma ve artışları, düzensizlikleri saptamak olanaklı olur.</p>
<p>o Telekardiyografi<br />
Telekardiyografi belli bir uzaklıktan çekilen özel bir grafidir. Kalp hastalıklarının<br />
tanısında özel yeri olmamakla beraber kalp gölgesindeki büyümeler kalp hastalığından şüphelenmeyi gerektirir. Başka nedenlerle çekilen akciğer filmlerinde kalp gölgesinin büyük saptanmasının tanı değeri yoktur. Bu filmlerin telekardiyografi olarak çekilmesi uygun olur. Bazen sadece bundan yola çıkarak çocuk hekimleri kalp hastalığından şüphelenebilir. Kalp kası hastalıklarına ve üfürümüne neden olmayan kalp hastalıklarına tanı koymak olası hale gelebilir.</p>
<p>o Ekokardiyografi<br />
Ekokardiyografi ses dalgaları kullanarak kalbin yapısını ve işlevlerini inceleyen bir yöntemdir. Ekokardiyografi ile polikliniğe başvuran hastalarda doğuştan kalp hastalıkları araştırılarak tanı konulmakta, hastalar ameliyat öncesi ve sonrası ekokardiyografi ile değerlendirilmekte ve<br />
düzenli aralıklarla izlenmektedir. Ekokardiyografi ayrıca ameliyat sırasında cerrahi ekibe veya girişimsel kateter işlemleri sırasında kardiyologa daha ayrıntılı bilgi vermek amacıyla da kullanılmaktadır. Anestezi altındaki hastanın yemek borusundan girilerek yapılan bu işleme transösofajiyal ekokardiyografi adı verilmektedir. Ekokardiyografinin ünitemizde diğer bir kullanım alanı ise riskli gebelerin bebeklerinin kardiyolojik incelemesidir. Fötal ekokardiyografi adı verilen bu yöntem sayesinde henüz doğmamış bebekte annenin karnından<br />
yapılan incelemeyle doğuştan kalp hastalıklarının olup olmadığı araştırılmaktadır. Anne karnında kalp hastalığı saptanması ile erken dönemde müdahale edilmekte, planlı bir doğum olmakta, tedavi için gerekli olan koşullar önceden hazırlanabilmektedir. Diğer taraftan doğum<br />
sonrası tedavi şansı olmayan veya başarı şansı düşük olan kalp hastalıklarında gebelik 24 haftaya kadar sonlandırılabilmektedir.</p>
<p>o Kalp kateterizasyonu<br />
Amacı kalbin anatomisi konusunda bilgi almaktan çok, kalpteki basınçları ve özellikle deliklerden geçen kan miktarını ölçmek, girişimsel olarak yapılabilen balonla kapak ve damar genişletme, duktus açıklığını veya kalpteki delikleri kapatma tedavilerini gerçekleştirmektir. Başkent Üniversitesinde hastalarda ameliyat öncesi kalp kateterizasyonu yapılması genellikle tercih edilen bir yöntemdir.</p>
<p>Kalp kateterizasyonu genellikle kasık atar veya toplardamarına girip kateter denilen içi boş ince borularla kalbe ulaşılarak yapılan bir işlemdir. İşlem öncesi çocuğun yaşına bağlı olarak 4-12 saatlik bir açlık gerektirir. Hasta serviste yatarken kol veya el sırtından takılan bir damar yolu ile beslenebilir, kateter salonuna indirilmeden önce hafif sedasyon uygulaması yapılmaktadır. Hastanemizde işlem genel anestezi veya derin anestezi aracılığı ile yapılmaktadır. Böylelikle çocukta işlemin yapabileceği travma da anımsanmamaktadır. Çocuk veya bebeğin uyutulmasını izleyerek lokal<br />
anestezi aracılığı ile bölge uyuşturulur, oldukça ince iğneler aracılığı ile damara girilip, kılıf yerleştirilir, böylelikle değişik kateterlerle kalp içerisinde işlem yapma olanağı elde edilir. Kalp kateterizasyonu sırasında kalp boşlukları ve damarlarının basınçları ölçülür, değişik kalp odacıklarından kan örnekleri alınabilir, kalbin yapısını göstermek için kontrast maddeler verilir. Kalp kateterizasyon işlemi sırasında majör ve minör komplikasyonlar az da görülebilir:</p>
<p>􀂄 Önemli komplikasyonlar<br />
􀂄 Ölüm<br />
􀂄 Cerrahi girişim gerektiren durumlar (embolize olan cihazların çıkartılması)<br />
􀂄 Beyine pıhtı atması<br />
􀂄 Kalıcı olarak bacak atar damarında tıkanıklık<br />
􀂄 Beklenmeyen ama geçici veya özel tedavi ile tam düzelen veya önemli olmayan etkiler<br />
bırakan sorunlar<br />
􀂄 Geçici olarak bacak atar damarında tıkanıklık<br />
􀂄 Yaşamı tehdit etmeyen kalp ritm bozuklukları<br />
􀂄 Beyinle ilgili düzelen olaylar (geçici kuvvet kaybı, geçici körlük: Beyin<br />
görüntülenmesi ile normal olduğu gösterilmek koşulu ile)<br />
􀂄 Tekrarlamayan nöbetler<br />
􀂄 Damarlarla ilgili olanlar<br />
􀂄 Damarların tıkanması<br />
􀂄 Balonlaşma<br />
􀂄 Kateter yerinden kanama ve şişlik<br />
􀂄 Damar yırtılması<br />
Bu komplikasyonlar son derece nadir olarak karşılaşılan durumlardır. Sıklıkları % 0.5-2 arasında ve çocuğun yaşına bağlı olarak değişme göstermektedir.<br />
İşlemin tamamlanmasından sonra, gerekli kan örnekleri alınarak, kılıf çekilir. Elle üzerine bir baskı yapılmak sureti ile kanamanın durması sağlanır. Kanamanın durmasını</p>
<p>izleyerek sıkı bandaj yapılarak serviste olabilecek geç kanamanın önüne geçilir. Bebeğin tam uyanması sağlandıktan sonra servise gönderilir. Bazen kateter yerinden az miktarda kanamalar olursa da bunlar üzerine kısa süreli baskı yapılması ile durdurulur. Anestezi almış çocuklarda beslenme genellikle 3 saat süre ile engellenir. Daha sonra kusmayı önlemek için<br />
az miktarda gıda başlanır. Kateterizasyon sonrası ilk 6 saat içinde genellikle 38 dereceyi aşmayan ve kendiliğinden düşen ateş görülebilmektedir. İşlem sonrasında hasta, tedavisi planlandıktan sonra bir gece hastanede gözlenerek ertesi günü taburcu edilir.</p>
<p>o Bilgisyarlı Tomografi ve Manyetik Resonans (MR) İnceleme<br />
Bazı kalp hastalıklarının tanısında bilgisayarlı tomografi ve MR incelemesi giderek daha yoğun kullanılmaya başlamıştır. Özellikle MR görüntüleme radyasyon alınmaması nedeni ile son derece tercih edilmektedir. Ancak özellikle belli bir yaşın altında çocukların hareketsiz olarak 10-15 dakika kadar durma zorunluluğunun olması anestezi ve sedasyon zorunluluğu<br />
doğurmaktadır. Bu nedenle özellikle 7 yaş altındaki çocuklarda görüntü kalitesi düşebilmektedir. Buna karşın bilgisayarlı tomografi özellikle 3 boyutlu görüntüleme olanağının olması ve daha kısa süreler gerektirmesi nedeni ile günümüzde daha fazla tercih edilmektedir. Radyasyon alınması en önemli sakıncasını oluşturmakla beraber, vasküler ring ve aort koarktasyonu gibi hastalıklarda altın standart haline gelmiştir.</p>
<p>o Fötal ekokardiyografi<br />
Fötal ekokardiyografi ultrasonografik dalgalar kullanılarak anne karnındaki bebeğin kalbinin değerlendirilmesidir.<br />
Ne zaman yapılmalıdır?<br />
Fötal ekokardiyografi hamileliğin 12. haftasından sonra her hangi bir zamanda<br />
yapılabilir. Nadiren ilk üç aylık dönemde transvaginal yolla yapılabilmekle beraber, genelde tercih edilen dönem hamileliğin 18-22. haftaları arasıdır. Bunun nedeni kalbin yeterli görüntü alacak kadar büyümesi ve önemli bir kalp hastalığı saptanacak olursa bunun sonlandırılması olanağının olmasıdır.<br />
Fötal ekokardiyografi kimlere yapılmalıdır?<br />
Fötal ekokardiyografi tüm gebelere yapılabilmekle beraber genelde belli risk grubu hamilelere yapılmalıdır. Bunlar;<br />
� Anne yaşının 35 yaş üzerinde olması<br />
� Anne, baba ve diğer kardeşlerde doğumsal kalp hastalığı bulunması,<br />
� Bebekte kalp dışında başka bir doğumsal hastalıktan şüphelenilmesi,<br />
� Annede hamilelikte şeker hastalığı saptanması,</p>
<p>� Çocuğun veya daha önceki kardeşlerin bağ dokusu hastalığı tanısı almış olması,<br />
� Kadın doğum doktoru tarafında bebeğin kalbinin yeterli görüntülenememesi veya kalp hastalığından şüphelenilmesi,<br />
� Daha nadir olarak ailenin endişelerinin giderilmesi,<br />
� Bebeğin kalp hızında hızlanma ve yavaşlama saptanması durumlarında yapılabilir.</p>
<p>Fötal ekokardiyografinin bebeğe zararı var mıdır?<br />
Fötal ekokardiyografide ses dalgalarının kullanılması nedeni ile bebeğe her hangi bir zararın verilmesi söz konusu değildir.</p>
<p>Fötal ekokardiyografi işleminin süresi ne kadardır?<br />
Çalışma 15-30 dakika kadar sürmekle beraber bebeğin yerleşimine, görüntünün netliğine bağlı olarak daha uzun sürebilir. Bazen birden fazla inceleme yapmak gerekebilir.</p>
<p>İşlemin doğruluk derecesi nedir?<br />
Bu çalışma sırasında bebeğin anne karnındaki yaşı, duruşu, annenin aşırı kilolu olması, görüntünün kaliteli olmaması nedeni ile doğruluk oranı % 85-90 civarındadır. Yani % 10-15 oranında bir kalp hastalığı olmasına rağmen belirlenmeyebilir. Bunun nedenleri arasında bazı hastalıkların doğumdan sonra hastalık haline gelmesi, bazı deformitelerin ilerleyici olması da yer alır. Saptanan bazı hastalıklarda doğuma kadar kaybolabilir.<br />
Bebeğe anne karnında kalp hastalığı tanısı konulmasının yararı nedir?<br />
Doğumsal kalp hastalıkları bebeklerin yaklaşık %1�inde görülmektedir. Bebeklerin büyük bölümünün kalbi normal olmakla beraber, küçük bir kısmında değişik ağırlıkta kalp hastalıkları saptanabilmektedir. Bir hastalık saptanması durumunda bununla ilgili tıbbi bilgi, ameliyat gerekip gerekmediği, riskleri ve tedavi seçenekleri aileye anlatılır bazı durumlarda başka bir hekim tarafından<br />
tekrarlanması istenebilir. Bu ailenin hastalığın varlığına alışmasını, bebeğin hastalığının ağırlığına göre doğacağı merkezin ayarlanmasını, acil tedaviler için ekibin hazır tutulması olanağını verir. Diğer taraftan tedavi seçeneklerinin kısıtlı veya olanaksız olduğu hastalarda hamileliğin sonlandırılması<br />
şansını verir. Anne karnında kalp hastalığı saptanan bebeğe tedavi uygulanma olasılığı var mıdır? Kalp hastalıklarının bir bölümünde bu olasılık hiç bulunmamaktadır. Özellikle kuzularda yapılan çalışmalar başarılı olmamıştır. Ancak özellikle pulmoner ve aort kapak darlıklarında insanlarda darlığın anne karnında giderilmesi çalışmaları başarılı olabilmiştir. Bu çalışmalar başlangıç<br />
dönemindedir.</p>
<div class="betterrelated none"><p>diyetextra.com</p></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/dogumsal-kalp-hastaliklari-ile-ilgili-temel-bilgiler.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/dogumsal-kalp-hastaliklari-ile-ilgili-temel-bilgiler.html">Doğumsal Kalp Hastalıkları İle İlgili Temel Bilgiler</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/dogumsal-kalp-hastaliklari-ile-ilgili-temel-bilgiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Hipotroidizm</title>
		<link>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-hipotroidizm.html</link>
		<comments>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-hipotroidizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 18:11:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Hipotroidizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetextra.com/?p=8526</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda Hipotroidizm &#8211; Çocuklarda Hipotroidizm Tedavileri &#38; Belirtileri Çocuklukta en sık görülen hormon hastalıklarından biridir Erişkinlerde hipertiroidizm daha sık görülürken, çocuklarda durum tam tersi hipotiroidizm daha sık görülür Nedenleri Tiroit bezi aplazisi ya da hipoplazisi, yani tiroitin yokluğu ya da yetersiz gelişmesi, embriyon evresindeki bir bozukluktan kaynaklanır Çocukluk hipotiroidizmine neden olan bu bozukluklar çocukluk miksödemi [...]<p><a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-hipotroidizm.html">Çocuklarda Hipotroidizm</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.diyetextra.com%2Fcocuklarda-hipotroidizm.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Çocuklarda Hipotroidizm &#8211; Çocuklarda Hipotroidizm Tedavileri &amp; Belirtileri</p>
<p>Çocuklukta en sık görülen hormon hastalıklarından biridir Erişkinlerde hipertiroidizm daha sık görülürken, çocuklarda durum tam tersi hipotiroidizm daha sık görülür</p>
<p>Nedenleri<br />
Tiroit bezi aplazisi ya da hipoplazisi, yani tiroitin yokluğu ya da yetersiz gelişmesi, embriyon evresindeki bir bozukluktan kaynaklanır Çocukluk hipotiroidizmine neden olan bu bozukluklar çocukluk miksödemi ya da yaygın ve kalıtsal olmayan kretinizm biçiminde ortaya çıkar<br />
Hipotiroidizm dölyatağında süren yaşamda annenin hormonları ile dengelendiğinden, yenidoğanda anormal bir belirti görülmeyebilir<br />
Yaygm olmayan kretinizmden farklı özellikler taşıyan bölgesel kretinizm, öncelikle guatrın sık rastlandığı dağlık bölgelerde görülür Dölütsel yaşam sırasındaki bozukluklara bağlı olarak çocuğun tiroit bezinde ve genel olarak vücudunda dönüşü olmayan bozukluklar ortaya çıkar Bunların başlıcaları orantısız cücelik ve zekâ geriliğidir Orantısız cücelikte söz konusu olan, vücuda göre kol ve bacakların kısa ve çelimsiz kalmasıdır Çocukluk hipotiroidizminin nedenleri tam olarak bilinmemektedir Olası nedenler arasında iyot eksikliği ve anne ya da dölütte tiroit hormonlarının yetmezliği gibi dölütün gelişimini engelleyen unsurların yanı sıra hipofizden salınarak tiroiti uyaran tirotropin (TSH) adlı hormonun anne kanında yüksek düzeyde bulunması da gösterilmektedir Ortamda yeterince TSH bulunduğu için dinlenme durumunda kalan dölüt hipofizİ, doğumdan sonra tiroiti yeterince uyaramayacak ölçüde körelebilir</p>
<p>Belirtileri<br />
Tiroit hormonlarının yokluğu ya da yetersizliği, doğumu izleyen ilk 2-3 ay içinde belirti vermeye başlar Bebek çok sakindir ve çok uyur Genellikle kabızlık çeker Daha sonra ruhsal ve bedensel gelişimdeki bozukluklarla birlikte hastalık ağırlaşır Baş büyük, yüz geniş, alın dar, dil büyük ve diş gelişimi yavaştır Çocuk genel olarak şişman ve tıknaz görünür Kol ve bacakları kısadır<br />
Büyüme çağında kemik ve zekâ gelişiminde belirgin bir yavaşlama görülür Kalp büyümüş, bazal metabolizma iyice düşmüştür Kandaki kolesterol ve lipit düzeyleri yüksek, tiroit hormonları düzeyi düşüktür Radyoaktif iyot İzotoplarıyla yapılan testlerde tiroitin iyot tutma yeteneğinin de azaldığı görülür<br />
Bölgesel kretinizmde orantısız cüceliğe zekâ geriliği eşlik eder Bu hastalarda yüz yuvarlak, kafatası basık (brakisefal), boy kısa, kas dokusu yetersiz gelişmiş, deri genellikle san, üreme organları küçük kalmıştır (hipogonadizm) Guatr görülebilir Hastalar genellikle sakindir, korunmaya gereksinimleri vardır ve dostluğa eğilimlidirler Bellekleri ve duygusal tepkileri zayıftır Birçoğu sağır ve dilsizdir Uzun süre yaşayabilirler<br />
Yaygın olmayan kretinizmde, sürekli yüksek dozda tiroit hormonları verilir Hasta yaşamının ilk aylarında uygun biçimde tedavi edilirse iyi sonuçlar elde edilebilir<br />
Bölgesel kretinizmde ortaya çıkan guatr, solunumu engelliyorsa cerrahi girişimle alınmalıdır Kanda yetersiz bulunan tiroit hormonlarının dışardan verilmesi gerekir Ama bu tedavi dölütün gelişimi sırasında ortaya çıkan bozuklukları düzeltemez Hastalığın yaygın olduğu bölgelerde düzenli biçimde uygulanan iyot tedavisinin iyi sonuçlar verdiği ileri sürülmüştürHipotiroidizmin temel nedeni, tiroit bezinde ortaya çıkan yıkıma bağlı olarak tiîoit hormonlarının yetersiz üretilmesidir Bu durum tiroitin önemli bir bölümünü yıkıma uğratan hastalıklardan sonra ortaya çıkabilir Bu hastalıklar arada tümörler, frengi, verem ve irin oluşumuna yol açan enfeksiyonlar gibi bakteri kökenli tiroit iltihaplan sayılabilir Vücudun tiroit bezine karşı belirsiz bir nedenle oluşturduğu özantikorlar da yol açtıkları iltihaplarla tiroit hücrelerini yıkıma uğratabilir<br />
Dev hücreli tiroidit (Quervain tiroiditi), tiroiti tahta gibi sertleştiren Riedel tiroiditi ve Hoşimato tiroiditi (Hoşimato hastalığı) iyi bilinen tiroit iltihabı tipleridir<br />
Hipotiroidizm için her zaman tiroit bezinin yıkıma uğraması gerekmez Bezin işlevsel durumunda bir sorun bulunmamasına karşın, yeterince uyanlma-ması nedeniyle de çalışması yavaşlar Bu bozukluk tiroitten değil, tiroitin çalışmasını düzenleyen öbür organlardan kaynaklanır Örneğin hipofizin tiroiti uyaran tirotropini yeterince salgılamaması tiroit hormonları üretimini azaltır Hipotalamus kaynaklı tirotropin serbestleştirici hormonun (TRF) az salgılanması da aym sonucu doğurur Günümüzde tiroit hormonları ve kandaki TSH düzeyi çok duyarlı biçimde ölçülebilmekte, bu sayede tanı daha doğru olarak konabilmektedir<br />
Tiroit bezi hipertiroidizm tedavisi sırasında işlevlerini yeterince yerine getiremeyeceği bir duruma gelebilir Bu durum cerrahi girişimle tiroit bezinin büyük ölçüde çıkarılması, verilen radyoaktif iyot izotopları sonucu aşın yıkıma uğraması ya da kullanılan ilaçlarla etkinliğinin iyice azalması sonucu gelişebilir Ortaya çıkan hipotiroidizm geçici ya da kalıcı olabilir</p>
<p>Tedavi<br />
Hipertiroidizm günümüzde artık büyük ölçüde tedavi edilebilen bir hastalıktır Tedavi yöntemlerinin bilinmediği dönemlerde kalbin giderek zayıf düşmesi bu hastalığın ölümle sonuçlanmasına yol açıyordu Bu tehlikeli durum artık kullanıma giren yapay olarak iyotlandırılmış proteinler, en etkin tiroit hormonu olan triiyodotironinin (T3) yapay yollarla bireşimlenmesi ve hayvanlardan elde edilen kuru tiroit özütleri sayesinde ortadan kalkmıştır Böylece hipotiroidizm hastası ileri yaşlara değin sağlıklı bir biçimde yaşamaktadır<br />
Önemli olan tedaviye erken başlamaktır Erken tedavi girişimi tiroit hormonlarının eksikliğine çok duyarlı olan beyin başta olmak üzere çeşitli organlarda geriye dönüşsüz bozuklukların ortaya çıkmasını engelleyebilir<br />
Hafif seyreden hipotiroidizm özellikle vücutta hormon gereksiniminin geçici olarak arttığı bir duruma bağlıysa kendiliğinden gerileyebilir Ama hipotiroidizm tiroit hormonuna olan gereksinimin artmasına bağlı değilse ve uygun tedavi görmezse giderek ağırlaşan geriye dönüşsüz bozukluklara yol açar<br />
Tedavi kural olarak düşük dozlarla başlar Günde 25-50 mikrogram yapay hormon (T4) verilir Daha sonra günlük doz, en uygun düzeye ulaşana kadar artırılır<br />
Uygulamada gerekli doz, elde edilen etkiler değerlendirilerek ayarlanır Tiroit hormonlarının metabolizma üzerindeki etkisi yavaş ortaya çıktığından gerekli düzenlemeler için en az iki hafta kadar beklenir<br />
Bu geleneksel tedavi yaklaşımı yan etkileri önlemeyi ya da azaltmayı amaçlar Özellikle yaşlı ya da kalp hastalığı olan kişilere önerilir Gençlere ve başka hastalığı olmayanlara günde 50-100 mikrogram gibi yüksek dozlar verilebilir Bu dozlarla kanda gerekli tiroit hormonu düzeyine yalan değerler elde edilir<br />
En uygun hormon dozu, her hastada klinik belirtilere ve kanda tiroit hormonları düzeyine göre saptanır Özellikle TSH düzeyi, uygulanacak dozun belirlenmesinde çok yararlıdır Önceden belirtildiği gibi bu hormon hipofız tarafından üretilir ve tiroit hormonlarının kandaki düzeyi azalınca daha çok salınarak tiroiti uyarır Yüksek TSH düzeyleri, eksikliği giderme tedavisinin yetersiz kaldığım, tersi bir durum ise verilen tiroit hormonunun fazla geldiğini gösterir<br />
Tiroit hormonuna gereksinim ergenlik çağında belirgin biçimde artarken yaşlılıkta giderek azalır Bu nedenle dozlar ergenlikte yüksek, yaşlılıkta düşük tutulmalıdır Yaşlı hastalarda ve anjina pektoris gibi yakınmaları olanlarda tedaviye kalbin oksijen gereksinimini azaltan ilaçlar, Örneğin bir beta engelleyici (yaygın adı beta bloker, tam adı beta adrenerjik alıcıları engelleyici etken) eklemek uygundur Bu tür ilaçlar özellikle kalp kası hücrelerinde ve damarların düz kas liflerinde bulunan beta alıcıların adrenalinle uyarılmasını bir ölçüde engeller Böylece metabolizma etkinliğini hızlandırarak oksijen gereksinimini artıran tiroit tedavisinin yaşlılardaki daralmış koroner damarları tehlikeli biçimde zorlaması önlenir<br />
Tiroit ilaçlarıyla tedavi genellikle ömür boyu sürer Tiroit ender olarak yeterli hormon üretecek düzeye ulaşır Bu olasılık yalnız hafif seyreden hipotiroidizm olguları için söz konusudur</p>
<div class="betterrelated"><p><strong>İlginizi Çekebilecek <strong><em>Diyet</em></strong> ve <strong><em>Diyetisyen</em></strong> Konuları</strong></p>
<ol><li> <a href="http://www.diyetextra.com/iyot.html" title="Permanent link to İyot">İyot</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/metabolizma-nasil-hizlanir.html" title="Permanent link to Metabolizma nasıl hızlanır">Metabolizma nasıl hızlanır</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/kilo-vermenin-bilinmedik-yonleri.html" title="Permanent link to Kilo Vermenin Bilinmedik Yönleri">Kilo Vermenin Bilinmedik Yönleri</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/iyotun-sagliga-faydalari.html" title="Permanent link to İyotun Sağlığa Faydaları">İyotun Sağlığa Faydaları</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bebeklerde-kabakulak-hastaligi-mumps.html" title="Permanent link to Bebeklerde Kabakulak Hastalığı (Mumps)">Bebeklerde Kabakulak Hastalığı (Mumps)</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/istahinizi-kesecek-besinler-ve-oneriler.html" title="Permanent link to İştahınızı Kesecek Besinler ve Öneriler">İştahınızı Kesecek <strong>Besinler</strong> ve Öneriler</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bebeklerde-goz-yasi-kanali-tikanikligi.html" title="Permanent link to Bebeklerde Göz Yaşı Kanalı Tıkanıklığı">Bebeklerde Göz Yaşı Kanalı Tıkanıklığı</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-kabizlik-ve-cerrahi-yaklasimlar.html" title="Permanent link to Çocuklarda Kabızlık ve Cerrahi Yaklaşımlar">Çocuklarda Kabızlık ve Cerrahi Yaklaşımlar</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-besin-alerjisi.html" title="Permanent link to Çocuklarda Besin Alerjisi">Çocuklarda Besin Alerjisi</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/istahi-kesen-yiyecekler.html" title="Permanent link to İştahı Kesen Yiyecekler">İştahı Kesen Yiyecekler</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bebeklerde-kizil-hastaligi-tedavisi-nasildir.html" title="Permanent link to Bebeklerde Kızıl Hastalığı Tedavisi Nasıldır">Bebeklerde Kızıl Hastalığı Tedavisi Nasıldır</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-kuskulu-cinsiyet.html" title="Permanent link to Çocuklarda Kuşkulu Cinsiyet">Çocuklarda Kuşkulu Cinsiyet</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/retrolental-fibroplazi-hastaligi-nedir.html" title="Permanent link to Retrolental fibroplazi hastalığı nedir">Retrolental fibroplazi hastalığı nedir</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/kolesterolun-zararli-etkileri.html" title="Permanent link to Kolesterolün Zararlı Etkileri">Kolesterolün Zararlı Etkileri</a>  </li>
<li> <a href="http://www.diyetextra.com/bebeklerde-altinci-hastalik-roseola-infantum.html" title="Permanent link to Bebeklerde Altıncı Hastalık (Roseola infantum)">Bebeklerde Altıncı Hastalık (Roseola infantum)</a>  </li>
</ol></div><div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="tall" count="1" href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-hipotroidizm.html"></g:plusone></div><p><a href="http://www.diyetextra.com/cocuklarda-hipotroidizm.html">Çocuklarda Hipotroidizm</a> is a post from: <a href="http://www.diyetextra.com">Diyetisyen Diyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetextra.com/cocuklarda-hipotroidizm.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

