DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI İLE İLGİLİ
TEMEL BİLGİLER
� Kalp Hastalıklarının sıklığı
Kalp hastalıklarının sıklığı 100 canlı doğumda yaklaşık 0.8-1�dir. Türkiye�nin nüfus artış hızı göz önüne alındığı zaman yılda yaklaşık 10.000-12.000 bebek kalp hastalığı ile doğmaktadır. Bunların pek çoğu kendiliğinden kapanan veya klinik öneme sahip olmayan defektler olsa bile her yıl yaklaşık 3.500-4.000 bebek kalp ameliyatı olmak ve girişimsel tedaviler görmek zorundadır. Bu hastalıkların yarısı yeterli tedavileri görmedikleri taktirde 1 yaşına gelmeden kaybedilmektedir. Bazı ağır kalp hastalığına sahip bebekler de anne karnında kaybedilmekte veya geç düşük olarak kendini göstermektedir. Tüm doğumsal hastalıkların yaklaşık %10-25�ini doğumsal kalp hastalıkları oluşturur.
� Kalp Hastalıklarının nedenleri
Kalp hastalıklarının tek bir genetik nedeni yoktur. Birden çok neden rastlantısal olarak kalp hastalığının ortaya çıkmasına neden olur ve genellikle ailede doğumsal kalp hastalığı olan bireyler yoktur. Çok etkenli genetik geçişte; kalp hastalığı, çevresel etkenler ve bireyin genetik yatkınlığının bir araya gelmesinden ortaya çıkar. Hamilelik sırasında bebeğin kalp hastalığına neden olan etkenlerden en çok etkilendiği dönem gebeliğin ilk 14-60 günlük devresidir.
Kalıtsal Etkenler
Kromozom bozuklukları, doğumsal kalp hastalığı ile doğan bebeklerin % 6-10�unda gözlenir. Bu kromozom anormalliklerinden en sık bilineni Down Sendromudur. Down sendromlu çocukların yaklaşık % 40�ı, trizomi 13 ve 18�li hastalarında hemen hemen tümü doğumsal kalp hastalığına sahip olur.
Kalıtımsal etkenlerden biri de microdelesyonlardır. Bu tip hastalarda kromozomun belli bir noktasında küçük kırıklar oluşur, bu hem kalp-dolaşım sistemini hem de diğer organ sistemlerini etkiler. Tüm kalp hastalıklarının % 3-4�ünden sorumludur. Örneğin 22.q.11.2 delesyonunda DiGeorge sendromu veya velokardiyofascial sendrom ortaya çıkar. Bu sendromda konotrunkal anomaliler (Fallot tetralojisi, büyük arterlerin transpozisyonu, aortik interruption tip B, sağ arkus aorta ve malalignment ventriküler
septal defekt) adını verdiğimiz kalp hastalıkları grubu sıklıkla görülür.
Bazı diğer sendromlarda belli kalp hastalıkları ile birlikte gözlenir.
Metabolik Bozukluklar
Annede ortaya çıkan metabolik bozukluklar çocuklardaki kalp hastalıklarının
yalnız % 1-2�sinden sorumludur. Bunlardan en önemlileri annenin şeker hastalığı ve fenilketonüri hastalığıdır.
Diabet (Şeker Hastalığı)
Annedeki insülin kullanım gereksinmesi olan tip I diabet (şeker hastalığı),
bebeklerdeki kalp hastalığı olasılığını 3-5 kat artırır. (Şeker hastalığı olan annelerdenkalp hastalığı olan bebek doğma olasılığı %2.3-6.3 arasında değişir. Genellikle konotrunkal anomaliler dediğimiz çift çıkımlı sağ ventrikül, trunkus arteriosus, büyük arterlerin transpozisyonu ve malalignment VSD ve aort koarktasyonu gibi hastalıklara rastlanır.
Fenilketonüri
Annenin kanındaki fenil alanin düzeyine bağlı olmak koşulu ile doğumsal kalp
hastalıklarının sıklığı % 10.3�e kadar çıkabilir. Bu risk sadece fenilketonüri hastalarını değil hastalığın belirtilerini göstermeyen taşıyıcı olan anne adaylarının çocuklarını da etkiler.
Teratojenik Etkenler
Değişik dış etkenler anne karnında bebeğin kalp hastalığı ile doğmasına yol
açabilir. Bunlardan en çok bilineni enfeksiyon ajanlarıdır. Kızamıkçık hastalığı
(rubella) ile karşılaşan hamilelerin bebeklerinde etkenle karşılaşma zamanına bağlı olmak üzere % 20-50 oranında doğumsal kalp hastalığı ortaya çıkabilir. Sıklıkla patent duktus arteriosus (PDA), pulmoner arter kapak ve dallarında darlık organların oluşmaya başladığı ilk üç aylık dönemde hastalığı geçirme halinde ortaya çıkar.
Hamilelikte kullanılması nedeni ile bebeklerde doğumsal kalp hastalıklarına
yol açan ilaçların sayısı son derece azdır. Artık kullanılmayan zayıflama ilaçı
talidomit, epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar (difenilhidantoin), folik asit antagonisti ilaçlar, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan lityum anne karnındaki bebekte doğumsal kalp hastalıklarına yol açabilir.
Uyuşturucu maddeler; kokain ve amfetaminler, hamilelikte düzenli alkol
kullanımı bebekte değişik doğumsal kalp hastalıklarına yol açabilir.
Sonuç olarak doğumsal kalp hastalığı olan bebekleri olan annelerin çok
sorduğu �Bu hastalık niçin ortaya çıktı?� sorusuna kesin yanıt verilebilecek olanların oranı %25-30 civarındadır. Geri kalan kısmının yanıtı ise �Bu çoklu genetik ve çevresel etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır� şeklinde olmaktadır.
� Kalp Hastalıklarında tanı yöntemleri
AİLELERİN ÇOCUKLARINDA KALP HASTALIĞI OLMASINDAN
ŞÜPHELENDİREN ŞİKAYETLER NELERDİR?
- Özellikle yenidoğan bebeklerde ağız içi, dudak ve tırnaklarda olan morarma
- Morarmanın bebek ağlayınca artması,
- Bebeklerin anne sütü veya mama alırken yorulması, sık nefes alıp vermesi
- Nefes alıp verirken göğüs kafesinde çökmeler-çekilmeler olması,
- Beslenirken özellikle başta olmak üzere vücutta terleme,
- Bebeğin kilo almasının yeterli beslenme olmasına rağmen ilk 6 ayda aylık 600 gr, ikinci altı aylık dönemde aylık 300-600 gr�ın altında olması veya akranlarına göre kilo almanın yetersizliği,
- Çocuğun kalbinin hızlı, çok yavaş veya düzensiz olarak atması,
- Bebeğin sık akciğer enfeksiyonu geçirmesi,
- Daha büyük çocuklarda çocuğun akranlarına göre daha çabuk yorulması, sık nefes alıp vermesi, bacaklarda ve yüzünde şişme olması,
- Bacaklarına kramp girmesi,
- Kan basıncının yüksek olması,
- Normal muayeneler sırasında kalbinde çocuk hekimleri tarafından üfürüm dediğimiz seslerin duyulmasıdır. o Fizik İnceleme Kalp muayenesi kalp hastalıklarının tanısında, izleminde hekime en çok yol gösteren
tanı araçlarından biridir. Çocuğun görünümü, dudaklarında morarma, çocuğun zayıf, solunum sıkıntısı içinde olması, sık soluması muayene odasına giren hastada hemen kalp hastalığını akla getirebilir. Hekim muayene sırasında çocuğun kalp hızının yüksek olması, kan basıncının normal
olmaması, burun kanatlarının solunuma katılması, nefes alıp verirken karın kasları ve göğüs kaslarının solunuma katılması ile kalp hastalığına yönelir.
Hekimin çocuğun kasık nabızlarını alamaması aort koarktasyonu adı verilen hastalığa tanı koymasına yeterli olur. Kan basıncı 3 yaşına gelene kadar en az bir kere ölçülmelidir. Kan basıncının yüksekliği, kasık nabızlarının alınamaması ile birlikte ise tanı kesine yakındır. Hekim hastayı dinlerken çocuğun ağlamaması son derece önemlidir. Bu nedenle dinleme işlemi annenin kucağında çocuk sakin iken yapılabilir. Kalp dinlemesi sırasında hekimler birinci ve ikinci kalp seslerini, değişik kalp odaklarındaki üfürümleri dinler. Üfürüm kanın kalp içinde akarken oluşturduğu, türbülansın kulakla
duyulan şeklidir. Üfürümün nedeni kalp kapaklarında ve damarlardaki darlıklar, kalbin bölmeleri arasındaki delikler ve kapaklardan olan kaçaklar olabileceği gibi tümü ile masum olabilir. Masum üfürümler genellikle muayene sırasında hekimler tarafından kolaylıkla ayrılabilmekle birlikte bazen ayırıcı tanı yapabilmek için ekokardiyografik incelemeye gereksinme duyulabilir.
o EKG ve Holter monitorizasyon Kalp ritmindeki değişiklerin belirlenmesi için kullandığımız en basit yöntem elektrokardiyografidir. EKG kalp ritminin belirlenmesi yanı sıra genişleyen ve duvarı kalınlaşan kalp boşlukları konusunda da dolaylı bilgi verir. EKG ile yapılan bu kısa süreli ritm
kaydının tanısal olmadığı ve daha uzun süreli kayıtların gerektiği durumlarda, hastaların hastanede yatmalarına gerek olmadan ve günlük aktiviteleri kısıtlanmadan 24 saatlik sürekli EKG kayıtları HOLTER cihazları sayeside alınabilmektedir. Bu kayıtlar daha sonra bilgisayar
ortamında incelenip değerlendirilmektedir. Holter kayıtları sırasında çocuk ve ailenin farkında olmadığı kalp hızı azalma ve artışları, düzensizlikleri saptamak olanaklı olur.
o Telekardiyografi
Telekardiyografi belli bir uzaklıktan çekilen özel bir grafidir. Kalp hastalıklarının
tanısında özel yeri olmamakla beraber kalp gölgesindeki büyümeler kalp hastalığından şüphelenmeyi gerektirir. Başka nedenlerle çekilen akciğer filmlerinde kalp gölgesinin büyük saptanmasının tanı değeri yoktur. Bu filmlerin telekardiyografi olarak çekilmesi uygun olur. Bazen sadece bundan yola çıkarak çocuk hekimleri kalp hastalığından şüphelenebilir. Kalp kası hastalıklarına ve üfürümüne neden olmayan kalp hastalıklarına tanı koymak olası hale gelebilir.
o Ekokardiyografi
Ekokardiyografi ses dalgaları kullanarak kalbin yapısını ve işlevlerini inceleyen bir yöntemdir. Ekokardiyografi ile polikliniğe başvuran hastalarda doğuştan kalp hastalıkları araştırılarak tanı konulmakta, hastalar ameliyat öncesi ve sonrası ekokardiyografi ile değerlendirilmekte ve
düzenli aralıklarla izlenmektedir. Ekokardiyografi ayrıca ameliyat sırasında cerrahi ekibe veya girişimsel kateter işlemleri sırasında kardiyologa daha ayrıntılı bilgi vermek amacıyla da kullanılmaktadır. Anestezi altındaki hastanın yemek borusundan girilerek yapılan bu işleme transösofajiyal ekokardiyografi adı verilmektedir. Ekokardiyografinin ünitemizde diğer bir kullanım alanı ise riskli gebelerin bebeklerinin kardiyolojik incelemesidir. Fötal ekokardiyografi adı verilen bu yöntem sayesinde henüz doğmamış bebekte annenin karnından
yapılan incelemeyle doğuştan kalp hastalıklarının olup olmadığı araştırılmaktadır. Anne karnında kalp hastalığı saptanması ile erken dönemde müdahale edilmekte, planlı bir doğum olmakta, tedavi için gerekli olan koşullar önceden hazırlanabilmektedir. Diğer taraftan doğum
sonrası tedavi şansı olmayan veya başarı şansı düşük olan kalp hastalıklarında gebelik 24 haftaya kadar sonlandırılabilmektedir.
o Kalp kateterizasyonu
Amacı kalbin anatomisi konusunda bilgi almaktan çok, kalpteki basınçları ve özellikle deliklerden geçen kan miktarını ölçmek, girişimsel olarak yapılabilen balonla kapak ve damar genişletme, duktus açıklığını veya kalpteki delikleri kapatma tedavilerini gerçekleştirmektir. Başkent Üniversitesinde hastalarda ameliyat öncesi kalp kateterizasyonu yapılması genellikle tercih edilen bir yöntemdir.
Kalp kateterizasyonu genellikle kasık atar veya toplardamarına girip kateter denilen içi boş ince borularla kalbe ulaşılarak yapılan bir işlemdir. İşlem öncesi çocuğun yaşına bağlı olarak 4-12 saatlik bir açlık gerektirir. Hasta serviste yatarken kol veya el sırtından takılan bir damar yolu ile beslenebilir, kateter salonuna indirilmeden önce hafif sedasyon uygulaması yapılmaktadır. Hastanemizde işlem genel anestezi veya derin anestezi aracılığı ile yapılmaktadır. Böylelikle çocukta işlemin yapabileceği travma da anımsanmamaktadır. Çocuk veya bebeğin uyutulmasını izleyerek lokal
anestezi aracılığı ile bölge uyuşturulur, oldukça ince iğneler aracılığı ile damara girilip, kılıf yerleştirilir, böylelikle değişik kateterlerle kalp içerisinde işlem yapma olanağı elde edilir. Kalp kateterizasyonu sırasında kalp boşlukları ve damarlarının basınçları ölçülür, değişik kalp odacıklarından kan örnekleri alınabilir, kalbin yapısını göstermek için kontrast maddeler verilir. Kalp kateterizasyon işlemi sırasında majör ve minör komplikasyonlar az da görülebilir:
Önemli komplikasyonlar
Ölüm
Cerrahi girişim gerektiren durumlar (embolize olan cihazların çıkartılması)
Beyine pıhtı atması
Kalıcı olarak bacak atar damarında tıkanıklık
Beklenmeyen ama geçici veya özel tedavi ile tam düzelen veya önemli olmayan etkiler
bırakan sorunlar
Geçici olarak bacak atar damarında tıkanıklık
Yaşamı tehdit etmeyen kalp ritm bozuklukları
Beyinle ilgili düzelen olaylar (geçici kuvvet kaybı, geçici körlük: Beyin
görüntülenmesi ile normal olduğu gösterilmek koşulu ile)
Tekrarlamayan nöbetler
Damarlarla ilgili olanlar
Damarların tıkanması
Balonlaşma
Kateter yerinden kanama ve şişlik
Damar yırtılması
Bu komplikasyonlar son derece nadir olarak karşılaşılan durumlardır. Sıklıkları % 0.5-2 arasında ve çocuğun yaşına bağlı olarak değişme göstermektedir.
İşlemin tamamlanmasından sonra, gerekli kan örnekleri alınarak, kılıf çekilir. Elle üzerine bir baskı yapılmak sureti ile kanamanın durması sağlanır. Kanamanın durmasını
izleyerek sıkı bandaj yapılarak serviste olabilecek geç kanamanın önüne geçilir. Bebeğin tam uyanması sağlandıktan sonra servise gönderilir. Bazen kateter yerinden az miktarda kanamalar olursa da bunlar üzerine kısa süreli baskı yapılması ile durdurulur. Anestezi almış çocuklarda beslenme genellikle 3 saat süre ile engellenir. Daha sonra kusmayı önlemek için
az miktarda gıda başlanır. Kateterizasyon sonrası ilk 6 saat içinde genellikle 38 dereceyi aşmayan ve kendiliğinden düşen ateş görülebilmektedir. İşlem sonrasında hasta, tedavisi planlandıktan sonra bir gece hastanede gözlenerek ertesi günü taburcu edilir.
o Bilgisyarlı Tomografi ve Manyetik Resonans (MR) İnceleme
Bazı kalp hastalıklarının tanısında bilgisayarlı tomografi ve MR incelemesi giderek daha yoğun kullanılmaya başlamıştır. Özellikle MR görüntüleme radyasyon alınmaması nedeni ile son derece tercih edilmektedir. Ancak özellikle belli bir yaşın altında çocukların hareketsiz olarak 10-15 dakika kadar durma zorunluluğunun olması anestezi ve sedasyon zorunluluğu
doğurmaktadır. Bu nedenle özellikle 7 yaş altındaki çocuklarda görüntü kalitesi düşebilmektedir. Buna karşın bilgisayarlı tomografi özellikle 3 boyutlu görüntüleme olanağının olması ve daha kısa süreler gerektirmesi nedeni ile günümüzde daha fazla tercih edilmektedir. Radyasyon alınması en önemli sakıncasını oluşturmakla beraber, vasküler ring ve aort koarktasyonu gibi hastalıklarda altın standart haline gelmiştir.
o Fötal ekokardiyografi
Fötal ekokardiyografi ultrasonografik dalgalar kullanılarak anne karnındaki bebeğin kalbinin değerlendirilmesidir.
Ne zaman yapılmalıdır?
Fötal ekokardiyografi hamileliğin 12. haftasından sonra her hangi bir zamanda
yapılabilir. Nadiren ilk üç aylık dönemde transvaginal yolla yapılabilmekle beraber, genelde tercih edilen dönem hamileliğin 18-22. haftaları arasıdır. Bunun nedeni kalbin yeterli görüntü alacak kadar büyümesi ve önemli bir kalp hastalığı saptanacak olursa bunun sonlandırılması olanağının olmasıdır.
Fötal ekokardiyografi kimlere yapılmalıdır?
Fötal ekokardiyografi tüm gebelere yapılabilmekle beraber genelde belli risk grubu hamilelere yapılmalıdır. Bunlar;
� Anne yaşının 35 yaş üzerinde olması
� Anne, baba ve diğer kardeşlerde doğumsal kalp hastalığı bulunması,
� Bebekte kalp dışında başka bir doğumsal hastalıktan şüphelenilmesi,
� Annede hamilelikte şeker hastalığı saptanması,
� Çocuğun veya daha önceki kardeşlerin bağ dokusu hastalığı tanısı almış olması,
� Kadın doğum doktoru tarafında bebeğin kalbinin yeterli görüntülenememesi veya kalp hastalığından şüphelenilmesi,
� Daha nadir olarak ailenin endişelerinin giderilmesi,
� Bebeğin kalp hızında hızlanma ve yavaşlama saptanması durumlarında yapılabilir.
Fötal ekokardiyografinin bebeğe zararı var mıdır?
Fötal ekokardiyografide ses dalgalarının kullanılması nedeni ile bebeğe her hangi bir zararın verilmesi söz konusu değildir.
Fötal ekokardiyografi işleminin süresi ne kadardır?
Çalışma 15-30 dakika kadar sürmekle beraber bebeğin yerleşimine, görüntünün netliğine bağlı olarak daha uzun sürebilir. Bazen birden fazla inceleme yapmak gerekebilir.
İşlemin doğruluk derecesi nedir?
Bu çalışma sırasında bebeğin anne karnındaki yaşı, duruşu, annenin aşırı kilolu olması, görüntünün kaliteli olmaması nedeni ile doğruluk oranı % 85-90 civarındadır. Yani % 10-15 oranında bir kalp hastalığı olmasına rağmen belirlenmeyebilir. Bunun nedenleri arasında bazı hastalıkların doğumdan sonra hastalık haline gelmesi, bazı deformitelerin ilerleyici olması da yer alır. Saptanan bazı hastalıklarda doğuma kadar kaybolabilir.
Bebeğe anne karnında kalp hastalığı tanısı konulmasının yararı nedir?
Doğumsal kalp hastalıkları bebeklerin yaklaşık %1�inde görülmektedir. Bebeklerin büyük bölümünün kalbi normal olmakla beraber, küçük bir kısmında değişik ağırlıkta kalp hastalıkları saptanabilmektedir. Bir hastalık saptanması durumunda bununla ilgili tıbbi bilgi, ameliyat gerekip gerekmediği, riskleri ve tedavi seçenekleri aileye anlatılır bazı durumlarda başka bir hekim tarafından
tekrarlanması istenebilir. Bu ailenin hastalığın varlığına alışmasını, bebeğin hastalığının ağırlığına göre doğacağı merkezin ayarlanmasını, acil tedaviler için ekibin hazır tutulması olanağını verir. Diğer taraftan tedavi seçeneklerinin kısıtlı veya olanaksız olduğu hastalarda hamileliğin sonlandırılması
şansını verir. Anne karnında kalp hastalığı saptanan bebeğe tedavi uygulanma olasılığı var mıdır? Kalp hastalıklarının bir bölümünde bu olasılık hiç bulunmamaktadır. Özellikle kuzularda yapılan çalışmalar başarılı olmamıştır. Ancak özellikle pulmoner ve aort kapak darlıklarında insanlarda darlığın anne karnında giderilmesi çalışmaları başarılı olabilmiştir. Bu çalışmalar başlangıç
dönemindedir.

Son Yorumlar