May 20

Erişkinlerdeki nevrotik davranışların kökeninin �çocukluk kaygıları�nda yattığı, en azından bir bölümünün böyle olduğu, kabul edilen bir gerçektir Karen Horney, �çocukluk döneminin kaygıları�nın büyük ölçüde anne-baba tutumlarından kaynaklandığını belirtmektedir

�Kaygı�yı, �yapmak istediklerimizle koşullar arasındaki çatışma�dan, �dışa vurmak istediklerimizle bunu yapmamak arasındaki çatışmadan�, bir değer grubu arasındaki çatışmadan doğan �kaynağı belirsiz sıkıntılı durum ve tutukluk� diye tanımlayabiliriz O zaman da bu çatışmaların bizi etkilediği dönemlere ve durumlara bakmamız gerekmektedir

Karen Horney, bu durumu şöyle açıklıyor:
�Çok sayıda nevrotik insanın çocukluk öykülerini incelerken hepsinde de ortak bölenin, farklı bileşenler içinde aşağıdaki özellikleri gösteren bir çevre olduğunu buldum Değişmeyen temel düşman, gerçek bir canayakınlık ve sevecenlik yokluğudur Bir çocuk sık sık yaralayıcı (travmatik) olarak değerlendirilen � aniden sütten kesme, ara sıra dövme, cinsel deneyimler gibi- bir çok şeye dayanabilir, ancak içten içe sevildiğini ve istendiğini hissettiği sürece Bir çocuğun sevginin gerçek olmadığını açıkça hissettiğini ve uydurma gösterilerle aptal yerine konamayacağını söylemeye gerek yok Çocuğun yeterli sıcaklık ve sevecenlik alamamasının ana nedeni, annenin ve babanın kendi nevrozları yüzünden bunu verme yetisinden yoksun olmalarında yatmaktadır Kendi deneyimlerime göre �temel içtenlik yokluğu� çoğu kez kamufle edilir ve aileler çocuk için en iyisini istediklerini öne sürerler Eğitim kurumları ve �ideal� bir annenin aşırı vesveseli ya da aşırı özverili tutumu, gelecekteki derin güvensizlik duygularının köşetaşını büyük ölçüde oluşturan bir ortama katkıda bulunan temel etkenlerdir Ayrıca, anne-babaların tarafında, çocukta düşmanlık yaratmaktan başka işe yaramayan çeşitli eylemler ya da tutumlar buluruz: Öteki kardeşlerin yeğlenmesi, haksız azarlamalar, aşırı bir ilgiyle küçümseyici reddetme arasındaki önceden kestirilmesi olanaksız değişmeler (tutarsızlık), yerine getirilmiyen vaatler ve bir o kadar önemlisi, çocuğun ihtiyacına yönelik geçici düşüncesizlikten çoğu kez en mantıklı arzularına ısrarlı bir biçimde karşı olmaya, örneğin arkadaşlıklarını bozmaya, bağımsız düşünce çabasını alay konusu etmeye, kendi arayışı içinde sanatsal, atletik ya da mekanik ilgisini yok etmeye dek her türden derece değişmesi gösteren tutumlar Bütün bunlar, ane-babaların amaçlı olmasa bile sonuç açısından çocuğun iradesini kırma anlamına gelen tutumlardır

Çocukluk dönemlerinin kaygıları arasında �çocuk cinselliğine yönelik yasaklayıcı tutumun� özel bir önemi olduğunu belirten Karen Horney, çocuklarda çaresizlik, korku, sevgisiz bırakılma ve suçluluk duyguları yaratmanın onları ilerde etkileyeceğini belirtiyor Peki, çocuklar hiçbir isteklerinde engellenmemeli mi? Onlara doğru/yanlış tutumları nasıl öğretebileceğiz? Karen Horney şunu belirtiyor : �Gözlemler, yetişkinler kadar çocukların da büyük ve çok sayıda yoksunluğu, bunların haklı, doğru, gerekli ya da amaçlı olduğuna inanmaları koşuluyla kabul edebileceklerini her türlü kuşkudan uzak bir biçimde gözler önüne sermiştir Örneğin anne-baba temizlik konusunda kesin bir baskı uygulamaz ve açık ya da gizli bir acımasızlıkla çocuğu zorlamazlarsa çocuk temizlik eğitiminden rahatsız olmaz Bir çocuk, genelde sevildiğinden emin olması ve cezanın haklı olduğuna ve onun yaralama ya da küçük düşürme amacıyla yapılmadığına inanması koşuluyla, ara sıra yapılan bir cezalandırmadan rahatsız olmayacaktır Görüldüğü gibi, çocuğa karşı gösterilen tutumun biçiminden çok daha önemli olan , tutumun özüdür, amacıdır Çocuğun, ona gösterilen yaklaşımın özünü ve amacını çok iyi anlayacağından kuşku duyulmamalıdır Çünkü çocuklar, kendi duyguları ve sezgileriyle kendilerine gösterilen tutumun özündeki niyeti çok iyi anlayabilirler Onun için de �ne yapıldığı�ndan çok �neden yapıldığı� önem kazanmaktadır

Karen Horney, çocuklardaki, �kıskançlık� uyandıran duyguların da kaygılarda önemli bir rol oynadığını belirtiyor Kardeş kıskançlığı, yaşıtlar arası rekabetten doğan kıskançlık, anneyi ya da babayı kıskanma gibi kıskançlıklar da zamanında anlaşılması gereken duygulardır

Çocuğun �bağımlı� olup olmaması ise ailelerin tutumuyla ilgilidir : �Bu, bütünüyle ailelerin çocuklarının eğitimiyle neye ulaşmaya çalıştıklarına bağlıdır ; yani eğitimin bir çocuğu güçlü, cesur, bağımsız, her türlü durumla başa çıkabilecek bir insan yapmak mı, yoksa çocuğa kol kanat germek, onu boyun eğmeci yapmak, yaşamı savsaklamasını sağlamak ya da onu yirmi yaşına kadar ya da daha uzun bir süre için çocuksulaştırmak, çocuk kalmasını sağlamak mı olduğuna bağlıdır�

Hepimizin en başta bunları bilmesi gerekmiyor mu?

Çağımızın Nevrotik Kişiliği � Karen Horney, Öteki Yayınevi, Çeviren, Selçuk Budak

May 19

öfke nöbetleri nasıl engellenir

Çocuğunuzun, ailede ve çevrede kabul gören ifade biçimlerini öğrenmeden önce güçlü duygularını dışarıya vurma şeklidir Çocuğunuz tümüyle kontrol dışındaymış gibi görünmesine karşın; kendini yerden yere yuvarlaması, oyuncaklarını sağa sola atması; vb normal gelişimin bir parçasıdır Öfke nöbetleri genelde sadece ailenin yanındayken olur Aileler çocuğu neye böyle bir tepki verdiğini zamanla öğrenecektir

Öfke nöbetleri yaklaşık bir yaşındayken başlar ve üç yaşına kadar devam edebilir Neredeyse her çocuk böyle bir dönemi geçirir, fakat dört yaşındayken artık daha uygun tepkileri öğrenmeye başlayacaktır Öfke nöbetleri karşısında takınacağınız tutum çocuğunuzun olumlu davranışlar edinmesine yardımcı olacaktır
Öfke nöbeti neden olur?

Çocuğunuz büyüdükçe daha bağımsız olacak ve pek çok şeyi kendi başına yapmak isteyecektir Yapamadığı şeyler onu haya kırıklığına uğratacaktır Hasta, yorgun ya da aç olduğunda bu nöbetleri artacaktır

Öfke nöbetlerine neden olan bazı durumlar:

* Kendi başına hareket etmek ister, beceremeyince hayal kırıklığı yaşar
* Kuralları denemeye, ilgi çekmeye çalışır
* Elinden bir şey alınmıştır
* Kendini ifade edecek tüm kelimeleri öğrenmemiştir fakat yoğun duyguları vardır
* Sizin ondan ne istediğinizi anlamamıştır
* Yorgun ya da açtır
* Endişeli ya da kırgındır
* Evin içinde gerginlik hissetmektedir
* Başka bir çocuğun öfke nöbetini görmüş ve kazanç sağladığını öğrenmiştir

Nasıl engel olunur?

Öfke nöbetleri beklenmedik bir şekilde başlayabileceği gibi bazan aileler, nöbet öncesinde çocuğun hayal kırıklığı yaşadığını ve üzüldüğünü farkedebilir Hangi durumların onu üzdüğünü bilmeniz sizin hazırlıklı olmanızı sağlar: örneğin onun çok yorulmasını ya da aç kalmasını önleyebilirsiniz

Öfke nöbetlerine engel olmak için bazı öneriler:

* Uyku ve yemek saatlerindeki alışkanlıklarınıza kesinlikle uyun
* Öfkelendiğinde, ilgisini bir oyuncağına çekmeye çalışın
* Çocuğunuzdan beklentileriniz konusunda gerçekçi olun; hiçbir zaman onun mükemmel olmasını beklemeyin
* Onu hayal kırıklığı yaratabilecek olaylara önceden konuşarak hazırlamaya çalışın
* Kurallarınız olduğunu öğretin ve onlara sıkı sıkı uyun

May 19

Altı yaşına kadar normal olduğu kabul edilen bir olaydır Genellikle uykunun ilk 2 saatinde görülür Çocuk uykuda çığlık atarak ya da ağlayarak uyanır: korkmuştur, sakinleştirilemez ya da iletişim kurulamaz Gözleri açıktır fakat sizin yanında olduğunuzun farkında değil gibidir Odasındaki oyuncakların ya da kişilerin korkunç olduğunu düşünmektedir On ila 30 dakika sürer Sabah uyandığında genellikle gece olanları hatırlamaz Gece korkuları zamanla artabilir ve gün içerisindeki uğraşılarını daha fazla etkilemeye başlayabilir

Çocuğunuzu kucağınıza alın, tekrar uykusuna dönmesini sağlayın, uyandırmaya çalışmayın Yumuşak sesle, huzur dolu şeylerden konuşun Işıkları yakarsanız gölgelerden korkusu azalır

Yatağından kalkmışsa yavaşça onu kendi yatağına götürerek uykusuna devam etmesini sağlayın Gece korkusu sırasında çocuk merdivenden yuvarlanabilir ya da başını çarpabilir Kendisini incitecek hareketlerden korumaya çalışın

Çok yorgun olduğunda gece korkusu riski arttacaktır Düzenli uyku saatleri olmasına ve dinlenmesine yetecek kadar erken uyumasına özen gösterin

Bu korkuların uykuya daldıktan ne kadar sonra başladığını not edin Bir sonraki gece aynı sıralarda her 15 dakikada bir çocuğunuzu uyandırın Onu 5 dakika uyanık tutun Bir hafta boyunca bunu tekrar edin Eğer bıraktığınızda tekrar gece korkusu yaşarsanız yeniden 7 gece boyunca her 15 dakikada bir uyandırmaya devam edin

Gece başka birisi ile kalacaksa o kişiyi bu tür durumlara karşı önceden uyarın, gece korkusunun ne olduğunu ve nasıl müdahale edileceğini anlatın

Onun gece gördüğü kötü düşler hakkında konuşmasına izin verin

Korku verici filmler seyretmesine, duymasına engel olun

Odasının kapısını açık bırakın Asla korkmuş bir çocuğun kapısını kapatmayın
Kendisine güven verecek, sevdiği bir battaniye ya da oyuncakla yatmasına izin verin

Onun kendi yatağında uyumasını sağlayın

Uyku vakti yaklaştığında neşeli ve mutlu olaylardan söz edin Küçüklük öykülerini dinlemek bütün çocukların hoşuna gider

Ona korkulardan kurtulmakla ilgili öyküler okuyun

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde diyetextra.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com diyetisyen diyet
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın.